• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
2 sonuçtan 1 --- 2 arası gösteriliyor
  1. #1
    Umut Güneşi adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    17-02-2007
    Mesajlar
    3,095
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6

    Gitme Kal Diyemedim

    Gitme Kal Diyemedim

    Sabah erken terminale indim. Elimde tek gidişlik biletim. Çantamı yere bırakıp öylece beklemeye başladım. Bilinçsizce gözlerim etrafı tarıyordu, biliyorum beklemiyordun ama yinede gözlerim seni arıyordu eskiden kalma bir alışkanlıkla... Yolların yıllara, yılların yollara karıştığı bir zaman düşlüyorum. Sen uzun bir zaman önce gitmiştin bu şehirde biliyorum ama inatla gözlerim seni arıyordu yine de, arada geçen bunca zamana rağmen...

    Soğuktu, Ankara’ya kar yağıyordu, üşüyordum... Benim de düşlerim yağıyordu Ankara’ya... Ellerimi cebime soktum bir süre öylece bekledim... Sanki biraz sonra bir köşeden çıkıp gelecektin, sadece birazcık geç kalmıştın; koşarak çıkıp merdivenleri gelip sarılacaktın hasretle...

    Biliyorum uzaklardasın şimdi... Kimlerlesin kimbilir, yalnızsın belki de benim gibi şu an? Oralar da soğuktur belki, üşüyor musun? hala canını sıkıyor mu bir ömür tükettiğin bu hayat kavgası..?
    Beni sorma! Suyu tükenmiş limanların denizlerine yürüyüp duruyorum hala... Hayatımın sesi kısılmış, yaşlanmış dudaklarımdaki kelimeler, kimse anmıyor, aramıyor artık beni... Unutulmuşum anlayacağın...

    Beklerken gözlerin geldi gözlerimin önüne, dudakların, duruşun, gülüşün, sevgiyle bakışın... Sonra aklım ayrılığın bir burgu gibi işlediği yüzüne bakmaya, elini tutmaya korktuğum günlere gitti. Burgu ağır ağır işliyordu içime, ağır döndüğü içinde daha çok acıtıyordu... Ah kahrolası gururum, kahrolası kalbim, gitme kal diyemedim sana, gitme kal demeye varmadı dilim.

    Bir ezginin müziği doluyor kulaklarıma, içim ürperiyor… Kalabalıkların arasında bir nehir gibi süzülüp gidiyor uzaklara kalbim. Hoşça kal sesleri yankılanıyor kulaklarımda… Birazdan herkes ayrı ayrı trenlere binip ayrı ayrı yönlere, farklı amaçlara gidecek. Tıpkı hayatın kendisi gibi.
    İnsanın bekleyeni varsa, gitmekte, dönmek kavuşmak kadar güzel.


    Sen gittiğinden beri hayatın bir anlamı kalmadı benim için.
    Yıllardır bu terminale her gelişimde aynı acıyı duyarım, aynı özlemi hissederim, aynı hüznü yaşarım... Oysa aradan uzun yıllar geçmişti ama her şey daha dünmüş gibi gözlerimin önünde canlanıyordu...
    Ne zaman bu terminale insem içim burkulur, gözlerim durup durup dolar. Her esen yelde, yağan yağmurda, çağlayan ırmakta, uğuldayan ormanda senin kokunu duyarım...
    Her esintide soluğunu hissedip, içime ferahlık dolar ve her yokluğunu yokladığımda ruhum sızlar.

    Çekip gitmiştin kalbinin bütün kapılarını kapatarak ardında.. Durmadan büyüdü içimde yokluğun. Günler aylar, yıllar geçip gitti ardına bakmadan ama sen yoktun gelmiyordun... Gelmiyeceğini biliyorum, beklemem nafile ama yine de köşe başlarına bakıyorum belki bir köşeden çıkar gelirsin diye...

    Ellerim cebimde ağır ağır yürüyorum caddelerde, belki yetişirsin diye arkamdan, gözlerimi kapatırsın yine iki elinle... Ah kahrolası dilim, kahrolası hayat, gitme kal demeyi gururuma yediremedim... İçim ürperiyor, titriyorum ama üşüdüğümden değil.... Sensizliğimden, bu kalabalıklar içindeki yapayalnızlığımdan...

    Özlem tek yönlü bir yol işte gidip de dönmeyen... Uzaktasın oysa ki bir ömür kadar biliyorum... Ve sen bir yel gibi esip gittin hayatımda ardına bakmadan, ben yelkenleri kırık tekneler gibi bakakalmıştım ardından yorgun denizler üzerinde...

    Seni ne zaman ansısam bir hüzün şarkısı kırılır kalbimde; hiç unutamadım ki seni zaten, yıllar oldu buraları terkedip gideli, yıllar oldu ayrıyız, dudaklarımız biribirinden uzak, bedenlerimiz, ellerimiz, gözlerimiz uzak. Oysa aşk karşılıklı sevmektir, dokunmaktır, gerçek aşk paylaşmaktır hayatı. Hala kulağım sesinde, gözlerim etrafta seni arıyorum, çok uzaklarda olduğunu ve gelmeyeceğini bile bile... Kırık bir tebessümdür anımsadığım, bir sevda türküsüydü adın... Herkese bir şeyler verilir belki ama ben sana kalbimi verdim... Kalbimi de alıp gittin beraber uzaklara...

    Çekip gittin hayatımdan düşlerimi ve anılarımı sarsarak.. Kahrolası hayatımda artık mutluluk olmayacak, teselli olmayacak. Hep bir boşluk, hep acılar, hep hüzünler olacak...

    Şimdi güz sonu, kışa giriyoruz ben dört mevsim baharı yaşadım seninle. Dört mevsim çiçek açtın kalbimde, taze bir yaprak gibi yeşildin, sevgi çiçeğiydin, üzerine çiğ taneleri düşmüş kırmızı güldün, maviydin, beyazdın, bütün renklerde sevmiştim seni... Bir masal çiçeğiydin sen...
    Seni severken hayatı da sevmiştim ben, dünyayı da, insanları da...

    Uçup gitti sevgi kuşları hayatımda. Günlerin, gecelerin tadı kalmadı. Leylası kaybolmuş bir mecnunum, hiçbir çöl kabul etmiyor beni artık, Soğuk karanlık gecelerde kayıp çocuk resimleridir hüznün bir başka adı gözlerimde. Gittiğinden beri kayıp içimdeki çocuk... Ey kahrolası ben... kahrolası hayat... Kahrolası kalbim, kahrol......


    Gitme Kal Diyemedim

    Bir sevda dudağında tutsak kaldı özlemim
    uzun kara trenler alıp götürdü seni
    hasret boyu uzayan raylara döküldü gözlerim
    bütün insanlar ağladı sen giderken.
    bütün istasyonlar gözyaşlarına boğuldu
    bir ben ağlamadım inanki, bir ben
    ince bir duman gibi kaybolup gittin

    oysa seni sevdiğimi söylememiştim daha
    sensiz yaşamayacağımı,
    sana aşkımı anlatamamıştım
    gitme kal, giden ben olayım
    gitme kal diyemedim
    kahrolası gururum, kahrolası dilim

    arkanı dönüp giderken
    hıçkırıklar düğümlendi boğazıma
    kızdım ,bağırdım , haykırdım, isyan ettim
    yine de seni sevdiğimi söylemedim
    ardında ağlayan bir çift göz
    paramparça bir yürek
    ve dalları kırılmış bir ağaç gibi baktım
    ama gitme kal diyemedim
    kahrolası gururum, kahrolası dilim

    gittin hayallerim ardında yaprak yaprak düşüyordu
    bir çocuk üşüyordu elleri cebinde
    dalında bir gelincik ağlıyordu
    bir dağ yanıyordu içimde
    gitme, gidersen baharda git
    sonbaharda gitme
    yapraklar düşmesin ardında
    diyemedim
    kızdım ,bağırdım , haykırdım, isyan ettim
    yine de seni sevdiğimi söylemedim
    kahrolası gururum, kahrolası dilim
    gitme kal diyemedim

    .../
    bir rüzgara açarım şimdi kalbimi
    bir de sulara
    alıp getirsinler diye sevgimi sana

    bir tutam sevgiydi yaşam kalbimde
    bir yudum hasret oldu
    döküldü gözlerimde tane tane

    gittin,
    bir tren garında
    ömrümü rayların arasında götürdün
    oturdum bir köşede
    öylece ağladım, kahroldum
    bir sessiz çığlığın yarayla buluşmasıydı gidişin
    ardından gitme kal, gözlerin yaralarımın tek merhemi
    diyemedim

    dizlerim, ellerim, yüreğim paramparça şimdi
    suları çekildi canağacımın
    asitli yağmurlar döküldü dallarıma
    acılar topluyorum takvim yapraklarından her gece
    gözlerime kan oturdu ey yar!..

    her gece bekleyişler öldürür beni
    gelmeyişler
    bir de eriyişler hasretinden her gece

    ah! gurbet ah! sen olmasaydın
    ayrılık olmasaydı
    hasret olmasaydı
    ben olmasaydım
    sen olmasaydın
    aşk olmasaydı
    kahrolmasaydım...
    UMUT GÜNEŞİ
    bir anlamı olmalı her sabah doğan güneşin, yağan yağmurun, açan çiçeğin...
    Uçan kuşun, kelebeğin...
    Yüzde beliren bir tebessümün...
    yanaktan süzülen damla damla gözyaşının...
    Ne çok neden var yaşamak için yorulmamalı yaşanmış acılara direnmeli! yağan yağmur gibi düşsede acılar yüreğine bir bir..
    bir gülümseme ile dağıt hüzün bulutlarını! tıpkı doğan güneşlerin doğayı yeşerttiği gibi...
    yeşertip umutları filizlenmeli yaşam sevinci!



    İNSANLAR YANLIŞ YAPABİLİRLER,
    YALNIZ BÜYÜK İNSANLAR
    YANLIŞLARINI ANLARLAR...
    BİR BENİ BİLİRİM ,BİRDE BENDEKİ BENİ

  2. #2

    Kayıt Tarihi
    12-05-2007
    Mesajlar
    2,449
    Karizma Gücü
    6
    elıne saglık, cok guzeldı ılk kelımesınden son kelımesıne kadar...
    BU KİŞİYE ERİŞİM ENGELLENMİŞTİR !!!

    Ankara 1. Sulh Ceza Mahkemesi, 08/09/2008 tarih ve 2008/402 nolu kararı gereği bu siteye erişim TELEKOMÜNİKASYON İLETİŞİM BAŞKANLIĞI'nca engellenmiştir.

    Access to this web site is banned by "TELEKOMÜNİKASYON İLETİŞİM BAŞKANLIĞI" according to the order of: Ankara 1. Sulh Ceza Mahkemesi, 05/05/2008 of 2008/402.

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •