dalgaların yükseldiği bir ummanla boğuşuyorum....
bulutların gözyaşı akıyor içime...
ve ben yüzümü ayrılıkla yıkıyorum....
deniz tuzunu
karıştırıyor ruhuma...
acılarıma ayaklanıyorum...
seninle başlıyorum zamanın diğer yarısına...
acı dolu yüzümden bir tebessüm oluyorum dudaklarına...
sadece izi bulunmayan bir hasret kalıyor bana...
ucu yanık sevda mektuplarının köşelerinden...
ne yazabiliyorum nede anlatabiliyorum aşkımı sana...
sen anlatıyorsun bana...
ben iki elimi bırakıp yangın yerinde...
yani yüreğimin hiç yazmayan bir kalemin....
alışılmadık gölgesinde...
sana çoğalan düşlerimle seni dinliyorum....
hiç bulut olurken gördünmü sen beni...
güne uyanan sevinçlerini kumlara bıraktınmı hiç...
yakamoz pırıltılarının peşisıra koştunmu sen..
iskele ayaklarına yaslanıp çaresizliğe verdinmi yüreğini...
denize karşı !....
hiç deniz oldunmu sen benim gibi...
dalgalar yıkıyor yüzümde suskunluğun kalelerini...
koşmaya başlıyorum yalınayak hayata...
cam kırıklarıile kaplanıyor hayallerim...
varmadan daha sabaha...
şiirler yazılıyor bir bir..
sevdaya infaz edilen uykusuzluklarla...
nefes nefese kalıyor yüreğim....
bense suskunluğumun peşindeyim...
yeryüzünü terkediyor artık gençliğim...
ve denizde balık olmayı bekliyor sendeki düşlerim...
süzülen bir martıya yem olmadan...
belkide bu son dileğim....


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla
