Yakılmayan son defterini bakıyordu dün gece -ucuz tütünden cigarasını içerek- ve okuyordu yüreği ile.
Ölüm Şiiri idi bu. Ölüyü seven, ölüme gel diyen bir şiir...
Kapımda bir aralık..
beklet.. ...
...
Okumamalıydı... Son mısrada yazan ismi görmemeli idi....
Kahretsin gene geçiyordu karalar karası tiren... İçi acımaya başladı adamın... Duvardaki saat bilmem kaçı bilmeden geçiyordu.. Düşünceler harmanlanıyor karar vermesi gerektiği inancı ile.. Korkularına küfrederek yaşanmışlıklarına bakıyordu...
Bir tiren geçiyordu...
Gecenin karanlığına inat alevler saçıyordu, sessizliğine inat gürültüler...
"Ölüm!" diyordu tiren... Ölüm...
Cemil sekiz aydır her gece bu sesleri duyuyordu..
Korkmalı mı idi?
***
Aziziye iskelesinde, yaz ortası bir öğle sonrası...
Yağmur yağıyor... Üzerine!
Aldırmıyor, gamsız ve sessiz... İleride martılar ağlıyor belli belirsiz...
Çiçekler açıyor rutin, kızlar gülüyor bayağı, öğrenci geçiyor kitapsız, kırmızıda devam ediyo taksiler hesapsız....
Yağmur yağıyor... Üzerine!
Çaresiz, hesapsız, yalnız, ....
***
Geceleri beynini acıtacak derecede düşünüyor, gündüzleri farketmeyecek kadar umursmaz olabiliyor. Cemil ne istediğini bilmiyordu ama ölüm çok uzak olmayacaktı onun için. Fakat nasıl olacağını o da bilmiyordu. Yada olması gerektiğine tam olarak emin değildi...
***
Eve herzamanki yoldan gitmekte idi.. -Tiren yolundan- Etrafta ağır bir demir kokusu vardı. -bir cigara yaktı- Yürüyor...
Eve gidiyordu?
Sigarası yarılanmıştı ki rayların üzerinden kendisine doğru gelen Sertap'ı gördü!
İyi de anasından kalan üç tam altınla mezar yaptırmıştı Sertap için, nasıl olabilir di bu.. Yada olabilir miydi ki?
Koştu Sertap'a, Sertap Cemil'e...
Sertap "Seni Seviyorum Cemil" dedi,
Cemil "Bende Seni!"...
Koştukça Cemil terledi.. Koştukça Cemil sevişti yine yeniden sekiz ay öncesinin bir bahar vaktinde -iskele kenarında-
Cemil "Sertap" dedi,
Sertap " Cemil"
...
...
Koştu Cemil...
En son duyduğu ise Kara Tiren'in acı sesi idi...
***
Cemil Trenin sesini en son duyduğundan tam sekiz ay bir gün evvel Sertap'ı tiren kazası neticesinde kaybetmiş bir sevgilidir. Cemil hayata küser, kendince ölüme gidişin yolunu arar. Bir gece şiirlerini yakarken ölümünü meşru kılmak adına Sevgilisinin ölümünü taklit etmek ister.. Sertap, boğazeli köyünden Cemil için gelmektedir.. Yani Celil'e gelmektedi. Velakin kaderin cilvesi en son duyduğu ses tirendir.. Ve Cemil bunun acısı ile yaşadığı hayatın kararmış günlerinden bir gün, sevgilisi ile meşk eyledikleri iskele dönüşü sevgiliye koşarak can verir...
***
Yazıyı bir şairin güzel bir sözü ile bitirmek istiyorum. "Aşk, nedensiz doğmuş heyecan değildir ve hiçkimse ölmek için genç değildir!"
Sevgi ile Esen Kalınız.
*Satılay: Sibirya Türklerinin, özellikle Yakutların Tengricilik inancında, bir kötülük ruhu, ya da tanrıçasıdır. Çaresiz kalmış ve umudu kesilmiş insanları intihar etmeye teşebbüs ettirir.(Kaynak: Vikipedi)


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla



sen kitap yaz bence



