• Reklam
10 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1

    Kayıt Tarihi
    15-05-2007
    Mesajlar
    2
    Karizma Gücü
    0

    Kuran Merkezli Hayat

    KURAN MERKEZLİ DİN

    **İslam dininin dosdoğru bir şekilde anlaşılması ve yaşama geçirilmesi ancak KURAN merkezli bir din anlayışıyla mümkündür. Çünkü ancak o zaman doğrularla yanlışlar, din adına uydurulanlarla gerçekten Rab'bimiz tarafından emredilenler ve yasaklananlar birbirinden ayrılacaktır. Dosdoğru ve erdemli bir yaşam sürmemiz için bizlere kılavuzluk edecek olan Kuran; anlaşılır, yeterli ve herşeyi ayrıntılarıyla açıklayan bir Kitaptır.
    16-Nahl-89:’’ Her ümmet içinde kendi nefislerinden onların üzerine bir şahit getirdiğimiz gün, seni de onlar üzerinde bir şahit olarak getireceğiz. Biz, Kitab’ı sana, her şeyin açıklayıcısı, müslümanlara bir hidayet, bir rahmet ve bir müjde olarak indirdik.’’

    10-Yunus-37:’’Bu Kuran, Allah’tan başkası tarafından yalan olarak uydurulmuş değildir. Ancak bu, önündekileri doğrulayan ve kitabı ayrıntılı olarak açıklayandır. Bunda hiç şüphe yoktur, alemlerin Rab’bindendir.’’

    6-Enam-38:’’Yeryüzünde hiçbir canlı ve iki kanadıyla uçan hiçbir kuş yoktur ki, sizin gibi ümmetler olmasın. Biz, Kitap’ta hiçbir şeyi noksan bırakmadık, sonra onlar Rab’lerine toplanacaklardır.’’

    **Bunun dışında din adına söylenen tüm sözler, yapılan tüm uygulamalar Kuran süzgecinden geçirilmeli , Kuran ışığında değerlendirilmelidir. Çünkü, din adına, Allah adına uydurulanlar hem Allah'a hem de O'nun Rasul'üne büyük bir iftiradır.

    10-Yunus- 59- 60:’’De ki:’Allah’ın sizin için indirdiği sizin bir kısmını haram ve helal kıldığınız rızıktan haber var mı? Söyler misiniz?’ De ki:’Allah mı size izin verdi, yoksa Allah hakkında yalan uydurup iftira mı ediyorsunuz?’’ / Allah hakkında yalan uydurup iftira edenlerin kıyamet günü zanları nedir? Şüphesiz Allah, insanlara karşı büyük ihsan (fazl) sahibidir, ancak onların çoğu şükretmezler.’’

    6-Enam-93:’’Allah’a karşı yalan uydurup iftira düzenden / Allah’la ilgili konularda yalan uydurandan veya kendisine hiçbir şey vahyolunmamışken ‘Bana da vahiy geldi’ diyen ve ‘Allah’ın indirdiğinin bir benzerini de ben indireceğim’ diyenden daha zalim kimdir? Sen bu zalimleri, ölümün şiddetli sarsıntıları sırasında meleklerin ellerinin uzatarak onlara:’Canlarınızı çıkarın, bugün Allah’a karşı haksız olanı söylediğiniz ve O’nun ayetlerinden büyüklenerek (yüz çevirmeniz) dolayısıyla alçaltıcı bir azapla karşılık göreceksiniz’ (dediklerinde) bir görsen…’’

    16-Nahl-116:’’Dillerinizin yalan yere nitelendirmesi dolayısıyla şuna helal buna haram demeyin. Çünkü Allah’a karşı / Allah’la ilgili konularda yalan uydurmuş olursunuz. Şüphesiz Allah’a karşı yalan uyduranlar kurtuluşa ermezler.’’

    **Din konusunda tek söz sahibi Allah'tır, hiçkimse O'nun dinine eklemeler yapamaz. Bunu yaparak O'na iftira edenler aynı zamanda O'na ortak edenlerdir (6/21-24;6/148-150) ve bu da asla bağışlanmayacaktır (7/37;4/48;10/69).
    6-Enam-21- 22- 23- 24:’’Allah’a karşı yalan uydurup iftira düzenden / Allah’la ilgili konularda yalan uydurandan veya O’nun ayetlerini yalanlayandan daha zalim kimdir? Hiç şüphesiz o zalimler kurtuluşa eremezler. / Onların tümünü toplayacağımız gün; sonra ortak edenlere (şirk) diyeceğiz ki:’Nerede o (birşey) sanıp da ortak ettikleriniz (şirk)? / (Bundan) Sonra onların:’Rab’bimiz olan Allah’a and olsun ki, biz müşriklerden değildik’ demelerinden başka bir fitneleri olmadı. / Bak, kendilerine karşı nasıl yalan söylediler ve düzmekte oldukları da kendilerinden kaybolup uzaklaştı.’’

    6-Enam-148- 149- 150:’’Ortak Edenler (şirk) diyecekler ki:’Allah dileseydi ne biz ortak ederdik (şirk), ne atalarımız ve hiçbir şeyi de haram kılmazdık’. Onlardan öncekiler de, bizim zorlu azabımızı tadıncaya kadar böyle yalanladılar. De ki:’Sizin yanınızda, bize çıkarabileceğiniz bir ilim mi var? Siz ancak zanna uymaktasınız ve siz ancak zan ve tahminle yalan söylersiniz.’ / De ki:’En üstün ve apaçık delil Allah’ındır. Eğer O dileseydi elbette tümünüzü hidayete yöneltip iletirdi’ / De ki:’Gerçekten Allah’ın bunu haram kıldığına şehadet edecek şahitlerinizi getirin’.Şayet onlar şehadet edecek olurlarsa sen onlarla birlikte şehadet etme. Ayetlerimizi yalan sayanların ve ahirete inanmayanların hevalarına uyma; onlar Rab’lerine denk tutmaktadırlar.’’

    7-Araf-37:’’Öyleyse, Allah’a karşı yalan uydurup iftira düzenden / Allah’la ilgili konularda yalan uydurandan veya ayetlerini yalanlayandan daha zalim kimdir? Kitap’tan kendilerine bir pay erişecek olanlar bunlardır. Nihayet elçilerimiz, hayatlarına son vermek üzere kendilerine gittiklerinde onlara diyecekler ki:’Allah’tan başka taptıklarınız nerede?’ ‘Onlar bizi (yüzüst&#252 bırakıp kayboldular’ diyecekler. Bunlar, gerçekten kafirler olduklarına kendi aleyhlerinde şehadet ettiler.’’

    4-Nisa-48:’’Gerçekten Allah, kendisine ortak edilmesini (şirk) bağışlamaz. Bunun dışında kalanı ise, dilediğini bağışlar. Kim Allah’a ortak ederse (şirk) doğrusu büyük bir günahla iftira etmiş olur.’’

    10-Yunus-69:’’De ki:’Allah hakkında yalan uydurup iftira edenler / Allah’la ilgili konularda yalan uyduranlar, kurtuluşa ermezler.’’

    **Kutsal olan, insanüstü ve doğaüstü gücü olan, erişilmez, ulaşılmaz,sorgulanmaz,yargılanmaz olan sadece Allah'tır. O'ndan başkasını veya başka nesneleri kutsal bilmek,din adamlarını yada peygamberleri putlaştırmak, kula kulluk etmek Allah'a ortak etmektir(3/64; 9/30,31; 12/39,40,13/16).

    3-Al-i İmran-64:’’De ki:’Ey Kitap Ehli, bizimle sizin aranızda müşterek bir kelimeye (tevhide) gelin. Allah’tan başkasına kulluk etmeyelim. O’na hiçbir şeyi ortak etmeyelim (şirk) ve Allah’ı bırakıp bir kısmımız bir kısmımızı rabler edinmeyelim’ Eğer yine yüz çevirirlerse, deyin ki:’Şahit olun, biz gerçekten müslümanlarız.’’

    9-Tevbe-30-31:’’Yahudiler:’Üzeyir Allah’ın oğludur’ dediler; hristiyanlar da ‘Mesih Allah’ın oğludur’ dediler. Bu, onların ağızlarıyla söylemeleridir; onlar, bundan önceki inkar edenlerin sözlerini taklit ediyorlar. Allah onları kahretsin, nasıl da çevriliyorlar? / Onlar, Allah’ı bırakıp bilginlerini (ahbar) ve din adamlarını (ruhban) rabler edindiler ve Meryem oğlu Mesih’i de.. Oysa onlar, tek olan bir ilaha ibadet etmekten başka bir şeyle emrolunmadılar. O’ndan başka ilah yoktur. O, bunların ortak ettiklerinden (şirk) yücedir.’’

    12-Yusuf-39-40:’’Ey zindan arkadaşlarım, birbirinden ayrı rabler mi daha hayırlıdır, yoksa kahhar olan bir tek Allah mı? / Sizin Allah’tan başka taptıklarınız, Allah’ın kendileri hakkında hiçbir delil indirmediği, sizin ve atalarınızın ad olarak adlandırdıklarınızdan başkası değildir. Hüküm yalnızca Allah’ındır. O, kendisinden başkasına kulluk etmemenizi emretmiştir. Dosdoğru olan din işte budur, ancak insanların çoğu bilmezler.’’

    13-Rad-16:’’De ki:’Göklerin ve yerin Rab’bi kimdir?’ De ki:’Allah’tır’. De ki:’ Öyleyse O’nu bırakıp kendilerine bile yarar da zarar da sağlamaya güç yetiremeyen birtakım veliler (tanrılar) mi edindiniz?’ De ki:’Hiç görmeyen ile gören eşit olabilir mi?’ Veya karanlıklarla nur eşit olabilir mi?’ Yoksa Allah’a O’nun yaratması gibi yaratan ortaklar buldular da, bu yaratma kendilerince birbirine mi benzeşti? De ki:’Allah, herşeyin yaratıcısıdır ve O, tektir, kahredici olandır’’

    **Oysa dini yalnız Allah'a has kılarak inanmak emredilmiştir (39/2,3).
    39-Zumer-2-3:’’Şüphesiz sana bu Kitab’ı hak ile indirdik; öyleyse sen de dini yalnızca O’na halis kılarak Allah’a ibadet et. / Haberin olsun, halis (katıksız) olan din yalnızca Allah’ındır. O’ndan başka veliler edinenler(şöyle derler):’Biz, bunlara bizi Allah’a daha fazla yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz.’ Elbette Allah, kendi aralarında hakkında ihtilaf ettikleri şeylerden hüküm verecektir. Gerçekten Allah, yalancı, kafir olan kimseyi hidayete erdirmez.’’

    *Kuran merkezli bir din anlayışı boş bir iddia değildir, aksine Kuran bizler için yol gösterici, en doğru yola ileten bir Kitaptır. Bunlar Allah’ın ayetleridir, insanların uydurması değil. Bir taraftan Kuran’a inandığını iddia edip bir taraftan da Kuran’ın en temel özelliklerini gözardı etmek kime ne kazandırır?
    2- Bakara-2:‘’Bu, kendisinde şüphe olmayan, muttakiler için yol gösterici bir Kitaptır.’’

    17- İsra-9:‘’Şüphesiz bu Kuran, en doğru yola iletir ve salih amellerde bulunan müminlere, onlar için gerçekten büyük bir ecir olduğunu müjdeler.’’

    2- Bakara-185:‘’Ramazan ayı; ki insanlara yol gösterici, hidayeti, doğruyu ve yanlışı birbirinden ayırt edip açıklayıcı olarak Kuran, o ayda indirilmiştir…..’’

    *Bu Kuran, insanların kendisiyle uyarılması için ve öğüt olarak vahyedilmiştir.
    6- Enam-19- ‘’De ki:’ Şahitlik bakımından hangi şey daha büyüktür?’ De ki: ‘ Allah benimle sizin aranızda şahittir.Sizi ve -kime ulaşırsa onu- kendisiyle uyarmam için bana bu Kuran vahyedildi. Gerçekten Allah’la beraber başka ilahların da bulunduğuna siz mi şahitlik ediyorsunuz?’ De ki: ‘Ben, şehadet etmem’. De ki:’ O, ancak bir tek olan ilahtır ve gerçekten ben, sizin ortak etmekte (şirk) olduklarınızdan uzağım.’’

    25- Furkan-1:‘’Alemlere uyarıcı olsun diye, kuluna Furkan’ı indiren (Allah) ne yücedir.’’

    3- Al-i İmran-138:‘’Bu (Kuran) insanlar için bir beyan, sakınanlar için de bir hidayet ve öğüttür.’’

    39- Zümer-27:‘’ Andolsun biz bu Kuran’da, belki öğüt alıp düşünürler diye, insanlar için her bir örnekten verdik.’’

    * Kuran her türlü sorunumuza çözüm bulabileceğimiz, yeterli, anlaşılır , apaçık ve her şeyi ayrıntılı açıklayan bir temel kaynak kitaptır:
    29-Ankebut-51:‘’Kendilerine okunmakta olan Kitab’ı sana indirmemiz onlara yetmiyor mu? Şüphesiz bunda iman eden bir kavim için gerçekten bir rahmet ve bir öğüt vardır.’’

    6- Enam-115:‘’Rab’binin sözü doğruluk bakımından da, adalet bakımından da tastamamdır. O’nun sözlerini değiştirebilecek yoktur. O, işitendir, bilendir.’’

    12- Yusuf -1:’’Elif, Lam, Ra. Bunlar, apaçık Kitab’ın ayetleridir.’’

    12-Yusuf -2:’’Biz onu Arapça bir Kuran olarak indirdik ki anlayasınız’’

    10- Yunus-37:‘’Bu Kuran, Allah’tan başkası tarafından yalan olarak uydurulmuş değildir. Ancak bu, önündekileri doğrulayan ve kitabı ayrıntılı olarak açıklayandır. Bunda hiç şüphe yoktur, alemlerin Rab’bindendir.’’

    16- Nahl-89:‘’Her ümmet içinde kendi nefislerinden onların üzerine bir şahit getirdiğimiz gün, seni de onlar üzerine şahit olarak getireceğiz.Biz Kitab’ı sana, her şeyin açıklayıcısı,müslümanlara bir hidayet, bir rahmet ve bir müjde olarak indirdik’’

    *Kuran, islam olduğunu söyleyen herkes için bağlayıcı bir Kitap’tır ve dosdoğru din- Allah’ın dini- islam dini yine O’nun Kitab’ında açıkça açıklanmıştır. Bunun dışında bir din aramak boşunadır.
    3- Al-i İmran- 79- 80- 81- 82- 83- 84- 85:’’Beşerden hiç kimsenin, Allah kendisine Kitab’ı, hükmü ve peygamberliği verdikten sonra, insanlara:’Allah’ı bırakıp bana kulluk edin’ deme (hakkı ve yetki)si yoktur. Fakat o, ‘Öğrettiğiniz ve ders verdiğiniz Kitab’a göre rabbaniler(Rabbe halis kullar) olunuz’ der. / O, melekleri ve peygamberleri rabler edinmenizi emretmez. Siz müslüman olduktan sonra, size küfrü mü emredecek? / Hani Allah peygamberlerden kesin bir söz almıştı: ‘Andolsun size Kitap ve hikmetten verip, sonra size beraberinizdekini doğrulayan bir elçi geldiğinde, ona kesin olarak iman edecek ve ona yardımda bulunacaksınız’ Demişti ki: ‘Bunu ikrar ettiniz ve bu ağır yükümü aldınız mı?’ Onlar:’İkrar ettik’ demişlerdi de ‘Öyleyse şahit olun, ben de sizinle birlikte şahit olanlardanım’ demişti. / Artık kim bundan sonra yüz çevirirse, onlar fasık olanlardır. / Peki onlar, Allah’ın dininden başka bir din mi arıyorlar? Oysa, göklerde ve yerde ne varsa -istese de istemese de- O’na teslim olmuştur ve O’na döndürülmektedirler. / De ki:’Biz, Allah’a, bize indirilene, İbrahim, İsmail, İshak, Yakup ve torunlarına indirilene, Musa’ya, İsa’ya ve peygamberlere Rab’lerinden verilenlere iman ettik. Onlardan hiçbiri arasında ayrılık gözetmeyiz. Ve biz, O’na teslim olmuşlarız. / Kim İslam’dan başka bir din ararsa, asla ondan kabul edilmez. O, ahirette de kayba uğrayanlardandır.’’

    *Allah’la ilgili konularda- din konusunda, Allah’ın bize yol gösterici, doğruyu yanlıştan ayıran olarak gönderdiği Kitab’ının dışında bir din anlayışı ortaya atmak ve buna da ‘’Allah’ın dini’’ demek; hem Allah’ın Rasulü olan peygamberimize , hemde Rab’ bimize atılan büyük bir iftiradır, uydurmacılıktır. Bu da, Allah tarafından asla bağışlanmayacak olan büyük bir suçtur, Allah’a ortak etmedir. İnsanların, dini otoritelerin kendi görüşlerini ‘’Allah’ın dini’’ yada ‘’Rasulullah’ın sözü’’ diyerek ne Allah’a nede O’nun Rasulüne ait olmayan sözleri ve uygulamaları din olarak benimseyip yaşamlarına geçirmeleri ise ancak kendilerine gönderilen Kitap’tan habersiz olmaları ve bu Kitab’ı kullanımdışı, terkedilmiş olarak bırakmalarının bir göstergesidir. O’nun Rasulü’ne ait olan –din konusundaki -sözler zaten O’nun Kitabı’nda olan sözlerdir, ona vahyedilendir.
    Çünkü o, ancak kendine vahyedileni söyler; vahyedilenin dışında bir şey söylememiş yada buna bir şey eklememiştir, bunu yapamazdı zaten. Bunu yine Kuran’ dan anlıyoruz.

    25-Furkan-1:’’Alemlere uyarıcı olsun diye, kuluna Furkan’ı (hakkı batıldan, doğruyu yanlıştan ayıran Kuran’ı) indiren (Allah) ne yücedir.’’

    25- Furkan-30:‘’Ve elçi dedi ki: ‘Rab’bim, gerçekten benim kavmim, bu Kuran’ı terkedilmiş (bir kitap) olarak bıraktılar.’’

    16- Nahl-116:‘’Dillerinizin yalan yere nitelendirmesi dolayısıyla şuna helal buna haram demeyin. Çünkü Allah’a karşı (Allah’la ilgili konularda) yalan uydurmuş olursunuz. Şüphesiz Allah’a karşı yalan uyduranlar kurtuluşa ermezler.’’

    6- En’am-21- 22- 23- 24:‘’Allah’a karşı yalan uydurup iftira düzenden / Allah’la ilgili konularda yalan uydurandan veya O’nun ayetlerini yalanlayandan daha zalim kimdir? Hiç şüphesiz o zalimler kurtuluşa eremezler. / Onların tümünü toplayacağımız gün, sonra ortak edenlere (müşrikler) diyeceğiz ki:’Nerede (o bir şey) sanıp da ortak ettikleriniz (şirk)? / (Bundan) Sonra onların:’ Rab’bimiz olan Allah’a andolsun ki, biz müşriklerden değildik’ demelerinden başka bir fitneleri olmadı. / Bak, kendilerine karşı nasıl da yalan söylediler ve düzmekte oldukları da kendilerinden kaybolup uzaklaştı.’’

    4-Nisa-48:‘’Gerçekten Allah, kendisine ortak edilmesini (şirk) bağışlamaz. Bunun dışında kalanı ise, dilediğini bağışlar. Kim Allah’a ortak ederse, doğrusu büyük bir günahla iftira etmiş olur.’’

    53-Necm-3-4:’’O, hevadan konuşmaz. / O (söyledikleri), yalnızca vahyolunmakta olan bir vahiydir.’’

    6- Enam-19- ‘’De ki:’ Şahitlik bakımından hangi şey daha büyüktür?’ De ki: ‘ Allah benimle sizin aranızda şahittir.Sizi ve -kime ulaşırsa onu- kendisiyle uyarmam için bana bu Kuran vahyedildi......’’

    69-Hakka-44-45-46-47-48:’’Eğer o, bize karşı bazı sözleri uydurup söylemiş olsaydı, / Muhakkak onun sağ elini (bütün güç ve kudretini) çekip alıverirdik. / Sonra onun can damarını elbette keserdik. / O zaman sizden hiç kimse araya girerek bunu kendisinden engelleyip uzaklaştıramazdı. / Çünkü o (Kuran) muttakiler için bir öğüttür.’’

    *Peygamberimize Kuran vahyedilmiştir, başka bir şey değil . O da kendisine vahyedilene, yani bu Kitab’a ve ayetlere uymuştur, başka bir şeye değil
    6- Enam-19:‘’…De ki: ‘Allah benimle sizin aranızda şahittir. Sizi ve kime ulaşırsa onu, kendisiyle uyarmam için, bana bu Kur’an vahyedildi…..’’

    6-Enam-106:’’ Rab’binden sana vahyedilene uy. O’ndan başka ilah yoktur. Ve müşriklerden yüz çevir.’’

    2-Bakara-170:’’Ne zaman onlara: ‘Allah’ın indirdiklerine uyun’ denilse, onlar:’ Hayır, biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye uyarız’ derler. Ya atalarının aklı bir şeye ermez ve doğru yolu da bulamamış idiyseler?’’

    10-Yunus-15:’’Onlara ayetlerimiz apaçık belgeler olarak okunduğunda, bizimle karşılaşmayı ummayanlar, derler ki:’ Bundan başka bir Kur’an getir veya bunu değiştir’. De ki:’ Benim onu kendi nefsimin bir öngörmesi olarak değiştirmem benim için olacak şey değildir. Ben yalnızca bana vahyolunana uyarım. Eğer Rab’bime isyan edersem, gerçekten ben, büyük günün azabından korkarım.’’

    *Allah’tan başkalarını; kişileri, dini otoriteleri, peygamberleri yada nesneleri insanüstü yada doğaüstü konuma getirmek onları kutsallaştırmaktır. Oysa kutsal olan sadece Allah’tır. Din adamlarının kutsallaştırılması ise, onların din adına her söylediklerinin, yaptıklarının, yazdıkları kitapların, vb. sorgulanmaksızın doğru olarak kabul edilmesi ve yaşama geçirilmesiyle yada her işin sırrını bilen, her yaptığında bir hikmet olan, sorgulanmayan, her şeye gücü yeten, vb. Allah’a ait özelliklerin onlarda da varmış gibi kabul edilmesiyle olur.
    9-Tevbe-31:’’Onlar, Allah’ı bırakıp bilginlerini (ahbar) ve dini otoritelerini (ruhban) rabler edindiler ve Meryem oğlu Mesih’i de… Oysa onlar, tek olan bir ilaha ibadet etmekten başka bir şeyle emrolunmadılar. O’ndan başka ilah yoktur. O, bunların ortak ettikleri (şirk) şeylerden yücedir.’’

    16-Nahl-116:’’Dillerinizin yalan yere nitelendirmesiyle şuna helal, buna haram demeyin. Çünkü Allah’a karşı (Allah’la ilgili konularda) yalan uydurmuş olursunuz…….’’

    6-Enam-93:’’ Allah’a karşı yalan uydurup iftira düzenden veya kendisine hiçbirşey vahyolunmamışken ’Bana da vahiy geldi’ diyen ve ‘Allah’ın indirdiğinin bir benzerini de ben indireceğim’ diyenden daha zalim kimdir? ……………’’

    9-Tevbe-34:’’ Ey iman edenler, gerçek şu ki, bilginlerin (ahbar) ve din adamlarının / dini otoritelerin (ruhban) çoğu insanların mallarını haksızlıkla yerler ve Allah yolundan alıkoyarlar……’’

    3-Al-i İmran-64:’’De ki:’Ey Kitap ehli, bizimle sizin aranızda müşterek bir kelimeye(tevhide) gelin. Allh’tan başkasına kulluk etmeyelim, O’na hiçbir şeyi ortak etmeyelim ve Allah’ı bırakıp bir kısmımız bir kısmımızı rabler edinmeyelim’ Eğer yine yüz çevirirlerse deyin ki:’Şahit olun, biz gerçekten müslümanlarız’’.

    2-Bakara-165:’’İnsanlar içinde, Allah’tan başkasını ‘eş ve ortak’ tutanlar vardır ki, onlar (bunları) Allah’ı sever gibi severler…..’’

    21-Enbiya-23:’’O (Allah) yaptıklarından sorulmaz, oysa onlar sorguya çekilirler / sorulurlar.’’

    *Madem ki bu Kuran doğruyu yanlıştan ayıran bir Kitap’tır, öyleyse günümüzde karşılaştığımız sorunlarda neden bu Kitap’tan yararlanmayalım? Din konusunda herhangibir söz yada uygulamayla karşılaştığımızda neden bu doğruluğundan kesinlikle emin olduğumuz Kitab’ı temel almayalım? Bundan daha kesin bir doğru mu var?
    Din konusundaki uygulamalarda bu kadar farklılık varken, bu farklılıklar dinsel ayrılıklara dönüşmüşken, birinin helal dediğine diğeri haram, vb. derken; aklımızı kullanıp en doğru olanı seçmek için Kuran’ın bu doğruyu yanlıştan ayırdedici özelliğinden neden yararlanmayalım?
    Din adına, Allah adına söylenen sözlerin ve yapılanların gerçekten Allah’ın dininde olup olmadığını sorgulamazsak günümüzdeki gibi doğrularla yanlışların birbirine karıştığı, kesin bilgiye değil de kulaktan dolma bilgilere dayanan, uydurmalarla dolu bir din anlayışı ortaya çıkar. İnsanların kendi çıkarları için dini kullanarak, Allah’a ve Rasulü’ne iftira ederek uydurdukları pek çok şeye (ölülerden, muskalardan medet umma, vb.) dinin temeli, olmazsa olmazı gibi inanılıyor. Bu tür uygulamalar ataların dini değil de nedir?
    Bunlara çoğunluğun hem de yüzyıllardır inanması gerçekten çoğunluğu yada bu inançları haklı çıkarır mı?


    2-Bakara-170:’’Ne zaman onlara: ‘Allah’ın indirdiklerine uyun’ denilse, onlar:’ Hayır, biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye uyarız’ derler. Ya atalarının aklı bir şeye ermez ve doğru yolu da bulamamış idiyseler?’’

    6-Enam-144:’’Deveden iki, sığırdan da iki. De ki:’İki erkeği mi haram kıldı? Yoksa iki dişiyi mi yada o iki dişinin rahimlerinin kendisini kapsadığı (yavruları) mı? Yoksa Allah, bunları sizlere tavsiye ettiği zaman şahit miydiniz?’ Hiçbir bilgiye dayanmaksızın insanları saptırmak için Allah’a karşı yalan uydurup iftira düzenden daha zalim kimdir?...’’

    6-Enam-148:’’Ortak edenler (şirk) diyecekler ki:’Allah dileseydi ne biz ortak ederdik nede atalarımız ve hiçbir şeyi de haram kılmazdık’. Onlardan öncekiler de, bizim zorlu azabımızı tadıncaya kadar böyle yalanladılar. De ki:’Sizin yanınızda, bize çıkarabileceğiniz bir ilim mi var? Siz ancak zanna uymaktasınız ve siz ancak zan ve tahminle yalan söylersiniz.’’

    6- Enam-159:’’Gerçek şu ki, dinlerini parça parça edip kendileri de gruplaşanlar, sen hiçbir şeyde onlardan değilsin. Onların işi ancak Allah’adır. Sonra O, işlemekte olduklarını kendilerine haber verecektir.’’

    6-Enam-116:’’Yeryüzünde olanların çoğunluğuna uyacak olursan, seni Allah’ın yolu’ndan şaşırtıp saptırırlar. Onlar ancak zanna uyarlar ve onlar ancak zan ve tahminle yalan söylerler’’

    4-Nisa-87:’’Allah, O’ndan başka ilah yoktur. Kendisinde hiç şüphe olmayan kıyamet gününde sizleri muhakkak toplayacaktır. Allah’tan daha doğru sözlü kimdir?’’

    45-Casiye-6:’’İşte bunlar Allah’ın ayetleridir; sana bunları hak olmak üzere okuyoruz. Öyleyse onlar, Allah’tan ve O’nun ayetlerinden sonra hangi söze iman edecekler?’’

  2. #2
    Zeyno85 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-04-2007
    Mesajlar
    130
    Karizma Gücü
    0
    Tabi siz erkekler için kuran merkezli yaşamak o kadar güzel ki

    NE-BE 31/34
    Diyanet Vakfı Meali
    31. Şüphesiz takvâ sahipleri için de başarı ödülü vardır.
    32. Bahçeler,bağlar,
    33. Göğüsleri tomurcuk gibi kabarmış yaşıt kızlar,
    34. Ve içki dolu kâseler


    oh ne güzel iş göğsü tomurcuklu kızlar bağlar bahçeler içki dolu kaseler

    Ha bide anlayamadığım birşey var siz müslümanlardan cevabını bekliyorum muhammedin cennetinde madem cinsellik yok bu göğsü yeni tomurcuklanmış kızlar niye ? Hadi onu geçtim muhammedin Allahı neden daha ergenliğe yeni girmiş göğsü yeni yeni tomurcuklanan kızları vadediyor ? cevap istiyorum
    and the rain sets in
    it's the angel-man
    i'm deranged..

  3. #3
    recognizer adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-04-2007
    Mesajlar
    509
    Karizma Gücü
    6
    Alıntı Zeyno85 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Tabi siz erkekler için kuran merkezli yaşamak o kadar güzel ki

    NE-BE 31/34
    Diyanet Vakfı Meali
    31. Şüphesiz takvâ sahipleri için de başarı ödülü vardır.
    32. Bahçeler,bağlar,
    33. Göğüsleri tomurcuk gibi kabarmış yaşıt kızlar,
    34. Ve içki dolu kâseler


    oh ne güzel iş göğsü tomurcuklu kızlar bağlar bahçeler içki dolu kaseler

    Ha bide anlayamadığım birşey var siz müslümanlardan cevabını bekliyorum muhammedin cennetinde madem cinsellik yok bu göğsü yeni tomurcuklanmış kızlar niye ? Hadi onu geçtim muhammedin Allahı neden daha ergenliğe yeni girmiş göğsü yeni yeni tomurcuklanan kızları vadediyor ? cevap istiyorum
    Önsöz yerine:Sakın sizi aşağıladığımı sanmayın ama anladığım kadarıyla siz de inançsız birisiniz. İnanmayan kişilerin bir takım şüphe veya tutarsızlık şeklindeki yaklaşımları kendileri açısından doğal olabilir. Zaten bir mü'min olarak, kendi içinde gayet tutarlı bir bütün olan islamı, vahyi, peygamberi anlamak ile inanmayan olarak anlamak(yani anlamamak) elbette farklıdır. Fakat siz kendi içinde bir bütünlük arzeden yapıya bütün olarak değil de parçacı anlayışla yaklaşıyorsunuz. Din de bir bina gibidir; bir çok esaslar ve unsurlar ile ayakta durur. Siz eğer o esasları (tıpkı binanın altından binayı ayakta tutacak parçayı çıkararak incelemek gibi) tek tek bağımsız olarak ele alırsanız anlamakda sıkıntı çekersiniz veya anlamsız bulursunuz. Şayet niyetiniz itibarıyla doğruyu arayan, anlamaya çalışan biri iseniz (ki bu kuduğunuz cümleden/ifadeden anlaşılır) eleştirmek yerine araştırın ve masum sorular sorun. Yok eğer niyetiniz inan kişilere meydan okumaksa bu takdirde kişiler ya bildiği kadarıyla, gücü yettiğince cevap verir ya bilmediğinden susar veya bilene havale ederler. Çünkü nasıl ki tarih boyunca hep ateistler olageldi ise islam tarihi boyunca da olmuşlar ve hiçbir zaman cevapsız bırakılmamışlardır. Yani islamın her zaman ve zeminde ateistlere vereceği cevap vardır. Gerçi size cevap vermek veya sizin cevap almanız sizin için bir şeyi değiştirmiyor...Sanırım bu sebeble de sözleriniz, sorularınız havada kalıyor.

    Bende sizin ifadelerinizi olumsuz bulsam da konuya kısaca cevap vereceğim:

    Birincisi: Sen burada Kur'an'da, cennette vadedilen kızlardan hareketle erkeklerin öne çıkarıldığını iddia ediyorsun. Şayet ifadeden kadınlar için özel bir mana çıkmadıkça arapçada çoğul erkekler kalıbı, tüm erkek ve kadınları ifade eder. Buradan hareketle cennette vadedilen pek çok şey erkekler için olduğu kadar kadınlar içindir de.
    İkincisi: Cennet bir mükafat aracıdır. İnsanlardan erkekler "Göğüsleri tomurcuk gibi kabarmış yaşıt kızlar" taleb ederse orada onun için o vardır. İslam ve Kur'an erkek merkezli değildir. Birinci maddedeki kural gereği erkeğin olduğu neredeyse her yerde kadınlar da vardır. Ayrıca cennette ararsan hûrîleri gılmanları da bulursun. Çünkü orada kişi için yok yoktur. Kadınlar için olanları da bulmayı sana bırakıyorum.
    Üçüncüsü: "Cennette cinsellik yok" diye bir şey yok. Bu uydurmayı sana yutturmuşlar. Bu dünyada gayet tabii olan cinsellik neden orada olmayacakmış ki. Aksine olacağına dair bir kamyon hadis de var. Cennette olmayan iki şey var biri pis sayılan şeyler(necis), diğeri de inançsızlar(hakaret için söylemiyorum).
    Dördüncüsü: Ergenliğe girmiş kişi, olgun genç kişidir. Sen buradan çocuk veya çocuksu manasını ima ediyorsan alakası bile yok. Sen tabi kişiyi öldüğü hali ile cennete girecek olarak tasarladığın için yaşlı adamlara genç kızları yakıştıramıyorsun. Fakat bu da asılsız. Cennete herkes genç ve olgun yaşlarındaki hali ile girecek, o halde bu da geçersiz.
    Beşincisi: Cennette vadedilen bu kızlar, Allah'ın oraya girecek kişiler için vadettiği yaratacağı kişiler. Erkekler ve kadınlar öncelikle dünyadaki eşleriyle(tabii ikisi de cennete girebilirse) birlikte olacak. Ayette bahsedilen "Göğüsleri tomurcuk gibi kabarmış yaşıt kızlar" dünyadaki insanlar değil.

    Umarım soruların için cevabım yeterli olmuştur.


    Zeyno85'in alıntısı:
    Biz ler Islam denen ucubeye oncelikle kadinlari dusunerek karsi cikmaktayiz.. Kadinlarin esit hak ve esit egitim gormelerini, 1400 yillik ilkel Arap geleneklerinden kurtulup cagdas insanlar olmasini savunmaktayiz.. Cunku kadinlar toplumlarin en degerli varliklaridir.. Kadinlari egitilmemis toplumlar surunmeye mahkumdurlar.. Kadinlarin egitimine ve ilerlemesinin onundeki en buyuk engel (dusman) ise Islamdir.. Mucadele edilmesi zorunlu bir zararlidir...
    Alıntına gelince:
    İslam'a öncelikle ucubeler ucubece bakarak onda ucubelik bulur. Ben İslam'a karşı çıkanların kadınları düşündüğüne kesinlikle inanmıyorum. Şayet böyle olsaydı devamındaki cümleleri kurmazlardı. Kadinlarin esit hak ve esit egitim gormelerini yeterli görmeyip önce insan sayılmalarını temin eden islamdır. Öyle kıyaslarda bulunurlar ki, sanki islam kadına ufak tefek haklar verirken diğer dünya baş tacı ediyormuş gibi... 1400 yıl ve ilkel derken neden dünyanın geri kalanına bakmazlar. Yine islamda hangi kadın haklarını araştırdılar da bulamadılar. Ayrıca bence geçmişteki insanlar belki islamın verdiği hakları kadınlara yeterince kullandırmamış olabilir fakat çağdaş denilen bu günkü (daha ilkel) insanlar kadar kadını (para kazanma, reklamlarda, fuhuş/porno vb. tüm alanlarda) aşağıladığını sanmıyorum. Aksine ne kadar yalan olsa da islam'a göre kadınlar, erkekler kadar toplumda değerli varlıklardır. Geçmişte islam sebebiyle kadınları (o zamanın şartları gereği) eğitimden uzak tutmakta ısrarcı olunsaydı, tüm islam tarihi sürünme tarihi olurdu, halbuki birkaç taneden başka sürünme örneği bulunamaz. Kadınların eğitimi ve ilerlemesinin önündeki en büyük engel ona erkekler kadar hak veren sistemi yok etmeye çalışanlardır. Bu hakkı veren islam olduğuna göre; Kadinlarin egitimi ve ilerlemesinin onundeki en buyuk engel (dusman) ateizm ve islam düşmanlığıdır. Bu kendi içinde tutarsızlık hastalığıyla azimle mücadele edilmeli (tıpkı çiçek hastalığının dünyadan yok edildiği gibi) dünya sahnesinden silinip yok edilmelidirler. Bu hastalığa yakalananlar da böylece kurtulmuş olur.

  4. #4
    Zeyno85 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-04-2007
    Mesajlar
    130
    Karizma Gücü
    0
    gılmanlarla ilgili olan ayeti verirmisiniz sayın recognizer ?

    Bakalım bize neler vadetmiş muhammedin Allahı
    and the rain sets in
    it's the angel-man
    i'm deranged..

  5. #5
    Hüsn ü aşk adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-03-2007
    Mesajlar
    35
    Karizma Gücü
    0
    Hz. Muhammed (sas)

    hayatında kimseye bağırıp çağırmadı, kimseyi kırmadı. öldüğünde geride yamalı bir hırkadan başka birşeyi yoktu. bütün ashabınca yaşarken ve müslümanlarca gıyabında sevgi ve saygı duyulan bir insandı. öldüğünde ömer kendini kaybetmiş, "kim muhammed öldü derse boynunu vururum" demişti. ebu bekir bir süre sonra "herkes bilsin ki muhammed'e inanan için muhammed bir beşerdi öldü, allah'a inanan için ölümsüz olan allah'tır" diyerek ömer'i yatıştırdı

    Arıyorum, Taammüden sokakları istila etmiş çirkinliklerin arasından cılız başının üstünde bir kardelen masumiyetiyle parlayan erdemleri..







    ' Aşk İsa'sını bulan kalp, dünya gibi aşk ile dönüp durmaya başlar. kendini beğenmiş akıl ise felsefe küpüne sıkışıp kalmış Eflatun'a benzer. '





    Aşk mektebinde Mecnun ile sıra arkadaşı olmuş birlikte okuyorduk. eğitimin sonunda ben Mushaf'ı hatmettim ama o Leyl suresinden öteye geçemedi; orada takılıp kaldı!..


    Aşk

    Bahara uzak

    Ölüme yakın..

  6. #6
    recognizer adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-04-2007
    Mesajlar
    509
    Karizma Gücü
    6
    Alıntı Zeyno85 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    gılmanlarla ilgili olan ayeti verirmisiniz sayın recognizer ?

    Bakalım bize neler vadetmiş muhammedin Allahı
    Görüyorum ki ifade şeklinizle ve alıntınızla hala art niyetine devam ediyorsunuz. Bu durumda sizinle artık muhatap olmayacağımı belirterek son kez cevap veriyorum.

    (Size ararsanız bulursunuz demiştim fakat siz yine de bana sordunuz. Dinimizi eleştirmeye gelince hiç eksik kalmıyorsunuz fakat eleştireceğiniz zaman malzemelerinizi kendiniz arayıp, okuyup bulmaya da ya üşeniyorsunuz veya aciz kalıyorsunuz galiba.)

    Hûri ve Ğılmân ile ilgili ayetler (Anlam bütünlüğü için önce-sonrası ile birlikte verdim):
    (DİYANET MEALİ)
    Tûr 17, 18. Şüphesiz Allah'a karşı gelmekten sakınanlar Rablerinin, kendilerine verdiği şeylerle zevk ve mutluluk duyarak cennetlerde ve nimetler içinde bulunurlar. Rableri onları cehennem azabından korumuştur.
    Tûr 19, 20. Onlara, "Dünya'da yapmakta olduklarınızın karşılığında, sıra sıra dizilmiş koltuklara dayanarak afiyetle yiyin için" denir. Biz, onlara, iri gözlü güzel hûrileri eş olarak vermişizdir.
    Tûr 21. İman eden ve nesilleri de iman konusunda kendilerinin yoluna uyanlar var ya, biz onların nesillerini kendilerine kattık. Bununla beraber onların amellerinden hiçbir şey eksiltmeyiz. Herkes kazandığı karşılığında rehindir.
    Tûr 22. Onlara canlarının istediği meyve ve etten bol bol verdik.
    Tûr 23. Orada, (içilince) boş söz söyletmeyen, günah işletmeyen dolu bir kadehi elden ele dolaştırırlar.
    Tûr 24. Hizmetlerine verilmiş, kabuğunda saklı inci gibi gençler(Ğılmânlar) etraflarında dönüp dolaşırlar.
    Tûr 25. Birbirlerine dönüp ("Ne iyilik yaptınız da bu nimetlere ulaştınız?" diye) sorarlar.
    Tûr 26. Derler ki: "Şüphesiz daha önce biz, ailemiz içinde yaşarken (Allah'a isyandan) korkardık."
    Tûr 27. "Allah da bize lütfetti ve bizi iliklere işleyen cehennem azabından korudu."
    Tûr 28. "Gerçekten biz bundan önce ona yalvarıyorduk. Şüphesiz O iyilik edendir, çok merhametlidir."

    Duhân 51. Allah'a karşı gelmekten sakınanlar ise güvenli bir yerdedirler.
    Duhân 52. Bahçelerde ve pınar başlarındadırlar.
    Duhân 53. İnce ipekten ve parlak atlastan elbiseler giyinerek karşılıklı otururlar.
    Duhân 54. İşte böyle. Ayrıca onları iri siyah gözlü hûrilerle evlendirmişizdir.
    Duhân 55. Orada güven içinde her türlü meyveyi isterler.
    Duhân 56. Orada ilk ölümden başka bir ölüm tatmazlar. Allah onları cehennem azabından korumuştur.
    Duhân 57. Bunlar Rabbinden bir lütuf olarak verilmiştir. İşte bu büyük başarıdır.
    Duhân 58. (Ey Muhammed!) Biz Onu (Kur'an'ı) senin dilinle kolaylaştırdık ki, düşünüp öğüt alsınlar.
    Duhân 59. Artık sen (onların başına gelecekleri) bekle; onlar da beklemektedirler.

    Rahmân 70. Onlarda huyları güzel, yüzleri güzel dilberler vardır.
    Rahmân 71. O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
    Rahmân 72. Onlar, çadırlara kapanmış hûrilerdir.
    Rahmân 73. O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
    Rahmân 74. Onlara, eşlerinden önce ne bir insan ne bir cin dokunmuştur.
    Rahmân 75. O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
    Rahmân 76. Onlar yeşil yastıklara ve güzel yaygılara yaslanırlar, (nimetlenirler).
    Rahmân 77. O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
    Rahmân 78. Azamet ve ikram sahibi Rabbinin adı yücedir.

    Vâkı'a 12. Onlar, Naîm cennetlerindedirler.
    Vâkı'a 13, 14. Onların çoğu öncekilerden, azı da sonrakilerdendir.
    Vâkı'a 15, 16. Onlar, karşılıklı yaslanmış vaziyette mücevherâtla işlenmiş tahtlar üzerindedirler.
    Vâkı'a 17, 18, 19, 20, 21. Ebediyen genç kalan uşaklar, onların etrafında; içmekle başlarının dönmeyeceği ve sarhoş olmayacakları, cennet pınarından doldurulmuş sürahileri, ibrikleri ve kadehleri, beğendikleri meyveleri ve arzu ettikleri kuş etlerini dolaştırırlar.
    Vâkı'a 22, 23. Onlar için saklı inciler gibi, iri gözlü hûriler de vardır.
    Vâkı'a 24. (Bütün bunlar) işledikleri amellere karşılık bir mükâfat olarak (verilir.)
    Vâkı'a 25. Orada ne boş bir söz, ne de günaha sokan bir şey işitirler.
    Vâkı'a 26. Sadece "selam!", "selam!" sözünü işitirler.
    Vâkı'a 27. Ahiret mutluluğuna erenler, ne mutlu kimselerdir!
    Vâkı'a 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34. (Onlar), dikensiz sidir ağaçları ve meyveleri küme küme dizili muz ağaçları altında, yayılmış sürekli bir gölgede, çağlayan bir su başında, tükenmeyen ve yasaklanmayan çok çeşitli meyveler içinde ve yüksek döşekler üzerindedirler.
    Vâkı'a 35. Biz onları (hurileri) yepyeni bir yaratılışta yarattık.
    Vâkı'a 36, 37, 38. Onları ahiret mutluluğuna erenler için, hep bir yaşta eşlerini çok seven gösterişli bakireler yaptık.
    Vâkı'a 39, 40. Bunların birçoğu öncekilerden, bir çoğu da sonrakilerdendir.

  7. #7
    hunt me down adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-12-2006
    Mesajlar
    7,878
    Karizma Gücü
    7
    Alıntı Zeyno85 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Tabi siz erkekler için kuran merkezli yaşamak o kadar güzel ki

    NE-BE 31/34
    Diyanet Vakfı Meali
    31. Şüphesiz takvâ sahipleri için de başarı ödülü vardır.
    32. Bahçeler,bağlar,
    33. Göğüsleri tomurcuk gibi kabarmış yaşıt kızlar,
    34. Ve içki dolu kâseler


    oh ne güzel iş göğsü tomurcuklu kızlar bağlar bahçeler içki dolu kaseler

    Ha bide anlayamadığım birşey var siz müslümanlardan cevabını bekliyorum muhammedin cennetinde madem cinsellik yok bu göğsü yeni tomurcuklanmış kızlar niye ? Hadi onu geçtim muhammedin Allahı neden daha ergenliğe yeni girmiş göğsü yeni yeni tomurcuklanan kızları vadediyor ? cevap istiyorum
    Zeynep hanım, inanmıyor olabilirsin İslam'a, ben de müslüman değilim, ama ilk önce biraz araştırma yapıp müslümanlık hakkında biraz daha bilgi edinip sonra maltheist takılırsanız sevinirim.

  8. #8

    Kayıt Tarihi
    15-05-2007
    Mesajlar
    2
    Karizma Gücü
    0
    Zeyno85 , yazdığım yazıda yanlış bulduğun şeyler varsa onları belirtirsen daha seviyeli bir yazışma olur (seni seviyeli olmaya davet ediyorum, birşeye inanmayabilirsin ama bu sana istediğin gibi hakaret hakkı vermez, bunu yapmaya devam edersen de sadece kendi seviyeni düşürmüş olursun) . Ezberlenmiş içi boş birkaç sözü tekrarlayıp durmak yerine yazılanlar üzerine biraz kafa yorarsan belki seviyeli bir yazışma yapılabilir. Bu arada moderatörler ne yapıyor bilmiyorum, bu bölümdeki yazıların moderatör onayından geçtiği yazılıyor, iyi de böyle hakaretler sizi niye rahatsız etmiyor? Ayrıca birkaç yazı daha gönderdim bakalım yayınlanacak mı, yoksa içi hakaret dolu sözler mi moderatörlerin onaylayacağı türde yazılar grubuna giriyor?

  9. #9
    Turk_Perisi adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-07-2008
    Mesajlar
    4,262
    Karizma Gücü
    4
    Alıntı Zeyno85 tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Tabi siz erkekler için kuran merkezli yaşamak o kadar güzel ki

    NE-BE 31/34
    Diyanet Vakfı Meali
    31. Şüphesiz takvâ sahipleri için de başarı ödülü vardır.
    32. Bahçeler,bağlar,
    33. Göğüsleri tomurcuk gibi kabarmış yaşıt kızlar,
    34. Ve içki dolu kâseler


    oh ne güzel iş göğsü tomurcuklu kızlar bağlar bahçeler içki dolu kaseler

    Ha bide anlayamadığım birşey var siz müslümanlardan cevabını bekliyorum muhammedin cennetinde madem cinsellik yok bu göğsü yeni tomurcuklanmış kızlar niye ? Hadi onu geçtim muhammedin Allahı neden daha ergenliğe yeni girmiş göğsü yeni yeni tomurcuklanan kızları vadediyor ? cevap istiyorum

    Senin kendine saygın yokki başkasına olsun..."MUHAMMED" diye andığın sanrım benim ve tüm islam aleminin peygamberi Hz. Muhammed (S.a)....İnanmıyo olabilirsin ama saygı duymak zorundasın aksi takdirde bende sana karşı agzımı bozucam...Sen ilk önce toplum içinde yazışmayı-konuşmayı-tartışmayı öğren ahlaksız
    ~~уαяєη~~

    TÜRKLÜK bedenimiz, İslamiyet ruhumuzdur. Ruhsuz beden ceset olur.

    Ne Mutlu Türküm Diyene

    "BABA"
    Öyle bir yara ki kaLbimde ağlasam KANIYOR, gülsem ACIYOR

  10. #10
    Abdus-Samed adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-05-2007
    Mesajlar
    712
    Karizma Gücü
    0
    Verdigin bilgiler için sagol

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Kuran Ve Bİyolojİ
    2005 Konuları bölümünde bacanak tarafından açılmış
    Yanıt: 4
    Son Mesaj: 04.05.06, 23:17

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •