• Reklam

Anket: kitabı nasıl buldunuz

+ Konuyu Yanıtla
8 sonuçtan 1 --- 8 arası gösteriliyor
  1. #1
    Auf der anderen Seite pulcet1905 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    07-01-2007
    Mesajlar
    7,789
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7

    Ölü Evinden Anılar / Fyodor DOSTOYEVSKi

    Ölü Evinden Anılar Fyodor DOSTOYEVSKi



    Ölüler Evinden Anılar, Dostoyevski'nin sürgünden döndükten beş yıl sonra,1831'de yayımlanan ünlü yapıtıdır. Kitap yazarın kürek cezasına çarptırılıp sürüldüğü Sibirya'daki kişisel deneylerini yansıtır.

    Dostoyevski'nin Sibirya'daki yaşamı, ama özellikle de oradaki insanlar anlatılır. Kitabın kendine özgü bir yapısı vardır.Ortak bir çizgiyle bağlanan ayrı ayrı öykülerden oluşur.

    Yazar yalnızca Sibirya kürek cehennemini sergilemekle yetinmez bir ruhbilimci ustalığıyla gözlemlediği mahkumların portrelerini çizer. Hayvansı içgüdelere sahip dev yapılı Tatar Gazin, kalıp ve kurallara bağlı eski Kazak subayı Akim Akimiç, hep kararsız, kaygılı yaşayan Petrov, yazarın okuma yazma öğrettiği saf ve sevecen dağlı Ali, bu unutulmaz portrelerden birkaçıdır.


    Ölü Evinden Anilar

    "Yaklasik bir yil süren sikintili ve aci günlerden sonra yavas yavas hapishanedeki konumuma ayak uydurmayi basarmistim. Bu bir yil hapishanedeki yillarimin en zoruydu. Zaten zihnimden böylesine derin bir iz birakmasinin nedeni de buydu. O yila ait her saati, her dakikayi en ince ayrintisina kadar hatirliyorum.

    Fakat bu hayata bir türlü alisamamis mahkumlar da vardi. Hatirliyorum da bu bir yil boyunca kendi kendime hep su sorulari soruyordum;

    "Gerçekte neler hissediyorlardi? Buraya ayak uydurmus olduklari dogru muydu? Göründükleri kadar sakin miydiler acaba?"

    Zihnimin büyük bir bölümünü bu tip sorular kaplamisti. Mahkumlar burayi, uzun bir süre yasamak zorunda kalacaklari bir yer olarak degil de, yoldan geçerken ugradiklari bir hanmis gibi görüyordu."


    Gretchen: Donnie Darko? Ne biçim bir isim bu böyle? Bir çeşit süper kahraman veya buna benzer bir şeysin gibi..
    Donnie: Sana olmadığımı düşündüren nedir?




  2. #2
    <span style='color: #800080'><span class='glow_FF4500'>La_Edri</span></span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-08-2005
    Mesajlar
    9,800
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    Bilgiler için teşekk&#252;rler bir bakmak lazım...

  3. #3
    Auf der anderen Seite pulcet1905 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    07-01-2007
    Mesajlar
    7,789
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    benim de zaten şu anda okumakta olduğum kitap..
    200 sayfa kalmış bitirmeye
    oldukça s&#252;r&#252;kleyici...
    okunması gereken bir klasik...:A


    Gretchen: Donnie Darko? Ne biçim bir isim bu böyle? Bir çeşit süper kahraman veya buna benzer bir şeysin gibi..
    Donnie: Sana olmadığımı düşündüren nedir?




  4. #4
    dünya dündü ya... ö.m.ü.r adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    02-04-2007
    Mesajlar
    3,955
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    g&#252;zel kitaptı....
    bu adamı seviyorum..

  5. #5
    2525
    Ziyaretçi
    okudum ve çok beğendim artı site süperr

  6. #6
    Unutursun Gönlüm
    Kayıt Tarihi
    23-07-2007
    Mesajlar
    17,073
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    bende de var ama gercekten surukleyıcı bır kıtapsa okuyacagım.
    ............
    imza

  7. #7
    Misafir
    Ziyaretçi
    Mesela:"İşlerin ne alemde ?"diye sorardı."Bizim işlerimiz ne olacak,kömür gibi beyaz... Sen nasılsın baba?" "Biz de," der, "yaşıyoruz işte ..Günahlarımızla Allah'ın göğünü karartıp duruyoruz.""Daha çok yaşayın Ankudin Trofimiç!..."
    ....
    Önceleri"Börek baklava yiyip şampanya içerdim";şimdi de:
    Suyla lahana verirlerse,
    Kulaklarımı oynatarak yiyorum..."
    ....
    "Burada bambaşka hiçbir yerdekine benzemeyen bir alem vardı.Kendilerine göre kanunlar, kendilerine göre elbiseler, ahlak ve adetler ve yaşayan ölüler evi..."

    Dostoyevski'nin Ölüler Evinden Anılar adlı kitabından alıntı yukarıdaki parçalardan da anlaşılacağı üzere kitap hapishane hayatını anlatmaktadır.Dostoyevski'de hayatının belirli bir döneminde sürgün hayatını yaşadığı için gözlemlerini o eşşiz romancı muhayyilesini de kullanarak gözler önüne serer.
    Romanın kahramanı Aleksandr Petroviç Goryançikov mülk sahibi ve soylu bir kişidir. Yazar, Goryançikov'u ,emekli memur İvan İvaniç Gvozdikov'un evinde tanır.Sessiz sedasız kendi halinde ve evinden ders vermeye gittiği süre dışında pek çıkmayan Aleksandr Petroviç kısa zamanda yazarın(F.M.D) dikkatini çekmiştir.Goryançikov'un ölümü üzerine kaldığı eve giden yazar orada eşyalarını karıştırırken bir yığın kağıt arasında Goryançikov'un sürgün hayatındaki anılarını içeren notlarla karşılaşır.Ve Romanın tamamı neredeyse bu anılardan oluşmaktadır.
    Romanda mahkumların özellikeri, ruh durumları,davranışlarının yanısıra hukuk felsefesi ile ilgili de bölümler yeralmakta ve özgürlüklerine sahip(!) insanlarıda ilgilendiren ifadelere rastlanılmaktadır.
    Mahkumların özelliklerinden bahsedilirken bu kişilerin tam anlamıyla cahil olmadıkları, çoğunun okuma yazmasının olduğu,büyük bölümünün işledikleri suçlardan dolayı kendilerini haklı gördüğü,en dehşetli suç olaylarının kahkahalar arasında anlatıldığı görülür.
    Bazı mahkumlarda ağır bir vicdan azabı varken kimileri de suçlarını hiçbir şekilde umursamaz.Mahkumlar arasında dostluk halini almış ilişkilere hemen hiç rastlanılmaz ve birbirlerine karşı soğuk ve duygusuzdurlar.
    Ne kadar ceza alırsa alsın her mahkumda hayatının bu döneminin gelip geçici olduğu hissi vardır.Evinde olmadığını her an duyar ve kendini sanki bir misafirlikyeymiş gibi görür.
    "Hapishaneden elli yaşında çıkarken bugünkü otuzbeş yaşının babayiğitliğine sahip olabileceğini sanır._ Daha önümüzde koca bir ömür var! diye düşünür."
    Yazar, cezanın suçluyu düzeltmediğini sadece cezalandırdığını,bu durumunda suçluda topluma karşı aşırı bir öfke ve kin oluşturduğunu belirtmekle beraber suçluda kendini temizlenmiş, topluma karşı borcunu ödemiş duygusu uyandırdığını vurgular.Bu arada cezaevi görevlilerinin mahkumlarla ilişkilerinden yola çıkarak tüm insanlığı ilgilendiren ifadelerede rastlanılmaktadır."Her insan,ne kadar aşağı mevkide bulunursa bulunsun, onun da bir onuru olduğunun göz önünde tutulmasını ister.İnsanca davranış,Allah'ın kulu olmaktan çoktan çıkmış birini bile insanlaştırabilir."
    "Zulüm,bir alışkanlıktır.İnsanda bu alışkanlığın kökleşmes,sonunda hastalık halini alması mümkündür.Aklı duyguları kesinlikle doğal olmayan hareketleri tabii görür.İşin asıl kötü yanı böyle örnekler topluluğua kolayca zorbalık hevesi aşılıyabilir... her fabrikatörün her müteahtitin bazen işcisinin bütün ailesiyle beraber sırf kendi elinde olduğunu görmekten iç gıcıklayıcı bir zevk bile aldığı bile oluyor"
    Zulüm deyince Tolstoy'un savaşa karşı yazılarındaki bir paragraf aklıma geldi
    "Dış biçimleri hep değişmiştir,ama devlet düzenin başlıca özellikleri olan bir kaç kişinin çoğunluk üzerindeki hegemonyası, rüşvet,yalan,egemen sınıfların ezilenlerden duyduğu korku ve halk kitlelerin aşağılanması,köleleştirilmesi,aldatılması,yaşamlarının zehir edilmesi biçimsel olarak değişkliğe uğramışsada özü bakımından hiç azalmamış,tersine artmış ve günümüzdede hissedilir şekilde artmaktadır"
    Yine bu kitabı okurken Dostoyevski'nin mahkumların psikolojisini anlatırken kullandığı ifadeler bana Tolstoy'un ölümden sonra dirilme adlı romanındaki bir parçayı hatırlattı.
    "Çoğu zaman hırsızlar,katiller,casuslar,fahişelerin mesleklerin kötülünüğünü kabul ederek bundan utandıkları zannedilir,oysaki gerçek tam tersidir. Bu durumda yaşayan insanlar hayata öyle bir açıdan bakmaya başlarlarki,kendilerince son derece iyi ve saygıya değer bir haldedirler.Bu görüşün devamı için kendileriyle aynı düşünüşte olan bir muhitte yaşarlar.Hırsızların hünerleriyle,fahişelerin ahlaksızlıklarıyla,katilerin zalimlikleriyle övünmelerine hayret ederiz bunu sebebi,bu adamların dar bir muhite sahip olmaları ve bizim onlarınkinden başka bi alemin adamı olmamızdır"
    Dostoyevskinin ölüler evinden anılar romanıyla ilgili ifadelerimizi romanın son cümlesiyle bitiriyoruz."Hürlük,yeni hayatyeniden doğuş...Ooh! Ne hoş,ne tatlı bir an bu."
    (mustafaauslu@hotmail.com )

  8. #8

    Kayıt Tarihi
    28-03-2010
    Mesajlar
    335
    Karizma Gücü
    3
    biyografik kitaplardan.yazarın o dönemini anlatıyor.anlatıcıya göre yazarı karakter olarak düşünmek kolay oluyor (:
    güncel politikadan olbildiğince uzak

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •