Aksiyonu olmayan vizyon hayaldir
Vizyonu olmayan aksiyon, sadece zaman kaybıdır
Fakat, aksiyonu olan vizyon dünyayı değiştirebilir.

Nelson Mandela

**

Bir şirketin varoluş nedeni konusunda birçok kimsenin vereceği cevabı duyar gibiyim: Kâr. Şüphesiz kâr, bir şirketin varlığını sürdürmesi için çok önemli bir nedendir; ancak, “varoluş nedeni” ile “varlığın sürdürülmesi” aynı şey değildir. Kâr elde etmek için şirket mi kurmak gerekir? Bir başka ifadeyle, şirketin faaliyetlerinin sonucunda kâr edileceğini kim garanti ediyor? Diyelim ki şirket kâr etti; şirket amacına ulaşmış mı olur? Tek ve önemli gösterge kar mıdır?

Bu sorulara kısaca cevap aramaya çalışalım: Kâr elde etmek için şirket kurmak gerekir mi? Hayır gerekmez, paramızla devlet tahvili alırız, hiç bir riske girmeden, enflasyonun üzerinde getiri elde ederiz. Daha çok kazanmak istersek, risk artar; yani çok da kazanabiliriz, zarar de edebiliriz. Asıl konumuza girmeden, ‘tek ve önemli gösterge kâr mıdır?’ sorusuna cevap verelim: Hayır. Diyelim ki dönem sonunda, gelir tablomuzda önemli bir kâr gözüküyor. Söz konusu kâr, vadeli satışlardan elde edilmiş olabilir; bu durumda ciromuzda gözüken tutar tahsil edilememiş, kasamıza girmemiş demektir. Kasamıza girmemiş olsa da, biz önümüzdeki dönem bu kârın vergisini ödemek zorundayız. Yeterli finansman gücümüz yoksa, vergimizi ödemek için kredi almak zorunda kalırız, oluşan finansman giderleri de yeni dönemin kârlılığını olumsuz etkiler. Bir de, vergi ödeyeceğimiz dönem, piyasaların sıkışık olduğu bir kriz dönemine denk düşerse, sorunlar altından kalkılamaz boyutlara ulaşabilir. Kısacası, finansal açıdan bakıldığında, kâr tek ve önemli gösterge olamaz; başta nakit akışı olmak üzere, bilanço ve gelir tablosu birlikte anlam ifade ederler; yani tek başına hiçbir gösterge sağlıklı bir gösterge olamaz. Şirket çok kârlı olmasına rağmen batabilir.

Demek ki, yazının başlığına, yine yazının ilk cümlesinde verilen cevap yanlıştır. Kâr, şirketin varlığını sürdürmesi için gereklidir, ancak var oluş nedeni değildir. Aynı arabanın benzin örneği gibi; benzin arabanın gitmesi için zorunludur, ancak var oluş nedeniyle uzaktan yakından ilgisi yoktur.

O zaman şirketin var oluş nedenini araştıralım: Diyelim ki, bir sektörde faaliyet gösteriyoruz ve başarılı olmak istiyoruz; ne yapacağız? En basit ve pragmatik cevap; aynı işi yapan rakiplerimizden daha iyi yapacağız ki, biz tercih edilelim. “Rakiplerimizden daha iyi yapmak” demek, müşteri için daha değerli ürünler yaratmak, daha değerli hizmetler sunmak demektir. Üstelik bunu sürekli kılmak gerekir. Aksi takdirde kâr elde etmek de, şirketin varlığını devam ettirmesi de söz konusu olamaz. Buradan ortaya çıkan basit sonuç şudur: Bir şirketin var oluş nedeni değer yaratmaktır. Bu sonucu ortaya çıkarmak basit olabilir, ama değer yaratmak, şüphesiz ki, o kadar basit değildir.

Değer yaratmak ile vizyon bir ve bütün müdür? Öncelikle “vizyon nedir?” sorusuna cevap arayarak işe başlayalım: Vizyon somut bir gelecek resmidir. Bir girişimcinin, yeni bir dünya yaratmak konusundaki arzusunun ve bilincinin ifadesidir. Vizyonu kutup yıldızına benzetebiliriz. Çölde kum fırtınası yüzünden güzergahlarını kaybeden kervanlar, kutup yıldızına bakarak yönlerini tayin ederler. Kutup yıldızı seyahatin amacı değildir; ancak vahaya ya da kervansaraya götüren yol için emin bir kılavuzdur. Burada en belirgin unsur, vizyonun amaç veya ulaşılacak bir hedef olmadığıdır. Vizyonu, şirketin ürünleriyle ilişkilendirerek açıklamak da doğru bir yaklaşım gibi gözükmemektedir.

Aşağıdaki örneklerde, değer yaratmak ile vizyonun birliği, yeni bir dünya yaratma konusundaki arzunun ve bilincin ifadelerini görmemiz mümkün olacaktır; önce merhum Vehbi Koç’u dinleyelim:

İşlerimin gelişp büyüdüğü yıllarda dikkatimi daima kendi işime verdim. Kazandığım parayla altın ticareti yapmak, arsa almak, emlaka para yatırmak gibi heveslerim olmadı. Bugün de herkese “kazancınızı kendi işinizi büyütmek için kullanınız” tavsiyesinde bulunuyorum. Benim iş hayatına atıldığım yıllar; sadece para kazanmanın amaç olmadığı, ülke ekonomisini iyileştirmek için Atatürkçü politikalarla kendimizi görevli saydığımız; iş yaratmak, iş sahibi olmak emelini önde tuttuğumuz idealist bir devirdi. Kendimi en az politikacılar kadar inkilabın yolunda ve hizmetinde görüyordum. İş sahasında öncü olmak duygusu herşeyden üstün geliyordu.

Bazı önemli şirketlerin vizyonları da aşağıda aktarılmaktadır:

İnsanlığın gelişimine ve refahına teknik katkıda bulunmak - Hewlett-Packard

İnsan yaşamını korumak ve iyileştirmek - Merck

Sıradan insanlara, zengin insanlar gibi, aynı şeyleri satın alma şansı vermek - Wal-Mart

Teknolojiyi halkın yararına sunmak - Sony

Örnekleri çoğaltmak mümkün. Yukarıdaki örneklerde, girişimcilerin, yeni bir dünya yaratmak konusundaki arzularını görmek mümkündür ve her tanımın özünü “değer yaratmak” oluşturmaktadır; aynı zamanda, vizyon tanımlarında herhangi bir ürün vurgulanmamış, somut bir hedef de belirtilmemiştir. Somut hedeflere varmak, zamanla tanımlıdır ya da sınırlıdır; vizyon için böyle bir hedef söz konusu olmadığına göre, vizyonun kolay kolay değişmesi de söz konusu değildir. Yukarıdaki örneklerde bu son derece belirgin olarak vurgulanmaktadır.

Özetlemek gerekirse: Şirketin varoluş nedeni değer yaratmak, başlangıç noktası da vizyondur.

Dr. Metin Aycıl
www.insankaynaklari.com