• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
3 sonuçtan 1 --- 3 arası gösteriliyor
  1. #1

    Kayıt Tarihi
    27-11-2005
    Mesajlar
    9,261
    Karizma Gücü
    8

    DANSÖZÜN ÖLÜMÜ-Şebnem Şenyener




    �Dansözün Ölümü�, bedeni örten tüller gibi sırlarla dolu bir yasak aşk cinayetini anlatıyor. Şimdiye dek hep erkek kalemine nasip olmuş açık saçık bir hikâye...

    Şebnem Şenyener�in yeni romanı �Dansözün Ölümü�, soluk soluğa okuyacağınız bir polisiye. Mu, New York�un en ünlü dansözüdür. Gerçekçi Fransız ressam Gustave Courbet�nin, Osmanlı diplomatı Halil Bey için yaptığı �Dünyanın Kökeni� adlı erotik yapıtı, Brooklyn Müzesi�nde ilk kez sergilenecektir. Açılışı �yedi tül dansı� ile Mu yapar. Mu, aynı gece soyunma odasında, tablodaki modelin pozunda, bir resim çerçevesine yerleştirilmiş bir halde ölü bulunur. Edebî tutkularıyla tanınan Dedektif Simontaut, şüphelilerden biyolog Hircan�ı yazar Godolphin�i, menajer Şerif�i, plastik cerrahı Leroy�u, oyuncakçı Testo�yu ve �arzunun isimsiz filozofu Homunculi�yi sorgular. Birbirleriyle çelişen ifadeler, �yedi tül dansı�nın perde perde açılan tülleri gibi, tutkunun, aşkın ve utancın sürekli değişen yüzünü aydınlatırken, Simontaut, edindiği ipuçlarıyla cinayeti çözer.

    İnsan zaman zaman durup bir düşünmek, nefes almak, rahatlamak ihtiyacı duyar. Bazen, mavi bir ufka bakarken, siyah bir göktaşına dokunduğumuzda, yüksek bir kayanın gölgesinde serinlerken ya da bir yelken direğinin altında sert bir rüzgârı göğüslediğimizde, karanlık bir mağarada damlayan suyun yankısında, yabani bir sesin tınılarında ya da gece karanlığında bazen bir kadınla bir erkek arasında giderilebilir bu ihtiyaç. Vaktiyle, milyonlarca yıl önce, atalarımızın yaşadığı vahşi topraklardaki hayatın yankısıdır bizi çağıran. Bu mercekte medeniyet ile tanışıklığımız henüz çok taze, hala çok genç. Yeni pabuç gibi dar. Yüreğimizi sıkıp sıkıştıran türden. Alıp veremediğimiz pek çok hesap içindeyken, vakti zamandan çalınacak bir nefes, kısa bir tatil bedenimizi kökenine yaklaştırır, özvatanına yatırır. Orada zevk hariç, boşaldığının hiç farkına varamadığımız, tarih öncesine ait bir yığın his yeniden dolar, tatmin bulur. Orada, onca sürede birikip de medeni karakterimize vuran deneyimin aksini görme, merhabalaşma imkanına kavuşuruz kısa bir anlığına da olsa. Şansımız varsa bu ziyaretten beş aşağı beş yukarı, yarım yamalak, belli belirsiz bir ifade yakalarız. Esip geçen bir koku, akıp giden bir su, düşüp eriyen bir kar tanesi türünden varlığı ile yokluğu kısacık anlara mahsus bir ifade. Kökene ait bir ifade. Okuyacağınız bu hikâye o ifadenin peşindedir. Beynimizde hani adresini hâlâ bir türlü bilemediğimiz, anahtarları, kilitli kapılarının arkasında asılı duran yığınla köşkten birisine nihayet bir giriş yolu açan ifade.

    1866�da Paris komününün gerçekçi ressamı Gustave Courbet de, Osmanlı diplomatı Halil Bey için �Dünyanın Kökeni� tablosunu yaptığında aynı ifadenin peşindeydi, bir köken arayışı içindeydi kuşkusuz. Modelinin başını, yüzünü, ayaklarını dışarıda bırakarak örttüğü bir gerçek yerleştirdi tablosunun merkezine. Bugün hâlâ kimsenin kimliğini tam olarak bilemediği kadın. O yıllarda yanında kalan ve dönemin iddialı pek çok ressamına modellik yapan İrlanda asıllı Joanna Hiffernan da olabilirdi bu model. Yüzü görünse de görünmese de ressamını kuşkusuz etkisi altına alan, �Beyaz Senfoni�nin, �Uyuyanlar�ın ve daha pek çok aynı dönem tablosunun başarısında rolü küçümsenmeyecek bir kadın. Uzun kızıl saçları, kalpleri ölümcül ağıyla kuşatan türden. Aynı yıllarda, kutsal yazımın kayıp yaratılış hikâyelerinin �Lilith�ini kızıl saçları ve elinde aynasıyla resmeden Daniel Gabriel Rossetti�yi etkisine alan estetik. Halil Bey�in Paris�teki metresi, salonunda, Flaubert gibi etkin sanatçıları, politikacıları, diplomatları ve tüccarları ağırlayan Jeanne de Tourbet de olabilirdi Courbet�nin gerçekçi resminin altında yatan. Kısaca kimliği hâlâ tartışmalı, dolayısıyla bugün hâlâ tabii bir mahrem �Dünyanın Kökeni�.

    Courbet�den sonra, ilk sahibi Halil Şerif Paşa tabloyu kendi örf ve âdetlerine uygun yeşil bir örtüyle örttü. Sanat koleksiyonuyla kuşaklar boyu ailesini doyuran, Mısır doğumlu, Paris eğitimli, Yeni Osmanlıların koruyucularından olan Halil Bey�in giyinme odasında tuttuğu tabloyu özel misafirlerine yemek üstüne gösterdiği anlatılır.

    Budapeşte�de Baron Francis Hatvany�nin koleksiyonuna geçtiğinde �Dünyanın Kökeni�nin üzeri bu sefer karlı bir şato tablosu ile örtüldü.

    �Dünyanın Kökeni�nin son sahibi �cinselliğin cinselliği� teziyle tanınan felsefeci Jacques Lacan. Tablonun bilinen son örtüsü ise onun eşi Slyvia Lacan�ın fikri.

    �Dünyanın Kökeni�ni, George Bataille�dan boşanmasına yol açan aşkı Lacan�a doğum günü hediyesi olarak veren sinema oyuncusu Slyvia, tabloyu Guitrancourt�daki banliyö evinde ziyaretçileri rahatsız etmeyecek şekilde rahatça asabilmek için, kızkardeşinin birlikte yaşadığı sürrealist ressam Masson�dan yardım istedi. Sürrealizmin iddialı üyelerinden biri olan Masson, �Dünyanın Kökeni�nin soyut bir kopyasını böyle üretti. Ve Courbet�nin gerçeği Masson�un �gerçekaltı�na yerleşti. Çerçevenin kenarından açılarak sürülebilen bir gizli mekanizma sayesinde.

    Bugün görsel dağarcığımıza yerleşen pek çok ressamın çıplak modeline referans noktası olan �Dünyanın Kökeni�, sanatın gerçekle hesaplaşması çerçevesinde son derece önemli bir yer sahibi. İnsanın köken arayışının bir ifadesi olarak. Sonu körlükle biten her destandaki gibi bu arayışın sürekli örtüleduran üstünün hikâyesi.

    Tablodan ilham alarak yapılan 20. yüzyılın belli başlı sanat eserleri en büyük müzelerde başköşede sergilenirken �Dünyanın Kökeni� üstü örtülü hayatını sürdürdü 1987�ye dek. 1987�de New York�ta Brooklyn müzesinde �Courbet�ye yeni bir bakış� adlı sergide diğer eserlerin yanında, nihayet, ilk kez örtüsüz yerini aldı.

    Nasıl oldu bu iş demeye gerek yok. Bu hikâyeyi bize, edebiyatta kökeni kaybetme endişesinin en önemli ürünü olan detektif anlatacaktır. Mahremi tamamen örtüsüz bırakan tek şey bir cinayettir çünkü. Cinayetle bozulan düzeni, adaletsizliği ise yeniden kurabilecek, düzeltecek tek kişi ise detektif. Bizim detektifimiz böyle doğdu, rahmetten. Ölüm dünyasının haritasından. Başkentli bir detektifin hatıratından. İhtiras, aşk, arzu ve nefretin yedi yüzü ile tanıştı Mu�nun dansında, onu örten tüllerin ardında.

    Bu kitapta okuyacağınız hikâye insanın başına aniden vuran, onu alıp hayattan kaçıran, habersiz zamansız yakalayan, pençesine alan, beklenmeyen, asla sönmeyen, söndürülemeyen yasak bir aşka dairdir. Terleyen ellerin, titreyen nefesin, kızaran yüzün, sevincin, heyecanın, endişenin, korkunun, utancın, yürek çatlatan acıların ve insanın doktoru ile bile zor konuşabileceği arzuların sebebi bir aşk.

    Kimyacıların, molekül biyolojisi, sinir fizyolojisi uzmanlarının içinden çıkamadığı, beynin en az on bir bölgesinde otuzdan fazla biyolojik kimyasal mekanizmanın ve yüzlerce özel genin devreye girmesiyle beliriveren tuhaf kaza ya da mucizedir bu hikâyenin sebebi. Bu konuda söylenmiş en eski sözden yola çıkıp tutkunun ve cinselliğin tehlikeli, karanlık, sisli, yokuşlu yollarında ölümle sonuçlanan bir serüvendir bu. O halde, hikâyenin anlatıcısı, cinayetle bozulan düzeni, adaletsizliği yeniden kurup, dengeyi sağlamaya yeminli detektiftir. Utancın, gizli duyguların üstünü örten örtüleri açarak cinayeti çözecektir detektif Bizim detektifimiz böyle doğdu, rahmetten. Ölüm dünyasının haritasından. Başkentli bir detektifin hatıratından. Sevdanın yedi yüzü ile tanıştı Mu�nun dansında, onu örten tüllerin ardında.

    Dansözün Ölümü
    Can Yayınları, 152 sf.
    Dizi: Polisiye
    Tür: Roman

    NTV
    ....

  2. #2
    dünya dündü ya... ö.m.ü.r adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    02-04-2007
    Mesajlar
    3,953
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    aldım bunu....öptüm canım...

  3. #3
    <span style='color: #800080'><span class='glow_FF4500'>La_Edri</span></span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-08-2005
    Mesajlar
    9,800
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    Vay be böyle kitaplarda var mı!..

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •