• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
2 sonuçtan 1 --- 2 arası gösteriliyor
  1. #1

    Kayıt Tarihi
    27-11-2005
    Mesajlar
    9,261
    Karizma Gücü
    8

    Başarılı SAATLERİ AYARLAMA ENSTİTÜSÜ-Ahmet Hamdi Tanpınar



    Halit Ayarcı gülmemek için dudağını kıstı. - İnanmayan bir adamla çalışmak dünyanın en güç işidir. Artık bunalmıştım. - Bütün dediklerinizi yapıyorum. Bu yetişmez mi? İnanmaya ne lüzum var? - Hiçbir şey yapmayın, yalnız inanın. Bize bu yeter... Halit Ayarcı bu sefer gerçekten hiddetliydi: - Çünkü bana evvela inanç lazım. Saf kalble bu işin doğruluğuna inanç. Siz çürümüş insansınız... Eski ruhsunuz! Hayata inanmayan insanla çalışılmaz. (...) Tarih günün emrindedir. (...) Bütün mesele şuradan geliyor: Kendinizi zamanınızdan üstün görüyorsunuz... Entelektüel gururu. Ben bütün hakikatleri bilirim, demek istiyorsunuz! Hayır, azizim, öyle bir şey olamaz. Bir insan bütün hakikatleri bilmez, bilemez... Ahmet Hamdi Tanpınar Saatleri Ayarlama Enstitüsünde göründüğünden daha ironik ve derin bir bakışla, zamanı romanın odağına oturtuyor. Eski bir zamandan yeni bir zamana ve böylece aynı zamanda, eski hayattan yeni hayata geçişi; ince, mizahi, şaşırtıcı bir üslupla sorgularken, her iki hayatın kurumları arasındaki geçişe dikkat çekiyor. Saatleri Ayarlama Enstitüsü bilenlerin tekrar tekrar okuduğu, bilmeyenlerin okudukça şaşıracakları bir başyapıt. (Arka Kapak)






    Kitaptan alıntı:.........................
    Seyit Lûtfullah’ın nefyinden sonra benim için, tekrar, ne olacağım? Meselesi meydana çıktı. İster istemez tekrar saatçi dükkânına gittim. Eski ustam, mâni ortadan kalktığı için beni sevinçle karşıladı. Fakat ben artık eski Hayri değildim. Nuri Efendinin muvakkithanesinde saatin sırrına hayranlıkla, aşkla baktığım günler geçmişti. Araya başka örnekler girmişti. Seyit Lûtfullah’ın mektebinden geçmiştim. Hayat kelimesi ile çalışma kelimesi arasında kafamda hiçbir münasebet kalmamıştı. Hayat benim için iki eli cebinde uydurulan bir masaldı. Akşama kadar ihtiyar ve romatizmalı bir adamın dizleri dibinde oturup, onun şikâyetlerini dinleye dinleye çalışmak hoşuma gitmiyordu. Günün birinde mili, lupu ve dükkânın anahtarını öönüne bıraktım. Cebimde bir gün evvelki gündeliğimden kalan beş on para ile sokağa fırladım. İlk solukta surlara kadar uzandım. Her şey birdenbire düzelmiş gibi mesuttum. O akşamı, Şehzadebaşı tiyatrolarından birinde geçirdim. Islık, alkış, kahkaha, satıcı sesi, sahne ışığı ve bilhassa o günlerde yeni meşhur olmaya başlayan bir Ermeni kızının baygın bakışları ve biberli sesi bana yeni bir ufuk açtı. Fakat en hoşuma gideni her gün sokakta, kahvede karşılaştığım bu adamların sahnede, ışığın ve bozuk mızıka gürültüsünün ortasında başka hüviyetlerle yaşamaları idi. Bu âdeta canlı bir rüya idi. O gece kararımı verdim. Üç gün sonra tuluat kumpanyalarından birinde idim.
    Tabiî bana hiçbir mühim rol vermediler. Yaptığımızın fevklâde bir iş olduğunu da hiç zannetmiyordum. Buna rağmen bu 1913 yılı, hayatımın en harika devri oldu. Gün baştan aşağı benimdi. Akşama doğru bir suikast hazırlar gibiyavaş yavaş tiyatroda toplanıyorduk. Sonra bir hay huydur başlıyordu. Davul, zurna, klârnet sesleri dışarda gecenin artık bizim olduğunu ilân ediyor, sahne ikinci bir dünya gibi hazırlanıyordu. Perdenin öbür tarafında müşteriler toplanıyor, ayak sesleri, gürültüler, çığlıklar, itişmeler, sabırsız ıslıklar salaşı kökünden sarsıyor, nihayet perde açılıyordu. Halk arasından ilk kantoları seyrediyorduk. İhtiyar kadın göbeği fincan gibi oynuyor, halk işin maskaralığını bile bile, belki de böyle olduğu için memnun, alkışlıyor, ıslık sesleri kumaşlar gibi yırtılıyordu.
    Her şey fakir, eski, biçare ve hasisti. Fakat ben Seyit Lûtfullah’ın mektebinden geldiğim için bütün bu fakir ve biçare şeyler sırf yalan olduğu için kendiliğinden bana güzel görünüyordu. İlk giydiğim, Üçüncü Napolyon devri asilzadesinin pantolonu üç yerinden yırtıktı. Aşık olduğum kadın, daha iyisi kontes, ferah ferah annemi doğurmuş olabilirdi, fakat ne ehemmiyeti vardı? Mesele o anda adımın Hayri olmaması gerçeğin dışında bulunmamda idi. Bu tek mânâsiyle kaçıştı. Yalanın sihirli çizgisi içinde idim ve bu bana yetiyordu.
    ..........................
    ....

  2. #2
    <span style='color: #800080'><span class='glow_FF4500'>La_Edri</span></span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-08-2005
    Mesajlar
    9,800
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    Yarışmalarda hep çıkar bu Saatleri ayarlama enstit&#252;s&#252; biliyordum hakkında da bilgi sahibi olduk teşekk&#252;rler Rayiha.

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •