Buruşuk ruhların yivli, girintili aşk ateşiyle düzelmemiş yüzeyinden, içeri girmiş, kaymış tortuların ağırlığında sesler hiç arınmadan dışarıya çıkar. Yalınlık değildir bu hani durmuş suyun üstünü kef kaplar ya!
İşte, gönül denilen tarifsiz duyguların özünü de bu tortular alabildiğince aşağıya çekmişse, aşk bilinmez olur.
Ve sistemde de okunmaz, içte de yaşanmaz.
Aşk kelimesi bile, deriden kayarcasına akar gider yerlere
" Aşk;
Çöldeki vaha," dır
Bu dünya cehenneminde, bin bir acıyla yoğrulan insanlıkta, artık güzellikler fazla yaşanmıyor.
Sevgisizlik, doyumsuzluk, bencillik almış başını gitmiş
Taşlama metotları geliştirilmiş.
İlk çağlara dönülmüş.
Merhamet sözlükte bir kelime!
Vur, kır.
Dikkat et ama elin acımasın!
Sakın kendini....
Bütün bunlara aşk ve sevgi var hâlbuki!
Aynı; silah çöllerinde bir vaha o
Dil silahına, söz silahına, cehalet silahına birebir...
"Yaşamdaki sevinç durağıdır.
Bütün yolcuların bakıp geçtiği,
Ama kullanamadığı bir durak!
Ey yolcu niye ayaklarının yanıklarıyla aynı kızgın kumlarda yürüyorsun yine!
Bak etrafına, tam önünde ayaklarını rahatlatacağın, serinleyeceğin serin VAHAya gideceğin durak var
Geçme önünden, El et
Kullan onu.
Bekle o durakta...
Sonra eremediğin insanlığın için üzülürsün... Vaha da bul kendini, esasında oradasın. Yerin orası
Aşk, bir mücevher kasasında
Kat kat sırlarla kaplanmış,
Eşsiz bir incidir
Binlerce zaman diliminde yapılmış..
Tanrısal gücü hapsetmiş içinde
Bil aşkın gizemini. Nereden geldiğini!
İstiridyenin içinde beslenen inciymişçesine, bu günlere ta eskilerden sarılarak eriştiğini,
Hakk' kın insana dolanan sarmal ipliği olduğunu...
Kuvvetlenerek gelmiş tanrıdan... Kişiyle artmış, çoğalmış
Ama bizler görmemişiz bile
Ruhlarımızı kirletmişiz, buruşturmuşuz ki; açılası değil.
Dağları delmez artık yüreğimizin Ferhat'ı
Mecnun'un çanağı tümden kırık!
Bizlere edepten şakul lazım, Davranışımızı cilalı taş devrinden kurtarmak için şakuli gereksinimler gerek
Aşk şakulu gerek! Aşk edebi gerek... Hak uzantısı olan aşkı... Yerle bir etmemek gerek. Düşürmemek gerek salyalı ağızlardan...
Aşk dağılmışlığın toplayanı, suyun kaynayanı, ateşin suyu...
Kötü huylarımızın mayın tarlasında yürüyelim bakalım... Elimize ne geçecekse...
Yine de bırakmayalım yerlere. Hakikat, tek hakikat olan kelebek aşkı,
"Gerçeğinin, kelebeğidir aşk.
Aşk özdür....
Hakikatin ta kendisidir"
Ama lütfen göz boyamayalım yalancı gerçek teraneleriyle.
Sevgisizlik en büyük intikamdır!
alinti


LinkBack URL
About LinkBacks

Alıntı Yaparak Cevapla