Mayıs ayı enflasyon rakamı 4 Haziran Pazartesi günü açıklanacak. Hatırlayacağınız üzere geçmiş yıllarda ılımlı diyebileceğimiz oranda gerçekleşen mayıs ayı fiyat artışları geçen yıl büyük bir değişim göstermiş ve piyasalardaki (özellikle döviz piyasasındaki) dalgalanmanın etkisiyle yüzde 1.88 gibi oldukça yüksek bir enflasyon rakamı olarak karşımıza çıkmıştı. Geçen yılın ikinci yarısından itibaren de hem Merkez Bankası hem de bizler, bu yılın nisan ayından itibaren yıllık enflasyonun baz etkisinden dolayı düşmeye başlayacağını belirtiyorduk. Nitekim nisan ayına bu beklentilerle girdik, fakat nisan ayı enflasyon rakamları geçen yılki rakama çok yakın gerçekleşti ve yıllık tüketici fiyatları enflasyonunu yüzde 10.7'den daha aşağı indirmeyi başaramadık.
Pazartesi günü ise mayıs ayı enflasyon rakamları huzurlarımızda olacak. Tüketici enflasyonu ile ilgili olarak beklentiler yüzde 0.8-1.0 civarında değişiyor. Bu demek ki beklentilere paralel gelebilecek bir mayıs ayı enflasyon rakamı sayesinde yıllık enflasyon, dört aylık bir aradan sonra yaklaşık bir tam puanlık gerileme kaydederek yeniden tek haneye gerileyecek beklentisi var hepimizde. Gelecek aylardaki enflasyon rakamlarını düşündüğümüzde ve geçen yılın aynı aylarına baktığımızda yıllık enflasyonu bu kadar hızlı düşürme şansımızın olabileceği bir başka ay yok gibi gözüküyor; o nedenle mayıs ayı enflasyon rakamları bizce bu yılın en önemli enflasyon verisi olacak. Bu verinin neden bu kadar önemli olduğuna dair bir başka neden de gıda fiyatlarıyla ilgili bize vereceği sinyal. Niye petrol, niye kur, niye giyim demeyip neden gıda dediğime gelince;
1-Döviz kurundaki zayıf seyir devam ediyor; başka bir ifadeyle YTL'nin diğer para birimleri karşısında sürekli hale gelen değer kazanma süreci devam ediyor. Enflasyonla mücadele konusunda Merkez Bankası'na ciddi destek veriyor.
2-Petrol fiyatları son iki ayda 70 doların üzerine çıktı ama hâlâ geçen yılki zirve seviyelerinin yüzde 10 altında, üstelik değerlenmeye devam eden kur sayesinde enflasyon üzerindeki yıllık etkisi çok sınırlı kalıyor.
3-Emtia fiyatlarında devam eden artışa karşılık son günlerde altın da dahil olmak üzere bir miktar kâr satışı gözlendi, dolayısıyla enflasyon üzerindeki etki şimdilik maliyetler tarafında sınırlı kalıyor.
4-Giyim fiyatları artıyor ama artış mevsimsel, nisan ayındaki yüzde 11.3'lük artışa rağmen yıllık giyim fiyat artışı yüzde 6.2 seviyesinde. Mayıs ayında da giyim fiyatları yüksek bir artış kaydedecek ama haziran ayıyla beraber artışlar bitecek ve sonrasında indirimler başlayacak.
5-Hizmet fiyatlarındaki katılık devam ediyor. Fakat Merkez Bankası'nın para politikasını sıkı tutması sonrasında burada sürekli hale gelen fiyat artışlarında bir miktar da olsa yumuşama söz konusu. Ama belli ki bu sektörlerdeki fiyat artışları belli bir seviyeyi bir süre daha koruyacak.
6-Beyaz eşya ve otomobil satışlarındaki kötü durum zaten ortada. Ulaştırma ve ev eşyası sektörleri fiyat artışlarını yakından ilgilendiren bu kalemlerde yıllık azalışlar dikkat çekiyor. Talep artışı olmadığı ve kur değerli kaldığı sürece bu taraflardan dezenflasyon sürecine çok büyük bir zarar gelmesini beklememek lazım.
Bu altı madde ile gıda dışındaki enflasyonun bütün alt kalemlerine değinmiş olduk. Peki niye gıda? Toplam tüketici fiyatları içinde yaklaşık yüzde 30 paya sahip olan bu kalem ne derse Türkiye'deki enflasyon da o oluyor. İlk dört aylık artış olarak, ama nedenine global ısınma deyin ama ürün azlığı deyin, gıda fiyatları artış hızı yüzde 7.8. Geçen yıl aynı dönemde bu artış yüzde 5.7. 2005 yılında ise ilk dört aylık gıda fiyatı artışı sadece yüzde 1.2 ve hatırlayın 2005 yılı genelde enflasyonun yıllık olarak yüzde 7 ve 8 arasında gidip geldiği bir zaman dilimiydi. Dolayısıyla uzun lafın kısası, biz ne yaparsak yapalım, gıda fiyat artışları normalleşmeden dezenflasyon sürecinin başarıyla tamamlanması pek mümkün gözükmüyor.
-DünyaGazetesi-


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla