Bana 05 : 30 treninden bir bilet ver...!!
"Walkman bir devrimdi. Önce büyük kulaklıklar vardı, ucu süngerlilerden. Bir yandan müziği bir yandan da dış yaşamın sesleri girerdi. Sonra geliştik... Küçük kulaklıklarımız oldu, kıkırdağın elastiki dokusunun arasında durduğunu bile hissetmediğimiz. Dışardan bir ses gelmesini istemediğimizde, sesi sonuna kadar açtık... Müziğin stereo eklemlerini kıtırdattık..."
Versene kahrolası şu bileti... Evet... Mutlaka 05 : 30 olmalı...
" Geçenlerde çok da fazla önemsemediğim bir masanın konuşkan yüzünde , sigara kutusundan gömlek yapan bir çocukla tanıştım. Tam kutudaki son sigarayı içmek için hamle yapmıştım ki, zıplayıverdi birden... Aldı kutuyu, içindeki tekliği bana doğru fırlattı. Bir yandan gevrek sesiyle anlatırken, bir yandan da elleriyle sigara kutusunun orasını burasını yırtmaya ve sonra katlamaya başladı. Meziyet hangi bilincin içine saklanmıştı da, kafasını çıkarıp da bakamıyordu? Katladı, yırttı, ekledi ve sigara kutusu kırmızı beyaz bir gömleğe dönüştü... Masadakiler gülmeye başladığında aklımdan görüntüler geçiyordu. Hangi filmiydi tam olarak hatırlamıyorum ama Şarlo hüzünlü bakışlarıyla çıktı ortaya. Elinde iki tane çatal, ve yumru şeklinde iki tane poğaçacık... Çatalları ayrı ayrı sapladı üzerlerine... Masanın üzerinde iki tane bacak ve nerden geldiği belli olmayan müziğin ritmlerinde dans figürleri... Masaya tekrar döndüm, sigara paketinin jelatinini açarken fısıldadım kulağına; sen masa lakırtıları arasında herhangi bir gömleğe dönüşmeyeceksin...diye... Sana söz veriyorum..."
Kondüktör ayyaşın teki olmalı... Bileti yanlış yerinden zımbaladı... 05 : 30 treni kalkmak üzere... Makas değiştirmesi lazım geleceğin...
"İçimde sıralanan anlamlar İstanbul trafiği gibi... Nerde tıkanacağı belli olmayan, dur kalklarla ilerlemeye çalıştığım eve dönüşler. Gözüm yine takılacak insan yüzlerine kahretsin... Yol bitene kadar kaç kişinin hikayesi vites değiştirecek, kaçının çıkmazlarından geri dönülecek, kaçı anlamsız bakışar arasında bekleyenlerin yerini alacak...
Fantastik film kahramanlarının sihirli sözleri vardır, büyüleri, iksirleri. Belki zamanın önünde yüksek bir tonda açıl susam açıl demeliyiz yada abra kadabra dedikten sonra melon şapkanın içinden çıkacak bir kaç güvercinin kanatlarında terketmeliyiz hayatı. Bugün hayatımı avuçlarının arasına alacak hangi koltuğu, fotoğraf makinesini, çaydanlığı, mutfak robotunu, nevresim takımını, tribişonu, avizeyi, çalışma masasını dahil etmeliyim dört duvarlı yolculuğuma..."
Vagonların arasındaki kapıların ucunda durduğunuzda, sağa ve sola sallanan yaşam gözlerinizin önüne geliyor bu trende... 05 : 30 treni az sonra küçük bir garda duracak...
"Bazen arka bahçenin yeşillikleri arasında elimdeki kürekle toprağın teninden parçaları eşeliyorum. Aslında aynı rüyanın tekrarları gibi, bildiğim sahneler, bildiğim Tanrı dekorları... Aksesuarlar, bir beden, kol kasları, ter damlacıkları ve yan tarafta küçük bir tepe oluşturan toprak yığını. Karanlığı bildiğin halde kazmaya devam etmek ve yavaş yavaş yerin altına doğru inerken konuşabilmek hala, titrek bir kaç dizeyi dillendirmek, eskilerden bir şarkıyı mırıldanmak... Garip bir bahçe bu... Her seferinde kazdığım yerden su çıkıyor... Çamura bulanmış bir halde uyanıyorum... Rüyaya dair hiç bir iz yok, sadece odaya sinmiş toprak kokusu..."
Rayları bilirsiniz, bir duraktan sonra hangisinin geldiğini bir kaç gidiş gelişte tutarsınız artık ezberinizde. Tren yolunun kenarlarında telefon direkleri vardır, hareket ediyormuş gibi görünen kablolarına takılır gözünüz ve bir süre izlersiniz. Sonra direkler sayılmaya başlanır, bir süre sonra iki durağın arasında kaç direk olduğu da ezberinizdedir, dönüşler de dahil. Eğer bunlar ezberinizde değilse, sadece bir yolcusunuzdur, tıpkı bir uçakta yada metrodaki gibi. Vagonun yarıya kadar açılan camını açağıya doğru çekip, yanından geçtiğiniz bir akasyanın dallarına uzanarak bir hamlede bir kaç yaprak koparmamışsınızdır...
Tam kırk üç dakika sürdü yolculuk...
Avuçlarımda akasya yapraklarıyla döneceğim...
06 : 30 trenine bir bilet lütfen...
Siyah
Ferhat Şeker


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla
