• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
2 sonuçtan 1 --- 2 arası gösteriliyor
  1. #1
    <span style='color: #FFFFFF'><span class='glow_800080'>hüsobaba</span></span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    12-05-2007
    Mesajlar
    9,267
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7

    Düşlerimin karanlık sokağından ,gecemin karanlığına....

    Katran karası gecelerin vurduğu saatler düşlerimin sokağına….
    Zifiri karanlıkta top oynayan bir çocuğun belli belirsiz silüetinin yanında topun kırmızılığı göz alıcı sebepsiz…
    Hemen ilerde, bir çift çıplak ayak batıyor gözlerime…
    Sessizliğin içinde çığlık çığlığa koşan bir çift çıplak ayak uzakta ama net….
    Uzakta ama sanki yanı başımda…
    Koşuyor…
    Durmadan koşuyor bilinçsiz,nereye gittiğinden habersiz koşuyor…
    Gözleri bağlı,elleri arkadan yapışmış birbirine…
    Gecenin kör karanlığında koşuyor hiç hesapsız..
    Gittiği yerin neresi olduğunu bilmiyor,geldiği yeri çoktan unutmuş hafızası…
    Bazen bir köpek havlaması karışıyor hıçkırıklarına..
    Bazen bir kedi miyavlaması..
    Korkuyor ama umursamıyor..
    Durmadan,
    Nefes almadan koşuyor…
    Bir el kadar yakınındayım aslında…
    Nefesini hissediyorum derinden…
    Kalp atışları,
    Kalp atışları mı bunlar?…
    Evet kalp atışlarını duyuyorum…
    Heyecanlı sanki,
    Sanki biraz sakin…
    Karışıklık kaplamış her yanını..
    Çelişkilerle dolu bir hayattan kaçarcasına koşuyor karanlığın bir köşesinden diğer bir köşesine…
    Bir uçuruma yaklaştığını fark ediyor gözlerim,seslenesim geliyor,
    Sesim çıkmıyor…

    Ama o duyuyor sebepsiz..
    Yada ben öyle sanıyorum dönüp bakmasından…
    Belki dur dememi bekliyor..
    Belki de onunla beraber gitmemi…
    Gözlerim hala çıplak ayaklarında..
    Tanıdık geliyor ayaklar bana..
    Ama aklıma bakmak gelmiyor yüzünün sıfatına…
    Aklıma bir an olsun başımı kaldırmak gelmiyor…
    Korkularını bana yansıtıyor belki ve bu nedenle gözlerine denk gelmek istemiyor gözlerim ..
    Yada benim korkularım gün ışığına çıkıyor…

    Karanlıktan da ötesi…
    En karanlık…
    Soğuk nefesini hissediyorum ensemde,
    Ensemde ölümün üşütücü hali geziniyor ağır ağır…
    Ben o çıplak ayaklara bakarken,ölüm nefes alıp veriyor yavaş yavaş .
    Ben yüreğimdeki soğukluğunu yok etmeye çalışıyorum daha çok yaklaştığını fark ettikçe…

    Bir uçurum beliriyor yine çıplak ayakların tam önünde…
    Bir uçurum ve uçurumun sonunda karanlık…
    Uçurumun sonunda dipsiz bir kuyu…
    Bekliyor en ucunda…
    Bir çift çıplak ayak…
    Bekliyor …
    Kimbilir belki bir şeyler dememi istiyor…

    Kal…..

    İyi ama neden?
    Ne için?

    Kendin için..
    Benim için…
    Korkularımızı yok etmek için….
    Diyemiyorum,

    Git demek geliyor derken içimden…
    Gel benimle demesinden korkuyorum…

    O umursamıyor…

    Tam kaldırıyorum başımı, yüzüne bakasım geliyor…
    Kendini bırakıyor boşluğa çığlık çığlığa…
    Sadece son kelimesi aklımda…
    m nerdesin?

    Meral Bilgiç
    Beddualarım her gece seninle,
    Konuştuğumuz saatlerde istisnasız tek bir cümle tekrarlıyorum;Sende birinin elinde oyuncak ol ve o kişiyi herşeyin sandığında aslında bir şerefsize gönül verdiğini anla.Yolladığın öpücükleri hatırladığım her anda yine tek bir cümle var aklımda; Kalbin alev olsun ve tüm bedenini sarsın,sarsın,sarsınki ateş bedenini ebedi dünyada karşıma geldiğinde yaşayacaklarını hisset.Özür dilerim dayanamam aslında acı çekmene ama helal olmaz sana hakkım,hesap soracak sana o masum duygularım...
    ---Hüsobaba---

  2. #2
    MeDiD adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    03-01-2006
    Mesajlar
    33,295
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    13
    "Hadi beni sev, hadi sev beni..."

    Bu sözler Malatya’da , kimsesiz olduğu için yurtta kalan bir çocuğun ağzından çıkıyordu.Yanında kim vardı gör&#252;lm&#252;yordu, ama O,

    "Hadi beni sev..." Diyerek sevgi dileniyordu.

    Canım öyle acıdı ki bu sözlerle... Bu sözler öyle garip etti ki y&#252;reğimi...
    "Ne yapıyoruz biz?" dedim kendi kendime...

    Haberin devamını izlemek kalp gerektiriyordu insana.. Sağlam bir kalp gerektiriyordu... Sapasağlam bir kalp....
    Ağlamadan izleyebilmek için, y&#252;reği yanmadan, umursamadan, umursasa da lanet etmeden, &#252;z&#252;lmeden seyretmek için sağlam bir kalp gerekiyordu herşeyden önce...
    O kalp bende hiç olmadı ve beynim bunu en iyi bilendi... Bu y&#252;zden istemedi izlemeyi ; ama y&#252;reğim izlemeliyim diyordu durmadan... Acı çeksemde, kanasam da inatla izlemeliyim... Bu insanlar gibi olmamak için izlemeliyim diyordu beynime...

    O sağlam kalp bende hiç olmadı biliyorum ama kalbime söz dinletemiyordum... İnatla bakıyordu gözlerim ekrana...

    Her karesinde birileri vurdu beynime, her izleyişimde biraz daha kanadı y&#252;reğim...

    ...........
    .................
    ........................

    &#199;orapları çıktı diye ayağından, dayak yiyen çocuk göz&#252;kt&#252; önce ekranda..Hiç acımadan vuruyordu kadın..
    O çocuğun gözlerindeki korkuyu görd&#252; gözlerim...
    Sonra yaramazlık yapan iki miniğin muzur g&#252;l&#252;şlerinin arasına girdi başka bir kadın... Kulaklarından tutup hiç acımadan, sertçe vurdu başlarını birbirlerine. Daha dört yaşında ha vardı ha yoktular oysa onlar...
    Kahkahaların yerlerine ağlamalar geçti o ekranda ve başlarının acısını duydum başımda... "
    Benim canımı bu kadar yakmışken,onların...."
    Demeye kalmadı bu sefer ağlıyorlar diye yedikleri tokatlar göz&#252;kt&#252; ekranda...
    O acımasız kadının sesini duydu y&#252;reğim..
    Yatakta gözleri açık yatan ve annesinin hayaliyle belki de, g&#252;l&#252;mseyen uzaklara bir minik vardı televizyonda... Bu y&#252;zden dayak yiyordu çocuk, gözlerini kapamadığı için canını yakıyordu o kadın ve dayak attığı yetmiyormuş gibi k&#252;f&#252;rde ediyordu durmadan...

    İlk kez lanet etti bir insana dilim.İlk defa bela çıktı ağzımdan pişmanlık duymadan...Ve o insan daha ettiğim lanet son bulmadan başka bir yavruyu savuruyordu yatağa...

    Suçu mu neydi?.. Ne önemi vardı?..Bir damla bebeciğin yaptığı her ne ise bu cezayı hakeder miydi?
    ..........
    .................
    ....................
    Allah’ım neydi bu? Neydi bu Rabbim?... Bunlar insan mıydı gerçekten?
    Eğer bunlar insansa al y&#252;reğimi benden...Bu bedende yaşamak istemez ki ruhumBu bedense beni onlarla bir tutup insan eden, d&#252;ş&#252;nme al insanlığımı elimden...

    Nerede hata yapmıştık bizler?... Daha hiçbirşeyin farkında olmayan y&#252;reklere hangi hakla dayatmıştık bu acıları? Bu çocuklar bize ne yapmıştı ki veya neyi haketmişti ki y&#252;recikleri, çektiriyorduk onlara t&#252;m bunları?

    Bir çocuğun çorabını çıkarması nasıl bir k&#252;lfet bırakıyordu &#252;zerimize? Bin kere çıkarsa bin kez giydirilmez mi o çorap minicik ayağa? &#199;orap olmaz mı insan o bir sıkımlık y&#252;reğin uğruna?
    Altını ıslatmış..Varsın ıslatsın ne gerek var tokatlamaya?... Canını yakmaya ne gerek var k&#252;ç&#252;c&#252;k çocuğun?...Zevk vermez mi onun ıslattığı çamaşırları yıkamak insana? Hele tuvalete gitmeyi öğrendiğinde ve ilk kez gösterdiğinde tuvalete gittiğini b&#252;y&#252;k bir gururla, d&#252;nyanın en mutlusu olmaz mı insan, g&#252;lmez mi y&#252;z&#252; acaba?
    ........
    ...............
    ......................

    "Kurban olurum ben size..."

    Derken sessiz sedasız ; ekranda hala aynı kadının işkencelerini izliyordu gözlerim..
    Belki duygusallığımdan, belki de... Ne bileyim her hangi bir nedenden , gene k&#252;ç&#252;k yağmur damlaları belirmişti y&#252;z&#252;mde...
    Her çocuk ağlamasında daha fazla aktılar ve her tokat sesinde daha da parçalandı y&#252;reğim...
    ..........
    ...............
    ......................

    Bu çocuklar b&#252;y&#252;y&#252;nce ve birer cani olunca başımıza hangi y&#252;rek suçlayacak onları?... Hangi vicdan şerefsiz diyecek ardlarından?...Suç gerçekten onların mı olacak yoksa...Yoksa onları bu hale sokanların mı soruyorum size...

    Peki ya bizler ne yaparız, ne yapabiliriz t&#252;m bunlara karşı?

    Geçen g&#252;n gön&#252;ll&#252; olmak istiyorum dediğimde , hayır cevabıyla birlikte kapamadılar mı kapıyı y&#252;z&#252;me? Neden sabırlı olamazsın diyip kabul etmediler y&#252;reğimle birlikte beni?
    Halbuki ben sabrımı ölçmek için gitmiyordum ki yanlarına...
    &#199;ıkan çoraplarını giydirmek için gidiyordum oraya, bir kez değil bin kez yıkamak için, oyunlar oynamak, yaptıkları muzurluklara birlikte g&#252;lmek için gidiyordum yanlarına.. Başkalarından sevgi dilenmelerine izin vermeden sevgi vermek için olmak istiyordum orada..
    ...........
    ................
    ....................

    Nerede hata yapmıştık bizler?.. Neredeydi onlarda ki hata?...

    Gerçekten onlar mıydı suçlu olan yoksa dayak atanlar mı durmadan?... Yada gön&#252;ll&#252; olmak istiyorum diyenlere , gençsiniz cevabını yapıştırıp kapıyı kapatanlar mıydı gerçek suçlu hayatta?...

    Neden bu insanlar yakarken canlarını , ben çaresiz kalakalmıştım ekran karşısında?
    Ve neden o çocuk ,inatla, gizli çekilmiş bir kareden haykırıyordu d&#252;nyaya?....

    "Hadi beni sev, hadi sev beni..."



    Meral Bilgiç



    ...Kuyruguna basilMAdikca, tirmalaMAyan KeDiGiL...


 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Karanlık bir FPS
    2005 Konuları bölümünde Butcher tarafından açılmış
    Yanıt: 1
    Son Mesaj: 06.12.05, 08:42
  2. Karanlık İktidar Yolu..!(Arkası Karanlık Parti)karanlık b
    2005 Konuları bölümünde erbakan tarafından açılmış
    Yanıt: 14
    Son Mesaj: 05.12.05, 13:35

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •