Açtığım konu sonuçlanmıştır. Bu konunun ana soruları ve konu ile yorum yapılırken akla takılan soruların yanıtları aşağıdadır.
SORULAR
1. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.) den sonra mucize olacak mı? Yahut oldu mu?
2. Tarikatler dinimiz İslamı bölmekte midir?
3. Ahmet El Rufai Hazretleri'nin Cemaatinde bulunan ve onlara has bir gelenek haline gelen BURHAN hadisesinin dinimizde yeri varmıdır? Bu bir keramet midir?
CEVAPLAR
1. Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'den sonra mucize olmayacaktır. Mucize sadece Allahü Teala tarafından peygamberlere verilen bir olaydır. Mucizedeki amaç insanların hakikati görmelerini sağlamaktır. Mucizeler ile kimi inanların imanı kuvvetlenmiş, kimi inanmayanlar imana gelmiş ve kimileri ise inanmamaya devam etmişlerdir. Mucizeler dışında Allahü Teala evliyalara KERAMETLER vermiştir. Keramet Mucize ile eşdeğer değildir fakat her ikisindeki amaçlar aynı yöndedir.
2. Tarikatler; Kur'an-ı Kerim'i ve Peygamber Efendimizi (s.a.v.) referans aldıkları sürece dinimizi bölmemekte hatta dinimizin ayakta durması için bir nevi vesile konumundadır. Bunun aksini yapan tarikatler için bu dediklerimizin tam tersi geçerlidir.
3. Burhan olayını anladığım kadarı ile izah etmem gerekirse; burhana yetkili kimse elindeki şişi etrafındaki gönüllü insanlara batırmasıdır denilebilir. Yine şahit olduklarını yada bu cemaatte bulunduklarını söyleyen arkadaşlarımızın yazdıklarına göre şişlenen insanların gerek şişlenme esnasında gerekse sonrasında hiçbir acı çekmemeleri söz konusudur. Bu olay sadece belirli kişilere (acı çekmeye alışmış kişilere denilebilir) yapılmış olsa idi bunda şüphe duyulabilirdi. Fakat burhana yetkili kimsenin elindeki şiş istisnasız hiçkimsenin canını yakmıyor. Bu durum (gerçek ise) keramet olarak nitelendirilebilir. Bu şekilde düşünmeyenler de olabilir. Fakat o kişilere önerim şudur. Görmediğimiz halde (ben de görmedim) OLMAZ demeyelim. OLABİLİR tabirini kullanmamız en uygunu olacaktır. Nasip olur da birgün burhan olayını görürsek o zaman hakikat daha net olarak ortaya çıkacaktır. Tekrar söylüyorum şimdilik "olabilir" dememiz daha uygundur. Burhan olayı günümüz çağında METAFİZİKİ olay olarak nitelendirilmektedir. Bazı insanların kendilerini kancalarla asması yada şişlemesi (dikkat edilirse bu kişiye özgüdür ve acıya dayanıklı hale gelmiş yada alışmış kişiler tarafından yapılır. Hindistan'da olduğu gibi. Bunları sadece belirli kişiler yapabilmektedir. Herkes için geçerli değildir.) METAFİZİK i olay yada bizim tabirimizle KERAMET olarak sayılmaz. Baya bir gösteri yada istidraç olarak nitelendirilebilir. Hindistan'da gerçekleşen bu olay ile Burhan arasında çok belirgin bir fark vardır. Burhan da acı olayı olmadığı için (söylemler acı olmadığı yönünde) nefse zulm de olmaz. Dolayısı ile Kur'an'a aykırıdır da denilemez. (Tabi söylemler doğru ise)
NOT : Konumuz değerli arkadaşlarımızın katkıları ile bu şekilde sonuçlanmıştır. Bu uygulamayı yapmamda ki amaç kimsenin kalbinin kırılmaması ve dargınlık olmaması içindir. Unutmayalım bütün müslümanlar kardeştir. Değerli bilgileri ile katkıda bulunan kardeşlerime tekrar teşekkür ediyorum.
Selam VE Dua ile...


LinkBack URL
About LinkBacks
)
Alıntı Yaparak Cevapla


-İ İMRÂN SÛRESİ 49. Allah onu İsrailoğullarına bir Peygamber olarak gönderecek: "Şüphesiz ben size Rabbinizden bir mucize getirdim. Ben çamurdan kuş şeklinde bir şey yapar, ona üflerim. O da Allah'ın izniyle hemen kuş oluverir. Körü ve alacalıyı iyileştiririm ve Allah'ın izniyle ölüleri diriltirim. Evlerinizde ne yiyip ne biriktirdiğinizi size haber veririm. Eğer mü'minler iseniz bunda sizin için elbette bir ibret vardır."
SÛRESİ 73. Semûd kavmine de kardeşleri Salih'i Peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için ondan başka bir ilah yoktur. Gerçekten size Rabbinizden açık bir delil geldi. İşte size bir mucize olarak Allah'ın şu devesi... Bırakın onu da Allah'ın mülkünde yesin, içsin. Sakın ona bir kötülük etmeyin. Yoksa sizi elem dolu bir azap yakalar."
İM SÛRESİ 9. Sizden önceki Nûh, Âd, ve Semûd kavimlerinin ve onlardan sonrakilerin ?ki onları Allah'tan başkası bilmez- haberi size gelmedi mi? Onlara peygamberleri mucizeler getirdiler de onlar ellerini ağızlarına götürüp, "Biz sizinle gönderileni inkar ediyoruz. Bizi çağırdığınız şeyden de derin bir şüphe içindeyiz" dediler.
UN SÛRESİ 6. Bu, peygamberlerinin, onlara apaçık mucizeler getirmeleri ve onların da, " insanlar mı bizi doğru yola iletecekmiş?" deyip de inkar etmeleri ve yüz çevirmeleri sebebiyledir. Allah da hiçbir şeye muhtaç olmadığını göstermiştir. Allah her bakımdan sınırsız zengindir, övgüye layıktır.

