• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 4 1234 SonSon
39 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1

    Kayıt Tarihi
    19-06-2007
    Mesajlar
    24
    Karizma Gücü
    0

    Başarılı İncillerdeki Acaipliklerden Bazıları

    Allah Kelamı mı; Beşer Uydurması mı? /
    Tamam mı; Eksik mi?

    Yuhanna, 21/25 : "İsa'nın yaptığı başka çok şeyler daha vardır; eğer birer birer yazılmış olsalar, yazılan kitaplar dünyaya bixle sığmazdı sanırım."

    Bu ifadelerin Allah'a ait olduğunu söylemenin imkanı yoktur. Çünkü Yuhanna'nın sözü olduğu açıkça bellidir. Bu sözden, İncil'in tamamen Yuhanna tarafından kaleme alındığı anlaşılmıyor mu? Ve bu sözler, İncil'in (İsa'nın gerçek dışı hayatının) eksik bırakıldığının açık bir tescili değil midir? Allah, Hz.İsa(a.s.)'a İncil adında bir kutsal kitap göndermişse (ki şüphesiz göndermiştir) o yüce kitabın aslı nerededir?..

    Bugünkü mevcut İncillerin İsa(a.s.)'dan sonra kaleme alındığı tarihi bir hakikattir. İnciller, İsa'dan sonra 40-100 yılları arasında yazılmıştır. İsa(a.s.)'ın konuştuğu Aramice dilinde olması gereken İncil mevcut değildir. En eski İncil nüshası Yunanca'dır. İsa(a.s.)'a, konuşmadığı ve anlamadığı bir dilde vahy gönderilemeyeceğine göre; demek ki, İncil'in aslı değiştirilmiş ve kaybolmuştur. İsa(a.s.)'dan sonra yazılan ve birbirini tutmayan onlarca İncil nüshasından yine birbirleriyle çelişen dört İncil'in (Matta, Markos, Luka, Yuhanna) tercih edilmesi de, tek olan İncil'in mevcudiyetini yitirdiğinin açık delili değil midir?..

    Alman ilahiyatçı Hans Kung 'un tesbitiyle; "Bugünkü İnciller, noksanlık ve hatalardan, karışıklık ve gizlemeden, sınırlama ve yanlışlardan âri(arınmış) değildir." (Köprü Dergisi, Kasım 1987 sayısı)

    lk Mucize; Suyu Şarap Yapmak mı?
    Ya da İncil Tanrısının Hesabı Kıt mı?

    Yuhanna, 2/6-9,11 : "Yahudilerin tathirat adeti üzere, orada herbiri, iki veya üç metriti alır altı taş küp vardı. / İsa, hizmetçilerine dedi: 'Küpleri su ile doldurun'. Onları ağızlarına kadar doldurdular. / Ve hizmetçilere dedi: 'Şimdi çıkarıp ziyafet reisine götürün'. Onlar da götürdüler / Ziyafet reisi, şarap olmuş suyu tattığı zaman, onun nereden olduğunu bilmiyordu.../ Kendi alametlerinin bu başlangıcını İsa, G alile'nin Kana şehrinde yaptı ve izzetini gösterdi; şakirtleri de ona iman ettiler."

    Peygamberin (İncillere göre; Tanrı İsa'nın) görevi; güzel ve faydalı olanı ortaya koymak, insanları doğru olana yönlendirmek değil midir? Peki, faydalı olan suyu, sarhoş edici ve zararlı olan bir şarap haline sokmanın anlamı nedir? Üstelik bunu kutsal bir alamet(mucize) olarak ortaya koymak!..İsa, bir mu'cize olarak şarabı su haline getirseydi, daha doğru olmaz mıydı?..

    Yukarıdaki cümleler, Tanrı kelamı (veya Tanrı'nın ilxhaxmıyla) ise; İncil Tanrısının hesabının kıt olduğu anlaşılmıyor mu?..'Herbiri iki veya üç metriti(ölçek)' ifadesi bir tahmindir. Tahmin doğru çıkmayabilir de. Yani İncil'in Tanrısı, kesin konuşamıyor; demek ki, yanılabilir!..Zan üzere konuşan, kesin hükümler ortaya koyamayan bir varlığın 'tanrı'lığından söz edilebilir mi?

    Huzur ve Barışa Kılıç Çeken Ayrılıkçı ve Câni-Sadist Bir Tanrı mı!..

    Matta, 10/34 : "Yeryüzüne selamet getirmeye geldim, sanmayın; ben selamet değil, kılıç getirmeye geldim..."

    Luka, 12/49,51,53 : "Ben dünyaya ateş atmağa geldim. Şimdiden tutuşmuş ise daha ne isterim!..Dünyaya selamet getirmeye mi geldim, sanıyorsunuz? Size derim ki: Hayır; fakat daha doğrusu, ayrılık getirmeğe geldim!"

    Luka, 19/27 : "Lakin üzerlerine kral olmamı istemeyen o düşmanlarımı buraya getirin ve önümde öldürün!" (*)

    (*): Tesniye 20/16: “Ancak Allah'ın Rabbin miras olarak sana vermekte olduğu bu kavmların şehirlerinden nefes alan kimseyi sağ bırakmayacaksın!..”

    İ.Samuel 15/2-3: “Orduların Rabbi şöyle diyor: ‘Amelek'in İsrail'e yaptığını, Mısır'dan çıktığı zaman yolda ona karşı nasıl durduğunu arayacağım. Şimxdi git, Amelek'i vur ve onların herşeylerini tamamen yok et ve onları esirgeme! Ve erkekten kadına, çocuktan emzikte olana, öküzden koyuna, deveden eşeğe kadar hepsini öldür!” (Tek sebep; Filistinlilerin, mütecavizlere karşı kendilerini savunmaları...)

    Tevrat'taki bu hükümler, Hıristiyanlar için de geçerliliğini sürdürmektedir. İşte İncil'e göre İsa'nın Şeriat'a(Tevrat'a) bakışı:

    Matta 5/17-19 : “Sanmayın ki ben, eski Şeriat'ı(Tevrat'ı) yahut peygamberleri yıkmağa geldim; ben yıkmağa değil, fakat tamam etmeğe geldim. / Çünkü doğrusu size derim: ‘Gök ve yer geçip gitmeden, herşey vaki oluncaya kadar, Şeriat'ten en küçük bir harf veya bir nokta bile yok olmayacaktır. / Bundan dolayı bu en küçük emirlerden birini kim bozar ve inananlara öylece öğretirse, göklerin melekûtunda kendisine en küçük deniilecektir ve onları kim yapar ve öğretirse, göklerin melekûtunda kendisine büyük denilecektir.” (‘tamamlama'nın ‘bozma' anlamına gelmediği aşikardır...)

    Böyle bir dini anlayışla insanlığa huzur ve barış geleceğini iddia etmek, abesle iştigal değil midir?!.

    Eğer Pavlus'un şu sözüne dayanarak; “Ne var ki, her iman edenin aklanması için Mesih, Kutsal Yasa'nın(Şeriat'ın) sonudur,” (Rom. 10/4) deniyorsa; bu söz İsa'nın sözünden daha mı üstün sayılıyor?..

    Bugünkü Hıristiyanlık inancına göre İsa; 'Tanrı'nın Oğlu' ve aynı zamanda ulûhiyet vasfı taşıyan bir 'tanrı'dır. Bugünkü İncillerdeki İsa'nın, elinde kılıç ve ateş, yeryüzündeki huzur ve barışın yok olması için görevli ayrılıkçı birisi olduğu anlaşılıyor. Dahası var; aynı İsa, (bir benzetmeyle anlatım da olsa; dolaylı ve gizli bir tehditle) krallığını kabul etxmeyen düşmanlarının, gözlerinin önünde öldürülmesinden zevk duyan câni bir sadist görüntüsü vermiyor mu?..

    Bütün bunlar; sevgiden, barıştan, hoşgörüden, diyalogdan dem vuran bir dinin tanrısına yakışıyor mu? Ne dersiniz?!.

    [" Allah katında tek din (Âl-i İmran S. :19,85) " olan İslam'ın, hem kelime hem de ıstılahtaki anlamı; 'huzur, barış ve esenlik'tir. Allah'ın güzel isimlerinden olan ' Selam '; 'selamet, barış ve esenlik veren' anlamındadır. Allah'ın ' Mü'min ' ismi de; ' emniyet ve güven veren ' demektir.

    Ayrılıkçılığa karşı Kur'an'ın şu mesajları ne kadar anlamlıdır!: " Ve topluca Allah'ın ipine yapışın; ayrılmayın.” (Âl-i İmran S. :103) ; " Muhakkak mü'minler kardeştirler. Kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah'tan korkun ki, size rahmet edilsin.” (Hucurât S. :10)

    Ve Son Peygamber Hz.Muhammed-Mustafa'nın, Taif dönüşü kendini taşlatıp ayaklarını kanlar içerisinde bırakanlara karşı, -Cebrail'in; 'Allah, istersen onları helak edecek!..' teklifi üzerine- "Hayır, onların helakini istemiyorum! Belki onların neslinden İslam'a hizmet edecek bir kavim gelir...Allah'ım; onlara hidayet eyle; onlar bilmiyorlar!" mealindeki, insanlık tarihine ebediyyen ışık tutacak mesajı!../ Nitekim, Allah Resûlünün duası kabul olmuş; daha sonra Taif Halkı topluca İslam'ı seçip hidayet bulmuşlardı...]

    İncir Ağacına Lanet! / Üstelik İncir Mevsimi de Değil!
    Ve Ağaç ne zaman Kurudu? / Ya da İncil'in Tanrısı Cahil mi?

    Matta, 21/18,19 : "Ve İsa, sabahleyin şehre dönerken acıktı. Yol kenarında bir incir ağacı görüp ona geldi; ancak yapraktan başka onda birşey bulamadı ve İsa ona dedi: 'Artık senden ebediyen meyve çıkmasın!' Ve incir ağacı hemen kurudu."

    Markos, 11/12 : ".....çünkü incir mevsimi değildi."

    Markos, 11/20, 21 : "Sabahleyin yanından geçerlerken, incir ağacını kökünden kurumuş gördüler. / Ve Petrus, hatırlayıp ona dedi: 'Rabbi, işte lanet ettiğin incir ağacı kurudu!'"

    Rab ve Tanrı olan İsa, açlıklar içinde kıvranırken -incir mevsimi olmadığını bile bile/ya da, açlıktan şuurunu kaybetmiş bir halde- sahibinden izinsiz bir şekilde incir ağacına tırmanıyor; ancak nefsine hakim olamayan tanrısal İsa, lanet ediyor ve -lanetin şiddetinden- ağaç kuruyor! Petrus da, yaptığı maharetini Rabbisine hatırlatıyor (Kim bilir; 'yaptığını beğendin mi?' demek istemiş de olabilir!..)

    Öte yandan, incir ağacının ne zaman kuruduğu da ihtilaflı ve çelişkili. İncir ağacı, hemen mi yoksa daha sonra mı kurudu? Hangisi doğru?..

    Evet bir tanrısal zata(İsa'ya), bu yaptıklarını yakıştırabildiniz mi? İsa, nefsine esir olup bir cahillik yaparak(!) -mevsimi gelince cömertçe meyvesini veren, ancak o anda güzelim yeşilliğini sergileyerek bol oksijen ikram eden- bir incir ağacına lanet etmek ve onu kurutmak yerine bir tanrıya yakışır şekilde; 'Artık senden ebediyyen meyve çıksın / her mevsim meyve vexresin!' deseydi, daha yakışıklı olmaz mıydı!..Hem ağacın sahibine iyilik yapmış olurdu; hem de çevrecilerin tepkisini çekmiş olmazdı!..

    İsa(a.s.), Anasına Nasıl Bu Kadar Saygısız Olabilir?

    Luka, 14/26 : "Eğer bir kimse bana gelir ve kendi babasına, anasına, karısına, çocuklarına, kardeşlerine, kızkardeşlerine evet hatta kendi canına buğzetmezse benim şakirdim olamaz."

    Bir mü'min, Allah ve Resulünü herşeyden, hatta canından da çok sevmeli. Ancak bu sevgi, diğer varlıklara (hele ana-babaya) buğzetmeyi/lanet etmeyi/saygısız davranmayı gerektirmemeli.

    Yuhanna, 2/1-5 : "Üçüncü gün G alile'nin Kana şehrinde düğün oldu; İsa'nın anası da orada idi. / İsa ile şakirtleri de düğüne çağrıldı. / Ve şarap eksilince İsa'nın anası ona dedi: 'Şarapları yok'. / İsa ona dedi: 'Kadın, benden sana ne!? Saatim daha gelmedi!' / Anası, hizmetçilere dedi: 'Size ne derse onu yapın!'"

    İsa'nın, bir düğünde sarhoşlar âleminde, anasını bu şekilde azarlaması bir saygısızlık değil midir? Öyle bir azarlıyor ki; anası korkusundan hizmetçilere; 'Aman ne derse onu yapın; bir dediğini iki etmeyin!..' diyor.

    [Bozulmamış tek ilahi kitap olan Kur'ân-ı Kerim, bakınız ana-babaya saygı hususunda ne buyuruyor: " Rabb'in, yalxnız kendisine tapmanızı ve anaya-babaya iyilik etmenizi emretti. İkisinden birisi, yahut her ikisi, senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa sakın onlara 'Öff!' deme, onları azarlama! Onlara güzel söz söyle. / Onlara acımadan dolayı, küçülme kanadını indir - onlara karşı alçak gönüllü ol - ve; 'Ey Rabb'im! Bunlar, beni küçükken nasıl -acıyıp- yetiştirdilerse sen de bunlara -öyle- acı!'de. ” (el-İsrâ, 23-24) Son Peygamber-s.a.v.- de; ' En çok itaat etmen gereken anandır. / Cennet anaların ayakları altındadır, ' buyurmuşlardır. Zaten yukarıdaki ayette de, Allah'a itaatten hemen sonra ana-babaya itaat/iyilik etmek zikredilmiyor mu?..]

    Sadece şu mesele dahi, bugünkü İncillerin batıl olduğunu ve yegane ilahi kitabın ancak Kur'an-ı Kerim olduğunu ortaya koymaya yeterlidir.

    Kandırmak İçin İkiyüzlülük Etmelisin...

    Pavlus'un Korintoslulara İ. Mektubu, 9/18-23 : "Şimdi benim ücretim nedir? İncil'de olan salahiyetimi ifratla istimal etmemek için, İncil'i vaz' ederken İncil'i meccanen arzetmektir. / Çünkü herkesten azatken(özgürken), daha çok adam kazanayım diye, kendimi herkese kul ettim. / Ve Yahudileri kazanayım diye Yahudilere Yahudi gibi davrandım; kendim şeriat(yasa) altında olmadığım halde, şeriat altında olanları kazanayım diye şeriat altında olanlara şeriat altında gibi davrandım. / Allah'a karşı şeriatı olmayanlardan değil, ancak Mesih'in şeriatı altında olarak, şeriatı olmayanları kazanayım diye şeriatı olmayanlara şeriatı olmayan gibi davrandım. / Zayıfları kazanayım diye zayıflarla zayıf oldum. Her suretle (ne yapıp yapıp) bazılarını kurtarayım diye herkesle herşey oldum. / Ve hepsini İncil için yapıyorum; ta ki onda hissedar olayım."

    İncil'e(Pavlus'a) göre, 'olduğun gibi görünmek ve göründüğün gibi olmak' yerine, insanları kandırmak için ikiyüzlü olman gerekir. İncil uğruna iki yüzlülük(takiye), bir gereklilik ve sevaptır. Halbuki ikiyüzlülük, her zaman güvensizliğe ve dine bağlamak yerine, dinden daha çok uzaklaştırmaya sebep olur.

    Kur'an'ın, " Emrolunduğun gibi dosdoğru ol! " (Hûd Sûresi, 112) emrine daima sadık kalan Sevgili Peygamberimiz, hiçbir zaman doğruluktan ayrılmamış; ikiyüzlülük/takiyye yapmamıştır. Bunun içindir ki, müşrikler dahi O'na 'Muhammedü'l-Emin: G üvenilir Muhammed' demişlerdir.
    Bu mesaj en son " 25.06.07 " tarihinde saat 14:21 itibariyle Ruzgargulu13 tarafından düzenlenmiştir...

  2. #2
    TCCCLive adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-05-2007
    Mesajlar
    361
    Karizma Gücü
    0
    Dinim islamın yoluna kurban olayım ben. Allah (c.c.) razı olsun. Bunları görseler... inşallah bir daha düşünürler.
    ---------------------------------------

    İyi dostu olanın aynaya gereksinimi yoktur.

    ---------------Mevlana---------------

    -------------------------------------------------------

    Cehaletle deha arasındaki gerçek fark nedir biliyor musunuz?

    Dehanın sınırları var cehaletinse hiçbir sınırı yoktur.

    --------------Whoopi Goldberg----------------------

  3. #3
    ~BiRiCiK~ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    20-06-2007
    Mesajlar
    607
    Karizma Gücü
    0
    incil değiştirilmiştir
    yüzyıllar önce aslını kaybetmiştir maalesef
    ALLAH'ım GönLümde oLanı Hakkımda HayırLı eyLe ,Hakkımda hayırlı oLanı GönLüme razı eyLe ...



    нιç кιмѕєує нαкєттιğιη∂єη ƒαzℓα ∂єğєя νєямє уα σηυ кαувє∂єяѕιη уα ∂α кєη∂ιηι мαнνє∂єяѕιη!


    ŞıMaRıK

  4. #4
    Dr. Who adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    05-06-2007
    Mesajlar
    292
    Karizma Gücü
    0
    Kurandaki acaipliklerden bahsetseler hoşunuza gider mi ?

  5. #5
    TCCCLive adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-05-2007
    Mesajlar
    361
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı Dr. Who tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Kurandaki acaipliklerden bahsetseler hoşunuza gider mi ?
    Uydurma olmadığı için acaipliklerden bahsedemezler. Eğer uydurma olduğu inancında iseniz aşağıda sizin için bir ayet var.



    Kolay gelsin...
    ---------------------------------------

    İyi dostu olanın aynaya gereksinimi yoktur.

    ---------------Mevlana---------------

    -------------------------------------------------------

    Cehaletle deha arasındaki gerçek fark nedir biliyor musunuz?

    Dehanın sınırları var cehaletinse hiçbir sınırı yoktur.

    --------------Whoopi Goldberg----------------------

  6. #6
    Dr. Who adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    05-06-2007
    Mesajlar
    292
    Karizma Gücü
    0
    artık öyle bir mitonuz da yok

    İslamiyetten ayrılan iki Arap, benzeri yazılamaz denilen Kuran' ın bir benzerini yedi yıllık uğraş sonucunda yazmayı başardı. Böylece bindörtyüzyıllık "Kuran'ın bir Sure'sinin bile benzeri yazılamaz" mitosu çökmüş oldu. True Furqan, Türkçede Gerçek Furkan (doğruyu yanlıştan ayırt eden) anlamına geliyor. 366 sayfa olan True Furqan, Arap Dili ve Edebiyatı profesörlerinden de geçer not aldı. Aynı Kuran' daki gibi hatta daha iyi şiirsel dil kullandığı belirtilen kitapta bu güne kadar Arapça gramer hatası da bulunamadı. "Gerçek Furkan" sitemiz tarafından PDF dosyası haline getirilerek dosya indirme bölümümüze konuldu. Ancak bu e-kitap şimdilik sadece Arapça ve İngilizce içeriyor.
    NOT : True Furqan kitabını merak edenlere özel mesajdan linki verebilirim. En azından şiddet yok kadına eşitsizlik yok okuyun derim

  7. #7
    o(*_*)o ForumX adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    05-10-2005
    Mesajlar
    14,836
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    9
    Bu tip yazıları bazen anlamakta zorlanıyorum, birisi çıkıp da kuran şöyledir böyledir dediği zaman kimse islamdan ayrılmıyor aynı şekilde incilde gariplik olduğunu söylerseniz o dine inananlar da o dinden vazgeçmezler..

    Anca böyle kendi kendimize gelin güvey oluruz

  8. #8
    TCCCLive adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-05-2007
    Mesajlar
    361
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı Dr. Who tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    artık öyle bir mitonuz da yok
    O ayrılan 2 arap ve siz ve size benzer birçok insan Kur'an-ı Kerim'de ki mucizenin bununla sınırlı olduğunu sanıyor.

    Söyleyin bakalım eğer iddianızda kararlı iseniz hangi yönlerden benzediğini eksiksiz olarak yazınız. Ben de size hangi yönlerden benzemediğini ( yada benzetilemediğini ) yazayım.

    Yukarıda konuyu açan arkadaşımız gibi gerçek örneklere dayanarak konuşunuz. Varsa gerçek örnekleriniz getirip gösterin bizler de şahit olalım.


    NOT : Hikayeler uydurmaya (Tevrat, Zebur ve İncil'e yaptığınız gibi) bıkmadınız mı?

    Sevgi ve Saygılarımla...
    Bu mesaj en son " 24.06.07 " tarihinde saat 12:43 itibariyle TCCCLive tarafından düzenlenmiştir...
    ---------------------------------------

    İyi dostu olanın aynaya gereksinimi yoktur.

    ---------------Mevlana---------------

    -------------------------------------------------------

    Cehaletle deha arasındaki gerçek fark nedir biliyor musunuz?

    Dehanın sınırları var cehaletinse hiçbir sınırı yoktur.

    --------------Whoopi Goldberg----------------------

  9. #9
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    29-05-2007
    Mesajlar
    714
    Karizma Gücü
    0
    Hakkari'de Bulunan İncilin Sırrı
    24 Haziran 2007 12:121983'te Hakkari'de lahit içinde bir el yazması İncil bulundu. Üstelik birinci yüzyıla aitti. Güvenlik güçleri jet hızıyla İncil'e el koydu ve tercüme çalışmaları anında durduruldu.
    Okurların 'Armagedon' kitabıyla tanıdığı Aydoğan Vatandaş'ın ilk romanı “Kayıp Kitap Barnabas'ın Sırrı' Doğan Kitap'tan yayımlandı.

    Yazar, Hakkari'de bir mağarada bulunan elyazması kitaptan hareketle, 'Kayıp Kitap' olarak bilinen ve Hıristiyanlık tarihinin en gizemli konularından birini oluşturan Barnabas İncil'inin, bulunan elyazması olup olmadığını sorgulayarak, okuyanları gizemli bir maceranın içine çekiyor.

    Hz. İsa'nın yedi havarisinden biri olan Barnabas'ın kaleme aldığı İncil, 325 yılında Hıristiyanlığa yeniden şekil veren İznik Konsülü toplantısının hemen ardından gizemli bir şekilde ortadan kaybolmuştu. Hıristiyan dünyasını köklerinden sarsacak bilgilerle dolu olduğu rivayet edilen bu İncil'i o günden beri gören olmamıştı. Kilise kitabın varlığını dahi kabul etmiyordu. Ta ki Hakkarili köylüler kitabı bulana kadar.

    Aydoğan Vatandaş'ın soluk soluğa okunan romanı “Kayıp Kitap-Barnabas'ın Sırrı”nda, İkinci Dünya Savaşı'na katılmayan Türkiye'de Barnabas'ın Sırrı'nın peşine düşen Alman, Rus ve Türk gizli servislerinin entrikaları anlatılıyor.

    Geniş bir araştırma süreci sonrasında 3 yılda tamamlanan roman, İkinci Dünya Savaşı'nda Türkiye'nin Alman yanlısı bir politika izlemesine de göndermelerde bulunuyor.

    Tanıdık bir örgüt

    Roman 1993 yılında Moskova'da girdiği yasak ilişki nedeniyle emekli edilen bir Deniz Albayı'nın Taksim'deki The Marmara Oteli'nin lobisinde Rus Askeri İstihbaratı (GRU) görevlisi Nikolay ile yaptığı görüşmelerle başlıyor. Rus istihbaratçıdan bazı mikro filmler alan Emekli Albay İhsan, son günlerde adını sıkça duyduğumuz Ergenekon adlı bir Türk örgütünün de kadrosudur. Albay İhsan'la birlikte örgütte görevli olan Savaş Aslan adlı bir üsteğmene Hakkari'de köylülerce bir mağarada bulunan el yazması bir kitabın ortaya çıkmasını engelleme görevi verilmesi üzerine, kitabın peşine düşen Ergenekon bir süre sonra söz konusu İncil'i ele geçirir.

    "O KİTAP GER&#199KTEN BULUNDU"

    Kitap gerçekten bulundu mu?

    Hıristiyanlar arasında Havari Barnabas'a ait bir İncil'in varlığı bilinse de bunun Ortaçağ'da bir Müslüman tarafından yazıldığı kabul ediliyor. Yazara göre ise Türkiye'de 1983 senesinde Hakkari'de bir mağarada lahit içinde bulunan el yazmasına yapılan karbon testiyle, birinci yüzyıla ait olduğu belirlendi. Testin ardından güvenlik güçleri İncil'e el koydu ve tercüme çalışmaları durduruldu. Yani Aydoğan'a göre kitap gerçekler ışığında kaleme alındı.

    Ergenekon'u Naziler kurdu

    Romandaki en çarpıcı bölümlerden biri de Ergenekon örgütünün kökeni. Ergenekon'un Nazi Partisi'ni kuranlar tarafından örgütlendiğinin iddia edildiği romanda, Hitler'i iktidara taşıyan Thule örgütününün kurucusu Baron Rudolf von Sobbettondort'un Ergenekon'la olan paralellikleri çarpıcı bir biçimde anlatılıyor.
    http://www.**********.com/news_detail.php?id=119674


    Bu incil neden saklandı sizce

  10. #10
    cmcliverpool adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    21-06-2007
    Mesajlar
    44
    Karizma Gücü
    0
    Arkadaşlar lütfen böyle diğer dinlere değiştirildi böyle oldu diye hakaret etmeyin o dinin mensubu kişilerde bu sitede bulunmakta müslümanlıkta insan olan birini rencide etmek bulunmaz...İnsanlar dinlerini seçmekte özgür bırakılmıştır size doğru gelen bir şey diğer insana saçma size saçma gelen bir şey de diğer insana doğru gelebilir...Diğer dinleri karalayarak kendi dinimizi öne çıkarmayız aksine kendi dinimize hakaret etmiş oluruz...Kendi dinini seven bir kişi dininin gereklerini kendi içerisinde özgürce yaşar ve diğer dinlerin mensuplarına saygı duyar...

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •