###_____________________SELAMÜN ALEYKÜM
#-----Çok sevgili "YESHUA", eğer aşağıda yazılanları okursanız sorularınıza tam manası ile cevap bulabilirsiniz. Aşağıdaki Tefsirler gayet doyurucu açıklamaya sahiptir. Eğer hikmetle bakarsanız Allah (c.c.)'tan gelen ne kadar doğru ve güzel bir ayet olduğunu göreceksiniz. Ayrıca ayetlerin tefsirlerini okursanız Allah (c.c.) evlilik müessesesini bir oyuncak gibi yapmamamız gerektiğini belirtmektedir. Ayrıca kadın'ın da ezilmesini önleyerek adalet sağlamıştır.
#-----Birde bu olaya farklı bir açıdan bakalım. Günümüzde boşanmalar çok sık olmaktadır. Avrupa da yapılan bazı araştırmalar da çocukların boşanmalardan çok rahatsız olduğunu psikolojilerinin ciddi derecede bozulduğunu göstermektedir.
#-----Ben üstündeki ve altındaki ayetleri de verdim. İster sadece 228-229-230' u okuyun isterseniz hepsini okuyun. Tercih sizin.
#-----Buyrun okuyalım...
TEFHİMÜ-L KUR'AN'DAN
Bakara Suresi 226. Ayet ve Tefsiri
Kadınlarından uzaklaşmaya yemin edenler için dört ay bekleme süresi vardır.245 Eğer (bu süre içinde) dönerlerse, şüphesiz Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.246
245. Karı ile koca arasındaki ilişkilerin her zaman için uyumlu olmadığı doğru ise de, Allah, eziyet verici bir ilişkinin devam etmesine izin vermez. Bu nedenle ayrılmaları için, karı kocanın kanunen nikâhlı kaldıkları, fakat pratikte ayrı yaşayıp ilişkide bulunmadıkları dört ay gibi maksimum bir süre belirlemiştir. Bu tür bir ayrılığa İslâm Hukuku'nda "ilâ" denir. Bu süre içinde karı koca ya barışmalı, ya da hoşlandıkları uygun kimselerle evlenebilmeleri için iyilikle ayrılmalıdırlar.
Hanefî ve Şafiî mezhebi imamları "Kadınlardan uzaklaşmaya yemin edenler..." ibaresinde, dört aylık sürenin sadece yemine bağlı ayrılıklarda söz konusu olduğu sonucunu çıkarmışlardır. Yemin etmeksizin karı ve kocanın bir müddet birbirinden ayrı yaşamaları halinde bu kural geçerli olmaz. Diğer taraftan Malikî mezhebi imamları, maksimum dört ay sürenin her tür boşanma olayı için geçerli olduğu görüşündedirler. İmam Ahmed'in bir sözü de bu görüşü destekler niteliktedir.
Hz. Ali, İbn Abbas ve Hasan Basri, bu kuralın sadece aşırı geçimsizlik sonucu olan ayrılıklar için geçerli olduğu ve karı kocanın belli bir ortak çıkar için karşılıklı anlaşma ile cinsel ilişkiyi kesip, diğer toplumsal ilişkilere devam etmeye karar verdikleri bir durum için geçerli olmadığı görüşündedirler. Bazı fakihler de, karı ile koca arasındaki ilişki iyi olsun, kötü olsun, yemine dayanan her tür ayrılık için ilâ kuralının geçerli olduğuna, yani bu tür ayrılığın dört ayı geçmemesi gerektiğini savunurlar.
246. Bazı fakihler bu ayeti "Eğer karı koca yeminlerini dört ay içinde bozup cinsel ilişki kurarlarsa, o zaman kefaret vermeleri gerekmez" diye tefsir etmişlerdir. Bu durumda Allah, onların yeminlerini kefaretsiz bağışlayacaktır. Fakat fakihlerin çoğunluğu her ne olursa olsun kefaretin ödenmesi gerektiği görüşündedirler. "Allah bağışlayandır, esirgeyendir" sözü kefaretin verilmeyeceği anlamına gelmez. Bu sadece, Allah'ın kefareti kabul edeceği ve ayrılık süresince birbirlerine yaptıkları haksızlıkları affedeceği anlamına gelir.
TEFHİMÜ-L KUR'AN'DAN
Bakara Suresi 227. Ayet ve Tefsiri
(Yok) Eğer boşamada kararlı davranırsa247 (boşanırlar). Şüphesiz Allah, işitendir, bilendir.
247. Hz. Osman, İbn Mes'ud, Zeyd bin Sabit ve bazı fakihlere göre (Allah hepsinden razı olsun) karı ile koca ancak bu dört ay içinde tekrar birleşebilir. Bu sürenin bitmesi kocanın karısını boşamaya karar verdiğinin bir delilidir. Bu nedenle süre biter bitmez boşanma otomatik olarak gerçekleşecek ve koca tekrar birleşme şansını kaybedecektir. Fakat her iki tarafta karar verirse, tekrar evlenebilirler. Hz. Ömer, Hz. Ali, İbn Abbas ve İbn Ömer'in ve Hanefî mezhebi fakihlerinin de (Allah hepsinden razı olsun) bu görüşü destekler nitelikte hükümleri vardır.
Hz. Sa'id bin Müseyyeb, Mekh-ül Zühri ve başka fakihler (Allah hepsinden razı olsun) dört aydan sonra boşanmanın otomatik olarak gerçekleştiği, fakat bu boşanmanın tek taraflı geri dönülebilir bir boşanma olduğu ve kocanın eğer isterse iddet süresi dolmadan tekrar birleşme hakkına sahip olduğu, bu süre içinde birleşmezlerse her ikisinin de istediği kişilerle evlenme hakkına sahip oldukları görüşündedirler.
Diğer taraftan Hz. Aişe, Ebu'd-Derda ve birçok Medine'li fakih (Allah hepsinden razı olsun) dört ayın sonunda meselenin bir mahkemeye götürülmesi gerektiği ve hâkimin ya kocaya tekrar karısına rücu etme veya karısını boşama emri verebileceği görüşündedirler. Hz. Ömer, Hz. Ali ve İbn Ömer'in (r.a) bu görüşü desteklediklerini gösterir nitelikte hükümleri vardır. Bu görüş İmam Malik ve İmam Şafiî tarafından da kabul edilmiştir.
TEFHİMÜ-L KUR'AN'DAN
Bakara Suresi 228. Ayet ve Tefsiri
Boşanmış kadınlar kendi kendilerine üç 'hayız ve temizlenme süresi' beklerler. Eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorlarsa Allah'ın rahimlerinde yarattığını saklamaları onlara helal olmaz. Kocaları, bu süre içinde barışmak isterlerse,248 onları geri almada (herkesten) daha çok hak sahibidirler.249 Onların lehine de, aleyhlerindeki maruf hakka denk bir hak vardır. Yalnız erkekler için onlar üzerinde bir derece (farkı) var. Allah Aziz olandır. Hakim olandır.
248. Yani, "Allah'tan korkun ve karılarınızı sudan ve haksız sebeplerle boşamayın. Çünkü O herşeyi bilir."
249. Fakihler bu ayetin yorumu hakkında farklı görüşlere sahiptir. Hanefî fakihlere göre, koca karısı üçüncü âdetinden temizlenene dek onunla tekrar birleşme hakkına sahiptir. Bu aynı zamanda Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer, Hz. Ali, İbn Abbas, Ebu Musa Eş'ari, İbn Mesud ve sahabeden diğerlerinin de (Allah hepsinden razı olsun) görüşüdür. Şafiî ve Mâlîki fakihleri ise kocanın, karısının üçüncü âdet kanamasını görünceye dek tekrar birleşme hakkına sahip olduğu görüşündedirler. Hz. Aişe, İbn Ömer ve Zeyd bin Sabit'in (Allah hepsinden razı olsun) görüşü de budur. Fakat kocanın bir veya iki kez boşadığı zaman tekrar birleşme hakkına sahip olduğu, üç kez boşadığında tekrar birleşme hakkını kaybettiği noktası iyice anlaşılmalıdır.
TEFHİMÜ-L KUR'AN'DAN
Bakara Suresi 229. Ayet ve Tefsiri
Boşanma iki defadır. (Sonra ise) Ya iyilikle tutmak ya da güzellikle bırakmadır.250 Onlara (kadınlara) verdiğiniz bir şeyi geri almanız sizin için helal olmaz:251 Ancak ikisinin Allah'ın sınırlarını ayakta tutmayacaklarıdan korkmuş olmaları (durumu başka). Eğer ikisinin Allah'ın sınırlarını ayakta tutamıyacaklarından korkarsanız, bu durumda (kadının) fidye vermesinde ikisi için de günah yoktur.252 İşte bunlar, Allah'ın sınırlarıdır; onlara tecavüz etmeyin. Kim Allah'ın sınırlarına tecavüz ederse, onlar zalimlerin ta kendileridir.
250. Bu ayet İslâm'dan önce Arabistan'da yaygın olan çok ciddi ve kötü bir sosyal alışkanlığı düzeltmeyi amaçlar. O zamanlarda bir koca istediği kadar ve istediği zaman boşama hakkına sahipti. Ne zaman karısı ile ilişkisi kötüye gitse onu boşar ve işine gelirse tekrar onunla evlenirdi. Buna bir sınırlama getirilmediği için, olay sık sık tekrarlanabilirdi. Bu nedenle kadın, ne onunla tam bir karı-koca ilişkisi içinde olur, ne de başkası ile evlenebilecek özgürlüğe sahip olurdu. Kur'an'ın bu ayeti, bu tür zulmü ortadan kaldırmaktadır. Bütün evlilik yaşamı boyunca bir koca, karısını ancak iki kez boşama hakkına sahiptir. Bundan sonra ne zaman onu üçüncü kez boşarsa, artık ondan tamamen ayrılmış olur.
Fazla düşünmeden verilmiş kararları kontrol etmek ve her aşamada barışma kapısını açık bırakmak için Kur'an ve hadisler tarafından öğretilen doğru boşanma şekli şöyledir:
Boşanma kaçınılmaz hale geldiğinde koca, karısını ancak aybaşı halinde olmadığı zaman boşayabilir. Aylık periyod sırasında boşamak doğru değildir. Koca, karısının âdet kanamasının bitmesini bekler ve sonra dilerse boşadığını söyler. Daha sonra bir ay daha bekler ve ikinci âdeti bittikten sonra eğer boşamaya hâlâ kararlı ise, yine boşadığını söyler. Daha sonra üçüncü âdeti de bekler, üçüncü ve son kez, onu boşadığını söyler. Bununla birlikte kocanın, birinci ve ikinci boşamalarda meseleyi tekrar gözden geçirmesi faydalıdır. Çünkü bu durumda geri dönme, yani barışma imkânı vardır. Fakat üçüncü kez boşadıktan sonra, koca geri dönme hakkını kaybeder ve bu çiftler bir daha evlenemezler.
Üç boşamayı da bir kerede ve aynı mecliste yapan cahil kimseler ise bu kanuna karşı büyük bir günah işlemektedirler. Hz. Peygamber (s.a) bu uygulamayı yasaklamıştır. Hz. Ömer (r.a) de böyle yapan erkekleri kamçı ile cezalandırırdı. Ancak bu şekildeki bir boşama, günah olmasına rağmen 4 mezhebe göre de geçerlidir.
251. Koca, karısına mehir olarak verilen evlilik hediyelerini, elbise ve takıları geri isteme hakkına sahip değildir. Birisine hediye olarak verilen bir şeyi geri istemek İslâm'ın ahlâk kurallarına tamamen aykırıdır. Hz. Peygamber (s.a) bu ahlâkâ aykırı hareketi, kustuğunu yalamaya benzetmiştir. Bilhassa bir koca için, daha önceden isteyerek karısına verdiği şeyleri boşandıktan sonra geri istemek, çok utanç verici bir durumdur. İslâm, kocanın mehir olarak karısına bir şeyler vermesini mutlak olarak emretmektedir. (Bakara: 241.)
252. Eğer kadın belli bir fidye karşılığında kocasını boşanmaya razı ederse, buna İslâm fıkhında hulû denir. Eğer karı ile koca aralarında belli şartlarla boşanma konusunda anlaşırlarsa da, aynı kanun uygulanır. Fakat mesele mahkemeye götürülürse, mahkeme ilk önce kadının artık onunla yaşayamayacak denli kocasından nefret edip etmediğini araştırır. Eğer mahkeme onların birlikte mutlu olamayacaklarına kanaat getirirse o zaman belirli bir fidye miktarı belirler. Koca bunu kabul edip, karısını boşamak zorundadır. Fakihler arasında genel olarak bu fidyenin, kocanın nikâh sırasında karısına verdiği mehri aşamayacağı görüşü yaygındır.
Böyle bir durumda koca, boşanmadan sonra tekrar birleşme hakkına sahip olamaz; çünkü bu hak karısı tarafından (satın) alınmıştır. Tabii ki iki taraf da isterse, tekrar evlenmeleri helâldir.
Cumhur'a göre hulû durumunda kadının iddeti, boşanmadaki iddetin aynısıdır. Fakat Ebu Davud, Tirmizi, İbn Mace ve diğer bazı kitaplarda Hz. Peygamber'in (s.a) böyle bir kadına sadece bir ay iddet belirlediğine dair hadisler vardır. Hz. Osman (r.a) da bir keresinde bu hadise göre hüküm vermiştir. (İbn Kesir, cilt I s. 276)
TEFHİMÜ-L KUR'AN'DAN
Bakara Suresi 230. Ayet ve Tefsiri
Yine onu (kadını üçüncü defa) boşarsa, (kadın) onun dışında bir başka kocayla nikâhlanmadıkça ona helâl olmaz. Eğer (bu koca da) onu boşarsa, onlar (ilk koca ile karısı) Allah'ın sınırlarını ayakta tutacaklarını sanıyorlarsa, tekrar birbirlerine dönmelerinde ikisi için de günah yotur.253 İşte bunlar, Allah'ın sınırlarıdır; bilen bir topluluk için bunları (böyle) açıklar.
253. Sahih hadisler, bir kadının, tekrar eski kocasına dönebilmek için ileride boşanmak üzere, önceden anlaşarak bir erkekle nikâhlanmasını yasaklar. Bu, helâl bir davranış değildir ve böyle bir nikâh nikâh değil zinadır. Kadın böyle önceden ayarlanmış bir nikâh yapıp, sonradan boşanmakla önceki kocasına helâl olmaz. Hz. Ali, İbn Mes'ud, Ebu Hureyre ve Ukbe bin Amir (Allah hepsinden razı olsun) Hz. Peygamber'in (s.a) böyle yapanları lânetlediğine dair hadis rivayet etmişlerdir.
TEFHİMÜ-L KUR'AN'DAN
Bakara Suresi 231. Ayet ve Tefsiri
Kadınları boşadığınızda, bekleme sürelerini tamamlamışlarsa, onları ya güzellikle tutun ya da güzellikle bırakın. Fakat haklarını ihlal edip zarar vermek için onları (yanınızda) tutmayın. Kim böyle yaparsa artık o, kendi nefsine zulmetmiş olur.254 Allah'ın ayetlerini oyun (konusu) edinmeyin ve Allah'ın size verdiği nimeti ve size öğüt olsun diye size indirdiği Kitab'ı ve hikmeti anın.255 Allah'tan da korkup-sakının ve bilin ki, Allah her şeyi bilendir.
254. Bir erkek için karısını boşadıktan sonra, iddet henüz bitmeden, onu incitmek ve üzmek için tekrar bir fırsat elde etmek üzere, onunla tekrar birleşmesi doğru değildir. Bu nedenle Allah şöyle buyuruyor: Eğer koca gerçekten tekrar karısıyla birleşmek isterse ona iyi davranma niyetiyle onunla tekrar birleşmelidir. Aksi takdirde en iyi şey onu güzellikle bırakmak olacaktır. (Bkz. an: 250)
255. Yani, "Allah'ın sizi büyük sorumluluk gerektiren bir konuma getirdiğini unutmayın. O size Kitab'ı vermiş, hikmet'i öğretmiş ve sizi bütün ümmetlere önderler kılmıştır. O sizi Vasat Ümmet ve hakkın şahitleri kılmıştır. Bu nedenle safsata yaparak Allah'ın ayetleri ile oynamamanız, şer'î kuralları istismar etmemeniz ve tüm dünyaya doğru yolu göstermeniz beklenirken, evlerinizde zavallı ve adalet dışı bir hayat sürmeniz size yakışmaz."
TEFHİMÜ-L KUR'AN'DAN
Bakara Suresi 232. Ayet ve Tefsiri
Kadınları boşadığınızda, bekleme sürelerini de tamamlamışlarsa -birbirleriyle maruf (bilinen meşru biçimde) anlaştıkları takdirde- onlara, kendilerini kocalarına nikâhlamalarına engel çıkarmayın.256 İşte, içinizde Allah'a ve ahiret gününe iman edenlere bununla (böyle) öğüt verilir. Bu, sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Allah, bilir de siz bilmezsiniz.
256. Yani, "Eğer iddet süresinin bitiminden sonra her ikisi de tekrar evlenmek isterlerse, boşanan kadının akrabaları onu, kendisini iki kez boşayan eski kocasına dönmekten alıkoymamalıdırlar. Aynı şekilde hiçbir erkek de, üçüncü kez boşadığı karısının iddeti dolduktan sonra başka biriyle evlenmesine engel olmamalıdır. Kendisi boşadığı için, o kadının başkası ile evlenmesini engellemenin hiçbir anlamı yoktur."