• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
7 sonuçtan 1 --- 7 arası gösteriliyor
  1. #1
    keltosveasik adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    25-10-2004
    Mesajlar
    6,329
    Karizma Gücü
    0

    Bir Şair.. Bir adam.. Bir kadın!.. Anlaşılmaz kadın!..

    "Bilerek mi yanına
    almadın giderken
    başının yastıkta
    bıraktığı
    çukuru

    Beni senin gibi
    bir de annem terk etmişti
    ki göbeğimde durur onun yokluğundan
    bana kalan
    çukur..."

    dediğinde Şair, dondu kaldı adam.. "Bir daha oku" dedi.. "İlk satırları bir daha oku.."
    Okudu Şair..
    "Bilerek mi yanına
    almadın giderken
    başının yastıkta
    bıraktığı
    çukuru.."

    Ne güzel bir ifadeydi o.. "Başın yastıkta bıraktığı çukuru bırakarak gitmek.."
    Güzeldi de, adamı bir başka vurmasının başka sebebi vardı.
    Birkaç gün öncesine gitti birden, o an nerde olduğunu, ne yaptığını unutup..
    ...............................

    Yılbaşı çamını her noelde olduğu gibi gene elleri ile kurmuş, süslemişti kadın..
    Son zamanlarda o eve çok az uğradığı halde, çamı kurma işini o yıl da kimselere bırakmamıştı.. Sonra kaybolmuştu gene ortalardan.. Günlerce.. Aramadan, sormadan.. Çok meşguldü.. Çok işi vardı.. Hep öyleydi.. Hep..
    Adamın işkence gibi geçen son iki yılının özrü buydu.. "Öyle çok işim var ki.."
    İki yıl boyu, Sevgiliye ayıracak dakikalar bile bırakmayan iş mümkün olabilir miydi?.. Ama öyle seviyordu ki adam, öylesine seviyordu ki.. Kızıyor, öfkeleniyor, çıldırıyor, ama bekliyordu..
    Telefonu çaldı nihayet adamın.. Yılbaşına üç gün falan vardı..
    "Bugün seni görmem lazım mutlak.. Ne olur akşamüstü evde ol.. Geleceğim.."
    Kurdun hangi dağda öldüğünü bilmiyordu adam.. Ne olmuştu da, böyle hasret düşmüştü kadının içine aniden..
    Geldi kadın akşamüzeri.. Mutfağa girdi.. Elleri ile sofra hazırladı adama.. Neşe içinde yediler, şakalaşarak..
    "Şömine çok güzel olmuş" dedi, kadın, yeniden salona geçtiklerinde..
    "Senin için" dedi adam.. "Bu ev her köşesi ile senin için hazırlanıyor, yıllardan beri.."
    Kadın koptu o an.. Boynuna sarıldı adamın..
    "Bitti" dedi.. "Bu gece buraya her şeyin bittiğini söylemeğe geldim, aslında.."
    Ter boşandı adamdan aniden.. Saniyeler içinde sırılsıklam oldu.. Ama sesi sakindi.. Damarlarına çöken basıncı kontrol edemiyordu, ama beyni ellerindeydi, her zamanki gibi..
    "Tamam.. Şu andan itibaren ikimiz de özgürüz yani.."
    Kadın zaten özgürdü, son iki yıldır.. Bildiği gibi geziyordu. Adam görüyor, duyuyordu..
    Adam değildi oysa.. Adam bekliyordu.. Kimseye bakmadan.. Kimseyi görmeden bekliyordu. Hüzünlü.. Mutsuz..
    Bu yüzden sakindi o an zaten.. İşkence bitmişti en azından..
    Artık hiç gelmeyecek olanı umutsuzca beklemek bitmişti.
    Artık hayatını yeniden kurmak, mutluluğu, neşeyi, keyfi yeniden aramak, yaşama "Merhaba" demek fırsatı doğmuştu.
    Her son gibi, bu da bir başlangıç olacaktı, acı ne kadar ağır olursa olsun..
    Kadın bu kadar sakin, bu kadar kolay bir kabullenme beklemiyordu.. Adamın "Birini seversen serbest bırak. Geri dönerse senindir. Dönmezse.. Zaten hiçbir zaman olmamıştır" felsefesini anlamamış, anlayamamıştı ki..
    "Peki. Bitsin o zaman" deyince adam, boynuna sarıldı, aniden.. Öpmeğe başladı.. Saçlarından.. Yanaklarından.. Dudaklarından..
    Son iki yılda öpmediği gibi öpüyor, bir yandan da ağlıyordu, hüngür hüngür.. Sırılsıklam yanaklarından sızan yaşlar, adamın yanağını da ıslatıyordu..
    "Uzatmaya gerek yok" dedi, adam.. "Hadi bakalım.. Gitme zamanı.."
    Ağlayarak kalktı kadın. Adamın tuttuğu ceketini ağlayarak giydi, kapıdan ağlayarak fırladı.. Adam balkona çıktı.. Son kez arkasından bakmak, el sallamak için.. Kadın arabasını geriye park etmişti.. Koşarak gitti.. Bindi, çalıştırdı, farları yaktı.. Sürdü.. Tam balkonun önünden geçerken, adamı gördü.. Son defa arkasından bakan adamı..
    Camını indirdi arabanın, o dondurucu soğukta.. Başını dışarı uzattı..
    "Seni seviyorum.. Seni çok seviyorum, bunu unutma" diye haykırdı adama, konunun komşunun duyacağına aldırış etmeden..
    Sürdü.. Gitti..
    Adam kime gittiğini biliyordu.. Niye gittiğini bildiği gibi..
    Atilla İlhan'ın demişti ya zaten..
    "Gözlerin gözlerime değince,
    felaketim olurdu, ağlardım.
    Beni sevmiyordun bilirdim,
    bir sevdiğin vardı duyardım.
    Çöp gibi bir oğlan ipince,
    hayırsızın biriydi fikrimce.
    ...............................
    Aksamlar bir roman gibi biterdi.
    Jezabel kan içinde yatardı.
    Limandan bir gemi giderdi,
    sen kalkıp ona giderdin.
    Benzin mum gibi giderdin,
    sabaha kadar kalırdın.
    Hayırsızın biriydi fikrimce,

    güldü mü cenazeye benzerdi.
    Hele seni kollarına aldı mı;
    felaketim olurdu, ağlardım."

    Ertesi gün adam yokken eve bir daha geldi kadın.. Çamın altına adama aldığı hediye paketlerini koydu.. Bir de notla..
    "Evimize geldim" diyordu.. "Ağacımızın altına paketleri koydum.. Yılbaşında şehir dışına çıkıyorum.. Döndüğümde açarız.."
    Nereye, kiminle gideceğini biliyordu ama adam..Acı acı güldü. Paketleri topladı.. Ortak bir dostları ile geri gönderdi kadına..
    Artık "Evimiz" de yoktu, "Ağacımız" da..
    Yaşanmıştı. Bitmişti.. Bitince, bitmeliydi.. Lastik gibi uzatmanın, o güzel, o en güzel duyguları yerlerde sürüklemenin, ucuzlatmanın alemi yoktu..
    Yatak odasına yürüdü.. Kadının başını koyduğu yastığa baktı yalnızlığı içinde.. Gözlerinden yaşlar şimdi süzülebilirdi artık..
    ...............................
    Şairin sesi kulaklarında çınladığında kendisine geldi tekrar..
    "Bilerek mi yanına
    almadın giderken
    başının yastıkta
    bıraktığı
    çukuru"

    Ceketinin kibrit cebine attı elini.. Orada minicik, mini minnacık bir zarf vardı.. Elle yapılmış.. 2 santimcik.. En sevdiği renk, eflatun.. İçinde minnacık bir kart vardı, minnacık zarfın.. Üzerinde mor mürekkepli el yazı ile de not.. Etrafa hissettirmeden açtı okudu, bir daha.. Ezbere bildiği halde..
    Yıllar evvel bir Sevgililer Günü'nde eve geldiğinde, nerdeyse boyuna yakın bir paket bulmuştu, salonun ortasında.. İçinden kocaman bir kalp çıkmıştı. Bir metreden fazla.. Kıpkırmızı.. Yumuşacık.. O kocaman yastığın üzerindeydi işte, kadının minicik notu..
    Evde ondan kalan her şeyi, resimleri, mektupları dahil toplayıp geri verdiği halde adam, o imzasız nota kıyamamıştı.. Az giydiği bir ceketinin ellerden uzak kibrit cebine koymuştu, özenle..
    "bir gün
    beni bırakıp gidersen,
    ben de seninle
    gelebilir miyim
    ?"
    diyordu, kadın inci gibi el yazısı ile..
    İçini çekti.. Zarfı gene itina ile katladı. Göğüs cebine koydu bu defa.. Kalbinin üstüne.. Şaire döndü..
    "Harikasın" dedi.. "Sen bir harikasın şair!.."
    Şairi anlıyordu.. Kadını değil!..

    Bu aşk Hikayesi Hıncal ULUÇ'un kendi kaleminden yazılmıştır...

  2. #2
    leydipolgara adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    23-12-2004
    Mesajlar
    1,030
    Karizma Gücü
    0
    ya bu yazı benim hayatıma girip çıkan birkaç kişiyi hatırlattı. sanki hepsinden cümleler serpiştirilmiş içine. bir an geçmiş ve şimdi karşılaştı.
    Her son gibi, bu da bir başlangıç olacaktı, acı ne kadar ağır olursa olsun..
    son 3 yılımı yedi bu cümle. tanıdığım ve çok değer veridğim biri aslında hiçbir zaman kesin son olmadığını ve her sonun yeni başlangıçların habericisi olduğuna inanırdı ve bunu hayat felsefesi olarak kabul etmişti. böylelikle 3 yılım gitti.
    Yaşanması gereken anlardı,yaşandı
    Yaşamak anlamak değildir ancak
    Yaşamadan anlaşılmaz
    Düşündüğün düşünülmüşse de çoktan
    Düşünmeden yaptıkların olmasa
    Yaşamanın anlamı olmaz....

    Bu dünyaya kendi isteğimle gelmedim ben,
    Şaşkınlıktan başka bir şeyim artmadıda yaşarken.
    Kendi isteğimle de gidiyor değilim şimdi,
    Niye geldik kaldık,niye gidiyoruz bilmeden.

    Ömer Hayyam























  3. #3

    Kayıt Tarihi
    29-11-2004
    Mesajlar
    14
    Karizma Gücü
    0
    tskler fakat hincal ulucun anlatimindan olsa gerek cok karisik veanlamasi bir o kadar da guc ama genede fena degildi

  4. #4
    ... Sailorgirl adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-12-2004
    Mesajlar
    4,607
    Karizma Gücü
    8
    *Bilerek mi yanına almadın giderken
    başının yastıkta bıraktığı
    çukuru *


    Ne harika bir sözdür bu böyle!!

    Cok güzel bir hikaye.Hincal Uluc'u sevmem ama,kalemini iyi konusturmus..
    Tesekkürler _cy_
    DENGE
    Aşkım da değişebilir, gerçeklerim de..
    Pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı,
    Yan gelmişim diz boyu sulara,
    Hepinize iyi niyetle gülümsüyorum..
    Hiçbirinizle dövüşemem,
    Siz ne derseniz deyiniz,
    Benim bir gizli bildiğim var.
    Sizin alınız al inandım,
    Morunuz mor inandım,
    Ben tam kendime göre,
    Ben tam dünyaya göre,
    Ama sizin adınız ne?
    Benim dengemi bozmayınız!

    Sokaklar şöyleymiş,
    Ağaçlar böy..ley..miş... Hihh..

  5. #5

    Kayıt Tarihi
    29-07-2004
    Mesajlar
    806
    Karizma Gücü
    0
    GİDERKEN (ÇUKUR)

    Bilerek mi yanına
    almadın giderken
    başının yastıkta
    bıraktığı
    çukuru

    Güveniyordum
    oysa ben sevgimize
    vapur iskelesi
    ya da tren istasyonundaki
    saatin doğruluğu kadar

    Beni senin gibi
    bir de annem terketmişti
    ki göbeğimde durur
    onun yokluğundan
    bana kalan
    çukur

    Şiir Üstad SUNAY AKIN a aittir.
    Beni Ancak Bir Benzerim öLdürebiLir...!

    Prometheustum Çiviyle Çaklırken Taşlara, Ciğerimi Kartallara Yedirdim.
    Spartaküstüm Köleliğin Çığlığında, Aslanlara Yem Oldum Tükendim.
    Kör Kuyuların Dibinde Yusuftum.
    Kerbela Çölünde Hüseyin,
    Zindanlarda Cem Sultan, Sehpada Pir Sultan.
    Kaçıncı Ölmem Kaçıncı Dirilmem Bu.
    Tanrılardan Ateş Çaldım Yüz Yıllarca Tutuştum
    Üst Üste Yandım.
    Bir Anka Kuşu Gibi Kendimi Külümden Yarattım.

  6. #6
    ... Sailorgirl adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-12-2004
    Mesajlar
    4,607
    Karizma Gücü
    8
    Cok sagol blacklucky,tamamini okuyunca daha da anlamli oldu.
    DENGE
    Aşkım da değişebilir, gerçeklerim de..
    Pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı,
    Yan gelmişim diz boyu sulara,
    Hepinize iyi niyetle gülümsüyorum..
    Hiçbirinizle dövüşemem,
    Siz ne derseniz deyiniz,
    Benim bir gizli bildiğim var.
    Sizin alınız al inandım,
    Morunuz mor inandım,
    Ben tam kendime göre,
    Ben tam dünyaya göre,
    Ama sizin adınız ne?
    Benim dengemi bozmayınız!

    Sokaklar şöyleymiş,
    Ağaçlar böy..ley..miş... Hihh..

  7. #7

    Kayıt Tarihi
    26-10-2006
    Mesajlar
    1
    Karizma Gücü
    0
    of şiirde hikayede harika ya

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. ..:: Kadın Sesli Adam + Sunucu = Komedi...(Bakıcaksın Çünkü Merak Ediyorsun)::..
    2005 Konuları bölümünde CheaTMasTeR tarafından açılmış
    Yanıt: 11
    Son Mesaj: 22.11.05, 14:48

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •