• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 4 1234 SonSon
34 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    18-03-2007
    Mesajlar
    425
    Karizma Gücü
    0

    Bir kelime YARADILIŞ. Daha bunu tercume edemiyorlar

    Aciz mealciler yuzunden birtürlü dini anlamak mumkun olmuyacak. kendi öğretilerini bize empoze etmeye calışıyorlar.
    daha yaratılış kelimesini doğru duzgun ceviremiyorlar.
    1 ayet okuyoruz 10 ayrı meal. birşeyler saklıyor birşeyler ekleyip birşeyler cıkarıyorlar. elbette birisi çıkacak Allah ın izni ile göstere göstere bir TERCUME yapacakta bu rezaletten kurtulacagız.

    Araf / 69

    Abdülbaki Gölpınarlı


    Sizi korkutmak için içinizden birisine Rabbinizden vahiy gelmesine şaşıyor musunuz? Hatırlayın ki sizi Nuh kavminden sonra hükümdar etti, boypos, kuvvetkudret bakımından da onlardan üstün etti sizi. Siz de Allah'ın nimetlerini anın da muradınıza erin, kurtulun.

    Ali Bulaç Meali


    'Sizi uyarmak için aranızdan bir adam aracılığıyla Rabbinizden size bir zikr'in gelmesine mi şaşırdınız? (Allah'ın) Nuh kavminden sonra sizi halifeler kıldığını ve sizin yaratılışta gelişiminizi arttırdığını (veya üstün kıldığını) hatırlayın. Öyleyse Allah'ın nimetlerini hatırlayın, ki kurtuluş bulasınız.'

    Diyanet İşleri Meali


    Size Rabbimin sözlerini bildiriyorum. Ben sizin için güvenilir bir öğütçüyüm; sizi uyarmak üzere, aranızdan bir adam vasıtasiyle Rabbinizden size bir haber gelmesine mi şaşıyorsunuz? Allah'ın sizi Nuh'un milleti yerine getirdiğini ve vücutça da onlardan üstün kıldığını hatırlayın, başarıya erişebilmeniz için Allah'ın nimetlerini anın" dedi.

    Diyanet Vakfı Meali


    Sizi uyarmak için içinizden bir adam vasıtasıyla Rabbinizden size bir zikir (kitap) gelmesine şaştınız mı? Düşünün ki O sizi, Nuh kavminden sonra onların yerine getirdi ve yaratılışta sizi onlardan üstün kıldı. O halde Allah'ın nimetlerini hatırlayın ki kurtuluşa eresiniz."

    Edip Yüksel Meali


    "Sizi uyarmak amacıyla Rabbinizden bir mesajın aranızdan bir adama gelmesine mi şaştınız? Nuh'un halkından sonra sizi varisler yaptığını ve yaratılışta sizi onlardan güçlü kıldığını hatırlayın. Başarmanız için ALLAH'ın nimetlerini düşünün."

    Elmalılı Hamdi Yazır


    "Sizi uyarması için içinizden bir adam aracılığı ile, size bir zikir gelmesine şaştınız mı? Düşünün ki (Allah) sizi, Nûh kavminden sonra, onların yerine hâkimler yaptı ve yaratılışta sizi onlardan üstün kıldı. Allah'ın nimetlerini hatırlayın ki, kurtuluşa eresiniz."

    Ömer Nasuhi Bilmen


    «Yoksa sizi korkutmak için size Rabbiniz tarafından bir mev'izenin sizden bir kişi vasıtasıyla gelmesinden teaccüp mü ettiniz? Hatırlayınız ki, sizi Nûh kavminden sonra halifeler kıldı ve sizi hilkatçe fazla bir kuvvete (vüs'ate) erdirdi. Artık Allah Teâlâ'nın nîmetlerini yâd ediniz ki, felâh bulabilesiniz.»

    Muhammed Esed


    Sizi uyarabilsin diye kendi içinizden birinin eliyle; Rabbinizden size bir haber gelmesini yadırgıyor musunuz, niçin? Hiç değilse, sizi nasıl Nûh toplumunun yerine getirdi ve sizi maddî varlık olarak nasıl kat kat üstün güçlerle donattı, 51 bunu hatırlayın. Ve artık anın Allah'ın nimetlerini ki kurtuluşa erebilesiniz!”

    Suat Yıldırım


    69 – Sizi başınıza gelebilecek tehlikeler hakkında uyarmak için sizden birine Rabbiniz tarafından bir tebliğ gelmesine hayret mi ediyorsunuz?Hatırlayın ki, O sizi Nuh kavminden sonra onların yerine geçirdi ve sizi bedenen güçlü kuvvetli, gösterişli kıldı. O halde Allah'ın nimetlerini unutmayıp zikredin ki felah bulasınız.”

    Süleyman Ateş Meali


    Sizi uyarması için içinizden bir adam aracılığı ile Rabbinizden size bir Zikir gelmesine şaştınız mı? Düşünün ki (Allah) sizi, Nuh kavminden sonra, onların yerine hakimler yaptı. Üstelik, yaratılışta, size irilik verdi (sizi daha iri yapılı yarattı). Allah'ın ni'metlerini hatırlayın ki başarıya eresiniz.

    Şaban Piriş Meali


    Aranızdan biri vasıtasıyla sizi uyarmak için Rabbinizden bir uyarı gelmesine şaşıyor musunuz? O’nun, sizi Nuh kavminden sonra halifeler kıldığını ve yaratılışta sizi onlardan daha güçlü yaptığını hatırlayın. Kurtuluşa ulaşmanız için Allah’ın size bahşettiklerini düşünün.

    Ümit Şimşek Meali


    69. “Sizi uyarmak için sizden bir adam vasıtasıyla Rabbinizden size bir öğüt gelmesine mi şaştınız? Hatırlayın ki, Nuh kavminden sonra O sizi onların yerine getirdi ve yaratılışınız itibarıyla sizi güçlü ve gösterişli kıldı. Allah'ın nimetlerini hatırlayın ki kurtuluşa eresiniz.”

    Yaşar Nuri Öztürk


    69 "Sizi uyarmak için içinizden bir adam aracılığıyla size Rabbinizden bir ihtar gelmesine şaştınız mı? Hatırlayın ki, O sizi Nûh toplumundan sonra halefler yaptı ve yaratılışta size daha fazla bir boy-bos verdi. Allah'ın nimetlerini anın ki kurtulabilesiniz."


    Buyrun burdan yakın. tercuman olsa hepsi aç kalırdı kesin.

  2. #2
    TCCCLive adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-05-2007
    Mesajlar
    361
    Karizma Gücü
    0
    ###____________________SELAMÜN ALEYKÜM


    ##-----Sevgili kardeşim. Söylediklerine hak veriyorum.


    ##-----Ayet'in meallerine bakacak olursak hemen hepsi birbirinden farklı.


    ##-----Bence bu kadar fark olmaması gerekiyor.



    ####----------Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) zamanında tercüme yapıldığına dair bir bilgi var mı? Bilen arkadaşlarımız bu soruma cevap verirlerse memnun olurum.
    ---------------------------------------

    İyi dostu olanın aynaya gereksinimi yoktur.

    ---------------Mevlana---------------

    -------------------------------------------------------

    Cehaletle deha arasındaki gerçek fark nedir biliyor musunuz?

    Dehanın sınırları var cehaletinse hiçbir sınırı yoktur.

    --------------Whoopi Goldberg----------------------

  3. #3
    Rize/Güneysu/Adacami <span style='color: #8B0000'><span class='glow_000000'>Jonnhyrook</span></span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-05-2007
    Mesajlar
    5,870
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    O kadar da şaşırmamak gerekir,
    D&#252;nya klasiklerinin çeşitli yazarlar tarafında yapılan çevirilerine baktığımızda değişik değişik çeviriler göreceksiniz...
    İyi olmak kolaydır, zor olan adil olmaktır

    Johhnyrook nedir?
    http://www.youtube.com/watch?v=Y7qcN...eature=related

  4. #4
    TCCCLive adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-05-2007
    Mesajlar
    361
    Karizma Gücü
    0
    ##________________TEKRAR SELAM


    #-----Bu yazıyı sizinle paylaşmak istedim.


    #-----Benim aşağıdaki yazıdan çıkardığım sonuçlar:

    1.....Arapça metinden anlayarak okumak en b&#252;y&#252;k nimetlerden biridir.
    2.....Kur'an-ı Kerim başka bir dile bire bir çevrilemez.
    3.....T&#252;rkçe Meal ile indirilen vahyi en ince ayrıntısına kadar anlayamayız. Sadece temel manada ne anlama geldiğini öğrenebiliriz. Başka bir ifade ile sadece (tabiri caizse) Vahiydeki genel espiriyi yakalayabiliriz.
    4.....Bazı vahiyleri T&#252;rkçe Mealinden okurken bize garip gelebilir. Kaldı ki bazen arap olan birine dahi garip gelebilir. Mealleri göz gezdirirmişcesine değilde "d&#252;ş&#252;nerek" okumalıyız. Anlamadığımız yerlerde durmalı ve anlamaya çalışmalıyız, başka kişilerinde gör&#252;şlerini almalıyız.


    Nİ&#199;İN MEAL OKUMALIYIZ


    Ali Bulaç, Kuran-ı Kerim ve T&#252;rkçe Anlamı, 5 bs., Istanbul, XXVII


    T&#252;rkçe'de Kur'an-ı Kerim'in terc&#252;me edilmiş haline "çeviri" yerine meal sözc&#252;ğ&#252; kullanılır. Bunun nedeni meal kelimesinin yakın çeviri anlamına sahip olmasıdır. Kur'an-ı Kerim terc&#252;mesi ya da çevirisi demek daha iddialıdır. Bu nedenle meal yazarları çeviri konusunda yetersizliklerini vurgulamakta ve Kitabımızın çevirisini yapmanın m&#252;mk&#252;n olmadığını itiraf etmektedirler. Bunun yanında vahyin ne demek istediğini, -aslına azami uygunluğu sağlayacak şekilde- ancak meal ile verilebileceğini ifade ederler.
    Kur'an-ı Kerim mealleri birçok dilde mevcuttur. Muhammed Hamidullah'ın verdiği bilgiye göre, Avrupa'da ilk Meal çalışmaları 1141'de başlamış ve Kuran bu tarihlerde Latince'ye çevrilmiştir. İtalyanca'ya 1513, Almanca'ya 1616, Fransızca'ya 1647 ve İngilizce'ye de 1648'de terc&#252;me edilmiştir. Bug&#252;n için, yaklaşık olarak Almanca'da 47, İngilizce'de 51, Fransızca'da 31, Latince'de 36, Urduca'da 100'e yakın ve Farsça'da 100'&#252;n &#252;st&#252;nde meal bulunmaktadır. T&#252;rkçe'de 65 civarında Meal olduğu söylenebilir. *



    Demek ki Kuran'ı insanların kendi dillerinde anlama çabalarının kökenleri çok eskilere dayanmaktadır. Ancak Kuran-ı Kerim'i anlamak için yapılan T&#252;rkçe meallerin sayıca İngilizce meallere yakın oluşu bizim için &#252;z&#252;c&#252;d&#252;r.


    a. Niçin meal?


    T&#252;rkiye'de özellikle uluslaşma s&#252;recinin başlamasıyla dilde de arınma g&#252;ndeme gelmiş ve şovenizmin etkisiyle vahiy dili Arapça "eskiler şöyle derlerdi" diyerek aşağılanmış bir bakıma eskiler böyle masal anlatırlardı denilmek istenmiştir. Malesef Anadolu'da Arapça'ya olan aşinalık zorlama yönelimlerle T&#252;rkçe'deki ağırlığını yitirmiş ve sahip olduğumuz dini birikimin devamlılığı bir bakıma kesintiye uğramıştır.



    Dine samimi olarak bağlanmak isteyen insanlar haklı olarak vahyi anlama çabasına girişmişlerdir. Ancak genel manada, var olan vahyi Arapça metinden anlama yoksunluğu, haklı olarak M&#252;sl&#252;manları Kur'an-ı Kerim'i mealinden okumaya itmiştir. Kur'an-ı Kerim meali okumak hurafelerle karışmış mevcut din anlayışını Kitabımızla sorgulama şeklinde etkili olarak başlamışsa da zamanla hurafeleri sileceğiz diye vahyin mealinin ötesinde bir kişi veya eser tanımamaya kadar varmıştır. Bu hal Robinson Crusoe'nun adaya d&#252;şt&#252;ğ&#252; gibi bir M&#252;sl&#252;man’ın bir yerde sadece vahiy ile baş başa kalması şeklinde tezah&#252;r etmiştir.



    Dini kaynağından alma çabası bazı olumsuz sonuçlara vardı diye, bu çabadan vazgeçmek doğru değildir. En doğru olan şey, araştırılanın ne olduğunu bilmek ve önemli unsurlarını tespit etmektir. Konu din olunca da bu dinin kaynağını anlama çabası arınmanın en önemli yön&#252;n&#252; teşkil eder.



    b. Dini anlamada mealin konumu


    Yazılı bir eseri başka bir dile tam olarak aktarmak m&#252;mk&#252;n değildir. Söz konusu olan ilahi vahiy olduğunda bu imk&#226;nsızlık daha da bir gerçeklik kazanmaktadır. İlk aşamada bizi ilgilendiren bu bağlamda Kur'an-ı Kerim'in konumudur. Kuran-ı Kerim, sıradan bir Kitap olmadığı için onu &#252;slup ve muhteva olarak başka bir dile tam olarak aktarmak hemen hemen imk&#226;nsızdır. &#199;&#252;nk&#252; kelime veya c&#252;mle (ayet) ne kadar usta ve uzmanlaşmış bilginler eliyle ve hatta ilk gör&#252;n&#252;şte bir başka dildeki tam ve tıpatıp karşılığı bulunarak aktarıldığı iddia edilirse edilsin, gerçekte bu, Kur'an-ı Kerim'in bir kelime veya bir ayetinin beşer eliyle bir başka dilde dondurulması, anlamının o çeviri kalıbı içinde sınırlandırılması ve diğer muhtemel, zengin ve kapsamlı anlamlardan koparılması demek olacağından başka herhangi bir metin için bu m&#252;mk&#252;n olsa bile, Kur'an-ı Kerim için söz konusu olamaz. Ancak bu Kuran'ın başka bir dile aktarılmasının sakıncalı olduğu anlamına gelmemektedir. Kuran-ı Kerim başka dillere çevrilmesi ve M&#252;sl&#252;manların onun canlı şahitliğini yapmaları sayesinde tebliğ birçok insana ulaşmış ve yaygınlık kazanmıştır.



    Ne var ki Kuran-ı Kerim'in gönderiliş amacı insanları vahiy doğrultusunda harekete geçirmektir. Kuran'ın öne çıkarılması gereken yön&#252; hakkı batıldan ayırdedici özelliğidir. Duyguları harekete geçirme konusunda motamot çevirinin etkili olamadığı kesindir. Ancak duygusal olarak okuyucuyu harekete geçirme arzusu edebi yön&#252; mesajın muhtevasını geri plana itebilir. Bu da vahyin amacını ikinci plana iter. Motamot terc&#252;me yapılıp yazarın tercih ettiği kelimenin tam karşılığını dipnot şeklinde vermesi daha iyi olur. Bu, okuyucunun en doğru olanı seçmesini kolaylaştırır.



    c. Meal okuma ve protestanlaşma



    Hıristiyanlıkta yaşanan reform hareketleri din adamlarının otoritesini oldukça sarsmış ve Protestanlığın önde gelen şahsiyeti M. Luther İncil'i herkesin anlayabileceğini savunmuştur. Acaba meal okumak ve vahyi anlamaya çalışmak İncil'in akıbetini dikkate aldığımızda Kur'an-ı Kerim için de d&#252;ş&#252;n&#252;lebilir mi? Hayır bir defa Meal okuyalım derken zaten, onu İncilden farklı olarak Kuran yerine koymuyoruz. İncil anlam olarak elde bulunan bir tarih kitabı h&#252;km&#252;ndedir. Zira aslen İbranice olmasına rağmen İncil meallerine esas alınan Kitap Latince'dir. Yani İncil gönderildiği dilde muhafaza edilememiştir. Her çeviri yorumdan uzak olamayacağı için İncil de aslını koruyamamıştır. Zaten hermenötik ilmi de farklı İncil metinlerindeki anlam örg&#252;s&#252;n&#252; göz ön&#252;nde bulundurarak Allah'ın kastettiğini ortaya çıkarmaya çalışıyor. Bu anlamda Kur'an-ı Kerim mealini okumak Protestanlaşma anlamına gelmez. Zira Hıristiyanların isteseler de öze dön&#252;ş hareketi başlatmaları m&#252;mk&#252;n değildir. &#199;&#252;nk&#252; onlar "elde mahfuz kalanlarla" idare etmek durumundadırlar. M&#252;sl&#252;manlar içinse ellerinde "ş&#252;phe olmayan" bir kitap mevcuttur. Kur'an-ı Kerim, vahyedildiği dilde korunmuş, Peygamber(s) tarafından hayata aktarılmış ve onun bu pratiği &#252;mmet tarafından gerek yaşayarak gerekse kayıt yoluyla g&#252;n&#252;m&#252;ze ulaştırılmıştır.



    d. Arapça ve meal



    Bize göre Kuran'ın Arapça olması ve kelimelerin ifade ettiği anlam son derece önemlidir. Ayetler sadece anlamları ile var denilse, bu Kur'an-ı Kerim'e sembolik bir kitap olarak bakmayı getirir ki bu da onun yalın mesajını onlarca anlama sahip bir metin gibi algılanmaya göt&#252;r&#252;r. Muhkem olan ayetlerinin dil yapısını Kitabımızı tefsir edenler dikkate almışlar ve ayetleri anlama çabalarını onun bu yön&#252;ne dayandırmışlardır. &#214;yle olmasaydı, m&#252;fessirlerimiz örneğin, harfi cerleri dikkate alarak sonuçlara varmaz ve kaideler çıkarmaya çalışmazlardı. Bu nedenle elimizdeki mealler sadece birer terc&#252;me olmaktan öteye gidemezler. Kuran Arapça olarak indirilmiş olan Kitaptır. Onun birçok anlama gelebilecek salt anlam merkezli bir Kitap olduğunu ileri s&#252;rmek onun aynı zamanda hiçbir anlama gelmediğini iddia etmektir.



    Kuran-ı Kerim'den bir surenin Farsça'ya çevrilmesi İslam'ın ilk dönemlerinde gerçekleşmiştir. Daha sonra Ebu Hanife İran'lı M&#252;sl&#252;manların namaz kılarken ayetleri Farsça okuyabileceklerini ifade etmiştir. Bu, namazda okunanın anlamını bilmeyen insanlara yönelik bir çabaydı. Ve tarihsel bir gör&#252;şt&#252;. M&#252;sl&#252;man olan kimselerin okuduklarını anlamalarını sağlamaya dön&#252;kt&#252;. Bunun yerine çok da zor olmayan birkaç sureyi anlamı ile ezberleyip okumak tavsiye edilebilirdi. &#199;&#252;nk&#252; Kur'an-ı Kerim, lafız ve anlamdan oluşmaktadır. Birini diğerine yeğlemek doğru değildir. Onu anlama çabamız sınırlıdır. Bizden daha iyi anlama ihtimali olanların varlığı her zaman mevcuttur.
    Kuran-ı Kerim çevrilince her kelimenin anlamını tam olarak vermek m&#252;mk&#252;n olmayabilir. Ancak bunun yaratacağı sorunlar, Kuran &#252;zerine yapılan çalışmalarla giderilebilir. &#214;rnek olarak enzelna (indirdik) ifadesinini geçtiği yerler ele alalım: "Ey Adem oğulları! Size ört&#252;n&#252;n diye giysiler ve g&#252;zel elbiseler verdik(enzelna)" (Araf 7/26)
    Enzelna ifadesi tam tamına "indirdik" anlamına gelir. Elbette gökten elbiseler indirilmedi. Bu ayette enzelna ifadesi elbise yapma ya da kullanma kabiliyetini size verdik anlamında d&#252;ş&#252;n&#252;lmeli. Bu anlama biçimi Kuran'ın diğer yerlerinde de kullanılabilecek niteliktedir: "O size demiri indirdi."(Hadid 57/25) Biz bunu Allah demir indirdi diye anlayamayız. Ne var ki bu ifadenin ne anlama geldiği çok b&#252;y&#252;k problem oluşturmamaktadır. Bu ifadenin ilk bakışta garip gör&#252;nmesi onun çevirisinin anlaşılmazlığından değildir. Kuran'a aşina olmayan ve Arap olan birisi de bu ifadeyi garipseyebilir. Bu t&#252;r ifadelerin iyi çevrilemediğini söyleyip insanları Kuran mealinden soğutacağımıza hem okumalarını hem de araştırmalarını tavsiye edelim.



    e. Meal okurken karşılaşılan zorluklar



    Meal okurken karşılaşılan bir problem de ayetlere farklı anlamların verilmesidir. Kimi meallerde parantez içinde mensup olunan mezhebin gör&#252;ş&#252; aktarılır, kiminde de parantezlerin varlığı eleştirilir bir kelime birkaç kelime ile bu defa da / işareti ile verilir. Her iki durumda da m&#252;tercim anlamı tam olarak veremediğini zımnen de olsa itiraf etmiştir. Ancak anlamının tam olarak tespit edilemediği ayet sayısı azdır. Bunları ön plana çıkarmak ve yanlış anlamanın tehlikelerini g&#252;ndemde tutmak yersizdir. Zira hiçbir meal gerek parantez içinde gerekse / işareti ile versin, Cebrail'in geçtiği ayeti Mikail, ahiretin geçtiği yeri d&#252;nya, m&#252;minin geçtiği yeri k&#226;fir diye çevirmez. Yani meal okuyarak dinin temel esprisini yakalamak, anlamak m&#252;mk&#252;nd&#252;r.
    Unutulmaması gereken nokta, meal okumanın bir anlama çabası olduğudur. Dini anlatma pozisyonunda olanların ise anlamaya çalışanlara nispetle daha fazla sorumluluk taşımaları nedeniyle dini kendi dilinden anlama çabası içine girmeleri kendileri ve hitap ettikleri insanlar açısından son derece faydalı ve gereklidir. Zira "bilen" olmak artı bir çabayı gerektirir.



    f. Meal ve mesaj


    Rabbimiz Yahudilere Tevratı kendi dillerinde gönderdi. Yahudiler İbraniceyi Allah'ın özel/kutsal dili olarak kabul ettiler. Ancak dil ilahi mesajın iletilmesinde bir araçtır. Rabbimizin toplumlara kendi mesajını o toplumun dili ile iletmesi dil değişse de mesajın farklı dilde ifade edilebildiğini ve anlaşıldığını gösterir. Bir buçuk milyara yakın insanın kendilerini M&#252;sl&#252;man olarak ifade etmeleri çeviriler sayesinde olmuştur. Vahyi terc&#252;meden de olsa okuyan birisi Arapça'yı bildiği halde Kur'an-ı Kerim'i okumayan birine göre dini daha iyi kavrar. Hakkın şahitliğini sergileyebilir.
    Kuran-ı Kerim'in edebi m&#252;kemmelliğini takdir etmek m&#252;mk&#252;n olmasa da onun bu yön&#252; çeviriler sonucu elde edilenler yanında az bir kayıptır. Edebi g&#252;zellik insanları etkilemekte bir yönd&#252;r sadece. Diğer bir deyişle, Arapça olmayan bir dille mesajı anlamak Arapça konuşmayan birisi için b&#252;t&#252;n delilleri görmeden sonuca varmak demektir.
    Rabbimiz Kuran mesajının herhangi bir dilde t&#252;m d&#252;nyaya verilebileceğini, Kuran'ın Arapça veya başka bir dilde olmasının fark etmeyeceğini bizlere şöyle bildiriyor: "Biz onu, yabancı bir dilde Kuran yapsaydık, mutlaka, 'ayetleri açıklansa idi ya' diyeceklerdi. Arap (peygamber)e yabancı dil öyle mi? De ki: "O iman edenlere bir hidayet ve şifadır. İman etmeyenlerin ise kulaklarında bir ağırlık vardır. O, (Kuran)onlara karşı köt&#252;l&#252;kt&#252;r. Onlar (sanki) uzak bir yerden çağrılmaktadırlar.(Fussilet 41/44) Yani vahyin mesajını farklı dillere mensup insanlara onların dilinde ulaştırmak m&#252;mk&#252;nd&#252;r. Ancak bu aktarım beşeri etkinliklerin ön planda olması hasebiyle eksiktir. Bu eksiklik dini kendi dilinde anlayabilenlerin çabalarıyla rahatça giderilebilir.



    Sonuç


    Arapça metninden Kur'an-ı Kerim'i okuyup anlamak b&#252;y&#252;k bir nimettir. Ancak Arapça bilmeyen ve arınmak isteyen M&#252;sl&#252;manlar için meal okumanın Kuran-ı Kerimi anlamada b&#252;y&#252;k bir öneme sahip olduğunu hatta onu okumanın ibadet olduğunu söyleyebiliriz. Peygamber(s)'den bu yana kavramlar vahiydeki muhtevasını tam olarak koruyamamıştır. Bu alandaki ıslah çabası vahyi anlamak için okuyarak ve onun şahitliğini yaparak s&#252;rd&#252;r&#252;lebilir. T&#252;m M&#252;sl&#252;manlardan Arapça öğrenmelerini bekleyemeyeceğimize için onları dinin öz&#252;ne yönlendirmeliyiz. Mealden yanlış anlama ve uygulamaların ortaya çıkması m&#252;mk&#252;nd&#252;r. Ancak dinin kaynağından bihaber bir hayat yaşamak daha b&#252;y&#252;k bir yanılgıdır. Vahyi anlama ibadetini yerine getirirken elde edilen sonuçlar mutlak hakikatlermiş gibi d&#252;ş&#252;n&#252;lmemeli diğer m&#252;minler ile hakkı sabrı tavsiye bağlamında yanlış anlamalar giderilmeli ve vahyi (doğru) anlama çabası kesintisiz s&#252;rd&#252;r&#252;lmelidir.
    ---------------------------------------

    İyi dostu olanın aynaya gereksinimi yoktur.

    ---------------Mevlana---------------

    -------------------------------------------------------

    Cehaletle deha arasındaki gerçek fark nedir biliyor musunuz?

    Dehanın sınırları var cehaletinse hiçbir sınırı yoktur.

    --------------Whoopi Goldberg----------------------

  5. #5
    student adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-09-2005
    Mesajlar
    5,219
    Karizma Gücü
    8
    Teşkk&#252;rler TCCLİVE arkadaşım ,

    Bu yaıyı yazan Ali Bulaç ta kendi hazırladığı mealde yetersiz olduğunu biliyor.Bu y&#252;zden meal ismini verildiğinide zatem yazısında belirtmiş.

    Ayrıntılı bir şekilde dikkatliceokunursa gerçekten çok faydalı bir yazı ,

    Tekrar teşekk&#252;rler arkadaşım , Allah razı olsun ,


    selam ve dua ile,
    En-am Suresi 68.Ayet;

    Ayetlerimiz konusunda 'alaylı tartışmalara dalanlar:' -onlar bir başka söze geçinceye kadar- onlardan yüz çevir. Şeytan sana unutturacak olursa, bu durumda hatırlamadan sonra, artık zulmeden toplulukla beraber oturma.

  6. #6
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    18-03-2007
    Mesajlar
    425
    Karizma Gücü
    0
    Bu çevrilemez dediğiniz kitap Allah'ın söz&#252;d&#252;r. birebir çevrilebilir ve okuyan herkes anlar.
    sizin benim veya bir beşerin söz&#252; değildir bu.
    çevrilemez yalanı çevrilirse neler olabileceginin bilindiği içindir

    Şuara 195 Apaçık Arapça bir dille.

    Şuara 196

    O, ş&#252;phesiz daha öncekilerin kitaplarında da vardır.

    Şuara 197

    Beni İsrail bilginlerinin onu bilmesi, onlar için bir delil değil midir?

    Şuara 198

    Biz onu Arapça bilmeyenlerden birine indirseydik de,


    Şuara 199

    Bunu onlara o okusaydı, yine ona iman etmezlerdi.

    Şimdi bu nedemek. Arapça inmesinin tek sebebi Allah ın elçisinin hz Muhammed'in (s.a.s) Arap olması.
    Ve Kuran apaçık bir dilde.

    Ne diyor Allah biz bu Kuran ı arapça bilmeyen birine indirseydikte diyor ! Yani ...
    Kuran'ın dili yok . Elçinin dili var. aynı şekilde Allah dilese idi aynı Kuran'ıdili başka olan birinede indirebilirdi .
    &#199;ok açık ve net şekilde Allah bunun her dile çevrilebilecegini bize izah ediyor.

    Z&#252;mer 28 Korunsunlar diye, p&#252;r&#252;zs&#252;z Arapça bir Kur'an indirdik.

    Bakın Kuran dili p&#252;r&#252;ss&#252;z. yok efendim şunu kelime çevrilemez şunu yapamadım yalan !
    Eğer boyle olmasa idi Kuran zaten çıkardı Amerikalı ben Arapça öğrenmek zorunda mıyım Allah'ım ozaman bizi TEK &#220;MMET yapaydın der .
    direk zaten bu dedikleri Kuran ile çelişiyor.

    Zuhruf 3 Biz, anlayıp d&#252;ş&#252;nmeniz için onu Arapça bir Kur'an kıldık.

    Ozaman bir Uyanık çıkar derki bu Kuran sadece Araplara ve Arapça bilenlere indi !
    eee insanlar Kuran'ı okumazlarsa birbirlerine yalan soylerlerse makam para kölelik! için bunu yaparlarsa daha çooook kandırılırız.
    bu sözler Allah'ın sözleri . aksi d&#252;ş&#252;nde olanlar çıksında desinlerki hayır bu böyledir şu şöyledir

    A&#199K DELİLLERİNİ GETİRSİNLER. Allah böyle buyurdu desinler. heralde Kuran'ı bir beşer söz&#252; sanıyorlar !
    daha Allah'ın rahmetini anlamamışlar...

    madem çeviri yapılamaz Ozaman kardeşim nasıl meal yaptıgını bize göster !
    tek tek tek kelime kelime çevir ve c&#252;mleyi birleştir!
    ozaman ne ekliyorsun ne cıkarıyorsun neyi değiştiriyorsun görelim ! YERSE ...
    Onu yapacak adam ne bir beklenti içinde olacak ne bir anlaşması olacak ne birine köle! olacak ne bir yere &#252;ye olacak nede bu işşten bişey talep edecek ...
    ve açık açık göstere göstere çevirilecek.

    Bu bir kez yapılsın daha hiçkimse MEAL saçmalıgının y&#252;z&#252;ne bakmaz. destek verin gözlerinizi açın .
    avrupalılarda zamanında aynı hatadan perişan oldular.
    ne oldu sonra ... HALK isyan etti ne rahip kaldı ne bişey .
    isyan cıkmadan adam gibi açık açık nasıl çeviriyorlar artık yazmaları şart. birs&#252;r&#252; rezalet dolu meallerde . sanki hepsi farklı kitap. yane eğer bukerlerse Allah'ın rahmetini dinini oyun yaparlarsa hesabı nasıl verecekler bilemiyorum

    bu mealciler TERCUMAN olsa idi hepsi A&#199; idi A&#199;
    şimdi g&#252;zel karınlarını doyuruyorlar şirin MEALciler...

  7. #7
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    28-05-2007
    Mesajlar
    134
    Karizma Gücü
    0
    eee arkadaşlar tamam belki bir iki söz değişik simalarda kullanılmış anlatım olarak aynı değilmi

    bir köpr&#252; demiş biri viyad&#252;k


    bence t&#252;m açıklamalar aynı kapıyaçıkıyor

  8. #8
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    20-05-2007
    Mesajlar
    329
    Karizma Gücü
    0
    Bu farklılıkları ortadan kaldırmadıkça kesin ve net fetvalar nasıl verilebilir ki?
    Kur'an bizzet kendisi Apacık bir kitap olduğunu söylemişken bu terc&#252;me farklılığıda ne?

    insanın bir an(haşa) inanası gelmiyor..

  9. #9
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    18-03-2007
    Mesajlar
    425
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı telefoncu_ist tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    eee arkadaşlar tamam belki bir iki söz değişik simalarda kullanılmış anlatım olarak aynı değilmi

    bir köpr&#252; demiş biri viyad&#252;k


    bence t&#252;m açıklamalar aynı kapıyaçıkıyor
    galiba ayeti okumadınız.
    yaradılış demekle boy pos demek farklı.
    biri viyaduk biri köpr&#252; demek deil . kelimeler kuranda delildir

    eğer yaradılışsa nuh a.s dan sonrakilerin öncekilere &#252;st&#252;nl&#252;ğ&#252; bunun anlamı nedir biliyor musun ?

    EVRİMDİR.

    ama darvinin dediği şekilde deil .

    İnsanın başka bir yaratılışla EVRİM geçirmesidir.

    zaten bazı ınsanları Allah'ın lanetlediği maymuna çevirdigini biliyoruz. Peki Kuran'da evrimi yalanlayan bişey varmı?

    Ne olur eğer burdaki kelime YARADILIŞSA.
    evrim karşıtlarına patlamazmı ozaman

    Hz musa 1000den 50 yıl eksik yaşamadımı?
    bu evrim deil mi?

    işte bak nuh un tufanından sonrada bir yaradılış farklılığı !

    bak meal farklılığı neye yol açıyor !

    Abd&#252;lbaki Gölpınarlı


    Elbette geçeceksiniz bir halden bir hale.

    Ali Bulaç Meali


    Siz, gerçekten tabakadan tabakaya bineceksiniz.

    Diyanet İşleri Meali


    Ş&#252;phesiz siz bir durumdan diğerine uğratılacaksınız. (tabakadan tabakaya bineceksiniz)

    Diyanet Vakfı Meali


    Ki,siz elbette halden hale geçeceksiniz.

    Edip Y&#252;ksel Meali


    Siz evreden evreye binip geçeceksiniz.

    Elmalılı Hamdi Yazır


    Ki, siz elbette halden hale geçeceksiniz.

    &#214;mer Nasuhi Bilmen


    Elbette ki halden hale m&#252;l&#226;ki olacaksınız.

    Muhammed Esed


    [işte böylece, ey insanlar,] siz adım adım ilerleyeceksiniz. 10

    Suat Yıldırım


    19 – Siz halden hale geçeceksiniz!

    S&#252;leyman Ateş Meali


    Ki, siz, mutlaka tabakadan tabakaya bineceksiniz! *

    Şaban Piriş Meali


    Elbette sen, bir aşamadan bir aşamaya geçeceksin.

    &#220;mit Şimşek Meali


    19. Siz bir tabakadan diğerine geçeceksiniz.(2) *

    Yaşar Nuri &#214;zt&#252;rk


    19 Ki siz boyuttan boyuta/halden hale mutlaka geçeceksiniz



    Şimdi soruyorum Kuran'da evrim izahını ama bakım evrim diyorum maymundan gelme demiyorum EVRİM diyorum! bunu ç&#252;r&#252;ten birşey var mı !
    yoksa Kuran destekliyorda bizi mi kandırıyorlar!
    var mı açık delil soruyorum?

    Evrim karşıtlıgı= din demeyin .
    derseniz evrim ispatlanırsa dini inkar etmeniz gerekir .
    gerçeği araştırın ezberi deil !

    Bak bir meal yalnısı neye mal oluyor !
    gercek nedir söyleyin ?

    pr&#252; viyad&#252;k deilmiş deil mi. doğru durust kelimelerin çevrilmesi şart . yoksa insanlar yalnış anlar yalnış bilgilendirilir. şu işi adam gibi göstere göstere yapmaları şart .

    http://www.netcevap.org/yanilgilar.html

    bakın burdakiler nasıl yapmıs ve buna nasıl cevap vermiş inceleyin .


    NOT : Hz Musa deil Hz Nuh 1000-50 yıl yaşayan.

    burdan tufanın nekadar surdugumu caba bize haber veriliyor ?
    Bu mesaj en son " 30.06.07 " tarihinde saat 01:55 itibariyle DoNtBeOnMyWay tarafından düzenlenmiştir...

  10. #10
    TCCCLive adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-05-2007
    Mesajlar
    361
    Karizma Gücü
    0
    ###------Hz. Kur'an elbette bire bir çevrilemez. (AMA BU KADARDA OYUNCAKLA OYNAR GİBİ YAPILMAMALI)


    ##------Bire bir çevrilemez derken &#252;stte verdiğiniz örneğe de bakarsak şunu söyleyebiliriz: "olayı biraz oyuncak haline getirmişler".


    ##------Hani diyoruz ki: "sadece kendi gör&#252;ş&#252;m&#252;ze yada anladığımıza bağlı kalmayalım, başkalarına da danışalım". Hatta bunu yukarıda verdiğim yazıda Sayın "Ali Bulaç" tavsiye ediyor. Herşey iyi g&#252;zel de.. Bu söylediği söz çeviri yapanlar için geçerli değilmiş gibi bir izlenim var ortada. Bu kadar farklı meal çıkması "çeviri yapanların" birbirlerine hiç danışmadıkları ve sadece kendi gör&#252;şlerine yer verdikleri gibi bir gör&#252;nt&#252; hasıl olmuş. Bu sebeple konuyu açan kardeşimin haklı yanları var.


    ###-----Arkadaşlar! Bu Kur'an elbette "apaçık arapça bir dille" inmiştir. Bu demek oluyor ki; arapça bilen herkes onu rahatlıkla anlayabilir. Sorun şu ki; herkes öğrenci olabilir ama herkes öğretmen olamaz. Yani bir insan fizik biliyor olabilir. Ama bu onu Fizik öğretmeni yapmaz. "Fizik öğretmeni" fiziği öğretebilen kişi demektir. Eğer öğretemiyorsa o sadece fizik biliyordur. Fizik öğretmeni olamaz. Bu örnek bizim sorunumuza yeni bir bakış açısı kazandırabilir. Şöyle ki; Arapça bilen herkes Kur'an-ı Kerim'i okuyup anlayabilir. Fakat "anladığını anlatamayabilir" gibi bir olasılık her zaman vardır.


    ##----SONU&#199;----##

    #-----------------Her "Arapça ve T&#252;rkçe" bilen "T&#252;rkçe Meal" yazamaz. (&#199;eviriyi yapanın) Kendisinde okuduğunu iyi anlamanın yanında (zaten apaçık bir dille yazıldığı için her kesimden insan arapçasından anlayabilir) anladığını iyi anlatabilme özelliğine de sahip olmalı. Sanırım yukarıdaki "T&#252;rkçe Meal"lerin de başına gelen tam olarak bu.


    #-------Her ön&#252;ne gelen meal yazmasın. Yazarken de sadece kendisine bağlı kalmasın. Başkalarının da gör&#252;şlerini alsın. Bu taktirde bu kadar farklı meal olacağını sanmıyorum.


    #S#A#Y#G#I#L#A#R#
    ---------------------------------------

    İyi dostu olanın aynaya gereksinimi yoktur.

    ---------------Mevlana---------------

    -------------------------------------------------------

    Cehaletle deha arasındaki gerçek fark nedir biliyor musunuz?

    Dehanın sınırları var cehaletinse hiçbir sınırı yoktur.

    --------------Whoopi Goldberg----------------------

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Bunu Mutlaka Okuyun(Bir Komplo Teorisi Daha)
    2005 Konuları bölümünde kurbath2 tarafından açılmış
    Yanıt: 21
    Son Mesaj: 14.07.05, 16:07

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •