• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
11 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    VAK VAK Özlem adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-04-2006
    Mesajlar
    5,251
    Karizma Gücü
    8

    Nedir algıyı bize çağrıştıran?

    Bir diyalog: (Gerçeğinden alıntıdır)

    -O ,aslında zavallı bir insandır ...
    herkesin birgün mutlu olacağına inanmayı hayal ettiği için.(kişi burada ''O''derken karşısındaki kişiden bahsetmektedir)
    -Zavallıyım
    -Bak kızdın!

    Zavallı olduğunu ona düşündüren ve zavallıolduğunu düşündüğünü diğerine düşüdüren aradaki fark ALGI farkı mıdır?

    Algılarımız bize anlatılanlar doğrultusunda çağrışım yapmadığı zamanlar çok mu sarpa sarar üzerine konuşulan ve düşünülenler?

    Ardımızdaki kapıyı, çıkarken sonuna dek kapatmamıza yol açma ihtimali nedir?

    Nedir ALGIyı bize çağrıştıran?






    -kaç yıldır bu sokaktan geçiyorsun, başka yol bulamadın mı ?
    -demek sen de kaç yıldır bu sokaktasın. hala çıkamadın mı ?...

  2. #2
    haha... chesss adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-10-2005
    Mesajlar
    5,467
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    Alıntı osslem tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Bir diyalog: (Gerçeğinden alıntıdır)

    Ardımızdaki kapıyı, çıkarken sonuna dek kapatmamıza yol açma ihtimali nedir?

    Nedir ALGIyı bize çağrıştıran?
    Bu İhtimal Kişilerin karşılıklı Düşünme yeteneğine Düşüncelerin ifade edilebilmesine duyulan SAYGI oranına bağlıdır kişiler cemiyetler halklar toplumlar içinde öyle...

    Onun ne algılayacağı Temasın son anında her iki taraf el sıkıştıktan sonra önemlidir...

    İletişim halindeyken ne algıladığı çok önemli değildir ...

    Ben ona anlatmak istedim o anladı beni tam olarak anlayamadıysa bende bir problem olabilir onda olabilir ama her iki taraf sonuçta tam olarak anlatabilirse iki tarafta ne algılamışsa haklı olarak doğru olanı algılamıştır...

    Herkes anlattı herkes anladı iyi veya kötü algı doğru ben iyi anlattım o kötü anladı algı hatası
    &

    Hamlet: Yaptığı işin farkında değil mi bu adam ? Türkü söulüyor mezar kazarken.
    Horatio: Alışmış, umursamıyor artık!


    Shakespeare

  3. #3
    Misafir Kral_Arthur adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-03-2006
    Mesajlar
    6,163
    Karizma Gücü
    0
    tesekkurler benı dusundurdu

  4. #4
    VAK VAK Özlem adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-04-2006
    Mesajlar
    5,251
    Karizma Gücü
    8
    Beni hala düşündürüyor..
    Şuan algıladıklarım,zihnimden tümden bağımsız olabilir mi acaba?
    Algı zihinden tamamen bağımsız mıdır,mümkünmüdür bu?



    -kaç yıldır bu sokaktan geçiyorsun, başka yol bulamadın mı ?
    -demek sen de kaç yıldır bu sokaktasın. hala çıkamadın mı ?...

  5. #5
    izsiz Fhilosophia adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    23-09-2007
    Mesajlar
    334
    Karizma Gücü
    5
    Zihin bir şeylerin farkına varmaya çalışmaktan usanmayacaktır. 1 . sorunun cevabı: Kelimelerin gücünü anlamadan, insanların gücünü anlayamazsınız....Konfüçyüs
    Der Konfüçyus konuda ki kişilerin biri kelimelerin gücüne varmış.Diğeri ise farkında bile değil.Bunu da şurdan anlıyorum.Söylediği sözü kabul ettiği halde karşısındaki kızabiliyorsa zihninin döktüğü kelimeler onu tatmin etmemekte oldugu görünüyor.Çünkü kelimelerin ne denli güclü olduğunun farkında bile değildir.
    4.soru Algıyı bize çağrıştıran akıldır.Senin aklın ve tum akıl sahiplerinin aklıdr.
    O anki algıladıkların zihninden tamamen bağımsız olamaz ama özerk diyebiliriz.Yani dünya denilen üstten basık yandan şişik yer kürede yaşayan tüm insanlar birbirleri ile etkileşim içindedirler.Ne algılarsan algıla bunu sana cagrıstıran dikkatlice düşündüğünde insan oldugunu göreceksin.Ve algıladıkların zihninden yarı bağımsızdır diyebilirim sanırım.Ama asla tümden bağımsız olamaz.Çünkü herkezin bir ortak noktası var akıl ve konusabilme.İnsanlardaki bu ortak noktaların bize ''aslında hepsi benimle aynı''farklılık yok aynılık var demsine yol acar.Ne algılarsan algıla zihninden tam bağımsız olamaz
    Bu mesaj en son " 28.09.07 " tarihinde saat 10:18 itibariyle Fhilosophia tarafından düzenlenmiştir... Neden: işte
    Biz bugün ''canlı''nın nerede yaşadığını,neden ibaret olduğunu,adını sanını bile bilmiyoruz.Bizi tek başımıza bırakın,elimizden kitapları alın o saat şaşkına döner,ne yana gideceğimizi,kimden yana çıkacağımızı,kimi sevip,kimden nefret edeceğimizi bilemeyiz.İnsan olmak,yani gerçek,kendi vücuduna sahip,kanlı canlı bir insan olmak dahi bize güç geliyor ; bundan utanıyor,ayıp sayıyor,bildik,genel anlamda insan olmaya çabalıyoruz hep.Aslında biz ölü doğmuş yaratıklarız ; zaten çoktandır canlı olmayan babalardan dünyaya geliyoruz ve bundan da gittikçe daha çok hoşlanıyoruz.Bundan zevk alıyoruz.Yakında bir kolayını bulup doğrudan doğruya fikir dölleri olarak dünyaya geleceğiz.

    Dostoyevski

  6. #6
    mr_yashaen adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    03-10-2007
    Mesajlar
    84
    Karizma Gücü
    0
    Yolun karşısından gelen arkadaşımız bize doğru yürümektedir ve açıkça bize doğru yürürken bize doğru bakmaktadır. Ancak yanımızdan hiç oralı olmayıp geçer giderse problem duyum algı farkına işaret ediyor olabilir. Yani bizim görüntümüz onun gözüne, retinasına yansımıştır. Biyolojik yapısı içerisinde göz bu görüntüyü beyne ulaştırmıştır. Fakat beyin burada yapması gereken duyusal bilginin alınmasından sonra, seçilme, düzenleme ve yorumlama aşamalarını gerçekleştirmemiştir. Bu halk arasındaki tabirle bakmak ve görmek arasındaki fark gibi de düşünülebilir
    Sen hiç gitmeyecek gibisin değil mi...

    O gidenler de HEP senin gibi idiler

  7. #7
    Subzero adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    30-07-2005
    Mesajlar
    1,705
    Karizma Gücü
    0
    beni düşündürmenin ötesinde, abuklaştırdı bu soru
    Anne karnından çıktıktan hemen sonra başlıyo belki de bu algı meselesi,
    ve hepimiz birer kar kristali gibi yaşıyoruz,
    örgülüyoruz onu.
    Her ne kadar kültür, eğitim, tarz, töre, kavramlar falan gibi şeylerde ortak noktalar bulmaya,
    ve böylece aramızdaki iletişimi en sağlıklı hale getirmeye çalışsak da,
    ALGIlarımızda büyük farklar oluşabiliyor.

    Hatta bizim o anki koşullarımız, ruh halimiz bile
    kendi algılarımızı birbirinden farklılaştırabiliyor.
    Çok karmaşık bir konu bence.
    Ama benim asıl merak ettiğim yanı başka,
    bilmiyorum sen de onu mu düşünüyorsun Özlem ?

  8. #8
    VAK VAK Özlem adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    15-04-2006
    Mesajlar
    5,251
    Karizma Gücü
    8
    Düşünüyorsam şayet,ayrı ayrı havaları soluyan ve ayrı ayrı kültürlerin /değerlerin çocukları olan ''Bİz'' için ne söylenebilir ?



    -kaç yıldır bu sokaktan geçiyorsun, başka yol bulamadın mı ?
    -demek sen de kaç yıldır bu sokaktasın. hala çıkamadın mı ?...

  9. #9
    izsiz Fhilosophia adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    23-09-2007
    Mesajlar
    334
    Karizma Gücü
    5
    Alıntı Özlem tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Düşünüyorsam şayet,ayrı ayrı havaları soluyan ve ayrı ayrı kültürlerin /değerlerin çocukları olan ''Bİz'' için ne söylenebilir ?
    Dediğiniz söylenir ''BİZ''
    Ayrı görünenler hayatın tadi,biberi,tuzu.
    Tüm değerler,tüm yasananlar,tüm havayı soluyanlar bunların hepsi bi birliktelik içindedirler.
    Biz,biziz.
    Önceden bildiğim bir cümle geldi aklıma yazıyım.
    Siz bizde bizken,biz sizde sizken,Siz bizi bize mi sorarsınız.
    Biz bugün ''canlı''nın nerede yaşadığını,neden ibaret olduğunu,adını sanını bile bilmiyoruz.Bizi tek başımıza bırakın,elimizden kitapları alın o saat şaşkına döner,ne yana gideceğimizi,kimden yana çıkacağımızı,kimi sevip,kimden nefret edeceğimizi bilemeyiz.İnsan olmak,yani gerçek,kendi vücuduna sahip,kanlı canlı bir insan olmak dahi bize güç geliyor ; bundan utanıyor,ayıp sayıyor,bildik,genel anlamda insan olmaya çabalıyoruz hep.Aslında biz ölü doğmuş yaratıklarız ; zaten çoktandır canlı olmayan babalardan dünyaya geliyoruz ve bundan da gittikçe daha çok hoşlanıyoruz.Bundan zevk alıyoruz.Yakında bir kolayını bulup doğrudan doğruya fikir dölleri olarak dünyaya geleceğiz.

    Dostoyevski

  10. #10
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    29-12-2006
    Mesajlar
    2,782
    Karizma Gücü
    0
    "Algi cagrismasi, algiyi cagristirmak" tam olarak zihnimde yer bulmadi.
    "Algilama bicimi, alginin cagristirdigi" daha net mana ifade ediyor.
    Alginin; cagrisimin kendisi oldugunu dusunuyorum.

    Algilar; davranislarimiza yada sozlerimize etki eden cagrisimlardir diyebiliyorum.

    Algilama; an icindeki tum etkenlerin, detay toplamlarinin neticesidir de diyebiliyorum.

    Etkenlerin detaylarini ise, alt bilincin belirledigini soyleyebilirim.

    Alt bilinc, zaman icinde bilgi ve tecrubeler sonucu vede dogustan var olanlarla olusur da diyebiliyorum.

    Bilgi ve tecrubeler; deneme yanilma veya inanarak ogrenmekle olusur da diyebilirim.

    Bu halde algilama bicimimiz; algiladigimiz durum basta olmak uzere, ona etki eden diger kuvvetler hakkinda da yeterli bilgiye sahip olusumuza ve o etkenleri kontrol edisimize bagli olarak, davranislarimizi belirler.

    Netice de yanlis algilama, yanlis bir davranisa sebep olur. Bu yanlis davranisimiz da geriye tecrube olarak doner.

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Ellere var da bize yok mu?
    2005 Konuları bölümünde Dağlı tarafından açılmış
    Yanıt: 4
    Son Mesaj: 13.06.05, 16:56

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •