• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
9 sonuçtan 1 --- 9 arası gösteriliyor
  1. #1
    RoadTripper adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    16-09-2004
    Mesajlar
    14,166
    Karizma Gücü
    10

    Tartışma AKUT'dan Ermeni soykırımı açıklaması...

    AKUT'dan Ermeni soykırımı açıklaması...

    AKUT, web sayfasında yayınladığı bildiride, Ermeni soykırımı
    yalanlarına karşı Türk ulusunu göreve çağırdı...İşte o yazı..

    "Ermeni Sorunu, Ermeni ulusunun gerçek çıkarlarından çok, dünya
    kapitalistlerinin (emperyalistlerinin) ekonomik ve politik çıkarlarına
    göre çözümlenmek istenmiştir."
    Mustafa Kemal (1919)
    Aziz ve Yüce Türk Milleti,

    İçinde bulunduğumuz yıllar, tarihin çok acı bir döneminin, yakın
    coğrafyamızda yer alan diğer devletler ve milletlerle birlikte 1914 –
    1918 yılları arasında dokuz ayrı cephede savaşarak, bizim de yaşamak
    zorunda kaldığımız 1. Dünya Savaşı çılgınlığının çeşitli dönem ve
    olaylarının 90. yıldönümlerine denk gelmektedir.

    Hatırlayacağınız gibi, yine AKUT'un ve diğer pek çok sivil inisiyatif
    sahibi grubun ve yurtseverin öncülüğünde, 2004 yılının Aralık ayı
    sonlarında, "90. Yılda Sarıkamış Şehitlerini Anma Etkinlikleri",
    Türkiye'nin dört bir tarafından gelen yurttaşların desteğiyle, bugüne
    dek hiç olmadığı kadar geniş bir katılım ve sahiplenme ile
    gerçekleştirildi. Türk askerinin hiç bir zaman unutmadığı aziz
    şehitlerimiz, 90 yıldır ilk kez sivil yurttaşların da yoğun
    katılımıyla layık oldukları şekilde anıldılar.

    1915 yılı, o güne dek dünyanın gördüğü en güçlü donanmayı 18 Mart
    1915'te Çanakkale Boğazı'nda durduran yiğit Türk askerini ve ardından
    dünyanın en kanlı savaşlarından birinin yaşandığı Gelibolu
    Savaşları'nda, askeri strateji, deha ve cesaretini, dünyanın en güçlü
    ordularına kabul ettiren o günün genç subayı, geleceğin devlet
    kurucusu Mustafa Kemal'in ve emrindeki göğsümüzü her zaman kabartan
    Türk askerinin şahlandığı yıl olarak, bir daha hiç unutulmamacasına
    hafızalarımıza kazındı. 90 yıl öncesinin bu kahramanlık destanını ve
    bu vatan uğruna kendini feda eden o kahramanları anmak için, bu yıl 18
    Mart 2005 tarihinde, hepimiz tek bir yürek ve tek bir ses olarak
    Çanakkale'de düzenlenecek etkinliklere katılmak için AKUT ailesi
    olarak orada olacağız.

    Benzeri şekilde bu yıl, hepimizi yakından ilgilendiren, ancak ne yazık
    ki henüz tam olarak çözemediğimiz uluslararası ölçekte bir sorun
    karşımıza çıkmak üzere gün sayıyor. Ermeni diasporası, Türk Milletini
    dünya kamuoyunda özellikle son 30 yıldır rencide etmekte ve
    aşağılamaktadır. Tarihsel gerçekleri sadece kendi menfaatleri için
    saptırarak, bizleri bir soykırım uygulayıcıları olarak dünyaya
    tanıtmaya çalışmakta, hatta çeşitli politik ve ekonomik baskılarla bu
    yalan iddiaları için Batılı devletlerin parlamento ve bölge
    meclislerinden hiçbir anlamı olmayan onaylar ve yasalar
    çıkartmaktadır. Son derece fütursuzca, ama bugün için ciddiye alınarak
    bütün kaynaklarımızla mücadele edilmesi gereken bir ölçekte
    yalanlarını güçlendirmeye ve kendi lehlerinde bir dünya kamuoyu
    yaratmaya çalışmaktadırlar. 24 Nisan 1915'i sözde Ermeni Soykırım Günü
    ilan eden Ermeni diasporası, bu yıl 90. anma törenlerine
    hazırlanmaktadırlar. Oysa anılan gün, 1.Dünya Savaşı sırasında, Doğu
    Cephesi'nde Ruslarla savaşan Osmanlı Ordusu'nu her fırsatta arkadan
    vurarak ve casusluk yaparak devlet aleyhine faaliyette bulunan ve
    korumasız Müslüman köylerini basarak masum insanları katleden 2345
    Ermeni komitecinin tutuklandığı gündür.

    24 Nisan 2005'ten itibaren bizi, değil yapmak, aklımızdan bile
    geçirmediğimiz bir soykırım iddiası ile bütün dünyaya karşı küçük
    düşürme girişiminde bulunacak olan diaspora Ermenileri, iddialarını
    tanıtma, kabul ettirme ve en sonunda da Türkiye Cumhuriyeti'nden
    tazminat ve toprak talep etme planlarını da en güçlü şekilde karşımıza
    çıkartacaklarını söylemektedirler.

    İçinde bulunduğumuz şu günlerde, Türkiye'yi sıkıntıya sokan, herhangi
    bir belgeye dayanmayan ve yalnızca iddia boyutunda kalan soykırım
    suçlamaları karşısında daha dikkatli ve birbirimize daha bağlı olmamız
    gereken bir sürece giriyoruz. Türk düşmanlığını bir geçim kaynağı
    haline getiren ve varlıklarını sürdürebilmek için, her gün yeni
    yalanlar ve sahte belgelerle dünya kamuoyunu yalan - yanlış
    yönlendiren diaspora Ermenilerine karşı yapmamız gerekenler şunlardır:

    1- 1.Dünya Savaşı yıllarında bu tür bir soykırımın yapılmadığını,
    ancak Doğu Cephesi'nde savaş sırasında Rus ordusuyla birlikte Ermeni
    çetelerinin Müslümanlara saldırması ve onları katletmeleri sonucu,
    Osmanlı Devleti tarafından uygulanmasına karar verilen tehcir (göç
    ettirme) sırasında, daha önceki Ermeni saldırılarından kurtulan,
    çoğunluğu Kürt Aşiretlerinden oluşan bölge halkının intikam almak
    üzere Ermenilere saldırması, göç sırasındaki bulaşıcı hastalıklar,
    yiyecek sıkıntıları ve o günün koşullarının ağırlığı gibi sebepler
    sonucunda, asla planlı bir soykırım uygulaması olmayan, ama savaş
    koşullarının getirdiği ve tüm tarafların yaşamak zorunda kaldığı acı
    olaylar olduğu her türlü platformda savunulmalıdır.

    2- Birleşmiş Milletler'in 1948'de kabul ettiği ve Türkiye'nin de
    1950'de kabul ederek yürürlüğe koyduğu 'Soykırım Yasası' özetle,
    "hiçbir ayrılıkçı hareketi olmayan, silahlı örgütlenme ve devlete
    karşı çatışmaya girmeyen masum bir ulusal, etnik ya da dini gurubun,
    yalnızca o guruba ait olduğu için kısmen ya da tamamen egemen devletin
    hükümetince ortadan kaldırılması" biçiminde tanımlanmıştır. Bu tanıma
    en uygun örnek de, Nazi Almanyası'nın hükümet politikası olarak,
    devletin örgütlü gücü ile yahudilere karşı uyguladığı planlı, organize
    soykırımdır ve bütün dünyada da bu şekilde kabul edilmektedir. Doğu
    Cephesi'ndeki savaş sürecinde Kürtlerle - Ermeniler arasında yaşanan
    karşılıklı katliam ile soykırım kavramının birbirine karıştırılmaması
    anlatılmalı, 1918'de göç ettirilen Ermenilerin eski yerlerine geri
    dönmeleri için çıkarılan yasa sonucu Türkiye'ye kendi istekleriye
    dönmeyen ve şimdi diaspora Ermenisi adını alan kitlenin bu tutarsız
    iddiasının ardında, Mustafa Kemal'in o yıllarda dediği gibi, Doğu
    Anadolu üzerinde oynanan emperyalist çıkarlar aranmalıdır.

    3- 1918'de İstanbul'da kurulan Divan-ı Harp'te yargılanarak tutuklanıp
    Malta'ya sürülen Ziya Gökalp başta olmak üzere çok sayıda kişi,
    İngiliz Kraliyet Savcısı'nın soykırıma ilişkin bir belge bulamaması ve
    olayları "karşılıklı katliam" olarak nitelemesi sonucu serbest
    bırakılmışlardır. Ayrıca, İttihat ve Terakki Hükümeti'nin başlattığı
    soruşturmayla, tehcir sırasında gerekli önlemleri yeterince almayan
    çok sayıda idari görevli, idam cezası dahil çeşitli cezalara
    çarptırılmıştır. Özetle, Ermeni olaylarına ilişkin tüm sorunlar
    Cumhuriyet kurulmadan önce, uluslararası hukuk kuralları çerçevesinde
    sonuçlanmıştır.

    4- Bu konularda çalışma yapan resmi, özel, sivil, askeri, akademik,
    profesyonel veya gönüllü her gruba ve kişiye destek verilmelidir. Bu
    destek için de en önemli ve olmazsa olmaz şart, öncelikle doğruları
    öğrenmek ve öğretmektir.

    5- Olayların üzerinden daha ancak bir insan ömrü kadar süre geçmesine
    ve her türlü bilgi ve belgesi hala mevcut olmasına rağmen, özelde 1.
    Dünya Savaşı sürecini yaşayan dedelerimize, genelde ise ulus olarak
    bütün Türk Milletine karşı yapılan tüm bu yalan iddiaların ve haksız
    suçlamaların tam tersine, gerçek insan sevgisi ve hoşgörü duygusu
    üzerine kurulmuş olan Türk Kültürünün hiç haketmediği bu hakaretlerden
    bir an önce kurtarılması sağlanmalıdır.

    6- Son aşamada da, en az 30 yıldır hepimizi huzursuz eden, tereddüte
    düşüren, diğer devletler ve milletler karşısında küçük düşüren ve
    olmadık yerlere anıtlar diktirerek onurumuzu kıran bu süreci
    yaşamamıza sebep olan ve destek veren bütün kişi, kurum ve
    devletlerden, uluslararası hukuk kuralları doğrultusunda tazminat
    talep edeceğimizi dünya kamuoyuna duyurmak olmalıdır.

    7- Nitekim, Ermeni soykırım iddialarını kanıtlamak üzere Haziran
    2005'te Viyana'da yapılacak toplantıya belge sunacağını açıklayan
    Ermenistan, soykırım belgesi bulamadığı için toplantıya katılmaktan
    vazgeçmiş bulunmaktadır. Böylece soykırım iddialarının kendi
    kaynağından çürütüldüğü de tüm dünya kamuoyuna duyurulmalıdır.

    8- Unutmamak gerekir ki, 2. Dünya Savaşı çılgınlığında, Nazi
    Almanya'sı işgali ve baskısı altında 20 civarında Avrupa devletinde
    15.000'den fazla Yahudi Toplama Kampı'nın kurulduğu ve neredeyse bütün
    Avrupa'nın Yahudi öldürme veya olanlara seyirci kalma çılgınlığına
    giriştiği bir süreçte bile, Türkler merhamet ve zorda olana yardım
    etme duygularını yitirmemişlerdir. Öyle ki, bu soykırımdan
    kurtarabildikleri kadarını kurtarmak için, o günün koşullarının bütün
    elverişsizliğine rağmen, kendi canlarını bile tehlikeye atarak her
    türlü zorluğa ve baskıya direnmişlerdir. Bugün bizi barbar veya
    soykırım uygulayıcısı olarak suçlayanlara karşı tek yapmamız gereken
    şey, bu ve daha pek çok benzeri gibi kendi geçmişlerinin insanlığa
    sığmayacak kirli uygulamalarını gözler önüne sermek olmalıdır.

    Tarihleri boyunca Partlar'ın, Selefküsler'in, Ruslar'ın, Persler'in,
    Araplar'ın, Bizanslılar'ın ve Romalılar'ın yönetimleri altında sürekli
    baskı ve din değiştirmeleri için işkenceye uğrayan Ermeniler, Selçuklu
    İmparatorluğu'nun yönetiminde tarihlerinde ilk kez rahat bir yaşam
    sürdürme olanağına, Fatih Sultan Mehmet zamanında 1461'de özgürce
    ibadet edebilmeleri için Patrikhanelerine kavuşmuşlardır. Ermeniler,
    900 yıl Türklerin yönetiminde uyum içinde yaşamış ve 20 bin Ermeni,
    Osmanlı Devleti'nin çeşitli katmanlarında kamu görevi yapmışlardır.
    Cumhuriyet'in kurulmasıyla, Lozan Antlaşması çerçevesinde azınlık
    statüsü elde eden ve bugün için sayıları 70.000'in üstünde olan
    Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı Ermenilerin günümüzde Türkiye sınırları
    içerisinde açık durumda 33 kilise, 16 okul, 11 dernek ve 8 gazeteleri
    bulunmaktadır.

    Ermenistan 1991'de bağımsızlığına kavuştuğunda toplam nüfusu 3.6
    milyon iken, batılı ülkelere göç nedeniyle şimdilerde ancak 1.6 milyon
    nüfusa sahip bir ülkedir. Gerek 1918'de gerekse ikinci kez 1991'de
    bağımsızlığına kavuştuğunda, bir devlet olarak onu ilk tanıyan ve
    yardım eden Osmanlı hükümeti ve Türkiye Cumhuriyeti hükümeti olmuştur.

    Bu konuda yorumunu size bırakmak üzere, Amerikalı tarih profesörü
    Justin Mc. Carthy'nin "Sürgün ve Ölüm - Osmanlı Müslümanlarının Etnik
    Temizliği – 1821 / 1922" kitabında geçen bir cümleyi de sizlerle
    paylaşmak istiyoruz; "Eğer 15. yüzyıl Türkleri o kadar hoşgörülü
    olmasaydı, 19. yüzyıl Türkleri bu kadar acı çekmezdi."

    AKUT ailesi olarak, herşeyden daha çok değer verdiğimiz devletimize,
    milletimize ve kültürümüze yapılan bu ağır hakaretlere karşı bu
    çağrıyı yapmayı, Türkiye'nin en etkin ve güçlü sivil toplum
    örgütlerinden biri olma bilinci ve sorumluluğu ile, üzerimize düşen
    bir görev olarak değerlendiriyoruz.

    Çağrımızın hepimize dostluk ve barış getirmesi dileğiyle,

    Saygılarımızla,

    AKUT

    14-02-2005 11 : 47

  2. #2
    ANGEL dscvry2001 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-04-2005
    Mesajlar
    4,103
    Karizma Gücü
    8
    Çok anlamlı bir yazı.. Paylaşımın için teşekkürler.
    ...


    That's all folks.. C'ya another time.. Who knows.


    :hz ...Sadece senin için... :hz


  3. #3
    Mordoth adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    17-09-2005
    Mesajlar
    3,374
    Karizma Gücü
    0
    Mükemmel bir paylaşım ! Müteşekkiriz . Ermeni yalanına karşı elele !
    !!! TÜRKİYE AYILDI , İMAM BAYILDI !!!



    Ebedi Cumhuriyet Muhafızı


    bütün ampullere sesleniyorum ;ampulünüz şu sıralar yanıyor olabilir ama EBEDİYEN
    CUMHURİYET GÜNEŞİ
    altında yanmaya mahkumsunuz







  4. #4
    Ingres adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-01-2006
    Mesajlar
    148
    Karizma Gücü
    0
    Yazının linkini de verebilir misin?
    :ty47:

  5. #5

    Kayıt Tarihi
    13-06-2005
    Mesajlar
    2,625
    Karizma Gücü
    0


  6. #6
    blackbuk adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-10-2005
    Mesajlar
    642
    Karizma Gücü
    0
    paylaşım için çok teşekküler....
    Devlet-i ebedi müddet!
    Sonsuza kadar ADALET!
    Sonsuza kadar DEVLET!
    Sonsuza kadar HÜRRİYET!
    Sonsuza kadar MİLLET!


  7. #7
    attilahun adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-02-2006
    Mesajlar
    2,505
    Karizma Gücü
    7
    Alıntı RoadTripper tarafından gönderildi.
    AKUT'dan Ermeni soykırımı açıklaması...

    AKUT, web sayfasında yayınladığı bildiride, Ermeni soykırımı
    yalanlarına karşı Türk ulusunu göreve çağırdı...İşte o yazı..
    Buna "Ermeni soykırımı" demek yerine "sözde Ermeni soykırımı" diyelim. Bu konuda biraz daha duyarlı olmamız gerekiyor.
    TARİH, SADECE TARİHTEN DERS ALMASINI BİLMEYEN MİLLETLER İÇİN TEKERRÜR EDER. TARİHTEN DERS ALMASINI BİLMEYEN MİLLETLERİN COĞRAFYALARINI BAŞKALARI ÇİZER!


  8. #8
    Ingres adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-01-2006
    Mesajlar
    148
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı AltayK tarafından gönderildi.
    Teşekkürler
    :ty47:

  9. #9
    uray35 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-10-2005
    Mesajlar
    1,573
    Karizma Gücü
    0
    teşekkürler...
    1919 Ruhu İle...
    DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ
    DİL VE KÜLTÜR TOPLULUĞU

    SU SESİ,PARA SESİ,KADIN SESİ...

    Ahan da ben Merak ediyorsanız buyrun...

    NAZLI ÖZTARHAN


 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. 'Ermeni soykırımı' ABD'de mahkemelik
    2005 Konuları bölümünde angel_nili tarafından açılmış
    Yanıt: 0
    Son Mesaj: 06.12.05, 08:28
  2. Ermeni soykırımı kabul edildi!!!
    2005 Konuları bölümünde cihan_zg tarafından açılmış
    Yanıt: 8
    Son Mesaj: 16.09.05, 19:42

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •