Türkiye'de garip şeyler olmakta. Bu gariplikler günlük yaşamın içinde pek belli olmasa da muhtelif noktalarda kendisini göstermektedir.
Örneğin %99'u müslüman olduğu söylenen ülkemizde yıllık domuz eti tüketimine baktığımızda bir terslik olduğu gözümüze çarpıyor. Ya geride kalan kesin çok domuz eti yiyor ya da birileri gizliden gizliye müslüman kesime domuz eti yediriyor.
İnanç Sistemleri
İnsanların genel noktada inanmaya ihtiyacı olduğu kesin bir gerçektir ancak bu inancın nasıl ve ne şekilde ortaya çıktığı karışık bir olgudur.
İnsan doğduğu andan itibaren kendisini yetiştirenlerin himayesinde olur. Çevresel faktörler bir yana dini olarak da o çevrenin etkisinde kalır.
Müslüman çevrede doğan, müslüman..
Hristyan çevrede doğan, hristyan..
Başka bir dine inanan çevrede doğansa o dine inanıyor...
Ya da inandığını sanıyor.
Çünkü günümüzde insanların dinleri hakkında bilgisizliği açık bir gerçek. Bu konuda bir şekilde dinleri okuyup, araştıran kişi ya dinsizliği seçiyor ya da bir başka dine mensup oluyor. Bazılarıysa mevcut dinini daha iyi bildiğinden kendisini geliştirmekte bilgilerini çeşitli platformlarda başka insanlarla paylaşmaktadır.
Geçenlerde Gülen cemaatine ait olduğu bilinen bir mağazaya girdim. Kitap bölümünde geniş bir rafı Kuran'a ayırmışlar. Bunda ne var diyeceksiniz. Evet ilk bakışta herhangi bir sorun yok ancak Kuran gibi belli kesimlerce kutsal sayılan bir kitap değişik formatlarda insanlara sunuluyor.
Küçüğü, büyüğü, çantalısı, çantasısızı, süslüsü, yalvaçlısı vs...
Bu gösterişin anlamı nedir?
Aynı matbaa'dan çıkan aynı kitabı alacaksınız ancak ödediğiniz para farklı olacak. Her seferinde biz halk adına din adına çalışıyoruz diyenler, Kuran'ı Misyonerlerin İncili dağıttığı gibi ücretsiz dağıtsalar kendi içlerinde daha büyük bir iş yapmazlar mı?
Seçmek diğerlerinden vazgeçmektir. Bir seçim yapabilmek için diğer seçenekleri de bilmek gerekir. Din için de aynı durum geçerlidir. Brn x dinini seçtim diyebilmek için diğer dinleri de iyi bilmek gerekir.
Bugün kaç kişi inandığı din dışında diğer dinlerin kitaplarını da okumuştur?
Bu konuda çeşitli önyargılara düşmemek gereklidir. Kimse kimseden üstün değildir ya da kimse inandığı din sebebiyle aşağalanamaz.
Bu yüzden bir başka dinden ya da inançsız bir kimseyle inancını tartışmadan önce konu bazında bilgi sahibi olmak gereklidir. Bu yapılmadığı takdirde sözler hep kısır bir döngü içinde kalacak ve akıntıya kürek misali gereksiz bir çabalama hali ortaya çıkacaktır.
Bu anlamda özellikle genç bireylerin her türlü dini bilgiyle donanmaları ve kendi hayatları için ideal olan dini ya da inancı kendileri seçmeleri gerekiyor.
ForumX


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla




