ÇEVKO Başkanı Ferid Ekmekçioğlu'na göre Türkiye'de atık ekonomisi gerçek manada bilinmiyor. Sadece ambalajların geri dönüşümünden ülkenin kazancı 400 milyon YTL.
FAHRİ SARRAFOĞLU
Çevre Koruma ve Ambalaj Atıkları Değerlendirme Vakfı (ÇEVKO) Başkanı Ferid Ekmekçioğlu’na göre Türkiye’de atık ekonomisi gerçek manada bilinmiyor. Atıkların geri kazanılması birçok bakımdan ekonomiye değer sağlıyor.
En önemli getirisi doğal kaynakların tüketiminde azalma olması. Örneğin: 1 ton atık kağıdın kağıt hamuruna katılması ile 20 ağacın kesilmesi önlenirken geri dönüşen her 1 ton cam için, 100 litre yakıt tasarrufu da sağlanıyor. Yine 1 alüminyum kutunun geri dönüşümü ile yüzde 90, kağıdın geri dönüşümü ile yüzde 50 oranında enerji tasarrufu sağlanıyor.
Ekmekçioğlu, ambalaj atıklarının geri kazanılmasıyla her şeyden önce katı atık toplama sahalarındaki çöp miktarının azalacağına dikkat çekerek “ şöyle konuştu: “Çöp kamyonlarının bu atıkları toplamak için yapacakları sefer sayısı aynı şekilde azalıyor.
1 Ocak 2005’te yürürlüğe giren Ambalaj ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği ambalaj üreten firmalara önemli sorumluluklar yüklüyor. Yönetmelikte, ambalaj firmalarının ürettiklerinin % 20’sinden başlayarak, 10 yıl içinde % 60’ını geri kazanmaları öngörülüyor. Yönetmeliğin uygulanması ile ülke ekonomisine yaklaşık olarak toplam 400 milyon YTL geri kazanım sağlanacağı tahmin edilmektedir.”
SANAYİCİ TOPLUMA ÖRNEK OLMALI
Atıkların değerlendirilmesi konusunda iş dünyasının topluma örnek olması gerektiğine değinen Ekmekçioğlu, atıkların geri kazanılması ve tekrar üretimde kullanılması konusunda başarıya ulaşmak için yerel yönetim – sanayici – tüketici üçgeninin sağlıklı işlemesinin çok önemli olduğunu ifade etti. Ekmekçioğlu, bu çerçevede sanayicilere de temel sorumluluklar düştüğünü kaydeder şöyle konuştu: “ Doğal kaynakların tasarruflu kullanılarak gelecek kuşaklara aktarılabilmesi ve kalkınmanın sürdürülebilir bir zemine oturtulabilmesi açısından sanayicilerimizin yasa ve yönetmelikleri uygulaması gerekiyor.
Sanayici ve iş adamlarının bu alanda toplum önünde iyi bir örnek oluşturacaklarına inanıyoruz.” Çevko olarak 1991 yılından beri atıkların değerlendirilmesi konusunda sistemli eğitimlere de devam ettiklerini söyleyen Ekmekcioğlu özellikle ilköğretimden itibaren bu yıl içerisinde eğitimlere daha fazla ağırlık vereceklerini de sözlerine ekledi.
AB YETİŞEBİLMEMİZ İÇİN 50 MİLYAR DOLAR GEREKLİ
Ambalaj atıklarını değerlendirmede Türkiye ila AB arasında aranın oldukça açık olduğunu üzüntüyle söyleyen Ekmekçioğlu, ülkemizin Avrupa standartlarına tam uyum sağlayabilmesi için yapılması gereken toplam yatırım 40 – 50 milyar dolar arasında tahmin edildiğini dile getirdi. Buna rağmen ümitsiz olmadığını da söyleyen ÇEVKO Başkanı, yeni yönetmeliğin çıkmasıyla firmalar atık yönetimi konusunda devlet tarafından yetkilendirilmiş kuruluşlardan destek alabilecek ve kendi kullanılmış ambalajlarıyla ilgili geri kazanım çalışmalarının maliyetini de bu kuruluşlara ödeyebilecekler, açıklamasını yaptı. Yönetmeliğin en önemli özelliği tüketicilere de sorumluluklar getirmesi. Geri kazanım değerini koruması açısından organik atıklarla temas etmemesi gereken ambalaj atıklarının, tüketici tarafından kaynağında ayrılması gerekiyor. Bu uygulama bütünüyle hayata geçtiğinde organik maddelerle ambalaj atıkları ayrı ayrı toplanacak.
YEŞİL NOKTA SİSTEMİ NEDİR?
ÇEVKO Vakfı, 26 ülkede faaliyet gösteren ve Yeşil Nokta'yı sembol olarak kullanan geri kazanım kuruluşlarıyla uluslararası düzeyde uzmanlık paylaşımı ve işbirliği etkinlikleri gerçekleştiriyor. Bu organizasyonlar bir araya gelerek PRO EUROPE adlı, kar amacı gütmeyen bir üst kuruluş oluşturuldu. Türkiye’de ambalaj atıklarının geri kazanımında sorumluluklarını yerine getirmek için, bu alanda yetkilendirilmiş kuruluş olan ÇEVKO’nun sunduğu çözümü tercih eden tüm firmalar ambalajları üzerinde Yeşil Nokta işaretini bulundurabiliyorlar. Bu işaret, o kurumun “plan” dahilinde yer aldığını ve tüm yükümlülüklerinin ÇEVKO’ya devredildiğini gösteriyor. Bugün çok sayıda kuruluş ÇEVKO tarafında temsil edilmekte. Yükümlülüklerini ÇEVKO’ya devretmek isteyen kuruluşlar, koşullar hakkında resmi İnternet sitemiz www.cevko.org.tr’den bilgi edinebilirler.
KOBİLER ÇEVKO’YA ÜYE OLMALI
Kar amacı gütmeyen ÇEVKO, endüstrinin geri kazanım sorumluluğunu temsil ediyor. ÇEVKO’nun yaklaşık 300’ü aşkın üyesi çevreye karşı sorumluluklarını ÇEVKO’ya devretmiş bulunuyor. Keza yönetmeliğe göre firmalar 2005 yılında kendi markasıyla veya fason üretim yaptığı ambalajlı ürünlerden piyasa sürdüğü ürünün bir kısmını geri toplamak zorunda.
ÇEVKO’ya göre geri dönüşümün ince çizgisi, çöpün yerinde ayrıştırılması. Ambalajın çöpe karışmadan toplanmasını isteyen Ekmekçioğlu, “Bugün ÇEVKO’ya üye 300’ü aşkın firmadaki toplam ambalaj piyasasının yüzde 70’ini oluşturuyor. Yani şu an ambalaj atıklarının yüzde 70’ini ÇEVKO üzerinden değerlendirmek mümkün. “dedi.
Ekmekçioğlu, “300 olan üye sayımızı da önümüzdeki yıllarda 5 bin firmaya çıkarmayı hedefliyoruz. Hedefimizi gerçekleştirirken KOBİ’lere özel ilgi göstereceğiz.” Özellikle KOBİ’lerin her sektöründe ambalaj kullandığını aktaran Yayalar, “KOBİ’ler Yönetmeliğe uygun hareket etmiyor. Bu adaletsizliği ortadan kaldırmak için KOBİ’leri de üye olmasını istiyoruz” diye konuştu.
GÖZLER MAHALLİ İDARELER YASASINDA
Ambalaj atıklarının etkin olarak kaynağında ayrı toplanabilmesi için yerel yönetimlerin bu konuda görevlendirilmeleri gerekiyor. Yeni yayınlanan Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği bu konuda yerel yönetimlere önemli görevler vermekte. Ancak bu görevlerin çok uzun zamandır TBMM komisyonlarında görüşülen Mahalli İdareler Yasa Tasarısı ile de desteklenmesi gerektiği için şimdi tüm gözler TBMM’de yasanın çıkmasını bekliyor. Ekmekçioğlu, bu arada bir uyarı yaparak, 2006 yılında değişiklikleri ile yürürlüğe giren çevre yasasının da yerel yönetimleri yükümlülükleri ile ilgili maddeleri tekrar gözden geçirilmesi gerektiğine işaret etti. . Zira yasada yükümlülüklerini yerine getirmeyen tüm taraflara ağır para cezaları getirilirken, yükümlülüğünü yerine getirmeyen kamu kurumları “gözden kaçmış” bulunuyor. Tabii bu da yaptırımı engelliyor.
NE KADAR ATIĞIMIZ VAR?
Türkiye'de tarımsal üretim sonucunda açığa çıkan başlıca atıklardan, hayvan çiftliklerinden oluşan atıklardan, ormancılık ve ağaç işleme endüstrisinden açığa çıkan atıklardan ve belediye atıklarından oluşan toplam geri kazanılabilir biyo-enerji potansiyelinin yaklaşık 16.92 Milyon ton petrol eşdeğerinde olduğu tahmin edilmektedir.
Türkiye’nin 2010 yılındaki enerji tüketiminin sadece yüzde 30'unun kendi bölgesel kaynaklarından karşılayabileceği tahmin edilmektedir.
Türkiye’de evlerden kaynaklanan katı atık miktarı yılda 15 milyon ton seviyesinde. Fabrikalar, işyerleri ve alışveriş merkezleriyle toplam katı atık miktarı yaklaşık yılda 25 milyon tona ulaşıyor. Başka bir deyişle, Türkiye’de bir kişi günde yaklaşık 1 kilogram katı atık üretiyor. Miktarın önemli bir kısmı, meyve-sebze ve yiyecek atıklarından oluşuyor. Ambalaj atıkları toplam atıkların yaklaşık yüzde 15’ini oluşturuyor.
Türkiye’de sadece bir adet endüstriyel atık düzenli depolama alanı ve endüstriyel atık yakma tesisi ( İZAYDAŞ) bulunuyor. Bakanlık, endüstriyel atıkların ikincil hammadde olarak ekonomiye kazandırılması göz önünde bulundurarak mevzuata uyumlu tehlikeli atık geri kazanımı yapan tesislerin lisanslandırma çalışmalarını yürütüyor. Bu bağlamda, 63 tesise geçici çalışma izni/lisans veren Bakanlık, boya çamuru, II. kategori atık yağ, kullanılmış lastik, yağ ile kontamine üstübü gibi atıkları enerji geri kazanımı amacıyla alternatif yakıt olarak kullanan 11 çimento tesisini lisanslandırmış.
İmalat Sanayi Atık Envanteri araştırması sonuçlarına göre 2004’te yaklaşık 1.2 milyon ton tehlikeli atık üretilmiş. Türkiye İstatistik Kurumu verilere göre de atıkların 71 tonu geri kazanılıp yeniden kullanılırken, 248 tonu satılmış veya hibe edilmiş, 877 tonu da bertaraf edilmiş
KaynaK


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla