MUHAMMEDİ İSLAM'DA KAYNAK SORUNU-1(HADİSLER)
Günümüzde müslüman denilince,dünyadaki hemen herkes Hz.Muhammed(A.S.M.) Efendimize bağlı kişiyi anlıyor.Oysa ki, Kuran'da Müslüman tanımının ''Allah'ın varlığına ve birliğine inanan'' kişi olduğunu görüyoruz.Bu nedenle de yazımızda Muhammedi İslam terimi kullanıyoruz.
Alemlerin Rabbi olan Yüce Allah(C.C.)'ın en son gönderdiği Peygamber, Hz.Muhammed(A.S.M.) Efendimizdir.Yüce Allah(C.C.)'ın en son vahyettiği Kutsal Kitap da Kuran'dır.
Tarih içinde Muhammedi İslam'a baktığımızda, Asr-ı Saadet'den hemen sonra,İslam anlayışı ve uygulanışında farklılıklar olduğunu,giderek de arttığını görüyoruz.Bundaki en büyük temelin de ''kaynak sorunu'' olduğunu görüyoruz.
Muhammedi İslam'ın birinci ve biricik kaynağı Kuran'dır.Kuran, koruma altında olan, değişmemiş,değiştirilememiş ve değiştirilemeyecek olan Kutsal Kitap'tır.
Geçmişden günümüze Muhammedi İslam Toplumlarının en büyük kanayan yaralarından birisi ''Hadis'' ile ilgili yanlışlıklardır.Hadis,söz demektir.Muhammedi İslam'da ise ''hadis'' denilince, Peygamber Efendimizin söz ve davranışları anlaşılır.Hadisle ilgili tarihi inceleme yapıldığında, Dört Halife döneminde hadis toplanmasının yasaklandığı, hatta elinde toplanmış hadis bulunan Sahabelerden bile bu topladıkları hadislerin yakılmasının istendiği gibi uygulamalar görülür.
Emeviler'in başlangıcı ile birlikte,hadis toplanmasının giderek arttığı, sonraki dönemlerde değişik hadis toplamalarının ortaya çıktığı ve nihayet Kütüb-ü Sitte olarak bilinen, Buhari,Müslim gibi bugün de en temel Hadis kaynakları olarak kabul edilen kitapların ortaya çıktığı görülür.
Gerek tarihte ve gerekse de günümüzde yapılan yanlışlıklardan biri, bir söz, 'hadis' olarak sunulduğunda, bunun gerçekten Peygamber Efendimize ait olup olmadığı düşünülüp-araştırılmadan, hemen kabul edilmesidir.Aslında, bu kabuldeki niyet temizdir, çünkü kabul eden, Peygamber Efendimiz hürmetine kabul etmektedir, ancak,en güvenilir hadis kaynaklarında dahi,gerek tahrif-tahrip olmuş ve gerçek anlamını yitirmiş, gerekse de hurafe ve bidat ve uydurulmuş hadisler bulunmaktadır.Bunların yanında elbette ki, sahih olan ve sıhhatini koruyarak günümüze kadar da ulaşan hadisler mevcuttur.Dolayısı ile,günümüzde ilk yapılacak işlerden birisi, Hadis kaynaklarını arındırmak olmalıdır.
Hadis kaynaklarını arındırmanın ölçüsü de elimizdedir.Peygamber Efendimizin sözleri,davranışları ve hayatı Kuran'dır.Kuran'a uymayan hiçbirsöz veya davranış Peygamber Efendimize atfedilemez, isterse Buhari'de yazsın, ister ise ravi zinciri en sağlam olsun.
Kuran'a uygunluk yönünden,hadisleri nasıl ele almalıyız?Bir kaç örnekle açıklayalım.
''İlim(Bilim) öğrenmek, kadın-erkek her müslümana farzdır''
''İlim(Bilim) Çin'de dahi olsa gidip alınız''
Bu Hadisler,mesela,
''Yaratan Rabbinin Adıyla oku'' (Alak-1) ayetine uyar.
''Peygamber Efendimiz hayatının son zamanlarında ''SübhanAllahi ve Bihamdihi Estağfirullah ve Etübü İleyh'' zikrini çok okumuşlardır'' .Bu Hadis,
''Fesebbih bihamdi Rabbike vestağfirh, innehu kane tevvaba'' (Nasr-3) ayetine uyar.
Örnekleri çoğaltabiliriz.
Ancak,dikkat edilmesi gereken en temel unsur, Kuran'a uygunluktur.
Peygamber Efendimize atfen günümüze kadar gelen ve sünnet/hadis olarak bilinenler:
1-)Sahih olan ve her devirde aynen uygulanabilecek olanlar.
Örneğin, yemeğe başlarken besmele çekmek, cenaze evine yemek göndermek.
2-)Sahih olan ve yaşanılan devre göre yorumlanarak uygulanacak olanlar.
Örneğin, Peygamber Efendimiz yemeği eliyle yemiştir.Çünkü o devirde çatal,kaşık,bıçak yoktu.Bu sünnetin bu devirdeki yorumu çatal-kaşık-bıçaktır.
3-)Tahrif-tahrip olmuş,uydurulmuş,bidat ve hurafeler.
Bunları zaten Peygamber Efendimiz söylememiştir,yapmamıştır.Örneğin,bilime-buluşlara karşı olmak,başka bir şehre gittiğinde önce soğan yemek gibi.
En temel ölçü Kuran'a uygunluktur.Sonraki ölçü ise, günümüzde doğru anlaşılıp-yorumlanıp-uygulanmasıdır.
İslam'ın birinci ve biricik kaynağı olan Kuran'ın bile doğru anlaşılmadığını görüyoruz.Ayet ile ilgili Peygamber Efendimizin sözleri-açıklamaları ve davranışları, Nüzül sebebi olarak bilinen elimizdeki veriler, Dört Halifenin ve Sahabeyi Kiram Efendilerimizin ve tarih içindeki İslam Bilginlerinin açıklama ve uygulamaları araçtır.Amaç, bizlerin, yaşadığımız zaman ve koşullarda ayeti en doğru anlayıp-yorumlayıp uygulamamızdır.
Bir ayetle ilgili olarak,ayeti tek bir sebebe bağlamak(nüzül sebebi), bu ayet o günün koşullarına göre düşünülür gibi yorumlar yapmak yanlıştır.Nüzül sebebi veya o günün koşulları ve uygulamaları gibi veriler araçtır.Amaç,ayetin yaşadığımız zaman ve koşullarda en doğru olarak anlaşılıp-yorumlanıp uygulanmasıdır.Çünkü Kuran'ın hükmü bakidir.Dün olduğu gibi bugün de geçerlidir ve gelecekte de geçerli olacaktır.
Bu noktada bazı kimseler,Kuran haricindeki tüm kaynakları yok sayıp sadece Kuran ile hareket edilebileceğini iddia etmektedirler.Bu da yanlıştır.Çünkü, Yüce Allah istese idi,Kuran'ı bir mağaraya veya bir ağaç kavuğuna indirir veya bir dikilitaşa yazabilirdi.Haşa-Peygambere de ihtiyaç olmazdı.Durum böyle olmadığına göre,Kuran haricindeki tüm kaynakları yok saymak da yanlıştır.Ancak, Muhammedi İslam kaynaklarının Kuran'a uymayan verilerden arındırılması da gereklidir.Çünkü, Muhammedi İslam Kaynaklarında, Kuran'a uymayan pek çok veri de vardır.
Konuyu özetler isek,
Yüce Allah(C.C.)'ın lutfetmiş olduğu Muhammedi İslam Şeriatında,
1-)Allah ve Resulü ne emretmiş ise odur.
2-)Yüce Allah(C.C.)'ın kitabı Kuran,Allah'ın koruması altındadır.Değişmemiş,değiştirilememiş ve değiştirilemezdir.
3-)Yüce Allah(C.C.)'ın Ayetini Allah'dan başka kimse nesh edemez.Allah'ın sözünden başka hiçbir söz,Allah'ın Ayetini nesh edemez.
4-)Yüce Allah(C.C.)'ın emir ve yasakları ,hayat ile yaşanılan zaman ve koşullar ile çelişmez.Doğru okunup-anlaşılıp-yorumlanıp uygulanması gerekir,buna ''içtihad'' denir.
5-)Allah Resulünün hayatı,sözleri ve davranışları Kuran'dır.Peygamber Efendimizin sözleri,davranışları ve hayatı Kuran ile ve/veya Kuran'daki herhangi bir ayet ile çelişmez, karşısında durmaz.
6-)Kuran'daki herhangi bir ayet ve/veya Kuran ile çelişen hiçbir söz veya davranış Peygamber Efendimize atfedilemez,delil veya kaynak olarak kullanılamaz, velev ki Buhari,Müslim gibi en güvenilir hadis kitaplarında yazılı olsun.
7-)Sahih hadis Kuran'a uyan hadistir.Buhari, Müslim gibi kitaplarda yazılı olması herhangi bir hadisin sahih olduğunu göstermediği gibi,ravi zincirinin sağlam olması da göstermez.Buhari, Müslim'de de yazsa Kuran ile çelişen hiçbir söz sahih hadis değildir ve delil veya kaynak olarak kullanılamaz.
İslam Büyüklerinin eserleri de hadis kitapları gibi ne yazı ki tırnak yemiştir.Bu nedenle, herhangi bir konuyuı tarihteki İslam Büyüklerine hemen atfetmek de haksızlık olacaktır.Bir diğer husus, tarihte böyle düşünen İslam Büyükleri de yanlış düşünmüş olabilir.
9-)Peygamber Efendimizin sözleri-açıklamaları ve davranışları, Nüzül sebebi olarak bilinen elimizdeki veriler, Dört Halifenin ve Sahabeyi Kiram Efendilerimizin ve tarih içindeki İslam Bilginlerinin açıklama ve uygulamaları araçtır.Amaç, bizlerin, yaşadığımız zaman ve koşullarda Kuran'ı en doğru anlayıp-yorumlayıp uygulamamızdır.
10-)Değişmemiş, değiştirilmemiş ve değiştirilemez olan Kuran'dır.Ölçü Kuran olunca gerçek ortaya çıkacaktır
Kuddüs olan Allah(C.C.)'tır.
Yazıda olabilecek hatalar şahsıma aittir.
Selam ile,


LinkBack URL
About LinkBacks
İslam Büyüklerinin eserleri de hadis kitapları gibi ne yazı ki tırnak yemiştir.Bu nedenle, herhangi bir konuyuı tarihteki İslam Büyüklerine hemen atfetmek de haksızlık olacaktır.Bir diğer husus, tarihte böyle düşünen İslam Büyükleri de yanlış düşünmüş olabilir.
Alıntı Yaparak Cevapla


. 
