• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 10 12345678910 SonSon
92 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    Ayme10 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-06-2007
    Mesajlar
    192
    Karizma Gücü
    0

    Muhammedi Islam'da Kaynak Sorunu-1(hadisler)

    MUHAMMEDİ İSLAM'DA KAYNAK SORUNU-1(HADİSLER)

    Günümüzde müslüman denilince,dünyadaki hemen herkes Hz.Muhammed(A.S.M.) Efendimize bağlı kişiyi anlıyor.Oysa ki, Kuran'da Müslüman tanımının ''Allah'ın varlığına ve birliğine inanan'' kişi olduğunu görüyoruz.Bu nedenle de yazımızda Muhammedi İslam terimi kullanıyoruz.

    Alemlerin Rabbi olan Yüce Allah(C.C.)'ın en son gönderdiği Peygamber, Hz.Muhammed(A.S.M.) Efendimizdir.Yüce Allah(C.C.)'ın en son vahyettiği Kutsal Kitap da Kuran'dır.

    Tarih içinde Muhammedi İslam'a baktığımızda, Asr-ı Saadet'den hemen sonra,İslam anlayışı ve uygulanışında farklılıklar olduğunu,giderek de arttığını görüyoruz.Bundaki en büyük temelin de ''kaynak sorunu'' olduğunu görüyoruz.

    Muhammedi İslam'ın birinci ve biricik kaynağı Kuran'dır.Kuran, koruma altında olan, değişmemiş,değiştirilememiş ve değiştirilemeyecek olan Kutsal Kitap'tır.

    Geçmişden günümüze Muhammedi İslam Toplumlarının en büyük kanayan yaralarından birisi ''Hadis'' ile ilgili yanlışlıklardır.Hadis,söz demektir.Muhammedi İslam'da ise ''hadis'' denilince, Peygamber Efendimizin söz ve davranışları anlaşılır.Hadisle ilgili tarihi inceleme yapıldığında, Dört Halife döneminde hadis toplanmasının yasaklandığı, hatta elinde toplanmış hadis bulunan Sahabelerden bile bu topladıkları hadislerin yakılmasının istendiği gibi uygulamalar görülür.

    Emeviler'in başlangıcı ile birlikte,hadis toplanmasının giderek arttığı, sonraki dönemlerde değişik hadis toplamalarının ortaya çıktığı ve nihayet Kütüb-ü Sitte olarak bilinen, Buhari,Müslim gibi bugün de en temel Hadis kaynakları olarak kabul edilen kitapların ortaya çıktığı görülür.

    Gerek tarihte ve gerekse de günümüzde yapılan yanlışlıklardan biri, bir söz, 'hadis' olarak sunulduğunda, bunun gerçekten Peygamber Efendimize ait olup olmadığı düşünülüp-araştırılmadan, hemen kabul edilmesidir.Aslında, bu kabuldeki niyet temizdir, çünkü kabul eden, Peygamber Efendimiz hürmetine kabul etmektedir, ancak,en güvenilir hadis kaynaklarında dahi,gerek tahrif-tahrip olmuş ve gerçek anlamını yitirmiş, gerekse de hurafe ve bidat ve uydurulmuş hadisler bulunmaktadır.Bunların yanında elbette ki, sahih olan ve sıhhatini koruyarak günümüze kadar da ulaşan hadisler mevcuttur.Dolayısı ile,günümüzde ilk yapılacak işlerden birisi, Hadis kaynaklarını arındırmak olmalıdır.

    Hadis kaynaklarını arındırmanın ölçüsü de elimizdedir.Peygamber Efendimizin sözleri,davranışları ve hayatı Kuran'dır.Kuran'a uymayan hiçbirsöz veya davranış Peygamber Efendimize atfedilemez, isterse Buhari'de yazsın, ister ise ravi zinciri en sağlam olsun.

    Kuran'a uygunluk yönünden,hadisleri nasıl ele almalıyız?Bir kaç örnekle açıklayalım.

    ''İlim(Bilim) öğrenmek, kadın-erkek her müslümana farzdır''

    ''İlim(Bilim) Çin'de dahi olsa gidip alınız''

    Bu Hadisler,mesela,

    ''Yaratan Rabbinin Adıyla oku'' (Alak-1) ayetine uyar.


    ''Peygamber Efendimiz hayatının son zamanlarında ''SübhanAllahi ve Bihamdihi Estağfirullah ve Etübü İleyh'' zikrini çok okumuşlardır'' .Bu Hadis,

    ''Fesebbih bihamdi Rabbike vestağfirh, innehu kane tevvaba'' (Nasr-3) ayetine uyar.

    Örnekleri çoğaltabiliriz.

    Ancak,dikkat edilmesi gereken en temel unsur, Kuran'a uygunluktur.

    Peygamber Efendimize atfen günümüze kadar gelen ve sünnet/hadis olarak bilinenler:

    1-)Sahih olan ve her devirde aynen uygulanabilecek olanlar.

    Örneğin, yemeğe başlarken besmele çekmek, cenaze evine yemek göndermek.

    2-)Sahih olan ve yaşanılan devre göre yorumlanarak uygulanacak olanlar.

    Örneğin, Peygamber Efendimiz yemeği eliyle yemiştir.Çünkü o devirde çatal,kaşık,bıçak yoktu.Bu sünnetin bu devirdeki yorumu çatal-kaşık-bıçaktır.

    3-)Tahrif-tahrip olmuş,uydurulmuş,bidat ve hurafeler.

    Bunları zaten Peygamber Efendimiz söylememiştir,yapmamıştır.Örneğin,bilime-buluşlara karşı olmak,başka bir şehre gittiğinde önce soğan yemek gibi.

    En temel ölçü Kuran'a uygunluktur.Sonraki ölçü ise, günümüzde doğru anlaşılıp-yorumlanıp-uygulanmasıdır.
    İslam'ın birinci ve biricik kaynağı olan Kuran'ın bile doğru anlaşılmadığını görüyoruz.Ayet ile ilgili Peygamber Efendimizin sözleri-açıklamaları ve davranışları, Nüzül sebebi olarak bilinen elimizdeki veriler, Dört Halifenin ve Sahabeyi Kiram Efendilerimizin ve tarih içindeki İslam Bilginlerinin açıklama ve uygulamaları araçtır.Amaç, bizlerin, yaşadığımız zaman ve koşullarda ayeti en doğru anlayıp-yorumlayıp uygulamamızdır.
    Bir ayetle ilgili olarak,ayeti tek bir sebebe bağlamak(nüzül sebebi), bu ayet o günün koşullarına göre düşünülür gibi yorumlar yapmak yanlıştır.Nüzül sebebi veya o günün koşulları ve uygulamaları gibi veriler araçtır.Amaç,ayetin yaşadığımız zaman ve koşullarda en doğru olarak anlaşılıp-yorumlanıp uygulanmasıdır.Çünkü Kuran'ın hükmü bakidir.Dün olduğu gibi bugün de geçerlidir ve gelecekte de geçerli olacaktır.

    Bu noktada bazı kimseler,Kuran haricindeki tüm kaynakları yok sayıp sadece Kuran ile hareket edilebileceğini iddia etmektedirler.Bu da yanlıştır.Çünkü, Yüce Allah istese idi,Kuran'ı bir mağaraya veya bir ağaç kavuğuna indirir veya bir dikilitaşa yazabilirdi.Haşa-Peygambere de ihtiyaç olmazdı.Durum böyle olmadığına göre,Kuran haricindeki tüm kaynakları yok saymak da yanlıştır.Ancak, Muhammedi İslam kaynaklarının Kuran'a uymayan verilerden arındırılması da gereklidir.Çünkü, Muhammedi İslam Kaynaklarında, Kuran'a uymayan pek çok veri de vardır.

    Konuyu özetler isek,

    Yüce Allah(C.C.)'ın lutfetmiş olduğu Muhammedi İslam Şeriatında,

    1-)Allah ve Resulü ne emretmiş ise odur.

    2-)Yüce Allah(C.C.)'ın kitabı Kuran,Allah'ın koruması altındadır.Değişmemiş,değiştirilememiş ve değiştirilemezdir.

    3-)Yüce Allah(C.C.)'ın Ayetini Allah'dan başka kimse nesh edemez.Allah'ın sözünden başka hiçbir söz,Allah'ın Ayetini nesh edemez.

    4-)Yüce Allah(C.C.)'ın emir ve yasakları ,hayat ile yaşanılan zaman ve koşullar ile çelişmez.Doğru okunup-anlaşılıp-yorumlanıp uygulanması gerekir,buna ''içtihad'' denir.

    5-)Allah Resulünün hayatı,sözleri ve davranışları Kuran'dır.Peygamber Efendimizin sözleri,davranışları ve hayatı Kuran ile ve/veya Kuran'daki herhangi bir ayet ile çelişmez, karşısında durmaz.

    6-)Kuran'daki herhangi bir ayet ve/veya Kuran ile çelişen hiçbir söz veya davranış Peygamber Efendimize atfedilemez,delil veya kaynak olarak kullanılamaz, velev ki Buhari,Müslim gibi en güvenilir hadis kitaplarında yazılı olsun.

    7-)Sahih hadis Kuran'a uyan hadistir.Buhari, Müslim gibi kitaplarda yazılı olması herhangi bir hadisin sahih olduğunu göstermediği gibi,ravi zincirinin sağlam olması da göstermez.Buhari, Müslim'de de yazsa Kuran ile çelişen hiçbir söz sahih hadis değildir ve delil veya kaynak olarak kullanılamaz.

    İslam Büyüklerinin eserleri de hadis kitapları gibi ne yazı ki tırnak yemiştir.Bu nedenle, herhangi bir konuyuı tarihteki İslam Büyüklerine hemen atfetmek de haksızlık olacaktır.Bir diğer husus, tarihte böyle düşünen İslam Büyükleri de yanlış düşünmüş olabilir.

    9-)Peygamber Efendimizin sözleri-açıklamaları ve davranışları, Nüzül sebebi olarak bilinen elimizdeki veriler, Dört Halifenin ve Sahabeyi Kiram Efendilerimizin ve tarih içindeki İslam Bilginlerinin açıklama ve uygulamaları araçtır.Amaç, bizlerin, yaşadığımız zaman ve koşullarda Kuran'ı en doğru anlayıp-yorumlayıp uygulamamızdır.

    10-)Değişmemiş, değiştirilmemiş ve değiştirilemez olan Kuran'dır.Ölçü Kuran olunca gerçek ortaya çıkacaktır



    Kuddüs olan Allah(C.C.)'tır.
    Yazıda olabilecek hatalar şahsıma aittir.
    Selam ile,
    EY KULLARIM!BUGÜN SİZE KORKU YOKTUR VE SİZLER MAHZUN DA OLMAYACAKSINIZ!(ZUHRUF-68)


    TOPRAĞA HER TÜRLÜ KÖTÜ ŞEY ATILIR FAKAT TOPRAKTAN HEP GÜZEL ŞEYLER BİTER. (AKŞEMSEDDİN)


    KUSURUMUZ NE KADAR ÇOKSA O KADAR ÇOK KUSUR ARARIZ(CENAP ŞAHABETTİN)

  2. #2
    sebatkar adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-04-2007
    Mesajlar
    362
    Karizma Gücü
    0
    Allah razı olsun ayme10 kardeşim .Çok yerinde bir açıklama yapmışsın.
    Ne Hadisleri Kur'anla eş tutamamalıyız , ne de onları tümüyle reddedemeyiz.Yanlışların sebepleri de bunlardır zaten.Hadisler ana kaynağın (Kur'an'nın) yanında , yardımcı kaynaklardır.Bunları da ana kaynak gibi görerek , sahih olmayan hadislerinde Dine temel oluşturduğunu görmekteyiz.Bu yüzden de hurafe ve bidatlar fazlasıyla rabet görmektedir.
    " YETMİŞİKİ MİLLETİ BİR GÖRMEYEN , HALKA MÜDERRİS OLSA DA HAKİKATE ASİDİR " ( YUNUS EMRE)





    Beni bende demen,ben de değilim
    Bir ben vardır bende,benden içeru

  3. #3
    berson adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-02-2007
    Mesajlar
    542
    Karizma Gücü
    0
    İslamın bütün şeriatlarında ve de Muhammedilikte de müracaat edilecek ve rehber edinilecek yegane merci,o şeriatın yaşayan manası ve "HAL MÜFESSİRLERİ" olan EVLİYALARIDIR.
    Mukaddes kitapların manalarını; geçmiş zaman hikayelerine, tahrife uğratılmış çarpıtılıp değiştirilmiş "PEYGAMBER HADİSLERİ"ne göre değil zamana uygun yaşantılarında gösteren Allahın İRŞADLA vazifelendirdiği VELİ kulları olan EVLİYAULLAHIN bildiri ve uygulamalarına göre anlamalıyız.
    bilindiği üzere EVLİYAULLAH,PEYGAMBER EFENDİLERİMİZİN VARİSLERİDİRLER.

  4. #4
    Ben Türk'üm ve Müslümanım Son_Of_Liberty adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    24-04-2005
    Mesajlar
    1,891
    Karizma Gücü
    0
    abartmayın işi. Allah'ın resulu kimdir. Cevap ortada. Göklerde Ahmed, yeryüzünde Hz. Muhammed (S.A.V.). O'nun zamanında artık herşeyin tükenmiş olduğunu anlatmaya gerek var mı?

    senin anlattığının mesheplere ne gerek var demen ile pek bir fark göremiyorum. çok fazla karıştırma.

    Binlerce yıllık Türk Milleti'nin şerefini iki paralık eden korkak (satılmış) monşerler yerlerini ve elini çektikçe, Türk Milleti layık olduğu yere gelecektir.

  5. #5
    Ayme10 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-06-2007
    Mesajlar
    192
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı Son_Of_Liberty tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    abartmayın işi. Allah'ın resulu kimdir. Cevap ortada. Göklerde Ahmed, yeryüzünde Hz. Muhammed (S.A.V.). O'nun zamanında artık herşeyin tükenmiş olduğunu anlatmaya gerek var mı?

    senin anlattığının mesheplere ne gerek var demen ile pek bir fark göremiyorum. çok fazla karıştırma.
    O'nun zamanında ne tükenmiş?

    Mezheblere ne gerek var diyen kim?

    Kusura bakma kardeş, mesajını anlayamadım.

    Selam ile,
    EY KULLARIM!BUGÜN SİZE KORKU YOKTUR VE SİZLER MAHZUN DA OLMAYACAKSINIZ!(ZUHRUF-68)


    TOPRAĞA HER TÜRLÜ KÖTÜ ŞEY ATILIR FAKAT TOPRAKTAN HEP GÜZEL ŞEYLER BİTER. (AKŞEMSEDDİN)


    KUSURUMUZ NE KADAR ÇOKSA O KADAR ÇOK KUSUR ARARIZ(CENAP ŞAHABETTİN)

  6. #6
    süperdede adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    06-02-2005
    Mesajlar
    293
    Karizma Gücü
    0
    Şimdi sağolsun Elanur'un verdiği kutubi sitte programından bir hadisi okuyorum

    Hz. Cabir (radıyallahu anh) anlatıyor "Resûlullah aleyhissalatu vesselam)'a bir hırsız getirilmişti.

    "-Öldürün onu!" diye emretti. Kendisine:

    "-Ey Allah'ın Resûlü, bu adam sadece çaldı" denildi. Bunun üzerine

    "-Öyleyse (elini) kesin!" dedi ve derhal eli kesildi. Sonra aynı adam ikinci sefer getirildi. Yine:

    "-Öldürün onu!" diye emretti. Kendisine:

    "-Ey Allah'ın Resûlü, bu adam hırsızlık yaptı" dendi. Bunun üzerine

    "-Öyleyse kesinl" dedi ve derhal (sol ayağı) kesildi. Sonra üçüncü sefer getirildi ve hırsızlık yaptığı söylendi. Hz. Peygamber:

    "-Öldürün onu!" diye emretti. Kendisine:

    "Ey Allah'ın Resûlü, bu adam hırsızlık yaptı" denildi. Bunun üzerine :

    "-(Sol elini) kesin!" diye emretti. Sonra aynı adamı dördüncü kere getirdiler

    Ebû Davud, Hudud 20, (4410); Nesai, Sarik 15, (890, 91)
    yani kusura bakmayın ama peygamberimizi haşa salak yerine koyuyor böyle hadisler. Birisi bana açıklarmı cezası Kuranda sabit el kesme olan hırsızlık için Hz. Muhammed gidipte öldürün dermi ? Bunun neresi mantıklı ? Hadi onu geçtim adamın kese kese organını bırakmamışlar hala aynı adam 4. 5. defa gelip hırsızlık yapar mı ? Yapabilir mi ? Durun daha böyle ne hadisler yakalaycağım kimbilir. bunlar islama zarar veren şeyler.

  7. #7
    megun adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-11-2005
    Mesajlar
    603
    Karizma Gücü
    0
    Merhaba Süperdede,

    Öncelikle bildirdiğin hadisin senedi zayıf. Ancak bunun ötesinde bazı gerçekler var ki bunları konuşmadan hadisin gerçekliği veya yanlışlığı üzerinde direk yorum yapmamalıyız. Bunları özellikle sevgili peygamberimizi çok seven biri olduğun için yazıyorum.

    Hadisin söylediğimiz gibi senedi zayıf ve hadis kitaplarında çok fazla detayı bildirilmemiş. Ancak gelen kişiyi Rasulullah SAS efendimizin önceden bildiğini varsaymak makul bir davranıştır. Rasullere özel olarak Kuran'ı kerimde geçen Hz. Musa ve Hızır AS kıssasında geçen hususlar çok ilginçtir ve aynı zamanda yol göztericidir. Burada bildiğin gibi bir çocuğun öldürülmesi veya bir geminin delinmesi gibi pek çok akla yatmayan husus yer alır ve bu bilgiler olmadan yorumlamaya çalışan kişinin yanlış kanılara varmasına yol açacak sonuçlardan bahsedilir. Oysa Hızır AS görevlidir ve o esnada Hz.Musa'ya bazı ledünni hakikatleri anlatmaya! çalışmaktadır. Ki bunları akıl ile anlamaya çalışmak mümkün değildir ve yüzden kendisi ile arkadaşlık edilmesinin şartının soru sormamak olduğunu ifade eder.

    Eğer ki bu ilim Hızır AS'de var ise ben inanırım ki, bu ilim Rasulullah SAS'de misliyle vardır ve herhangi bir kişiyi gördüğü zaman insanların anlamayacağı şeyleri anlardı ama elbette insanların anlayışına göre hüküm vermeliydi.

    Bu hadiste yer alan kişi hırsızlık suçunu muhtemelen kısa sürede pek çok sefer tekrarlamıştı. Hatta insanların dahi bilmediği başka durumları olabilirdi. Ve normalde bu tür suçlar olduğu zaman örtmeye çalışpan Rasulullah SAS'in bu iş olduğu zaman örtmemesinde dahi elbet büyük hikmet vardır.

    Ancak önemli olan husus bu halin ona özel bir durum olmasıdır. Yani bu genel bir husus değildir ve özel bir uygulamadır. Yoksa o dönemdeki hırsızlık suçlarında verilen ceza sabittir.

    Saygılarımla

  8. #8
    10un 100ünden adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    07-05-2007
    Mesajlar
    83
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı süperdede tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    bunlar islama zarar veren şeyler.
    Dedeye sonuna kadar katiliyorum, dedenin yazdigi hadisler gibi o kadar cok hadis varki, bunlarin yaninda birbiriyle celisen hadislerde hic azinsanmiyacak kadar var üstelik her iki hadiste ayni kitapta yazdigi halde birbirinin tam zitti seyler söylüyor.Mesela bir örnek yaziyim

    İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Birinizin akşam yemeği konur, (bu sırada) namaz da başlarsa, siz akşam yemeği ile başlayın. Ondan boşalıncaya kadar acele de etmeyin."
    "İbnu Ömer (radıyallahu anhüma) için yemek konunca namazın başladığı olurdu. O, yemekten boşalmadıkça namaza gelmezdi. Ancak o, imamın kıraatını dinlerdi."
    Ayni konuda ayni kitapta baska bir hadis bakin ne diyor
    Hz. Cabir (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Yemek veya bir başka şey için namazınızı tehir etmeyin."
    Islamin yardimlasma ruhuna ters bir kac hadis
    Hz. Aişe radıyallahu anha'nın anlattığına göre, "Kendisine bir dilenci uğramıştır, o da bir parça ekmek vermiştir. (Bir müddet sonra) üstü başı düzgün, kıyafeti yerinde bir dilenci daha uğramıştır. Hz. Aişe onu oturtup yemek yedirmiştir.
    Kendisine bunun sebebi sorulunca şu açıklamayı yapmıştır: "Resûlullah aleyhissalatu vesselam: "İnsanlara mevkilerine göre ikramda bulunun" buyurmuştu."
    Nasrettin hoca ye kürküm ye diye bosa dememis anlasilan..

  9. #9
    Dr. Who adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    05-06-2007
    Mesajlar
    292
    Karizma Gücü
    0
    Ya megun bırak lütfen ya bir insanı öldür demenin nasıl bir özel sebebi olabilir. Hızırmış bilmemneymiş geçiniz bunları. Adamı direk öldürseymiş muhammed daha iyi bi iş yaparmış şu hale bak elsizkolsuz ayaksız hilkat garibesine döndürmüşler adamı .

  10. #10
    student adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-09-2005
    Mesajlar
    5,219
    Karizma Gücü
    8
    Süperdede nin alıntıladığı hadis hakkında araştırma yapamadım , megun kardeşimin dediği gibi zayıf hadis ise
    bu tür ağır cezalarda zayıf hadisle hüküm verilmez.
    Ayrıca Kuranı Kerimde hırsızlığın cezası el kesmedir fakat bu olayın hırsızlıkla ilgili ayet gelmeden önce olup-olmadığı da önemli .Nitekim bazı ayetler bile daha önceki ayetleri neshetmiştir.Bu ayette söz konusu hadisi neshetmiş olabilir. ( tabi zayıf hadis ise zaten amel edilmezdi )

    10 nun 100 den alıntıladığın hadislerin kaynağını verirsen araştırma yapabiliriz.

    Benim tahminim akşam yemeği ile ilgili hadis oruç açmakla ilgili olabilir.Oruçlu iken önce namaz kılmak değil orucu açmak Peygamberimiz tarafından tavsiye edilmiştir.Alıntı yaptığını söylediğin hadisin konusuna bile baksan farkı anlayabilirsin.


    Yemek ikram etme ile ilgili hadisi de ilk defa duyuyorum , kaynağını verirsen araştırabiliriz.


    Bu arada Dr. Who , biz müslümankar Kuranı Kerimde yazanlara inanırız , geçiniz demen bizim için önemli değil , biz inancımzıdan memnunuz ,


    selam ve dua ile,
    En-am Suresi 68.Ayet;

    Ayetlerimiz konusunda 'alaylı tartışmalara dalanlar:' -onlar bir başka söze geçinceye kadar- onlardan yüz çevir. Şeytan sana unutturacak olursa, bu durumda hatırlamadan sonra, artık zulmeden toplulukla beraber oturma.

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •