• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 5 12345 SonSon
50 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1

    Kayıt Tarihi
    14-08-2007
    Mesajlar
    5
    Karizma Gücü
    0

    Onay Cennet (Ayetlerle)

    CENNET

    وَبَشِّرِ الَّذينَ امَنُوا وَعَمِلُواالصَّالِحَاتِ اَنَّ لَهُمْ جَنَّاتٍ تَجْرى مِنْ تَحْتِهَاالْاَنْهَارُ كُلَّمَا رُزِقُوا مِنْهَا مِنْ ثَمَرَةٍ رِزْقًا قَالُوا هذَاالَّذى رُزِقْنَا مِنْ قَبْلُ وَاُتُوا بِه مُتَشَابِهًا وَلَهُمْ فيهَا اَزْوَاجٌ مُطَهَّرَةٌ وَهُمْ فيهَا خَالِدُونَ

    Bakara / 25. İnanıp yararlı işler yapanlara, altlarından ırmaklar akan cennetlerin kendilerine ait olduğunu müjdele! Onlardaki herhangi bir meyveden rızıklandırıldıklarında: "Bu daha önce de rızıklandığımız şeydir" derler ve o rızık birbirinin benzeri olmak üzere, kendilerine sunulacak. Orada çok temiz zevceler de onların. Hem onlar orada ebedî kalacaklar.

    مَثَلُ الْجَنَّةِ الَّتى وُعِدَ الْمُتَّقُونَ فيهَا اَنْهَارٌ مِنْ مَاءٍ غَيْرِ اسِنٍ وَاَنْهَارٌ مِنْ لَبَنٍ لَمْ يَتَغَيَّرْ طَعْمُهُ وَاَنْهَارٌ مِنْ خَمْرٍ لَذَّةٍ لِلشَّارِبينَ وَاَنْهَارٌ مِنْ عَسَلٍ مُصَفًّى وَلَهُمْ فيهَا مِنْ كُلِّ الثَّمَرَاتِ وَمَغْفِرَةٌ مِنْ رَبِّهِمْ كَمَنْ هُوَ خَالِدٌ فِى النَّارِ وَسُقُوا مَاءً حَميمًا فَقَطَّعَ اَمْعَاءَهُمْ

    Muhammed / 15. Kötülükten sakınanlara vaad edilen cennetin durumu şöyledir: Orada bozulmayan temiz sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenlere lezzet veren şaraptan ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır.Onlar için cennette her çeşit meyve ve Rablerinden bir bağışlanma vardır. Bunların durumu, ateşte ebedî olarak kalacak olan ve bağırsaklarını parçalayacak kaynar su içirilen kimsenin durumu gibi olur mu?

    تِلْكَ حُدُودُ اللّهِ وَمَنْ يُطِعِ اللّهَ وَرَسُولَهُ يُدْخِلْهُ جَنَّاتٍ تَجْرى مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِدينَ فيهَا وَذلِكَ الْفَوْزُ الْعَظيمُ

    Nisa / 13. İşte bütün bu hükümler, Allah'ın koyduğu hükümler ve çizdiği sınırlardır. Kim Allah'a ve Peygamberine itâat ederse Allah onu altlarından ırmaklar akan cennetlere koyar. Onlar, orada ebedî olarak kalacaklardır. İşte büyük kurtuluş budur.

    وَنَادى اَصْحَابُ الْجَنَّةِ اَصْحَابَ النَّارِ اَنْ قَدْ وَجَدْنَا مَا وَعَدَنَا رَبُّنَا حَقًّا فَهَلْ وَجَدْتُمْ مَاوَعَدَ رَبُّكُمْ حَقًّا قَالُوا نَعَمْ فَاَذَّنَ مُؤَذِّنٌ بَيْنَهُمْ اَنْ لَعْنَةُ اللّهِ عَلَى الظَّالِمينَ

    Araf/ 44. Cennet ehli, cehennem ehline: "Rabbimizin bize vaad ettiğini gerçek bulduk. Siz de Rabbinizin size vaad ettiğini gerçek buldunuz mu?" diye seslenirler. Onlar da "evet" derler. Bunun üzerine aralarında bir çağırıcı şöyle seslenir: "Allah'ın laneti zalimler üzerine olsun!

    وَبَيْنَهُمَا حِجَابٌ وَعَلَى الْاَعْرَافِ رِجَالٌ يَعْرِفُونَ كُلًّا بِسيميهُمْ وَنَادَوْا اَصْحَابَ الْجَنَّةِ اَنْ سَلَامٌ عَلَيْكُمْ لَمْ يَدْخُلُوهَا وَهُمْ يَطْمَعُونَ

    Araf / 46. Cennetliklerle cehennemlikler arasında bir perde vardır. A'raf üzerinde de, her iki taraftakileri simalarından tanıyan kişiler vardır. Bunlar cennetliklere: "selâm olsun size" diye seslenirler. Bunlar henüz cennete girmemiş, fakat girmeyi arzu eden kimselerdir.

    وَنَادى اَصْحَابُ النَّارِ اَصْحَابَ الْجَنَّةِ اَنْ اَفيضُوا عَلَيْنَا مِنَ الْمَاءِ اَوْ مِمَّا رَزَقَكُمُ اللّهُ قَالُوا اِنَّ اللّهَ حَرَّمَهُمَا عَلَى الْكَافِرينَ
    ARAF / 50. Cehennemdekiler, cennettekilere: "Bize biraz su akıtın veya Allah'ın size verdiği rızıktan bize de verin." diye seslenirler. Cennettekiler de: "Allah, bunların ikisini de kâfirlere haram kıldı." derler.

    فَوَرَبِّكَ لَنَحْشُرَنَّهُمْ وَالشَّيَاطينَ ثُمَّ لَنُحْضِرَنَّهُمْ حَوْلَ جَهَنَّمَ جِثِيًّا

    Meryem / 68. Rabbine andolsun ki biz onları (öldükten sonra dirilmeyi inkâr eden kâfirleri) şeytanları ile beraber elbette ve elbette mahşerde toplayacağız. Sonra onları muhakkak cehennemin etrafında dizleri üstü hazır bulunduracağız (ki cennetlikleri görüp hasret çeksinler.).

    اِنَّ اللّهَ يُدْخِلُ الَّذينَ امَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ جَنَّاتٍ تَجْرى مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ يُحَلَّوْنَ فيهَا مِنْ اَسَاوِرَ مِنْ ذَهَبٍ وَلُؤْلُؤًا وَلِبَاسُهُمْ فيهَا حَريرٌ

    Hac / 23. Şüphesiz Allah iman edip yararlı iş işleyenleri, altından ırmaklar akan cennetlere koyacak, orada altın bilezikler ve inciler takınacaklar. Oradaki elbiseleri de ipektendir.

  2. #2
    Portillo_ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-10-2007
    Mesajlar
    2,022
    Karizma Gücü
    0
    Allah razı olsun..
    Hacı Bayram-ı Veli Medrese Hocalığı görevinden neden istifa etti ?

    - Fen İlimleri öğretmesi engellendiği için.


    (Iftirâcilarin en büyügü, söylemedigim bir sözü, bana isnat edip nakledendir.) HADİS [Beyhekî]


    BAŞÖRTÜSÜ YASAĞI APTALLIK - AZİZ NESİN


    Bütün fikir cereyanlarını ve düşüncelerini inceledim,bu yoldaki eserlerin tamamını okudum,hepsi hergeçen gün değerini kaybetmeye mahkum fani düşüncelerdir.Bunun TEK istisnası KUR'AN'dır.O eskimiyor aksine TAZELENİYOR

    Fransız Düşünür ROGER GARAUDY



    "Beni övmeyi bırakın; gelecek için neler yapacağız, onları söyleyin." (M.Kemal ATATÜRK)

  3. #3
    Unutursun Gönlüm
    Kayıt Tarihi
    23-07-2007
    Mesajlar
    17,073
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    Cenneti De Cehennemi De Zaten Yasiyoruz

  4. #4
    Karapapag adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    13-08-2007
    Mesajlar
    792
    Karizma Gücü
    5
    Dostum eksik vermişin bende bir ayet ekliyeyim,

    Bak Cennette vaadedilen birde göğüsleri yeni sertleşmiş dilberler vaadediliyor, Bu vaadden insanları neden eksik bırakıyorsunuz. Allahın verdiğini kuldan sakınmak değilmidir bu yapdığınız.

    Bu arada göğüsleri yeni serlenmiş dilber acaba kaç yaşında olabilir diye kendinize sorabilirsiniz. Ama Allah bilir siz bilmezsiniz.

    (NEBE suresi 33. ayet) (Resmi:78/İniş:80/Alfabetik:79)

    وَكَوَاعِبَ أَتْرَابًا

    Okunuş Ve keva'ibe etraben.
    Diyanet Çevirisi (31-34) Şüphesiz Allah’a karşı gelmekten sakınanlara bir kurtuluş, bahçeler, üzümler, kendileriyle bir yaşta, göğüsleri çıkmış genç kızlar ve dolu dolu kadehler vardır.
    Diyanet Vakfı (31-34) Şüphesiz takvâ sahipleri için umulanı buldukları yer, bahçeler, üzüm bağları, göğüsleri tomurcuk gibi kabarmış yaşıt kızlar, içki dolu kâseler vardır.
    Elmalılı Orijinal Ve turunç sîneli yaşıtlar var
    Elmalılı Sade. 1 Turunç göğüslü yaşıt (kızlar) var.
    Elmalılı Sade. 2 Memeleri tomurcuklanmış yaşıt kızlar var.
    Ö. N. Bilmen Ve nar memeli, hep bir yaşta (cariyeler vardır).
    S. Ateş Göğüsleri tomurcuklanmış yaşıt kızlar.
    A. Bulaç Göğüsleri henüz tomurcuklanmış yaşıt kızlar.
    Muhammed Esed müthiş uyumlu harika eşler,
    Y.N. Öztürk Göğüsleri turunç gibi yaşıtlar,
    S. Yıldırım (32-34) Onlara bahçeler, üzüm bağları, turunç göğüslü genç yaşıt dilberler, dolu dolu kadehler var.
    Tefhimü-l Kuran Göğüsleri henüz tomurcuklanmış yaşıt kızlar.
    Fizilalil Kuran Göğüsleri tomurcuklanmış yaşıt kızlar ve
    A. Gölpınarlı Ve memeleri yeni sertleşmiş yaşıt kızlar.
    H. S. Yeter Göğüsleri tomurcuk gibi kabarmış yaşıt kızlar,
    A. Uğur Göğüsleri tomurcuk gibi kabarmış yaşıt kızlar,
    G. Onan Göğüsleri henüz tomurcuklanmış yaşıt kızlar.
    Ş. Piriş Göğüsleri tomurcuklanmış yaşıt kızlar..
    Yusuf Ali (EN) Companions of Equal Age;
    M. Pickthall (EN) And maidens for companions,
    Savaşlara sebep olan tüm farklılıkların yokolması dileğiyle, En baştata dinlerin...

    İzinden ayrılmayacağız m.

  5. #5
    student adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-09-2005
    Mesajlar
    5,219
    Karizma Gücü
    8
    Nebe Sure sinde ilk başta Cehennemlik olanlar için ayetler vardır , dhaha sopnra da cennete gidecekler için müjdeler vardır

    İNKARCILARA LAYIK SON

    İfadenin akışı sura üfürülmesinin ve mahşere toplanmanın ardından bir adım daha atıyor ve azgınlarla, zalimlerle; muttakilerin akıbetlerini sergiliyor. Buna ilk gruptan yani o günü yalanlayanlardan ve o büyük haberi birbirine soranlardan başlıyor.



    21- Cehennem de suçluları gözetleyip durmaktadır.

    22- Orası azgınların varacağı yerdir.

    23- Orada sonsuza dek kalacaklardır.

    24- Orada ne bir serinlik ne de içilecek bir şey tadarlar.

    25- Yalnız kaynar su ve irin içerler.

    26- Yaptıklarına uygun bir ceza olarak
    27- Çünkü onlar bir hesab görüleceğini ummuyorlardı.

    28- Ayetlerimizi de tamamen yalanlamışlardı.

    29- Biz de herşeyi sayıp yazmıştık.

    30-Şimdi tadın, artık size azabtan başka bir şeyi artırmıyacağız.

    Gerçek şu ki cehennem yaratılmış ve var edilmiştir ve azgınları bekleme yeridir. Gerçekten cehennem onları beklemekte ve gözetmektedir, azgınlar oraya vardıkları zaman bir de ne görsünler cehennem kendileri için hazırlanmamış mı! Bir de ne görsünler? Kendilerini karşılamak için hazır değil mi! Sanki azgınlar ve zalimler, yeryüzünde bir yolculuğa çıkmışlar sonra da asıl barınaklarına geri dönmüşlerdir. Sanki onlar yıllarca sürecek, upuzun yeni bir yerleşim için yuvalarına ve barınaklarına geri gelmektedirler.

    "Yaptıklarına uygun bir ceza olarak orada ne bir serinlik ne de içilecek bir şey tadarlar. Yalnız kaynar su ve irin içerler."

    Sonra yüce Allah bu yargının yani hiçbir şey tadamayacakları yargısının istisnasını getiriyor... Aman Allah'ım istisna daha da acı daha da felaket. "Yalnız kaynar su ve irin..." Ancak boğazlarını ve karınlarını yakıp kavuracak kaynar suyu tadacaklar. Serinlik namına bulacakları budur İşte. Ve yine ancak yananların vücutlarından akan ve damlayan irini tadacaklar. içecek namına bulacakları da budur.

    "Yaptıklarına uygun bir ceza..." Amel birikimlerine ve yaptıklarına uygun ceza budur... "Çünkü onlar bir hesab görüleceğini ummuyorlardı." Ve cehennem gibi bir barınağa varacaklarını beklemezlerdi. "Ayetlerimizi de tamamen yalanlamışlardı." ifadede yer alan sözcüklerin tonundaki şiddet, onların yalanlamalarının şiddetini ve bunda ne kadar ısrarlı olduklarını ilham ediyor.

    Yüce Allah onlara yaptıkları herşeyi hiçbir harfi dışarda bırakmaksızın inceden inceye sayarken ve "Biz de herşeyi sayıp yazmıştık." derken tam bu sırada belki verilen ilahi kararda bir değişiklik olabilir ya da yapılan azap hafifletilebilir şeklinde doğacak her ümidi boşa çıkaracak kınama geliyor. Ve "Şimdi tadın artık size azaptan başka birşeyi artırmayız." buyuruyor.

    İNANANLARA LAYIK OLDUKLARI MÜKAFAT

    Sonra, cehennemdeki azgınların ve zalimlerin sahnelerinin ardından, karşı sahne, nimetler içinde yüzen müttakilerin sahnesi gelmektedir.



    31- Takva sahipleri içinde başarı ödülü vardır.

    32- Nice bahçeler, bağlar,

    33- Göğüsleri tomurcuklanmış yaşıt kızlar ve

    34- Dolu dolu kadehler

    35- Orada ne boş bir söz ve ne de yalan işitirler.

    36- Bunlar Rabbinin katından yaptıklarına karşılığı verilenlerdir.

    Ahiret yurdunda cehennem azgınlar ve zalimler için bir gözetleme yeri ve barınak olduğuna göre, oradan asla kurtulamayacaklarına ve başka bir yere gidemeyeceklerine göre, müttakiler de buna karşın (Bahçeler ve üzüm bağları) şeklinde simgelenen kurtuluş yerine ve barınağa gideceklerdir. Yüce Allah'ın bunca meyvenin arasından üzümü seçmesi ve onu belirlemesi, Kur'an'ın ilk kez seslendiği o günkü Arap toplumunun, üzümü tanımış olmalarındandır. Ayet metninde yer alan "Kavaib" memeleri büyüyüp tomurcuklanmış genç kızlar "etrab" ise bir yaşta ve aynı güzellikte "Ke'sen dihaka" ise, dolu kadehler demektir.

    Burada sıralanan nimetler insanın kavrama yeteneklerine yaklaştırıldıkları için duyu organları ile dış yüzleri kavranabilir somut nimetlerdir. Ama tatlarının gerçek niteliklerine ve bunlarla doyuma ulaşmaya gelince yeryüzü sakinleri bu yeryüzünün kavrama yeteneklerine ve düşünce yapısına bağlı kaldıkları sürece, bunun nasıl olacağını asla kavrayamazlar.

    Bir de bu nimetlere ek olarak, kendilerine, vicdanın tadına vardığı ve aklın kavrayabildiği bir atmosfer sağlanmıştır. "Orada ne boş bir söz ve ne de yalan işitirler." Orada yaşadıkları hayat, boş sözlerden ve tartışmanın eşlik ettiği inkarcılıktan korunmuş bir hayattır. Çünkü gerçek, üzerinde tartışmaya ve inkar etmeye ve içinde hiçbir yarar olmayan boş söze yer olmayacak kadar apaçık ortadadır. Bu öyle bir yücelik öyle bir doyumdur ki tam edebiyat yurduna layıktır.

    "Bunlar Rabbinin katından yaptıklarına, karşılığı verilenlerdir."

    Burada, ifadede güzelliği ve ayette yer alan "ceza" ve "atâ" sözcüklerinin birbirinden ayrılarak sağlanan müzikal ahengi sezebiliyoruz... Nitekim hemen hemen surenin ayet sonu kafiyelerine yerleştirilmiş olan etkiyi de görüyoruz. Zaten bu, tüm cüzde kısaca göze batan apaçık bir olgudur




    selam ve dua ile,
    En-am Suresi 68.Ayet;

    Ayetlerimiz konusunda 'alaylı tartışmalara dalanlar:' -onlar bir başka söze geçinceye kadar- onlardan yüz çevir. Şeytan sana unutturacak olursa, bu durumda hatırlamadan sonra, artık zulmeden toplulukla beraber oturma.

  6. #6
    Karapapag adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    13-08-2007
    Mesajlar
    792
    Karizma Gücü
    5
    Biri ayeti vermiyor, Cennetten konu açıp, Diğeri biz verende mecaz diyor. Bari biraz dürüst olun, biriniz saklar biriniz kulp uydurursunuz. Bunun adına ne deniyor kıvırmak değilde.
    Savaşlara sebep olan tüm farklılıkların yokolması dileğiyle, En baştata dinlerin...

    İzinden ayrılmayacağız m.

  7. #7
    student adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-09-2005
    Mesajlar
    5,219
    Karizma Gücü
    8
    İNKARCILARA LAYIK SON

    İfadenin akışı sura üfürülmesinin ve mahşere toplanmanın ardından bir adım daha atıyor ve azgınlarla, zalimlerle; muttakilerin akıbetlerini sergiliyor. Buna ilk gruptan yani o günü yalanlayanlardan ve o büyük haberi birbirine soranlardan başlıyor.



    21- Cehennem de suçluları gözetleyip durmaktadır.

    22- Orası azgınların varacağı yerdir.

    23- Orada sonsuza dek kalacaklardır.

    24- Orada ne bir serinlik ne de içilecek bir şey tadarlar.

    25- Yalnız kaynar su ve irin içerler.

    26- Yaptıklarına uygun bir ceza olarak
    27- Çünkü onlar bir hesab görüleceğini ummuyorlardı.

    28- Ayetlerimizi de tamamen yalanlamışlardı.

    29- Biz de herşeyi sayıp yazmıştık.

    30-Şimdi tadın, artık size azabtan başka bir şeyi artırmıyacağız.

    Gerçek şu ki cehennem yaratılmış ve var edilmiştir ve azgınları bekleme yeridir. Gerçekten cehennem onları beklemekte ve gözetmektedir, azgınlar oraya vardıkları zaman bir de ne görsünler cehennem kendileri için hazırlanmamış mı! Bir de ne görsünler? Kendilerini karşılamak için hazır değil mi! Sanki azgınlar ve zalimler, yeryüzünde bir yolculuğa çıkmışlar sonra da asıl barınaklarına geri dönmüşlerdir. Sanki onlar yıllarca sürecek, upuzun yeni bir yerleşim için yuvalarına ve barınaklarına geri gelmektedirler.

    "Yaptıklarına uygun bir ceza olarak orada ne bir serinlik ne de içilecek bir şey tadarlar. Yalnız kaynar su ve irin içerler."

    Sonra yüce Allah bu yargının yani hiçbir şey tadamayacakları yargısının istisnasını getiriyor... Aman Allah'ım istisna daha da acı daha da felaket. "Yalnız kaynar su ve irin..." Ancak boğazlarını ve karınlarını yakıp kavuracak kaynar suyu tadacaklar. Serinlik namına bulacakları budur İşte. Ve yine ancak yananların vücutlarından akan ve damlayan irini tadacaklar. içecek namına bulacakları da budur.

    "Yaptıklarına uygun bir ceza..." Amel birikimlerine ve yaptıklarına uygun ceza budur... "Çünkü onlar bir hesab görüleceğini ummuyorlardı." Ve cehennem gibi bir barınağa varacaklarını beklemezlerdi. "Ayetlerimizi de tamamen yalanlamışlardı." ifadede yer alan sözcüklerin tonundaki şiddet, onların yalanlamalarının şiddetini ve bunda ne kadar ısrarlı olduklarını ilham ediyor.

    Yüce Allah onlara yaptıkları herşeyi hiçbir harfi dışarda bırakmaksızın inceden inceye sayarken ve "Biz de herşeyi sayıp yazmıştık." derken tam bu sırada belki verilen ilahi kararda bir değişiklik olabilir ya da yapılan azap hafifletilebilir şeklinde doğacak her ümidi boşa çıkaracak kınama geliyor. Ve "Şimdi tadın artık size azaptan başka birşeyi artırmayız." buyuruyor.



    Karapapag , cehennem ile ilgili bildirilenlerde mecaz , senin anlayacağın şekilde , tam olarak ne olduğunu gittiğinde görürsün , o zaman anlarsın kıvırmak nasıl oluyormuş ,


    ama pardon sizin kafanızda yarattığınız Tanrı karışmıyordu hiçbirşeye , kafanızı kuma gömerseniz kurtulursunuz belki ,devekuşunun kurtulduğu kadar ,


    selam ve dua ile,
    En-am Suresi 68.Ayet;

    Ayetlerimiz konusunda 'alaylı tartışmalara dalanlar:' -onlar bir başka söze geçinceye kadar- onlardan yüz çevir. Şeytan sana unutturacak olursa, bu durumda hatırlamadan sonra, artık zulmeden toplulukla beraber oturma.

  8. #8
    menat45 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-09-2007
    Mesajlar
    492
    Karizma Gücü
    0
    Duhan/44/54. Bu boyledir; onlari iri siyah gozlu hurilerle eslendiririz.
    Tur/52/19-20. Onlara soyle denir: "Islediklerinizden oturu, dizi dizi tahtlara yaslanarak afiyetle yiyin icin.Onlara, ceylan gozlu esler veririz."
    Rahman/55/56. Orada, bakislarini yalniz eslerine cevirmis, daha once ne insan ve ne de cinlerin dokunmus oldugu esler vardir.
    Rahman/55/57. Oyleyken, Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsiniz?
    Rahman/55/58. Onlar yakut ve mercan gibidirler.
    Rahman/55/70. Oralarda iyi huylu guzel kadinlar vardir.
    Vakia/56/35-8. Biz ceylan gozluleri, defterleri sagdan verilenler icin yeniden yaratmisizdir; onlari bakire,
    eslerine duskun ve hepsini bir yasta kilmisizdir. *
    78/Nebe 31. Süphesiz takvâ sahipleri için de basari ödülü vardir.
    78/Nebe 32. Bahçeler,baglar,
    78/Nebe 33. Gögüsleri tomurcuk gibi kabarmis yasit kizlar,
    78/Nebe 34. Ve içki dolu kâse(ler) .
    76/El-Insan 19. O insanlarin etrafinda öyle ölümsüz genç nedîmler dolasir ki, onlari gördügünde, etrafa saçilip dagilmis inciler sanirsin.
    76/El-Insan 20. Ne yana bakarsan bak, (yiginla) nimet ve ulu bir saltanat görürsün.
     
    76/El-Insan 21. Üzerlerinde yesil ipekten ince ve kalin elbiseler vardir; gümüs bilezikler takinmislardir. Rableri onlara tertemiz bir içki içirir.
     
    76/El-Insan 22. (Onlara söyle denir Bu, sizin için bir mükâfattir. Sizin gayretiniz karsiligini bulmustur.
    37/Es-Saffat 43. Naîm cennetlerinde .
    37/Es-Saffat 44. Tahtlar üzerinde karsilikli otururlar.
    37/Es-Saffat 45. Onlara pinardan (doldurulmus) kadehler dolastirilir.
    37/Es-Saffat 46. Berraktir, içenlere lezzet verir.
    37/Es-Saffat 47. O içkide ne sersemletme vardir ne de onunla sarhos olurlar.
    37/Es-Saffat 48. Yanlarinda güzel bakislarini yalniz onlara tahsis etmis, iri gözlü esler vardir.
    37/Es-Saffat 49. Onlar, gün yüzü görmemis yumurta gibi bembeyazdir.
    Cennette Seks Erkekleri (Gılmanlar):
    Tur/52/24. Sedefteki inciler gibi olan gencler yanlarinda dolasirlar.
    Vakia/56/17-21. Olumsuz gencler yanlarinda, bas agrisi ve donmesi vermeyen bembeyaz bir kaynaktan doldurulmus kaseler, ibrikler, kadehler; sececekleri meyveler, arzulayacaklari kus eti ile dolasirlar.
    Insan/76/19. Yanlarinda ölümsüz gençler dolasir; onlari gordugunde sacilmis birer inci sanirsin.
    Şarap:
    Muhammed/47/15. Allah'a karsi gelmekten sakinanlara soz verilen cennet soyledir: Orada temiz su irmaklari, tadi bozulmayan sut irmaklari, icenlere zevk veren sarap irmaklari, suzme bal irmaklari vardir. Onlara orada her turlu urun ve Rablerinden magfiret vardir. Bunlarin durumu, ateste temelli kalana ve bagirsaklarini parca parca edecek kaynar su icirilen kimselerin durumu gibi olur mu?
    Saffat/37/45-7. Basagrisi vermeyen, sarhos etmeyen, icenlere zevk bahseden bembeyaz bir kaynaktan doldurulmus kadehler sunulur.
    Vakia/56/17-21. Olumsuz gencler yanlarinda, bas agrisi ve donmesi vermeyen bembeyaz bir kaynaktan doldurulmus kaseler, ibrikler, kadehler; sececekleri meyveler, arzulayacaklari kus eti ile dolasirlar.
     
    76/El-Insan 5. Iyiler ise, kâfûr katilmis bir kadehten (cennet sarabi) içerler.
    76/El-Insan 6. (Bu,) Allah'in has kullarinin içtikleri ve akittikça akittiklari bir pinardir. Orada koltuklara kurulmus olarak bulunurlar; ne yakici sicak görülür orada, ne de dondurucu soguk.
    76/El-Insan 14. (Cennet a?açlarinin) gölgeleri, üzerlerine sarkar; kolayca koparilabilen meyveleri istifadelerine sunulur.
    76/El-Insan 15. Yanlarinda gümüsten kaplar ve billûr kupalar dolastirilir.
     
    76/El-Insan 16. Gümüsten öyle kadehler ki onlari istedikleri ölçüde tayin ve takdir etmislerdir.
    76/El-Insan 17. Onlara orada bir kâseden içirilir ki (bu sarabin) karisiminda zencefil vardir.
    76/El-Insan 18. (Bu sarap) orada bir pinardandir ki adina Selsebîl denir.
    ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
    Hadi memeleri yeni tomurcuklanmış hurileri anladıkta bu inci gibi olan ölümsüz "nedim"ler de neyin nesi?Yoksa onlarda eşcinsel eğilimi olan erkekler için mi?
    Bu mesaj en son " 03.10.07 " tarihinde saat 11:37 itibariyle menat45 tarafından düzenlenmiştir... Neden: ek

  9. #9
    student adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-09-2005
    Mesajlar
    5,219
    Karizma Gücü
    8
    Menat45 demiş ki ;

    Hadi memeleri yeni tomurcuklanmış hurileri anladıkta bu inci gibi olan ölümsüz "nedim"ler de neyin nesi?Yoksa onlarda eşcinsel eğilimi olan erkekler için mi?
    Ne o merakın var galiba eşcinsellere ?

    Biz müslümanlar ayetleri okuduğumuzda senin gibi düşünmüyoruz ,

    Yukarıda yazmıştım ,

    Burada sıralanan nimetler insanın kavrama yeteneklerine yaklaştırıldıkları için duyu organları ile dış yüzleri kavranabilir somut nimetlerdir
    Demek ki senin eğilimin eşcinsellere yönelik ki sen ayetten eşcinselleri anlıyorsun.Ne diyelim Allah gönlüne göre versin.


    selam ve dua ile,
    En-am Suresi 68.Ayet;

    Ayetlerimiz konusunda 'alaylı tartışmalara dalanlar:' -onlar bir başka söze geçinceye kadar- onlardan yüz çevir. Şeytan sana unutturacak olursa, bu durumda hatırlamadan sonra, artık zulmeden toplulukla beraber oturma.

  10. #10
    menat45 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-09-2007
    Mesajlar
    492
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı student tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Menat45 demiş ki ;



    Ne o merakın var galiba eşcinsellere ?

    Biz müslümanlar ayetleri okuduğumuzda senin gibi düşünmüyoruz ,

    Yukarıda yazmıştım ,



    Demek ki senin eğilimin eşcinsellere yönelik ki sen ayetten eşcinselleri anlıyorsun.Ne diyelim Allah gönlüne göre versin.


    selam ve dua ile,
    Benim herhangi bir eşcinsel eğilimim yok ama olana da saygı duyarım.Burada konu benim cinsel tercihlerim değil,Kurandaki cennet ayetleri .Anlaştıkmı demogoji uzmanı sayın kardeşim?

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •