Arkadaşlar;
Malum,kuranın bazı ayetlerinde,Muhammed peygamberin tüm insanlığa geldiği,kuranın alemler için bir öğüt olduğu anlatılır.Ve bu ayetler hep ön plana çıkartılır.Örneğin;
-Biz seni ancak bütün insanlara bir müjde verici ve uyarıcı olarak gönderdik. Ancak insanların çoğu bilmiyorlar. (sebe28)
-"O (Kur'an), alemler için yalnızca bir zikir (öğüt ve hatırlatma)dir." (sad87)
Gibi ayetler vardır.Peki neden kuranın mekke ve çevresine indiğini söyleyen ayetlerden hiç bahsedilmez?Örneğin;
-İşte biz sana, böyle Arapça bir Kur'an vahyettik; şehirlerin anası (olan Mekke halkı)nı ve çevresinde olanları uyarman için ve kendisinde şüphe olmayan toplanma gününü (haber verip onları) uyarman için de. (O gün onların) Bir bölümü cennette, bir bölümü çılgınca yanan ateşin içerisindedirler. (şura7)
-En’am 92.. Bu Kuran, Ümmü’l Kura ve çevresindekileri uyarman için sana indirdiğimiz ve kendinden öncekileri doğrulayıcı mübarek bir kitaptır. Ahirete inananlar buna da inanırlar ve onlar namazlarını hakkıyla kılmaya devam ederler...
Şimdi bu dinin yayılacağı ilk başlarda öngürülememişmidir.Sadece Mekke ve civarında kalacağımı sanılmıştır?Güçle birlikde,büyük İskender,Napolyon,Jül Cesar,Yavuz Sultan Selim,Temuçin(Cengiz Han) etkilerimi vücuda gelmiştir.Daha ileriye gitme sendromu'da diyebiliriz herhalde.Yada adını siz koyun işte,burada dilim pek dönmedi..
Lütfen entellektüel tartışma yapabilecekler katılsın.Hele hele şiirsel mana alemi (osmalıca edebiyat yüksek tezi) tadında copy/pastlar hiç uğramasın ne olur rica ediyorum.(anlayışınıza teşekkür ederim.


LinkBack URL
About LinkBacks
.
Alıntı Yaparak Cevapla


K KIYMETLİ AKLIN NERESİNE sığıyor....
BA niye..İnkar çabası ile Kendinizimi kandırmak istersiniz..Yoksa başkalarının da sizin paralelinizde düşünmesi sizi rahatlatıyormu..

