KULUN YARATILIŞININ NEDENİ AŞKTIR
Aşk-ı ilâhiyenin öğrenim dalı ise tasavvuftur!.. Öğretmenlerine mutasavvıfin denir. Yol ismi ise tariktir, cem’i tarikattır!. Talebesinin yani, salikinin ismi ise derviştir. Okuduğu virdi günlük dersi o kuluna hz. Allah’ın bahşettiği, ihsan eylediği aşk rahmetidir. Nevisini ve adedini peygamber efendilerimize, peygamber efendimizinde dervişin ind-i ilâhiden vazifeli kılınan mürşidi bu rahmet-i ilâhiyeye vesile kıldığı ehl-i aşka lutfedilen avama dahi ihsan edilen rahmet-i ilâhiyeler. Cümlesi vesile ile elde edilir!.
Evet, kalbi göz yaşları ile suladığın zaman yaptığın duâyı kâinat bilir. Bu yaşa hak yolunda ALLAH (c.c) için kıyamayanlara aşk yolunda sefer haram kılınmıştır.
Evet, kalbi göz yaşları ile suladığın zaman yaptığın duâyı kâinat bilir. Bu yaşa hak yolunda ALLAH (c.c) için kıyamayanlara aşk yolunda sefer haram kılınmıştır.
İlahi aşkın bonservisidir zikrullah…
Bâzıları aşkı iki türlü ifâde ederler; ilâhî ve mecâzî diye. Aşk bir tanedir ve ilâhidir!..
Mecâzî aşk olmaz. Bu istektir, arzudur, nefsin ihtiyâcıdır. Mecaz olan arzu, istek ve ihtiyaçlar, vuslatla ağırlığını kaybeder. İlâhî aşk yakınlık ve vuslatla daha artar. Mecâzî olanı aşk diye karıştırmamak lâzım.
Tasavvuf, semâvî dinlerin özü ve mânâsıdır; ehli aşkın rahmet yoludur ayrı ayrı mütâlaa edemezsin; dînin cüzünden ferâgat, küllünden ferâgattır. Mânâdır. Şer’î hükümler değişse de mânâ değişmez. Onlarda cennet arzusu, cehennem korkusu vardır. Ama beşerî zaafından öte gitmez. Esas olan istekleri, arzuları rızâ-i Bârî ve cemâlullahdır. Bunun ismi aşk-ı ilâhîdir.
Zâhirî ilim bu olayları îzâha muktedir değildir olamayacak da.!.. Beşerin gücü burhanı ne icraata ne yapmaya, ne de yeterli îzâha muktedirdir. Zâhirî ilim erbâbına sorup da onları da günaha sokmayalım. Lütfen... İsterse ilâhiyat mezunu olsun, ilmin her dalı rahmettir. Her ilim ALLÂH’ı bilmektir. İlim vardır, ALLÂH’ın fiilî sıfatlarını bildirir, ilim vardır, sübûtî sıfatlarını bildirir. İlim vardır ki Hazret-i ALLAH’ın zati sıfatlarının zevkini verirki o bahtiyar ALLAH ve resülünün gerçek şahidi ehli aşktır!...
Kalpten beyine geçen gönül yolu, ehl-i halin ehl-i aşkın yoludur. Beyinden kalbe akış ise ilmel yakından öteye yolu muhaldir
Hazret-i ALLAH’TAN lutfedilen tavır ve hareketlerimizle, lisan-ı hal ile yakarmayı ve istemeyi bilelim. Nazargah-ı ilahi olan kalbe yolu uğramayan arzu ve isteklerin huzur-ı ilahiden iltifat gördüğü ender görülür. Kalpten beyine geçen gönül yolu, ehl-i halin ehl-i aşkın yoludur. Beyinden kalbe akış ise ilmel yakından öteye yolu muhaldir
Ey beni Adem ! Sen Adem’e musahhar kılınan mahluk ve eşya değilsin. Hazret-i ALLAH’ın bilinmesine vesile kıldığı, yaratılışın sırrı ve çekirdeğisin. Diğer mahlukata benzer yönün aşikar, amma sen mana denizi insan olmaya müsait yaratılmış beni ademsin. Aşk-ı ilahiden yaratıldın. Yaratanını bilmeye müsait kılındın. Aczini bildiğin kadar yaratıcını bilmene imkan ve fırsat verildi.
Bu fırsatı bildiğin kadar yaratanına hamd ederek, şükrederek, kesir zikrederek, emr-i ilahiye intibak etme zevki ile hayatını idame ettirmeye çaba gösteren, gerçeği hayatının her safhasında görerek, yaratıcına hayranlık duyan, sadık insan ! Hiç şüphen olmasın, bu meziyetlerin hepsi şahit ki, sen yaratanına aşıksın.
Kalpten beyine geçen gönül yolu, ehl-i halin ehl-i aşkın yoludur. Beyinden kalbe akış ise ilmel yakından öteye yolu muhaldir
Aşk caddesi akla tıkandı... Kendi kulaçlarınla aşk deryâsını geçemezsin; ya bir vârisü’n-Nebî, ya da bir nedîm-i ilâhî elinden tutmadıkca!.
PİR H.GALİP HASAN KUŞÇUOĞLU.


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla



