• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 4 1234 SonSon
31 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    onüç 13 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    20-04-2007
    Mesajlar
    131
    Karizma Gücü
    0

    Mezhepler arasındaki farkların sebebi nedir ?

    Mezhepler arasındaki farkların sebebi nedir ?

    Allah-u Zülcelal Hazretleri, Habib-i Ekremi (a.s.m.) hürmetine, mezhepler arasındaki farklılıklar ile nihayetsiz rahmet ve kolaylık kapılarını açtı. Peygamber Efendimiz bir hadis-i şeriflerinde "Ümmetimin ihtilafı geniş bir rahmettir." buyurmakla bu hakikati ifade etmiştir. Evet bu hadis-i şerif her türlü olumlu farklılığı içine aldığı gibi, mezhepler arasındaki farklılıkları da kapsar.

    Bazı âyet ve hadislerdeki kelime ve cümleler ayrı ayrı hükümleri içermiştir. Bir tek sedefte birden çok inci bulunabilir. İşte müçtehitler âyet ve hadislerin sedefindeki cevherlerde farklı görüşler beyan etmiştir. Bu ise muhtelif kapıların açılmasına vesile olmuştur. Bu ihtilaf ümmet-i Muhammed için büyük bir kolaylıktır. Cenâb-ı Hakk:

    "Allah size kolaylık ister, zorluk istemez."

    Din hususunda üzerinize hiçbir zorluk yüklemedi."

    "Ve üzerlerindeki ağırlıkları, sırtlarındaki zincirleri atar (yani, hata ile adam öldürmekte kısas icrasını ve günah işleyen azaların, pislik değen elbisenin kesilmesi gibi ağır teklifleri kaldırır.)"

    gibi âyet-i kerimelerle şeri'at-ı Muhammediye'nin gayet derecede kolay olduğunu ifade etmektedir.

    Meselâ, İmâm-ı Şafiî'nin "Kadına el değince abdestin bozulması" şeklindeki görüşü, günümüz şartlarında Hac ibadeti esnasında çok sıkıntıya sebebiyet verir. Zira tavafın abdestli olarak yapılması lazımdır. Milyonlarca insanın toplandığı o kalabalıkta bu hükmün uygulanması adeta imkansız olduğundan, bu mezhep mensupları diğer mezhepleri taklit ederek tavaf yaparlar.

    Abbasi halifesi Harun Reşid, İmâm-ı Mâlik'e "Senin kitaplarını yazdıralım, âlem-i İslâm'ın her tarafına dağıtalım. Ümmeti bunlara sevk edelim.", teklifinde bulunur. İmâm-ı Mâlik şu cevabı verir: "Ya emire'l-mü'minin, alimlerin farklı görüşleri Allah'tan bu ümmete rahmettir. Her biri kendi nazarında doğru olana tâbi olur. Hepsi hidâyet üzeredir ve hepsi Allah'ın rızasını ister."

    Müspet ayrılıklar, sahabe döneminde sıkça meydana gelmiştir. Hazret-i Peygamber de (a.s.m.) ümmetini, dilediği sahabenin içtihadıyla amel etme hususunda serbest bırakmakla böyle bir ihtilafa razı olmuştur. Sahabelerini içtihat farklılığından dolayı tenkit etmemiş, her iki tarafın da hükmünü hak ve münasip görmüştür.

    Sefere çıkan iki sahabe, namaz vakti geldiğinde su bulamayınca teyemmümle namazlarını kılarlar. Sonra vakit içinde su bulurlar. Biri namazı iade eder, yeniden kılar. Diğeri ise önceki kıldığını yeterli görür. Dönüşte durumlarını Resûlullah'a sorarlar. Hazret-i Peygamber iade etmeyene "Sünnete isabet ettin.", diğerine de "Sana iki defa ecir var." cevabını verir.

    "Sahabelerim yıldızlar gibidir, onlara uyarsanız hidâyete erersiniz." hadis-i şerifi de bu hakikate işaret etmektedir. Buna binaen herhangi bir insan hak mezheplerden dilediğini tercih edebilir.

    Kıblenin bilinmediği yerde namaz kılan bir mümin, kendi içtihadı ile bir yön tayin etse veya her rekatını bir başka yöne doğru kılsa namazın doğruluğuna fıkhen hükmolunur.

    Bu sayede Müslümanlar zaruret hallerinde ruhsatı azimete tercih edebilmektedirler. Bu ise onlar için büyük bir rahmet olmuştur. Evet, Müslümanlar kendi mezheplerinde çözümü olmayan bir mesele hakkında, zaruret halinde, diğer bir hak mezhebin ruhsatı ile hareket edebilir ve böylece sıkıntıdan kurtulurlar.

    Zaten şeriat-ı Muhammediye insanların fıtratına uygun olarak Allah tarafından vaz' edilmiştir.

    Müçtehitler arasındaki ayrılıklar ümmet hakkında rahmet olduğu halde; geçmiş ümmetlerin helakine sebep olmuştur. Peygamber Efendimiz (a.s.m.) bir hadis-i şeriflerinde "Ayrılıklar geçmiş ümmetlere azap olduğu halde, benim ümmetime rahmet olmuştur." buyurmuşlardır.

    Geçmiş peygamberlerin dinlerinde bütün hükümler açık ve kesin idi. Âyetlerde yoruma açık şeyler yoktu. Kat'i ve kesin olan meselelerde ayrılık olmayacağı da açıktı. İnsanlar bu kesin hükümlere uymakta zorluk çektiler, ayrılığa düştüler ve bu ayrılık onları helake götürdü. Fakat bizim şartlarımız geçmiş milletler üzerindeki darlığı kaldırmıştır. Meselâ, Hazret-i Musa'nın (a.s.) şeriatinde adam öldüren bir katile kısastan başka ceza verilmesi mümkün değildi.

    İsa'da (a.s.) dininde ise sadece diyet vacip idi, kısas yasaktı. Şeriat-ı Muhammediye'de ise maktulun velisine kısas, diyet ve af arasında tercih hakkı verilmiştir. Diğer bir misal, onların şeriatında elbisenin, kirlenen yerini kesip atmak vacip iken bizim şeriatımızda temiz suyla yıkamak yeterlidir. Bu manada pek çok misaller vardır.

    Kaynak
    m.kırkıncı
    http://www.sorularlaislamiyet.com/su...ticle&aid=2800
    Bu mesaj en son " 28.08.07 " tarihinde saat 20:51 itibariyle Kenan tarafından düzenlenmiştir... Neden: kaynak eklendi



    Allah’ın on pulunu bekleye dursun on kul,
    Bir kişiye dokuz, dokuz kişiye bir pul.
    Bu taksimi kurt yapmaz, kuzulara şah olsa


  2. #2
    avşar 07 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    22-08-2007
    Mesajlar
    319
    Karizma Gücü
    0
    teşekürler güzel izah edilmiş bilgilendim

  3. #3
    Karapapag adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    13-08-2007
    Mesajlar
    792
    Karizma Gücü
    5
    Sadırdan okuyolar ya Kardeşim, Demekki Farklı okuyolarmış, Oysa O sadırlara yazan Allah Aynı. Ama Mlikiye ayrı yazmış, Hambeliye ayrı, Hanifiye ayrı, Şafiye ayrı yazmış, Diğerleri zaten yoldan çıkmış (Onlara göre) Bak galibi nin sadırına da bi ayrı yazmış.

    Kaynak aynı ama bilgiler farklı. Nasıl sadırsa bu anlıyamadım açıkcası. Astimattan olabilir.
    Savaşlara sebep olan tüm farklılıkların yokolması dileğiyle, En baştata dinlerin...

    İzinden ayrılmayacağız m.

  4. #4
    gencerli adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    21-09-2006
    Mesajlar
    483
    Karizma Gücü
    0
    selam

    ''73 tane mezhep(fırka) oldumu tadından yenmez, bölün bölüne bildiğin kadar. Ne kadar bölünürsek o kadar rahmet var işin sonunda nasıl olsa..''

    Eğer bizler yukarıdaki zihniyetle hareket edersek sahildeki kum tanelerine benzeriz. Gelin Her zaman için BİR olalım, ayrılığa düşenlerden olmayalım, birlikten güç doğar bu böyledir, sürüden ayrılanı Kurt kapar demiş atalarımız, nede güzel söylemişler. Ayrılmayalım, dağılmayalım, ancak böyle olursa şeytan, Cenab-ı ALLAH'ın kullarına galebe çalamaz.

    Hz. Peygambere uymak demek, onun devrini, o çağı yaşamak demek. O hangi mezheptense ona uymak demek.
    Biraz düşününüz lütfen...

  5. #5
    Kenan adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-11-2006
    Mesajlar
    5,086
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    Alıntı Karapapag tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Sadırdan okuyolar ya Kardeşim, Demekki Farklı okuyolarmış, Oysa O sadırlara yazan Allah Aynı. Ama Mlikiye ayrı yazmış, Hambeliye ayrı, Hanifiye ayrı, Şafiye ayrı yazmış, Diğerleri zaten yoldan çıkmış (Onlara göre) Bak galibi nin sadırına da bi ayrı yazmış.

    Kaynak aynı ama bilgiler farklı. Nasıl sadırsa bu anlıyamadım açıkcası. Astimattan olabilir.
    Dostum mezhep imamlarının sadrına yazılmıyor. Onlar okumuş imam olmuş. Yani Allah tarafından verilmiş manevi vazifeleri yok. Bu yüzden her dedikleri doğru diye bir şey de yok.
    “Nefsinin aczini bilen insan, varlığın ALLAH’a mahsus olduğunu bilen insan, ilim sahibi demektir.
    Çünkü ilim ALLAH’ı bilmektir”

  6. #6
    thrdrmml adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    29-07-2007
    Mesajlar
    1,352
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    Alıntı Karapapag tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Sadırdan okuyolar ya Kardeşim, Demekki Farklı okuyolarmış, Oysa O sadırlara yazan Allah Aynı. Ama Mlikiye ayrı yazmış, Hambeliye ayrı, Hanifiye ayrı, Şafiye ayrı yazmış, Diğerleri zaten yoldan çıkmış (Onlara göre) Bak galibi nin sadırına da bi ayrı yazmış.

    Kaynak aynı ama bilgiler farklı. Nasıl sadırsa bu anlıyamadım açıkcası. Astimattan olabilir.


    onların manevi bir vazifeleri yoktu.. ALLAH(cc) ın verdiği ilim kadar öğrenmişler..ANLATMIŞLAR..yani okuyarak öğrenmişler

    İLMEL YAKIYN OLMUŞLAR...

  7. #7
    Karapapag adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    13-08-2007
    Mesajlar
    792
    Karizma Gücü
    5
    Ama sizinki vahiy alıyo öylemi. Okumadan direk mahrecden alıyo bilgileri. Bilmezmiyiz. Zaten Yakında Kurandan başka bir Kitapda yazar, Eee bu yeni bilgileri geleceğe taşımak Lazım. Allah onuda koruyacakmı söz vermişmi bari.

    Zaten yeni bir din yarattınız, Birde Kitabınız olması lazım bence.
    Savaşlara sebep olan tüm farklılıkların yokolması dileğiyle, En baştata dinlerin...

    İzinden ayrılmayacağız m.

  8. #8
    Kenan adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-11-2006
    Mesajlar
    5,086
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    Karapapag Kutsal Kitapları Allah Peygamberlerine vahyetmiştir. Bir daha Peygamber gelmeyeceği için, yeni bir kutsal kitapta yazılmayacaktır.

    Ancak vahyi ilahiler kıyamete kadar devam edecektir. Peygamber Varisi, varisül nebiler kıyamete kadar var olacaktır.
    “Nefsinin aczini bilen insan, varlığın ALLAH’a mahsus olduğunu bilen insan, ilim sahibi demektir.
    Çünkü ilim ALLAH’ı bilmektir”

  9. #9
    Karapapag adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    13-08-2007
    Mesajlar
    792
    Karizma Gücü
    5
    Yani Vahiy Aldığınızı inkar etmiyorsunuz. Bu durumda bunları Kitaplaştırmanız Yasakmıdırki.

    Yoksa Çağa ayak uydurup CD mi yapıyorsunuz. Gerçi sende Haklısın genelde Peygamberlerin sağlığında yazılmaz Bu Kitaplar.

    Onlar öldükten sonra nasılsa birileri Kitaplaştırır, Onuda Kutsal Yaparlar. Sen Canını sıkma. Nede olsa Vahiy Kutsalsa onun yazıldığı kitapda Kutsaldır.

    Yani Tanrınız şunumu demiş, Birdaha Peygamber göndermiyeceğim, Lakin vahiy göndereceğim. Vahiy kimlere Gelir ?????????????

    Valla Yakında banada gelebilir? Nasılsa bi Allah bilir kime göndereceğini. Baksana artık Peygamber falan ayırmadan gönderiyor.

    Görüyonuz dimi arkadaşlar, Sorgulamadan inanmak insanları nerelere götürüyor. Ne tür inançlara sürüklüyor.
    Savaşlara sebep olan tüm farklılıkların yokolması dileğiyle, En baştata dinlerin...

    İzinden ayrılmayacağız m.

  10. #10
    Kenan adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-11-2006
    Mesajlar
    5,086
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    Karapapag nasıl bir cevap bekliyorsun söylede ona göre cevap verelim. Soruyorsun bizde söylüyoruz.

    Kuran'ı Kerim'den sonra başka kutsal kitap gemeyecektir diyoruz sen halâ yeni kitaptan bahsediyorsun. Sana şu kişiye vahyi ilahi geliyorda demedim. Ancak Allah vazifeli kıldığı kullarına bir şekilde vahyeder. Bu nasıl olur onu bilemem. İmanım bu şekildedir. Yanlışım varsa arkadaşalrım düzeltir.
    “Nefsinin aczini bilen insan, varlığın ALLAH’a mahsus olduğunu bilen insan, ilim sahibi demektir.
    Çünkü ilim ALLAH’ı bilmektir”

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •