"Eylül hüzün ayidir" diye fisildar Mehmet Rauf "EYLÜL" isimli romaninda...ondan midir yoksa,yillar evvel günlügüme düstügüm eylül notunda; "ne kadar tuhaf!eylülün ilk gecesi hep yagmur kokuyor" diye yazdigimdan mi?her eylül gecesi bir garip duygu karmasasi esir alir beni...
eylül hüzün getiriyor yüregime,sanki yillardir icimde yerlesmis bir acinin, bicak darbeleriyle dagliyor beni,icimden disima dogru...ve gözyaslarim icime dogru akiyor da,gözlerimi,karartiyor gün isigina...bir dolunay gecesinde aniden disleri ,tirnaklari cikan saskin kiz cocugu gibiyim,hüzün geceyi ve beni sarmaliyor...
kokusunu duyuyor musun sen de?neredeyse adim kadar eminim,simdi pencerenden uzatip basini yidizari izliuyor olmalisin,beyaz bulutlar kapladi gökyüzünü ama sen en parlak olandan bir önceki yildizi görüyorsundur,evet benim de gözlerim onu ariyor hep.en parlak olan herkesin yildizi ne de olsa...
böyle zamanlarda kavak agaclarini ne cok seviyorum,rüzgarla raks ederken yapraklari; hem gecmis yaz mevsiminden hem gelecek yagmurlu günlerden sarkilar mirildaniyor ve islak günlerin gölgesinde kara günlerin yasi beliriyor ...bu esinti...tam kivaminda soguk bir bardak su hissi yaratiyor.susuzlugum artiyor.
keske elime alip geriye alabildigim gibi saatleri ,zamanida alabilsem...neyi degistirmek isterdim en cok bilmiyorum,bildigim tek sey her eylül gecesinin,hizla gecen zamani hatirlatmasi.
eylül...gecmis düslerin ,gelecek korkularini yansitiyor,sarinip gögü kapatan bulutlara sonsuz uykuyu düslüyorum...her seferinde daha da gercekci oluyor.
Alıntı()


LinkBack URL
About LinkBacks



Alıntı Yaparak Cevapla



