AC /DC’nin fil gücündeki kükremesi 70’li yılların en etkili rock tınısı oldu. Bu 70’li yılların başlarındaki stadyumlarda düzenlenen hantal rock konserlerine ve sanatsal rock müziğinin saltanatına karşı bir reaksiyondu. AC/DC’nin rock tarzı, minimalistti. Kulaklara gitarla tokmak gibi vurmanın önemi yoktu, böyle bir yaklaşımdan özellikle kaçınıyorlardı. Birkaç on yıl içerisinde de sayısız taklitçisi ortaya çıktı.
AC /DC 1973 yılında gitarcı Malcolm Young tarafından Avustralya’da kuruldu. Malcolm erkek kardeşi Angus’la beraber Sidney’in muhtelif yerlerinde çalıyorlardı. Angus solo gitarcıydı ve henüz 15 yaşındaydı. Kız kardeşinin getirdiği okul formasını sahnede değişiyordu ve daha sonra grubun amblemi bu oldu. Bu süre içinde Sidney’de sırasıyla solist Dave Evans da dahil olmak üzere Harry Vanda ve Big Brother George Young’ın prodüktörlüğünü yaptığı ‘Can I Sit Next to You’ adlı kısaçaları çıkarttılar.
Daha sonraki yıl grup olarak Melbourne’e taşındılar ve burada gruba davulcu Phill Rudd ve Basçı Mark Evans katıldı. Grubun şoförü Bon Scott ise şarkıcı iken solist oldu. Dave Evans ise bundan böyle sahneye çıkmayı reddetti. Daha önceleri Scott Avustralyalı pop grubu Fraternity and Valentine’de davulcu olarak çalışıyordu. Birkaç defa küçük suçlardan dolayı soruşturmalara maruz kalmış ve Avustralya ordusu tarafından sosyal uyumsuzluğu yüzünden reddedilmişti ama, grubun vahşi imajını sağlamlaştırmıştı. AC /DC zaten uyumsuz bir gruptu. Kariyerlerini kabalığı ve şiddeti seven bir imaj üzerine oturtmuşlar, bütün sivrilik ve yaramazlıklarıyla bir hayran kitlesi oluşturmuşlardır. 1974 ve 1975 yıllarında Avustralya’da “High Voltage” ve “TNT” adlı albümlerini yayınladılar. 1976’da “High Voltage” iki albümü de içererek Amerika ve İngiltere’de yayınlandı ve grup iki ülkede de turneler düzenledi. Yıl sonunda da “Dirty Deeds Done Dirty Cheap” diğer albümleri takip etti.
1977’lerin başlarında Evans grubu terk etti ve Cliff Williams onun yerini aldı. 1977 sonlarında yayınladıkları “Let There Be Rock” Amerika listelerine girdi. “Powerage” 1978 baharında yayınlandı ve seslerini daha iyi duyurdu. Bu arada 1978 yılı canlı konser şovları ile geçti. Bunlardan bir tanesi de “If You Want to Blood, You’ve Got It”ti. Daha sonra çıkardıkları “Highway to Hell” onların kapıları yıkacak bir grup olduğunu kanıtladı. Amerika’da 17, İngiltere’de 18. sıraya yerleşti ve grubun satışı milyonu bulan ilk albümüydü.
20 Şubat 1980’de Bon Scott alkol komasından ölünce AC /DC treni raydan çıktı. Mart ayında Scott’ın yerini Brian Johnson aldı. Daha sonraki ayda “Black in Black” albümünü doldurdular, bu albüm onların en müthiş albümüydü ve yalnızca Amerika’da 10 milyon sattı. Birkaç yıl içinde grup dünyanın en bilinen ve satan gruplarından biri oldu, çıkardıkları “For Those About the Rock We Salute You” albümü ile 1982’de Amerika listelerinin tepesine oturdular, daha sonra Rudd grubu bıraktı, yerine ise Simon Wright geldi. 1982’den sonra “Flick of the Switch” albümü ile grubun ticari başarısı düşüşe geçmeye başladı. Ancak 90’da “The Razor Edge” ve arkasından yayınladıkları “Thunder Stuck”la durumu toparladılar. 1995’te “Ballbraker” yayınlandı, prodüktörlüğünü Rick Rubin’in yaptığı bu albümle AC /DC kariyerinde çok iyi bir noktaya geldi. “Ballbreaker” yayınlanır yayınlanmaz Amerika listelerine 4. sıradan girdi ve ilk altı ayda 1 milyon sattı. 2000’in ilk aylarında da “Still Upper Lip” adlı albüm yayınlandı.


LinkBack URL
About LinkBacks



Alıntı Yaparak Cevapla

)


