• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 7 1234567 SonSon
65 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    Karapapag adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    13-08-2007
    Mesajlar
    792
    Karizma Gücü
    5

    Tanrı Yahudilerin 3 Sorusuna 15 Günde Cevap veriyor. Nasılmı? Buyrun okuyun.

    Arkadaşlar,

    Düşünün ki Bir Tanrıki Birini Peygamber olarak gönderiyor, Ve Bu Peygamber Önceki Kitaplardan bihaber, Hani Onu Hertürlü bilgiyle Donatmış dı Tanrı, Neyse Ve Peygamberliği Test ediliyor, hemde mucize falanda istenmiyor bu sefer, 3 Tane soru sorulacak (Tevrattan) cevap istenecek. Tanrı nın bu durumda hemen soruların cevabını vahyetmesi beklenirken Tanrı ne yapıyor, Peygamberine kızıyor Ona güvendiği için. Küsüyor ders olsun diye 15 gün Vahiy göndermiyor. (Belkide soruların cevabını bulması bu kadar zaman almışdır), Ama durumu iyi idare ediyor Tanrı sonra gelen ilk ayette ne diyor biliyormusunuz.

    Hiç bir sey hakkinda 'Ben bunu yarin mutlaka yapacagim.' deme.Ancak: 'Allah dilerse'(yapacagim de)."

    Ve birde bir açıklama var. Nasıl olmuşsa Mantıksal bir sorgulama yapmışlar durumu izah etmek için, Ama nasıl bir mantık bir bakın.

    Diyolarki.
    Vahyin bu gecikisi peygamberi üzmesine ragmen mü'minlere güç kazandirmistir. Her ne kadar kâfirler bu gecikmeden sonuç çikarmayi reddettilerse de, kafalarinda süphe olan birçok Kureys'li için bu, vahyin Peygamber tarafindan uydurulmadigina, bilakis Allah'tan geldigine delil idi. Eger Muhammed (sav) daha önceki vahiyleri uydurdu ise, bu alay edilme ve üzüntüye ragmen bu kez vahyi geciktirmesi anlamsiz degil miydi?

    Bu açıklamada bahsedildiğine göre bu geçikme, Önceki ayetlerin uydurulmadığına kanıtmış. Nedenmi? Çünkü uyduran 15 gün beklemez yine uydururdu. Yahu Önceki Kitapda yazan bir bilgi soruluyor, Düşünsenize mantığı Uydurarak buna hemen cevap verebileceğini söylüyorlar. Buyrun Mantık ortada.


    Sevgi Ve Saygılarımla,

    ÜÇ SORU

    Kureysliler toplandikleri her seferde, kendilerince en büyük problem telakki ettikleri konu hakkinda mutlaka konusurlardi.Bu defa da Yesrib'deki Yahudi Alimlerine danismaya karar verdiler."Onlara Muhammed'den bahsedin , onu tarif edin ve söylediklerini iletin ;Çünkü onlar ilk kutsal kitaba inaniyorlar ve mutlaka peygamberler hakkinda bilgileri vardir, bizim se hiçbir bilgimiz yok" dediler.Yahudi alimleri su cevabi verdi"Ona bizim söyleyecegimiz 3 soru sorun.Eger bunlara cevap verebilirse, o Allah'in peygamberidir, fakat cevap veremezse yalanci ve sahtekârdir .Ona eski günlerde ülkesini terk eden genç adamlari, onlara ne oldugunu ve ilginç hayat hikayelerini sorun. Yeryüzünün ötesine, dogusuna ve batisina ulasan uzak yollarin yolcusundan haber vermesini isteyin.Bir de Ruh'u, onun ne oldugunu sorun.Eger size bunlari söylerse ona uyun, çünkü o bir peygamberdir."

    Elçiler gelince Kureys liderleri bu 3 soruyu sordu. Peygamber(sav) de "Yarin size bunlarin cevabini verecegim." dedi, fakat "Insaalah" demeyi unuttu. Ertesi gün Kureysliler cevap için geldiginde onlari geri gönderdi. O günden itibaren onbes gün boyunca hiçbir vahiy gelmedi.Cebrail de hiç yanina ugramadi. Mekkeliler onunla alay ettiler, o ise bu sözler için bekledigi yardimi alamadigi için üzülüyordu. En sonunda Cebrail, onu teselli eden ve 3 soruya da cevap veren vahyi getirdi. Bu uzun bekleyisin sebebi su ayetlerle açiklaniyordu: "Hiç bir sey hakkinda 'Ben bunu yarin mutlaka yapacagim.' deme.Ancak: 'Allah dilerse'(yapacagim de)."

    Vahyin bu gecikisi peygamberi üzmesine ragmen mü'minlere güç kazandirmistir. Her ne kadar kâfirler bu gecikmeden sonuç çikarmayi reddettilerse de, kafalarinda süphe olan birçok Kureys'li için bu, vahyin Peygamber tarafindan uydurulmadigina, bilakis Allah'tan geldigine delil idi. Eger Muhammed (sav) daha önceki vahiyleri uydurdu ise, bu alay edilme ve üzüntüye ragmen bu kez vahyi geciktirmesi anlamsiz degil miydi?

    Inananlar herzaman oldugu gibi vahyin kendisinden güç aliyorlardi. Kureysliler, eski günlerde ülkesini terkeden gençlerin hikayesini sorduklarinda _bu hikâyeyi o zamana kadar Mekke'de hiç kimse duymamisti_bu hikayenin o anki durumlariyla ilgili oldugunu, inananlarin yüceligini ve inanmayanlarin kötülügünü anlattigini bilmiyorlardi. Efes'li uyuyanlarin hikayesi söyle anlatilir : Milattan sonra III.yy.in ortalarinda halki putperestlige sapmis olan bir grup genç Allah'a imani muhafaza ediyorlardi, halk da onlari bu yüzden cezalandiriyordu. Bu eziyetlerden kaçmak için bir magazaya sigindilar ve orada 300 yil kadar uyudular.

    Yahudilerin o zamana dek bildiklerinden baska Kur'an-i Kerim'deki kissa hiçbir insanin görmedigi ayrintilardan da bahseder.Örnegin, uyuyanlarin uyandiktan sonra yüzyillar boyu uyuduklarini nasil farkettiklerini ve köpeklerin ön ayaklarini kapinin esigine nasil uzatarak yattigini anlatir.

    Ikinci soruya gelince, bu büyük yolcu Zü'l-Karneyn'dir. Vahiy onun doguya ve batiya yaptigi yolculugu anlatir ve sorulandan fazlasina cevap vererek 3.yolculuktan bahseder. Zü'l-Karneyn iki dagin arasinda yasayan bir topluluga rastlar ve o topluluk Zü'l-Karneyn'e kendilerini Yecüc, Mecüc ve cinlerden koruyacak bir duvar yapmasi için yalvarirlar.Allah da ona cinleri ve kötü ruhlari bir yere toplama gücü verir. O belirli günde, bu kötü ruhlar yeryüzünde büyük karisikliklara sebep olacaklardir. Onlarin ortaya çikisi, Kiyamet saatinden önce olacaktir ve vaktin yaklastigini gösteren isaretlerden biri olacaktir.

    Üçüncü soruya cevap olarak Vahiy, insanin aklî kapasitesinin ruhu kavarmaya yetmeyecegini söyler: "Sana ruhtan sorarlar, de ki:'Ruh, Rabbimin emrindedir, size ilimden yalnizca az birsey verilmistir.' "(Isra:85)

    Yahudiler, Peygamberin(sav) sorulara verdigi cevaplari ilgiyle karsiladilar ve son cümledeki "ilmden az verilmistir" ibaresinin yahudileri mi yoksa Araplari mi kasdettigini sordular.Peygamber:"Her ikisini de" cevabini verince kendilerinin her türlü konuda bilgi sahibi oldugunu söyleyerek karsi çiktilar.Çünkü onlar ,Kur'n'in da tasdik ettigi gibi herseyi ayri ayri açiklayan(En'am:154) bir kitap olan Tevrat'i okuyorlardi.Peygamber onlara söyle dedi: "Sizin bildikleriniz Allah'in ilmi yaninda çok azdir.Fakat yine de eger uygulasaniz bildikleriniz size yeter."Bundan sonra su ayet nazil oldu:"Eger yeryüzündeki agaçlarin tümü kalem ve deniz de -onun ardina yedi deniz eklenerek -(mürekkep) olsa, yine de Allah'in kelimeleri yazmakla tükenmez."(Lokman:27)

    Kureys liderleri yahudi alimlerini sözüne uymadilar,Yahudi alimleri de tüm sorulara cevap vermesine ragmen onu kabul etmediler.Fakat bu cevaplar baskalarinin Islâm'i kabûl etmesine neden oldu.Peygamberin taraftarlari arttikça düsmanlari yasam tarzlarinin tehlikeye girdigini daha çok anliyor ve kabilelerindeki müslümanlara iskenceler yapiyor, onlari dövüyor, aç ve susuz birakiyorlardi.

    Iskence yapanlarin en acimasizi Ebû Cehîl'di Eger yeni dine giren kisinin kendisini koruyacak güçte bir ailesi varsa ona iskence edemiyor fakat hakaret ediyirdu. Zayif kimselere iskence ediyor, diger kabileleri de buna tesvik ediyordu.Kabilesindeki Yasîr,Sümeyye ve ogulleri Ammar'a (ra) inkence edilmesine ve bunun sonucunda Sümeyye'nin ölümüne o sebep oldu.Diger kabiledekiler onlar kadar dayanikli olamadilar. Içlerinden gelmese de " Lat ve Uzza da Allah gibi sizin tanrilariniz degil mi? diye soruldugunda "Evet" diyorlardi.Bu insanlar artik Islâm'i açikça yasayamiyorlar, çogu gizli olarak bile yasayamiyordu. Peygamber(sav),kendisi iskenceden kurtulabildigi halde, diger mü'minlerin sürekli iskence çektiklerini görünce onlara söyle dedi:"Eger Habesistan'a giderseniz, orada hiç kimseye haksizlik adaletsizlik yapmayan bir kral bulacaksiniz.Orada dine simsiki bagli bir yasam vardir.Allah size çektiklerinizden bir kurtulus yolu gösterene dek orada kalan kalin."Bunun üzerinebir grup mü'min Habesistan'a gitmek üzere yola koyuldu. Bu, Islâm'daki ilk hicret idi.

    Kaynak: http://www.enfal.de/sav.htm#uc
    Savaşlara sebep olan tüm farklılıkların yokolması dileğiyle, En baştata dinlerin...

    İzinden ayrılmayacağız m.

  2. #2
    student adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-09-2005
    Mesajlar
    5,219
    Karizma Gücü
    8
    neden hemen cevap verilmediği konusu çok açık , biz müslümanlar hiçbir zaman Peygamberimizi ilah olarak görmedik , KuRANI kERİMDE DE Hz.Muhammed (sas)
    in bir insan olduğu , Allah bildirmedikçe geleceği bilemeyeceği bildirilmektedir.Kuranı Kerin vahy dir ve vahyi Allah isteiği zaman gönderir.Hz.Muhammed (sas) bile istediği an vahy alamaz.
    Hz.Muhammed (sas) içimizden biridir ,insandır , bizim gibi yiyip içen , acı çeken , mutlu olan örnek almamız emredilen bir insandır. Örnek almamız , itaat etmemiz emredilen bizim gibi insandır.Örnek alamayız diye bahanemiz yoktur.

    Peygamberde olsa kendisine bildirilmediği takdirde gelecek hakkında bilgi veremez.


    &#171iç bir şey hakkında &#180en bunu yarın mutlaka yapacağım´ deme. Ancak: &#171llah dilerse» (yapacağım de)» (Kehf: 23–24).


    selam ve dua ile,
    En-am Suresi 68.Ayet;

    Ayetlerimiz konusunda 'alaylı tartışmalara dalanlar:' -onlar bir başka söze geçinceye kadar- onlardan yüz çevir. Şeytan sana unutturacak olursa, bu durumda hatırlamadan sonra, artık zulmeden toplulukla beraber oturma.

  3. #3
    Karapapag adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    13-08-2007
    Mesajlar
    792
    Karizma Gücü
    5
    15 Gün sonra verilen cevabı Kureyşliler bile o zamanki akılları ve cahillikleri ile kabul etmemiş Ama helal ki size siz kabul ediyorsunuz. Bir kişi Tevratı açıp okusa cevapları bulacak bunu Allahdan beklemeye ne gerek var zaten olanda o Ancak 15 günde istenilen cevabı bulabilmişler Tevrattan.

    Neye üzülüyorum biliyomusun student, Gerçekden imanının sağlamlığından bunları savunmadığın alanen ortada, çünkü bunlar akılla mantıkla savunulacak durumlar değildir. Ama sen hala çırpınıyorsun. Haline üzülüyorum.

    Ama bir dostumun bir cümlesi aklıma geldi "Çırpındıkça battığımı sanıyodum ama aslında yüzeye çıkıyomuşum haberim yok" demişdi. Umarım sende yüzeye çıkarsın birgün. Yüzlercenizde.

    Sevgi ve Saygılarımla,
    Savaşlara sebep olan tüm farklılıkların yokolması dileğiyle, En baştata dinlerin...

    İzinden ayrılmayacağız m.

  4. #4
    izsiz Fhilosophia adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    23-09-2007
    Mesajlar
    334
    Karizma Gücü
    5
    Gerçeği okumanın mahlukata zevk vermesi gerekir.Teşekkür ederim dostum Karapapag.Güzeli olduğu gibi tarif ettiğin için
    Biz bugün ''canlı''nın nerede yaşadığını,neden ibaret olduğunu,adını sanını bile bilmiyoruz.Bizi tek başımıza bırakın,elimizden kitapları alın o saat şaşkına döner,ne yana gideceğimizi,kimden yana çıkacağımızı,kimi sevip,kimden nefret edeceğimizi bilemeyiz.İnsan olmak,yani gerçek,kendi vücuduna sahip,kanlı canlı bir insan olmak dahi bize güç geliyor ; bundan utanıyor,ayıp sayıyor,bildik,genel anlamda insan olmaya çabalıyoruz hep.Aslında biz ölü doğmuş yaratıklarız ; zaten çoktandır canlı olmayan babalardan dünyaya geliyoruz ve bundan da gittikçe daha çok hoşlanıyoruz.Bundan zevk alıyoruz.Yakında bir kolayını bulup doğrudan doğruya fikir dölleri olarak dünyaya geleceğiz.

    Dostoyevski

  5. #5
    fibonacci77 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    05-09-2006
    Mesajlar
    236
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı student tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Peygamberde olsa kendisine bildirilmediği takdirde gelecek hakkında bilgi veremez
    aynen katılıyorum bu yoruma.....alttaki ayetlerde anlayana çok şey anlatır....

    Sana, kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar.
    Onu bilip söylemek nerede, sen nerede?
    (naziat:42-43)
    Bir matematikçi sanmaz fakat bilir.İnandırmaya çalışmaz çünkü ispat eder.Güveninizi beklemez.Belki dikkat etmenizi ister.

  6. #6
    M.571 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-08-2007
    Mesajlar
    1,676
    Karizma Gücü
    0
    Sn. Karapapag,

    Bu şekilde Allah'a ve Peygamberine iftira atmaya devam ederseniz ELaNuR arkadaşımız gibi sizin de saptırılacağınızdan endişe duyuyorum. Fasık kimse günah işlemekte ısrar edendir. O, iftiralar atarak günah işledi ve bizimle arasına ince bir çizgi koydu. Fakat -o- çok ileri gitti ve Allah onun ile bizim aramızdaki çizgiyi iyice belirginleştirdi. (Hatırladığım kadarı ile Ateist olmuştu)Vakit çok geç olmadan aradaki o ince çizgiyi siliniz. Olmanız gereken yeri siz biliyorsunuz ama Şeytan sizi aldatıyor. Ona uymayın. -o- insan için apaçık bir düşmandır. Biliyorsunuz ki sizde bir inanca sahipsiniz ve yaradanın tek olduğuna inanıyorsunuz.

    Dikkatli okursanız, tam burada size -çok güzel- bir örnek vereceğim.

    İnanç meselesini iyi anlamak/iyi irdelemek gerekir. İnanç akıl ve zeka ile bulunamaz. İnsan Dünya'yı inceler ve der ki: "Bu kadar kompleks bir yapıyı bir yaradan olmalı." İnsan sanır ki doğru inancı kendi aklı ve zekası ile buldu. İşte İnsanoğlu tam bu noktada yanılıyor.

    Neden mi?

    ELaNuR arkadaşımızda aynı sizin gibi bir yaratıcı olduğuna inanıyordu. "Bütün bu kompleks yapının ve eşsiz düzenin bir yaradanı olmalı" diyordu. ELaNuR, "O"nu zekası ile bulduğunu sanıyordu. Yaratıcı'yı yine Yaratıcı'nın ona verdikleri ile bulduğunu düşünüyordu. Aynısını sizde düşünüyorsunuz. Yalan mı?

    SORU: Şimdi ELaNuR Ateist oldu. Ve bir yaratıcı olduğuna inanmıyor/inkar ediyor. Hani Yaratıcı ona gerekli olan şeyleri vermişti? Ne oldu?

    SORU: Peki ELaNuR'u -sözde- bir yaratıcı olduğuna iten sebepler/akli deliller ortadan kalktı da o yüzden mi Yaratıcı'yı inkar ediyor? ELaNuR'un, daha önceden bir yaratıcı olduğu inancına sebep olan şeyler (düzen-tasarım) hala var. Öyle değil mi?

    SORULAR: ELaNuR'da imzanızdaki şahsiyetle benzer bir düşünceye sahipti. Şimdi imzanızdaki şahsiyetin doğduğundan beri gözünün önende duran o kompleks tasarım nasıl oldu da inkar etmesine sebep iken şimdi inanmasına sebep? ELaNuR'un gördüğü hakikat neydi de şimdi onu göremez oldu? Bunların tek mantıklı açıklaması var. İnanan/doğru yolu bulan insanın kendi zekası değil(!) Allah onun ameline göre ister hidayete erdiriyor isterse de saptırıyor. Hala bu gerçeği görmeyecek misiniz? Yoksa inkara devam edip yapmakta olduklarınızda ileri mi gideceksiniz? Sizin tapmakta olduğunuz neden bu hakikati size bildirmemiş?

    Sizce onu Yaratıcıdan uzaklaştıran şey onu -sözde- küçük düşürecek olan kitaba inanmaması mıydı? Yoksa onun hak olduğunu yazan kitabı karalamaya çalışması mıydı? Sizce onu inkara sürükleyen sebep nedir? Yaradana bağlı değil miydi? Ben yazılanları okudum. Hayır(!) O, inandığı şeye sizden daha çok bağlıydı ve savunuyordu. Ama Allah'a ve Peygamberine iftira atıyordu ve bunda ileri gitmişti. Hala düşünmeyecek misiniz?

    Şimdi siz ona deseniz ki: "Bak ELaNuR. Bu kadar düzenin bir yaratıcısı olmalı. Bırak bu Ateistliği." diye. Size cevabı kısa ve nettir: "Öyle birşey olduğuna artık inanmıyorum."

    O inancı veren de alan da Allah'tır. ELaNuR sizin için apaçık bir ibrettir. Hala düşünmeyecek misiniz? O kişi gözlerinizin önünde Ateist oldu. İçindeki inanç nereye gitti? Buna mantıklı bir açıklama getirebilir misiniz? Ama sürekli olarak karalamaya çalıştığınız "O" kitap varya, buna da bir açıklama getiriyor ne hikmetse.

    NOT: Bu notu mesajı yazdıktan çok sonra ekliyorum. Forumda Deizm konusunda yazılanları tekrar gözden geçirdim ve gördüm ki Elanur'un bir dediği bir dediğini tutmuyor. Bunda benim bir kabahatim yok. ELaNuR ya da bir başkası; Allah'a inanıpta bu inançtan vazgeçenler olduğu gibi Sizin imzanızdaki insanlardan da var. Bu sebeple ELaNuR ismini tüm Allah'a inanıp daha sonra inkar edenler olarak algılayabilirsiniz.

    NOT: ELaNuR hanım, siz de yanlış anlamayın lütfen.

    YÛNUS suresi 35. Ayet Mealen:
    De ki: “Allah’a koştuğunuz ortaklarınızdan hakka iletecek olan bir kimse var mı?” De ki: “Hakka Allah iletir.” Öyle ise, hakka ileten mi uyulmaya daha lâyıktır, yoksa iletilmedikçe doğru yolu bulamayan kimse mi? Ne oluyor size? Nasıl hüküm veriyorsunuz?”

    BAKARA Suresi 26. Ayet Mealen:
    Allah, bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenler onun, Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu bilirler. Küfre saplananlar ise, “Allah, örnek olarak bununla neyi kastetmiştir?” derler. (Allah) onunla birçoklarını saptırır, birçoklarını da doğru yola iletir. Onunla ancak fasıkları saptırır.

    NOT: Yukarıda yazdıklarım -sadece- size bir tavsiyedir/bir uyarıdır. Sizi düşünmeye değil(!) Derin düşünmeye davet ediyorum. Eğer benim yazdığıma biraz olsun saygı ve değer veriyorsanız yukardaki yazıyı en az 3 defa üzerinde düşünerek okumanızı istiyorum. Lütfen... Sorulara kendi içinizde mantıklı cevaplar bulmaya çalışın. Mesela "onda var olan inanç şimdi nerede?" sorusuna. Emin olunuz. Ben düşündüm ve Kur'an'da yazanın dışında mantıklı olan tek cevap bulamadım. Doğru yola ileten de "O", fasıkları satıran da "O". Her ne karar verirseniz hepsine de saygım vardır. Bunu da ayrıca belirtmek isterim.

    Şimdi Asıl konumuza dönelim.

    Biliyoruz ki Tarihte yaşamış bir insanı karalamak o kadar kolay ki(!) Örneğin ben sizin avatarınızdaki kişiyi (Mustafa Kemal) dahi 2 tane birbiri ile çelişen ifadesini bulurum ve çok da kolay karalarım. O zaman siz onun resmini avatar olarak kullanmaktan vazgeçer misiniz? Yoksa tarihte yaşamış ve mezarından çıkıp kendisi hakkındaki kötü eleştirilere cevap veremeyecek birinin, karalanmasının çok kolay olduğunu kabul mü edersiniz? Bunu da düşünün...

    15 günü bir kenara bırakalım. Ben size 40 gün vereyim. İster misiniz?

    İlk vahiyden (Alak) sonra 40 gün vahiy kesilmiştir. Ve bilgi dolu Müddessir Suresi'nin ilk 5 ayeti Vahiy olunmuştur. Bakalım 40 günde neler bulunmuş...

    Müddessir Suresi 1. 2. 3. 4. 5. Ayetler Mealen:

    1. Ey örtünüp bürünen (Peygamber!)

    2. Kalk da uyar.

    3. Rabbini yücelt.

    4. Nefsini arındır.

    5. Şirkten uzak dur.

    Fazla söze gerek var mı? Bence yok. Siz olduğunu düşünüyorsanız yapmakta olduğunuza devam edebilirsiniz. Allah sizi doğru yola iletir inşallah.

    RÛM suresi 43. ayet Mealen:
    Allah tarafından, geri çevrilmesi olmayan bir gün gelmeden önce yüzünü dosdoğru dine çevir. O gün insanlar bölük bölük ayrılacaklardır.

    ZÜMER suresi 54. ayet Mealen:
    Azap size gelmeden önce Rabbinize dönün ve O’na teslim olun. Sonra size yardım edilmez.


    NOT: Yazdıklarım hakaret ya da rencide etmek için değildir. İnanın ki yazdıklarımda asla kötü ve art niyet yoktur. Eğer hakaret ettiğimi düşündüyseniz siz de bana hakaret edin de ödeşelim. Hak geçmesin.

    _Sevgiler_Saygılar_
    Bu mesaj en son " 05.10.07 " tarihinde saat 04:13 itibariyle M.571 tarafından düzenlenmiştir...

  7. #7
    Karapapag adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    13-08-2007
    Mesajlar
    792
    Karizma Gücü
    5
    Sevgili M.571,

    Öncelikle yazınızda herhangi bir hakaret görmedim, Kaldıki bu bir tartışma, ben nasılki sizin inancınızı sorgulama hakkı kendimde bulabiliyorsam sizinde en ağır şekilde eleştirme ve sorgulama hakkınız vardır. (Bana göre)

    İkinci konu Elanur'un ateist olduğuna dair bir bilgim yok, kendisi ile msn dede görüşürüm ama böyle bir düşünceye yöneldiği konusunda birşeyden haberim yok. Eğer varsayda bize saygı duymak düşer.

    İnanmada en önemli sorun, kişinin eğitimi ve gelişimi aşamasında yönlendirilmeleri ve şartlandırılmaları neticesinde bazı fikirlere körü körüne saplanmasından ibarettir.

    İmzamdaki örnektede görüleceği üzere, kişinin at gözlüğüyle yıllarca bi konuya bakabileceğine apaçık bir delildir. Yetişdiği çevre ve koşullar bazen insanlar izin verirse bu tür şartlanmaları bilinçaltına yerleştirerek karşı görüş ve düşüncelere kendini kapatmaktadır. Bu bugün tüm inananlardada bu durum mevcuttur. Siz nasılki aklın ve mantığın kabul etmediği bir inanca sahip çıkıp diğer tüm alternatif düşünceleri sorgulamadan reddedebiliyorsanız, Neticede oda bir insan ve oda bu hataya düşebiliyor.

    Ama erdem odurki, bunu nezaman olursa olsun, ne kadar geç olursa olsun görübilmek ve ifade edebilmekdir. Buda takdire şayandır.

    Bakın şöyle düşünerek nacizane beraber sorgulayalım.

    Bir Tanrı varsa ki, var olduğuna sende bende inanıyoruz. Ve bizi bir sınava tuttuğunu kabul edelim. Peki ne için iyimizi seçmek için. Tamam onada kabul.

    Peki nelerimiz deniyecek bizim, Aklımızı ve özgür irademizi test edecek, ama nasıl? İradenin özgür olabilmesi ve adil olarak test edilebilinmesi için şartlandırma ve yönlendirme olmaması gerek. Bir eleman seçerken düşünki kişiyi tartarsın ve bir soru yönlendirirsin, dersinki şöyle bir durumda nasıl haraket edersin diye, Burdan sağlıklı bir sonuç alabilmek için sana göre nasıl davranması gerektiğini kişinin bilmemesi gerekir, zaten bilirse senin istediğin cevabı verecekdir, Diyosunki şu cevabı verirsen seni işe alırım vermezssen almam. Bu şekilde ne kadar mükemmel bir sonuca ulaşabilirsin ortada değilmi. Oysaki Tanrı herşeyi mükemmel yapar bizim bir personel seçerken bile uyguldığımız yöntemden çok daha basit ve saçma bir yöntemle iyiyi seçmeyi düşünülmesi ne kadar inandırıcı geliyor sana.

    Kaldıki şöylede düşünelim, Akılla ve mantıkla inanılmayacağını söylersiniz. O zaman Tanrı neyi seçiyor inanmamızı yada inanmamamız onun isteği ne bağlı iken. Seni neyle yargılayacak. Akılla değil, Mantıkla değil, İradeyide özgür bırakmıyor çünkü diyorki bunları yaparsan cennet yapmazsan cehennem, İradeyi sınırlıyor veya yönlendiriyor. Peki neyimizi yargılıyor veya test ediyor düşünsene. Aklımızı değil, Mantığımızı değil, İrademizi değil, İnanmamız veya inanmamamız ona bağlı iken neyimizi test ediyor. Şimdi ben çıksam desemki Rabbın huzurunda ya rabbim, Ben ki aklımla seni bu dine sığdıramadım hatta yanına bile yaklaştıramadım, Mantığımla keza öyle, Özgür iradem ve aklımın yardımıyla da iyiyi doğruyu kendim belleyip bulup uyguladım, Elimden geldiğince şartlarımın elverdiğince bana verdiğin koşulların elverdiğince iyi ve doğru olmaya, adil ve sevgi dolu olmaya çalışdım, Lakin sen beni bu dine ve Peygambere vede Kitaba inananlardan olmamı dilemedin istemedinki, ben inanmadım.

    Peki Beni neyle suçlayacak. O adaletini yerlere göklere sığdıramadığımız Tanrımız neyle suçlayacak cevap verirmisin lütfen?

    Sevgi ve Saygılarımla,
    Savaşlara sebep olan tüm farklılıkların yokolması dileğiyle, En baştata dinlerin...

    İzinden ayrılmayacağız m.

  8. #8
    student adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-09-2005
    Mesajlar
    5,219
    Karizma Gücü
    8
    Karapapag demiş ki ;

    İkinci konu Elanur'un ateist olduğuna dair bir bilgim yok, kendisi ile msn dede görüşürüm ama böyle bir düşünceye yöneldiği konusunda birşeyden haberim yok. Eğer varsayda bize saygı duymak düşer.
    ElaNur la ilgili değişimi ben sana linki ile vereyim ;


    http://www.turkforum.net/583868-deizm-hakkinda-merak-edilenler-5.html linkinde 63 nolu mesaj ;

    Ela Nur demiş ki ;

    Bu yazdiklarin hakkinda biraz düsündüm ve hakli olduguna karar verdim , hic bir insan kendi kendine sirf aklini kullanarak Tanri'yi bulamaz.Eskiden deist oldugumu ve Tanriya inandigimi saniyordum ama sizin bu lafiniz üstüne Tanri diye birseye inanmadigimi anladim , cünkü kutsal denen kitaplara inanmiyan biri onda yazan tanriyi akliyla bulamayicagi icin inanmasida sacma olur , yerden göge kadar haklisin.

    Ben artik bir Ateistim , bu karari verirken en cok hosuma giden sey Galibilerin artik bana müslüman demelerine imkan olmamasi , onlar bana müslüman derken midem kalkiyordu , elli defada özelden felan yazarak rica ettim bana müslüman demeyin diye ama anlamamislardi , simdide desinlerde göriyim

    Bu iletim bu baslik altinda son iletimdi , artik deist olmadigima göre deizm hakkinda sorulan sorulara kendimi muhattap olarak görmüyorum.


    Şimdi konu ela Nur olduğunda '' Eğer varsayda bize saygı duymak düşer. '' diyorsun ama biz müslümanların kendi yaptığımız seçimlere saygı duymaya gelince durum ortada .Hakaretler , siz düşünmeden arraştırmdan inanıyorsunuz demekler.Bu davranışınız sizin ikiyüzlülüğünüzü gösteriyor.Sizin amacınız kimsenin düşünmesi , araştırması veya birşeyler öğrenmesi değil , amacınız dinlere karşı ( özellikle islam ) içinizdeki kini kusmak.Aksi halde kendi aklıyla Deistlikten vazgeçen Ela Nura duyduğun saygıyı , kendi aklıyla İslamı seçenlere de duyardın.
    Yoksa kafanızda uydurduğunuz Tanrı nın verdiği akılla Deistlikten vazgeçen Ela Nura duyduğun saygıyı , yine kafanızda uydurduğunuz Tanrı nın verdiği akılla İslamı seçenlere gösterirdin mi demeliydim ?


    selam ve dua ile,
    En-am Suresi 68.Ayet;

    Ayetlerimiz konusunda 'alaylı tartışmalara dalanlar:' -onlar bir başka söze geçinceye kadar- onlardan yüz çevir. Şeytan sana unutturacak olursa, bu durumda hatırlamadan sonra, artık zulmeden toplulukla beraber oturma.

  9. #9
    Karapapag adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    13-08-2007
    Mesajlar
    792
    Karizma Gücü
    5
    Alıntı student tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Karapapag demiş ki ;



    ElaNur la ilgili değişimi ben sana linki ile vereyim ;


    http://www.turkforum.net/showthread.php?t=583868&page=5 linkinde 63 nolu mesaj ;

    Ela Nur demiş ki ;

    Şimdi konu ela Nur olduğunda '' Eğer varsayda bize saygı duymak düşer. '' diyorsun ama biz müslümanların kendi yaptığımız seçimlere saygı duymaya gelince durum ortada .Hakaretler , siz düşünmeden arraştırmdan inanıyorsunuz demekler.Bu davranışınız sizin ikiyüzlülüğünüzü gösteriyor.Sizin amacınız kimsenin düşünmesi , araştırması veya birşeyler öğrenmesi değil , amacınız dinlere karşı ( özellikle islam ) içinizdeki kini kusmak.Aksi halde kendi aklıyla Deistlikten vazgeçen Ela Nura duyduğun saygıyı , kendi aklıyla İslamı seçenlere de duyardın.
    Yoksa kafanızda uydurduğunuz Tanrı nın verdiği akılla Deistlikten vazgeçen Ela Nura duyduğun saygıyı , yine kafanızda uydurduğunuz Tanrı nın verdiği akılla İslamı seçenlere gösterirdin mi demeliydim ?

    selam ve dua ile,
    Sevgili Student,

    Benim samimi duygularla, Tanrı ile kendi arasında dinini yaşayan herkeze saygım var, Saygı ayrı konudur Eleştirmek ayrı konudur aradaki farkı idrak edemiyorsan yapabileceğim bir şey yok, Saygı kişiye olur şahsa olur, Ama o kişinin görüş düşünce ve inançlarını paylaşmayabilirsin, Senin fikirlerinin tam aksini düşünen bir kişinin düşüncesine saygı duyamazssın, Örneğin 10 yaşında bir çocukla ben evlenebilirim diyen bir fikre saygı duymamam, Bu fikri taşıyan kişiyede saygı duyamam, Irkçı bir kişinin diğer ırkları hakir ve eksik görmesine, kendini üstün görmesine, Kendinin üstün yaradıldığını söyleyen bir kişinin düşüncelerinede saygı duyamam, Tabiki kendisinede saygı duyamam. Allah adına başkasının canına kastı helal gören zihniyete de saygı duymam bu zihniyete sahip insana da saygı duymam. Bunlar gibi bazı şeyler istisna olması bir tarafa her şahsa saygı duyarım. Ama düşüncelerine duymayabilirim ve eleştirebilirim, Karşı fikirlerimi hatalı ve yanlış yolda olduğunu söyleyebilirim. Bu Elanur içinde geçerlidir senin içinde. Tabi senin açındanda benim için geçerlidir.

    Anlayabildiğini sanmıyorum ama anlıyan anlar,

    Sevgi ve Saygılarımla,
    Savaşlara sebep olan tüm farklılıkların yokolması dileğiyle, En baştata dinlerin...

    İzinden ayrılmayacağız m.

  10. #10
    megun adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    10-11-2005
    Mesajlar
    603
    Karizma Gücü
    0
    Merhaba Karapapaq,

    Bir Tanrı varsa ki, var olduğuna sende bende inanıyoruz. Ve bizi bir sınava tuttuğunu kabul edelim. Peki ne için iyimizi seçmek için. Tamam onada kabul.

    Peki nelerimiz deniyecek bizim, Aklımızı ve özgür irademizi test edecek, ama nasıl? İradenin özgür olabilmesi ve adil olarak test edilebilinmesi için şartlandırma ve yönlendirme olmaması gerek. Bir eleman seçerken düşünki kişiyi tartarsın ve bir soru yönlendirirsin, dersinki şöyle bir durumda nasıl haraket edersin diye, Burdan sağlıklı bir sonuç alabilmek için sana göre nasıl davranması gerektiğini kişinin bilmemesi gerekir, zaten bilirse senin istediğin cevabı verecekdir, Diyosunki şu cevabı verirsen seni işe alırım vermezssen almam. Bu şekilde ne kadar mükemmel bir sonuca ulaşabilirsin ortada değilmi. Oysaki Tanrı herşeyi mükemmel yapar bizim bir personel seçerken bile uyguldığımız yöntemden çok daha basit ve saçma bir yöntemle iyiyi seçmeyi düşünülmesi ne kadar inandırıcı geliyor sana.

    Kaldıki şöylede düşünelim, Akılla ve mantıkla inanılmayacağını söylersiniz. O zaman Tanrı neyi seçiyor inanmamızı yada inanmamamız onun isteği ne bağlı iken. Seni neyle yargılayacak. Akılla değil, Mantıkla değil, İradeyide özgür bırakmıyor çünkü diyorki bunları yaparsan cennet yapmazsan cehennem, İradeyi sınırlıyor veya yönlendiriyor. Peki neyimizi yargılıyor veya test ediyor düşünsene. Aklımızı değil, Mantığımızı değil, İrademizi değil, İnanmamız veya inanmamamız ona bağlı iken neyimizi test ediyor. Şimdi ben çıksam desemki Rabbın huzurunda ya rabbim, Ben ki aklımla seni bu dine sığdıramadım hatta yanına bile yaklaştıramadım, Mantığımla keza öyle, Özgür iradem ve aklımın yardımıyla da iyiyi doğruyu kendim belleyip bulup uyguladım, Elimden geldiğince şartlarımın elverdiğince bana verdiğin koşulların elverdiğince iyi ve doğru olmaya, adil ve sevgi dolu olmaya çalışdım, Lakin sen beni bu dine ve Peygambere vede Kitaba inananlardan olmamı dilemedin istemedinki, ben inanmadım.

    Peki Beni neyle suçlayacak
    . O adaletini yerlere göklere sığdıramadığımız Tanrımız neyle suçlayacak cevap verirmisin lütfen?
    Aslında belki de şunu sormak lazım, ya düşündüğün gibi konuşabileceğin, hesap sorabileceğin bir tanrı yoksa? Ya evrende gördüğün işleyen muhteşem bir sistem var bu sistemde oluşan mekanizmanın doğal sonuçlarını yaşayacak isek? Belkide tüm anladıklarımızı sandıklarımız birer mecazden ibaret ve de gerçek apaçık ortadaysa?

    İnşallah hepimiz evrensel bu gerçekleri algılarızda bahanenin fayda etmediği o anlarda pişmanlıksız bir şekilde yaşantımızı devam ettiririz.

    Teşekkürler

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Üsttekinin sorusuna cevap ver sende soR
    2006 Konuları bölümünde kumarbaz tarafından açılmış
    Yanıt: 13
    Son Mesaj: 08.03.06, 21:11

Bu konuyla ilgili etiketler

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •