• Reklam
Sayfa: 9 | Toplam: 12 İlkİlk 123456789101112 SonSon
117 sonuçtan 81 --- 90 arası gösteriliyor
  1. #81
    berson adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-02-2007
    Mesajlar
    542
    Karizma Gücü
    0
    Allah hidayet eder inşallah.
    Amin...Cümle Allah vardır diyenlere..Umarı da,bilmem ki..İnşaAllah..

    hamza,

    Benim şeyhimden anladığım şey,senin bu yaklaşımınla asla anlamayacağın şeydir. Çünki inanmıyorsun.Çünki peygamber efendimize sağ iken tabi olanları da diğerleri anlamıyor ve kabul etmiyorlardı.Bu gün de varisine tabi olamayanlar,O rahmetten habersiz olarak varisini de laf ebesi ukalalardan olur sananlar, hadiseyi aynı görüyorlar.
    Bu işleri lafla olur sananlar,önüne gelene önce islamiyet şimdi de takva dersi verenler,okudukları ile övünüp iş inanmaya gelince kıvırmayı marifet sananlar anlamazlar.İnandım demekle oldumu?.Görülüyor neye inandığınız.Yalnızca ayete inanmıyorsunuz, onun dışında ne kadar hikaye varsa uydurulmuş hepsine inanıyorsunuz maşallah.
    Hrıstiyan ve yahudilerin Alim geçinenleri de ellerindeki kitabı ve inandıkları peygamberleri varken nasıl inanacaklardı bayım?Sen ve bu zihniyet,Allahın apaçık ayetlerine rağmen Evliyasını dışlamış ve kitaptan(meallerden)çıkarmışken.Bu rahmetten Ümmeti Muhammedi yoksun bırakma çabalarınız varken.Onun yerine zahiren üçbeş kelime öğrenip herkese tepeden bakan ukalaları varis gibi gösteriyorken.
    "Kitapta evliya duruyor,amma manası "dost" deme.Bu, tüm Evliyaullaha AÇIKÇA Hakaret oluyor.Ölçüsüzlüğün de bir haddi olur.
    Birazcık olsun insaf edin de başınızı kumdan çıkarın.Biraz da Allah ne diyor diye ACABASIZ bakın ayetlere.
    Sahte mürşitlerin gizlemeye güçleri işte buna yetmez.
    Onlar; enâniyet, ulûhiyet iddiâlarını
    ne kadar gizlemeye çalışsalar da,
    mü’min kullardan gizleyemezler.
    “Siz mü’minin firâsetinden kaçının.
    Onlar ALLÂH’ın nûru ile bakar”

    hitâbını iyi anla!..

    PİR H.GALİP HASAN KUŞÇUOĞLU

  2. #82
    HAMZA... adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-02-2007
    Mesajlar
    5,134
    Karizma Gücü
    7
    Tabiki senin gibi dilinin ve şeri kardeşlerinin hatırlarını kıran laf ebesi boş cahil bir sadece kendinde olanı başkasına yakıştıran itira sahibi birini eğiten ve ona böyle ahlak ve ahkam veren bir öğretiye kısık gözle bakıyorum. Sen bir Cemaatin adına yazıyorsun ve tarzın sokak tarzı Allah yolunda olan ve Dervişlik hasletini bize anlatmaya çalışan cehaleti görünce elbetteki insanlar savunduğun görüşle ağzının pelsengini düzeltemeyen nefsinin heves ve arzularını bir meziyetmiş gibi abartan ve Dervişim diyen birine şüphe ile bakmak temsil ettiği öğretiyede böyle bakmaya yeterde artar bile. senin nefsine sahip olamayan tartışma uğruna saldırı ve iftiraları korkmadan savuran biri için tam prototip örneksin. Onun için terbiye gördüğün biçimi iyi tremsil ediyor sadece iftira ve edep sınırlarını zorlayan haller çiziyorsun. O dergahtan bu kadar terbiye sınırlarını zorlayan dervişler çıkıyorsa şimdi bir kez daha oturup düşünmek lazım. Yada bu forumdaki ağabeylerin senin haddini bildirmeleri lazım. Edebe bu kadar haya içinde olan bu zavallı sizin terbiyenizden bu kadar olmuşsa, terbiye edilmeden ne kadardı allah bilir. yazdıklarının içinde haddi aşan zavallı kelimelerden başka konuşulmaya değer ne varki. anırım sen bu öğretenin zavallı laf ebesisin yada bal yapmayan vızırdayan zavallı arısı. senin aldığın terbiye Giydiğin dervişlik kisveine büyük gelmiş. sen ölçüyü bir daha ver istersen
    HAMZA...


    Son Ağaç yıkıldığında, Son Nehir kuruduğunda, Son Balık öldüğünde,son Çiçek solduğunda paranın yenmeyeceğini öğreneceksiniz (Kızılderili Atasözü)



    TÜRKYAŞAM
    FENERBAHÇELİLE

    Hep DESTEK
    Tam DESTEK!!




    NE KADAR BİLİRSEN BİL, SÖYLEDİKLERİN KARŞINDAKİ KİŞİNİN ANLADIĞI KADARDIR. (HZ. MEVLANA)

  3. #83
    berson adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-02-2007
    Mesajlar
    542
    Karizma Gücü
    0
    hamza;
    Allah seni de,rahmetinden ayırmasın.İyilikleri seninle beraber olsun.
    Ağzından saçtıklarına mukayyet ol emi.
    Sahte mürşitlerin gizlemeye güçleri işte buna yetmez.
    Onlar; enâniyet, ulûhiyet iddiâlarını
    ne kadar gizlemeye çalışsalar da,
    mü’min kullardan gizleyemezler.
    “Siz mü’minin firâsetinden kaçının.
    Onlar ALLÂH’ın nûru ile bakar”

    hitâbını iyi anla!..

    PİR H.GALİP HASAN KUŞÇUOĞLU

  4. #84
    HAMZA... adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-02-2007
    Mesajlar
    5,134
    Karizma Gücü
    7
    Amin hayır duaya hayır dua ile karşılık veririz. Ancak sende ağzından çıkana mukayet olki karşılıklı olsun. Sen bir Dergahı temsil ediyorsun. Benin böyle bir temsiliyetim yok. sırf tartışma adına bu yapılanları tasvip etmiyorum. Ama inanki buna sen sebeb oluyorsun. Diğer Galibi'lerlede anlaşamasakta Bazılarına ciddi sevgi beslediğim bile olmuştur. sen tartışma adına tahrikar bir tavır takınıyor ve diline sahip olamıyorun. Bu olanlardan bende hoşnut değilim Rabbim hikmeti ile bizi affettiği kullarından eylesin
    HAMZA...


    Son Ağaç yıkıldığında, Son Nehir kuruduğunda, Son Balık öldüğünde,son Çiçek solduğunda paranın yenmeyeceğini öğreneceksiniz (Kızılderili Atasözü)



    TÜRKYAŞAM
    FENERBAHÇELİLE

    Hep DESTEK
    Tam DESTEK!!




    NE KADAR BİLİRSEN BİL, SÖYLEDİKLERİN KARŞINDAKİ KİŞİNİN ANLADIĞI KADARDIR. (HZ. MEVLANA)

  5. #85
    berson adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-02-2007
    Mesajlar
    542
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı HAMZA... tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Amin hayır duaya hayır dua ile karşılık veririz. Ancak sende ağzından çıkana mukayet olki karşılıklı olsun. Sen bir Dergahı temsil ediyorsun. Benin böyle bir temsiliyetim yok. sırf tartışma adına bu yapılanları tasvip etmiyorum. Ama inanki buna sen sebeb oluyorsun. Diğer Galibi'lerlede anlaşamasakta Bazılarına ciddi sevgi beslediğim bile olmuştur. sen tartışma adına tahrikar bir tavır takınıyor ve diline sahip olamıyorun. Bu olanlardan bende hoşnut değilim Rabbim hikmeti ile bizi affettiği kullarından eylesin
    HAMZA...
    Bizim yaptığımız duayı senin şahsına olan kısmını duy istedim.Yoksa özel bir dua değil, bizlerin her gün mutazaman yaptığımız Tüm Allaha inanan kullarının(ehl-i İmanın ve ehl-i İslamın) selameti için dualarımız vardır.
    Şunu da hemen belirteyim ki ben Galibiliğin temsilcisi değil mensubuyum.Karıştırma bunu.Bana bir sözün varsa benim üzerimden söyle.Bende bulacağın her güzellik,Allahın bir lütfu olarak şeyhimin tasarrufudur,her çirkinlik ise nefsimin.Böyle yapman ancak ard niyetin göstergesi olur.
    Kişilerin savunduğu din anlayışına bakarak kim dine ve şeriatına saldırırsa doğru mu yapmış olur?.Böyle yapanlar doğrumu yapıyorlar?..

    Edinilmiş yanlış bilgilere saplanıp kalarak açık ayetleri de buna göre yorumlamak,inancın ifadesi değil ancak zıtlaşma psikolojisinin bir sonucudur.
    Vurguladığımız mana,verdiğimiz örnek bunu açık bir göstergesidir.
    Verdiğiniz ayet alıntılarının manasını yine alıyorum ve ne anladığımı yazıyorum(parantez içindeki kırmızı yazılar benim dir).
    Kendilerine kitap verilenlerden, Allah'a ve ahiret gününe inanmayan, Allah'ın ve Resûlü’nün haram kıldığını haram tanımayan ve hak dini din edinmeyenlerle, küçük düşürülüp cizyeyi kendi elleriyle verinceye kadar savaşın. (TEVBE 29)
    (Allah; bu ayette,Ehl-i kitaptan olup,Allah'a ve ahiret gününe inanmayan, Allah'ın ve Resûlü’nün haram kıldığını haram tanımayan ve hak dini din edinmeyenlerle, özeliklerinde olanlar için hüküm veriyor.Tüm ehl-i kitaptan bahsetmiyor. İçlerinden, imansızların ve Allahı tanımayanların-kafirlerin-durumundan bahsediyor,ve hükmünü veriyor.)

    Yahudiler: "Üzeyir Allah'ın oğludur" dediler; Hıristiyanlar da: "Mesih Allah'ın oğludur" dediler. Bu, onların ağızlarıyla söylemeleridir; onlar, bundan önceki inkar edenlerin sözlerini taklid ediyorlar. Allah onları kahretsin; nasıl da çevriliyorlar?(TEVBE 30)
    (Yahudiler ve hırıstiyanların Ümmet olarak en fazla düştükleri hata ve küfrü gösteriyor Hz.Allah.Bu genel ifade bunların tümüyle bu kapsamda olduğunu göstermez.Çünki yine kuranda onların da içlerinde has ve halis iman sahiplerinin buluncağını bize bildiriyor.Ayrıca
    Mümtehine 10.ayette,
    kafir kadınları nikahınız altında tutmayın buyuruyor.
    Maide 5.ayette
    ise,ehl-i kitabın hanımlarından -zikredilen-vasıfları uygun olanlarla nikah olur diyor.
    Bu kadar açık!..Kafir kadını boşa!..Amma ehl-i kitabın hanımları ile evlenebilirsin!..Emri İlahi bu...

    Ali imran 55.
    Allah demişti ki: "
    Ey İsa! Ben seni eceline yetireceğim, seni kendime yükselteceğim, inkar edenlerden seni tertemiz ayıracağım;sana uyanları, kıyamet gününe kadar, inkar edenlerin üstünde tutacağım. Sonra dönüşünüz Banadır. Ayrılığa düştüğünüz hususlarda aranızda hükmedeceğim. İnkar edenleri de dünya ve ahirette şiddetli azaba uğratacağım. Onların hiç yardımcıları olmayacaktır."

    (Yoruma gerek yok..)

    Maide 43.
    İçinde Allah'ın hükmü bulunan Tevrat yanlarında iken seni nasıl hakem yapıyorlar, sonra arkasından ne diye dönüyorlar? Öylelerin müminlerle alakası yoktur.
    (İddia sahiplerine göre bir kitap gelince diğeri iptal olur,çünki o kitabın hükmü kalkmıştır bozulduğu için.Halbu ki Allah böyle buyurmuyor.Musa a.s.,rivayete göre İ.Ö.1500 civarında gelmiş,tevratla hükmetmiş 1500 yıl sonra,İncil gelmiş amma hükmü sürmüş,yani hükmü kalkmamış-Allah öyle buyuruyor-incilden deyaklaşık 600 yıl sonra Kuran gönderilmiş iddiaya göre incilin hükmü kalmadığı için..Oysa Allah buyuruyor ki; İçinde Allah'ın hükmü bulunan Tevrat yanlarında iken seni nasıl hakem yapıyorlar,bunu yapanların MÜMİNLERLE ilgisi yoktur diyor Allah.Kafirdir demiyor.Allah ne hükmü kalkmıştır diyor ne de onlar kafirdir diyor.)
    Maide 47.
    İncil'e inananlar da Allah'ın onun içinde indirdiği ile hükmetsin. Kim Allah'ın indirdiği hükümlerle hükmetmezse, onlar fasıklardır.
    (Aynı beyanı İncil sahipleri için de bir EMİR olarak buyuruyor.Bunu yapmayanlara ise fasıklardır -GÜNAHKARLARDIR- diyor.Kafirlerdir demiyor.)

    Maide 48.
    Sana da önünde bulunan kitapları doğrulayıcı ve onlara bir şahit olmak üzere bu hak kitabı indirdik; onun için sen de aralarında Allah'ın indirdiğiyle hükmet, sana gelen gerçekten ayrılıp da onların arzuları arkasından gitme! Her biriniz için bir şeriat ve bir yol tayin ettik.
    Allah dileseydi, hepinizi bir tek ümmet yapardı, fakat sizi, her birinize verdiği şeylerde imtihan edecek. O halde durmayın, hayırlı işlerde yarışın. Nihayet dönüşünüz hep Allah'adır. O zaman O, hakkında ayrılığa düştüğünüz şeyleri size haber verecektir.)
    (Yoruma gerek yok,Allahın emri ortada,kabul edip uygulayana.)


    Onlar, Allah'ı bırakıp bilginlerini ve rahiplerini rablar edindiler ve Meryem oğlu Mesih'i de. Oysa onlar, tek olan bir İlah'a ibadet etmekten başka bir şeyle emrolunmadılar. O'ndan başka İlah yoktur. O, bunların şirk koştukları şeylerden Yücedir.(tevbe 31)
    (Allah cümle inananları,bu ayetin manasına girmekten muhafaza etsin.Allahın apaçık ayetlerini bırakıp bazı imansız ve cahillerin yorumlarına bakarak iddiada bulunmak,onları,Allahın rehberliğinden ve kılavuzluğundan(*) önde tutmak ve görmek belasından bahsediyor.
    (*): Hidayete erdireceklerini ise Allah, VELİ bir MÜRŞİDİNİ rehber edindiriyor.Kehf s.17 de bildirdiği gibi,
    ".............Allah kime hidayet ederse, işte o, hakka ulaşmıştır, kimi de hidayetten mahrum ederse artık onu doğruya yöneltecek VELİ MÜRŞİD bulamazsın." )
    Bu mesaj en son " 25.10.07 " tarihinde saat 13:50 itibariyle berson tarafından düzenlenmiştir...
    Sahte mürşitlerin gizlemeye güçleri işte buna yetmez.
    Onlar; enâniyet, ulûhiyet iddiâlarını
    ne kadar gizlemeye çalışsalar da,
    mü’min kullardan gizleyemezler.
    “Siz mü’minin firâsetinden kaçının.
    Onlar ALLÂH’ın nûru ile bakar”

    hitâbını iyi anla!..

    PİR H.GALİP HASAN KUŞÇUOĞLU

  6. #86

    Kayıt Tarihi
    17-11-2005
    Mesajlar
    787
    Karizma Gücü
    0
    Abdullah oğlu Muhammet

    Meryem oğlu Mesih.

    Onlar, Allah'ı bırakıp bilginlerini ve rahiplerini rablar edindiler ve Meryem oğlu Mesih'i de. Oysa onlar, tek olan bir İlah'a ibadet etmekten başka bir şeyle emrolunmadılar. O'ndan başka İlah yoktur. O, bunların şirk koştukları şeylerden Yücedir.(tevbe 31)

    Dünyada gelenek insanlar babalarının adıyla anılırlar. Hele Arap toplumunda . Analarının adıyla anılmazlar.
    Demekki Sayın İsanın babasını Allah da bilmiyor. Bilse Falan oğlu mesih diyecek.

    Allah niye bilmiyor Sayın İsanın babasını. Her şeyi bilen Allah. Hemde Hıristiyanlar Allhın Oğlu diye andıkları halde. Hayır ben değilim babası mesela Yusuftur. Veya söyle olmuştur demiyor. Bilmeyen Allah değil kitabın Yazarı Sayın Muhammet olmasın.

  7. #87
    HAMZA... adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-02-2007
    Mesajlar
    5,134
    Karizma Gücü
    7
    Alıntı berson tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Bizim yaptığımız duayı senin şahsına olan kısmını duy istedim.Yoksa özel bir dua değil, bizlerin her gün mutazaman yaptığımız Tüm Allaha inanan kullarının(ehl-i İmanın ve ehl-i İslamın) selameti için dualarımız vardır.
    Duayı kalpten söyleyen insan artık arkasından onu açıklayan bir şey yapmış edsı ile ben yaptyım tavrını sergileyen cümleler kurmaz artık. Her kes dua eder, bende ederim Sonra o kişiye bu açıklamaları yapmam. Dua bir dilektir. Bir gösteri aracı değil. Ben gönülden, riyasız ve Övünme güdüsü olmadan ettiğini sanıpta Amenna demiştim şimdi bu gösteriye niye ihtiyaç duydun?


    Alıntı berson tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Şunu da hemen belirteyim ki ben Galibiliğin temsilcisi değil mensubuyum.Karıştırma bunu.Bana bir sözün varsa benim üzerimden söyle.Bende bulacağın her güzellik şeyhimin tasarrufudur,her çirkinlik ise nefsimin.Böyle yapman ancak ard niyetin göstergesi olur.
    Kişilerin savunduğu din anlayışına bakarak kim dine ve şeriatına saldırırsa doğru mu yapmış olur?.Böyle yapanlar doğrumu yapıyorlar?..
    Tabiki önemi var. Sen nefsini terbiye adına bir işe giriştin. Bir eğitim alıyor ve o eğitimin örneklerini imzalarına koyup Galibiliği tanıtıyorsun. Kişiliğin ve tarzını burada belli ederken reklam ayrı ben ayrıyım diyemezsin. Eğer cidden bu terbiyeye talip oldunda o okulun öğrencisi isen hayatının her parçasında artık temsil edende olursun. Tüm müslümanlar İslamın temsilcisidir. Biz müslümanları özü sözü bir, Adil, oturup kalkmasını bile, konuştuğunda boş konuşmayan, bireyler olmazsak iyi bir örnek olmayız ve islama davet ettiğimizde " Sen kimsin ki beni davet ediyorsun sen önce kendini terbiye et" derler. Bu manada Önce çuvaldızı kendimize sonra iğneyi başkasına batıracağız. Tabiki Galibiliğin dergahında Boş iğneleyici ağzından hakaret akan bir talebenin oluşu bu dergaha yeni bakan biri için iyi bir örnek oluşmaz. Bak biz Abdi ile sürekli tartışırız ama saygısızlık konusunda bizim bir girişimimiz olmaz. Bu yüzden tartışmama rağmen saygı sevgide beslerim ona. İnşallah bundan derste alırsın


    Alıntı berson tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Edinilmiş yanlış bilgilere saplanıp kalarak açık ayetleri de buna göre yorumlamak,inancın ifadesi değil ancak zıtlaşma psikolojisinin bir sonucudur.
    Vurguladığımız mana,verdiğimiz örnek bunu açık bir göstergesidir.
    Verdiğiniz ayet alıntılarının manasını yine alıyorum ve ne anladığımı yazıyorum(parantez içindeki kırmızı yazılar benim dir).
    Düşünmeden konuştuğun ve yazdığın için seni öyle sert eleştiriyorum. Edinilmiş bilgi deyimi tam bir fiyaskodur. Herkes bilgiyi edinir. Bilgiyi anlamanın başka yolu yoktur. Sende bildiğini bir başkasından ediniyorsun. Temelinde sana öğretenin haline güvendiğin için bu doğrudur diyorsun. Bu doğrudur dediğin içinde diğerleri otomatikman yanlış oluyor sana göre. İşte bu durum bilgi literatüründe " DOĞMATİZM" olarak adlandırılıyor. Bir başkasının bildiğinde israr etmek, kendi yöntemleri ile bunu anlamamak demektir. O zaman senin edindiğin bilginin başka bir ilahi tarafımı var. Yada Sanada vahiymi geliyorda bu kadar eminsin? İşte Doğmatizim böyle zararlı bir oluşum. Kişi kendinde olanı bilmeden başkasındakine itiraz eder. Hemen tanırsın zaten bu hali taşıyanı. Ayetlerin manasını bir ben bilirim politikası oluyor seninki. Öyle ya manayı sizden başkası nedense hap saptırıyor. Hz. Rasulallah'ı, Kuran'ı İslam'ı reddedeni Müslüman Kabul eden Bir siz birde Adnan ***** grubu var. İnsan bu manada biraz izan eder değilmni?

    Alıntı berson tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Verdiğiniz ayet alıntılarının manasını yine alıyorum ve ne anladığımı yazıyorum(parantez içindeki kırmızı yazılar benim dir).
    Kendilerine kitap verilenlerden, Allah'a ve ahiret gününe inanmayan, Allah'ın ve Resûlü’nün haram kıldığını haram tanımayan ve hak dini din edinmeyenlerle, küçük düşürülüp cizyeyi kendi elleriyle verinceye kadar savaşın. (TEVBE 29)
    (Allah; bu ayette,Ehl-i kitaptan olup,Allah'a ve ahiret gününe inanmayan, Allah'ın ve Resûlü’nün haram kıldığını haram tanımayan ve hak dini din edinmeyenlerle, özeliklerinde olanlar için hüküm veriyor.Tüm ehl-i kitaptan bahsetmiyor. İçlerinden, imansızların ve Allahı tanımayanların-kafirlerin-durumundan bahsediyor,ve hükmünü veriyor.)
    Şimdi bak Bir Ayetin Tevili Nasıl sapar Canlı canlı izah edelim. Tevbe suresi 29. Ayeti nasıl izah etttin yada Tevbe suresi 29. Ayet ne diyor.

    Kendilerine kitap verilenlerden, Allah'a ve ahiret gününe inanmayan, Allah'ın ve Resûlü’nün haram kıldığını haram tanımayan ve hak dini (İslam'ı) din edinmeyenlerle, küçük düşürülüp cizyeyi kendi elleriyle verinceye kadar savaşın. (Tevbe 29)

    Hitap " Kendilerine Kitap verilenlerden" diye başlıyor. Şimdi kitap verilenler Allah'tan ve Kitaptan haberdar olan güruhtur. Bu Ehl-i Kitabın Bazıları veya bir kısmı diye ayrımmı varda Sen Ehl-i Kitabın hepsinimi kastediyor diye söylüyorsun? Buradaki Temelin nedir. Ayetin hangi kısmında senin dediğin gibi Hepsini kapsamıyor? Hangi kısmını okudunda bu sonuca vardın? İçlerinden Ahiret gününe inanmayanları izah ettiğini ayetin hangi kısmından çıkarabildin sen? Bak ayeti yukarıya bir daha yazdım. Okuyunca sen "BAZILARI" sözünü nerden çıkarabildin? Arapçasını veya Türkçesini verki bizde bilelim. Bir kere Sen Hıristiyanların Ahirete inanıp inanmadığını bile bilmiyorsun. Onun için ezbere konuşuyorsun ya. Zaten bu inanışın biz Muhammedilere ters gelen kısmı bu. Hıristiyanlar Hz. İsa'nın çarmıha gerilmesi ile birlikte bu dünyadaki Tüm Günahlarının ödendiğine inanırlar. Onlar sorgu suale alınmayacaklarına inanırlar. Hz. İsa Tanrısal(sözde) Olduğu için kanı ve ölümü ile Hıristiyanları kutulışa erdirmiştir. İşte buradan baktığınızda Ahiter inancı Hıristiyan inanış sisteminde yoktur. Ha bu daha önce Şeriatın Akidesinde yokmuyudu? Elbette vardı ama tahrifat manasında işte bu bir delildir. Fakat senin Ayeti açıklamanda hata ve Tevil farkı böyle oluşur. Cünkü Ayetin Arapça halinde بَعْض kökün bulunması lazım sen Ayette bu kökü bulabiliyormusun? İşte manayı taşırdığın yer burada ayette olmayan bazıları lafsını nefsinizden koyuyorsunuz. Oysa Hıristiyan düşüncede Ahiret inancı yok. Bu eksik bilgi ile ancak bu güruha destek için ayete bazıları lafsını ekliyorsun. Allah'ın demediğini diyorsun. Eğer Ayette benim görmediğim BAZILARI lafsını buluyorsan bize açıkla ki bende forumdakilerde görsün. Ama bulamıyorsanda kabul et Ayetlerin tevilini saptırıyorsunuz.
    Alıntı berson tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Yahudiler: "Üzeyir Allah'ın oğludur" dediler; Hıristiyanlar da: "Mesih Allah'ın oğludur" dediler. Bu, onların ağızlarıyla söylemeleridir; onlar, bundan önceki inkar edenlerin sözlerini taklid ediyorlar. Allah onları kahretsin; nasıl da çevriliyorlar?(TEVBE 30)
    [COLOR=Red](Yahudiler ve hırıstiyanların Ümmet olarak en fazla düştükleri hata ve küfrü gösteriyor Hz.Allah.Bu genel ifade bunların tümüyle bu kapsamda olduğunu göstermez.Çünki yine kuranda onların da içlerinde has ve halis iman sahiplerinin buluncağını bize bildiriyor.Ayrıca


    Bak yine aynı şeyi yapıyorun. Hitap Yahudiler diye ve Hıristiyanlar diye başlayıp sürüyor. Orada hepsini hitap etmedi dediğin sözcük nerede. Ben okuduğumda Yahudi diye anlıyorum, fakat sen Yahudilerin hepsi demiyor diyorsun. Nereden çıkarıyorsun bunu? İşte ben bunu istiyorum. Ayet bunu içermezken sen nereden bu sonuca varıyorsun? Cünkü ayette senin dediğin kelime yok. Bak bu sistem yanlıştır, günahtır, sorumluluğu vardır. İçlerinde has imanlı kişileri nasıl bildirmiş ayetin neresinde yazıyor? Sen bizi saf zannettin sanırım


    Alıntı berson tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Mümtehine 10.ayette,
    Alıntı berson tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    kafir kadınları nikahınız altında tutmayın buyuruyor.
    Maide 5.ayette
    ise,ehl-i kitabın hanımlarından -zikredilen-vasıfları uygun olanlarla nikah olur diyor.
    O zikredilen vasıfları buraya niye yazmıyorsun Berson efendi? Zikredilen vasıfları belirtiyor işte Hepsini alma diyor nikahına ancak o zikredilen vasıflara uyanı al diyor. Ama şark kurnazlığı yapacaksın ya. Ayette önüne gelen Ehl-i Kitabı Kadın olarak al demiyor işte. Bunları ortaya koyarken ilim sahiplerine danış her şeye atlarsan böyle ayetlerde olanı gizler, olmayanı var edersin uyanık seni

    Alıntı berson tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Maide 43.
    İçinde Allah'ın hükmü bulunan Tevrat yanlarında iken seni nasıl hakem yapıyorlar,[COLOR=black][FONT=Verdana] sonra arkasından ne diye dönüyorlar? Öylelerin müminlerle alakası yoktur
    Şimdi Ayeti iyice oku bir düşün sonra yaz. Gerçi biz ne desekte senin hazır öğrendiğinden öte pek işe yaramayacak, ancak üzerimize düşeni yapma adına bu vazifeyi tamamlamak istiyorum. Maide suresi 43 anlamak için 42. ayetide işin içine almak lazım. Nedenmi? Allah(cc) Hz. Peygambere hitap ediyor. Diyor ki;

    Onlar, yalana kulak tutanlardır, haram yiyicilerdir. Sana gelirlerse aralarında hükmet veya onlardan yüz çevir. Eğer onlardan yüz çevirecek olursan, sana hiçbir şeyle kesin olarak zarar veremezler. Aralarında hükmedersen adaletle hükmet. Şüphesiz, Allah, adaletle hüküm yürütenleri sever.(Maide42)
    Bak burada Ehl-i Kitabın vasfı ortaya konmuş, Onlar yalana inanırlar, haramı yerler Eğer bir iş için onlar sana gelirse ya aralarında hükmet yada Yüz çevir. Allah Peygambere iki yetki veriyor. İster hükmet, ister yüz çevir. Hangisini tercih edersn sana bir zorluk yok. Ancak hükmedersen adil hükmet der. Burada Peygamber efendimize bir iş için geleceklerinin haberi veriliyor zaten Sonra bu ayetten hareketle 43 geçelim.

    Allah'ın hükmünün bulunduğu Tevrat yanlarında olduğu halde, seni nasıl hakem kılıyorlar ve sonra bunun peşinden yüz çeviriyorlar? İşte onlar, inanmış değildir.(Maide43)
    İşte bu olayın ardına zaten islamı kabul etmiyorlarsa ve Tevrat'a inanıyorlarsa seni niye hakem seçiyorlar? Öyle değilmi? Sen bir sorunun olduğunda Diyanet işleri dururken gidip Papalık makamına mı sorarsın? İşte böyle bir şey. Maden Yahudisin ve madem İslamın peygamberine inanmıyorsun niye gelip Hakem olmasını istiyorsun? Madem İslam olmadın elinde Tevrat'a göre hükmetmelisin Hz. Peygamberi hakem seçmene ne gerek var? Peygamberimizi hakem seçmelerindeki mana aslında Rasulun okuma yazma bilmemesi ve bu nedenlede Tevrat'ı bilemeyeceğini hükümün oradan verilmesini isteyip onu küçük düşüreceklerdi. Konu zaten Tevrat'taki Recm ayetleri ile ilgiliydi. Ama Rasulallah bunlara tevrat hükmünü uyguladı ve eksikdiz uyguladı. Onlar yinede bu hakemliğe karşı çıktılar. Demekki hakem seçmek niyeti tamamen bir tuzaktı. Ama bunları bilmek gerekirki iyi anlaşılsın ve Ayetler yerine gelsin. 42. Ayetine iyi anlaşılması ancak bunu çözer. Arapçasındaki manaları iyi kavrarsak anlamlar yerine daha rahat oturur
    SUHT, (sin)in zammı (ötrüs&#252 ve "" (h&#226nın sükûniyle ve İbnü Kesir, Kısâi, Ebu Cafer ve Yakûb kırâetlerinde "" (h&#226nın zammı (ötrüs&#252 ile şeklinde, haram mal demektir ki, bir şeyin kökünü kazımak mânâsına "saht" ten alınmıştır. Haram da bereketi olmadığı ve ev bark yıktığı için "suht" diye isimlendirilmiştir. Bir hadis-i şerifte "Haramın bitirdiği her ete en layık olan şey ateştir" diye rivayet edilmiştir. Suht, her türlü haramı içine alır. Bununla beraber çoğunlukla sahibinin gizlemek zorunluluğunu duyduğu bir ayıp, bir âr olan, basit ve alçak menfaatlerde kullanılır. Nitekim Hz. Ömer, Osman, Ali, İbnü Abbas, Ebu Hureyre ve Mücahid'ten rivayet olarak suht, " rüşvet, fahişenin aldığı ücret, erkek hayvanın **** karşılığı alınan ücret, şarap parası, kendi kendine ölmüş hayvan satışından alınan para, kâhine verilen ücret, masiyet için verilen ücret diye açıklama yapılmıştır. Bazıları bunlara biraz daha eklemiş, bazıları da çıkarmıştır. İbnü Mes'ud hediye-i şefaat (aracılık hediyesin)i de açıkça ifade etmiştir.

    Şimdi ey Muhammed, bunlar sana hükmün vermen için gelirlerse, dilersen duruşmalarına bak, aralarında hüküm ver, tartışmayı kes; dilersen bakma, yüzünü çevir, kendi kendilerine ne halleri varsa görsünler, yani serbestsin. Şayet sen onlardan yüz çevirirsen, sana hiç bir zarar veremezler. Ve eğer hüküm verirsen, aralarında adaletli ve ölçülü hükmet, . Allah adalet yapanları elbette sever. Atâ, Nehâvî, Şa'bî, Katâde, İbnü Cerir, Esamm, Ebu Müslim, Ebu Sevr demişlerdir ki, "Müslüman hakimler için de bu ihtiyar (serbestlik) hükmü bâkidir, dilerlerse hükmederler, dilerlerse vazgeçerler." Fakat İbnü Abbas, Mücahid, İkrime, Hasen, Atâ-i Horasânî, Ömer b. Abdilaziz ve Zühri, "Bu serbestlik hükmü, gelecek olan 'aralarında Allah'ın indirdiğiyle hükmet' emriyle kaldırılmıştır. Şu halde baş vurdukları zaman bunları kendi hakimlerine göndermek caiz değildir." demişlerdi. Halbuki bir iki noktada daha nesh sözü geçmiş idi. Hanefi âlimleri de hüküm vermeyi reddetmenin caiz olmadığını söylemişlerdir. Bu cümleden olarak İmam Şâfiî ehl-i zimmet (müslüman devletin gayr-i müslim tebeası) duruşma istedikleri zaman, müslüman hakimlerine hüküm vermek vacibtir. Fakat müslümanlarla bir müddete kadar anlaşmış olan taraflar arasında hüküm vermek vacib değil, muhayyer (serbest)dir demiştir. Serbest bırakma hükmü bir tarafın başvurusu, vücûb hükmü de iki tarafın rızalarıyla müracaatları haline yorumlanırsa neshe ihtiyaç kalmaksızın yardım ve arabuluculuk mümkün görünür.

    Şimdi bunların hakeme başvurmaları fikri doğruluktan ve iyi niyetten doğmayıp, sırf arzularına bir çare aramak maksadıyla olduğunu beyan etmek içindir.

    Berson öldür öldür bitmiyor derler ya bu işler böyle. Sen cidden öğrenme meraklısı isen. Ayetleri bilir bilmez izah etme. İyi araştır. Nüzul sebeblerini öğren. Tefsirlerine bak. Kuran derya deniz gibi her gördüğün senin aklından geçen gibi değildir. Ama ben Nuh derim Peygamber demem diyorsan oda senin anlayışın olsun.
    HAMZA...
    Bu mesaj en son " 25.10.07 " tarihinde saat 15:11 itibariyle HAMZA... tarafından düzenlenmiştir... Neden: ekleme


    Son Ağaç yıkıldığında, Son Nehir kuruduğunda, Son Balık öldüğünde,son Çiçek solduğunda paranın yenmeyeceğini öğreneceksiniz (Kızılderili Atasözü)



    TÜRKYAŞAM
    FENERBAHÇELİLE

    Hep DESTEK
    Tam DESTEK!!




    NE KADAR BİLİRSEN BİL, SÖYLEDİKLERİN KARŞINDAKİ KİŞİNİN ANLADIĞI KADARDIR. (HZ. MEVLANA)

  8. #88
    HAMZA... adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-02-2007
    Mesajlar
    5,134
    Karizma Gücü
    7
    Alıntı directsoz tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Abdullah oğlu Muhammet

    Meryem oğlu Mesih.

    Onlar, Allah'ı bırakıp bilginlerini ve rahiplerini rablar edindiler ve Meryem oğlu Mesih'i de. Oysa onlar, tek olan bir İlah'a ibadet etmekten başka bir şeyle emrolunmadılar. O'ndan başka İlah yoktur. O, bunların şirk koştukları şeylerden Yücedir.(tevbe 31)

    Dünyada gelenek insanlar babalarının adıyla anılırlar. Hele Arap toplumunda . Analarının adıyla anılmazlar.
    Demekki Sayın İsanın babasını Allah da bilmiyor. Bilse Falan oğlu mesih diyecek.

    Allah niye bilmiyor Sayın İsanın babasını. Her şeyi bilen Allah. Hemde Hıristiyanlar Allhın Oğlu diye andıkları halde. Hayır ben değilim babası mesela Yusuftur. Veya söyle olmuştur demiyor. Bilmeyen Allah değil kitabın Yazarı Sayın Muhammet olmasın.
    Seni detaylar çok ilgilendiriyor sanırım. Yazdığın her şey Asıl anlaşılması gerekn mesaj değil, spekülasyon yaratıp tartışma çıkarmak. Allah Hz. Adem'i yarattığında annesi babası varmıydı? Hz. İsa'yıda Babasız yaratmak istedi bu Allah'ın ilmine kolaydır. İnsanların Allah'ın oğlu dememesi için Meryem oğlu isa demiştir. Ama sen metaryal gözle bakabildiğin için görebileceğin işte o kadar
    HAMZA....


    Son Ağaç yıkıldığında, Son Nehir kuruduğunda, Son Balık öldüğünde,son Çiçek solduğunda paranın yenmeyeceğini öğreneceksiniz (Kızılderili Atasözü)



    TÜRKYAŞAM
    FENERBAHÇELİLE

    Hep DESTEK
    Tam DESTEK!!




    NE KADAR BİLİRSEN BİL, SÖYLEDİKLERİN KARŞINDAKİ KİŞİNİN ANLADIĞI KADARDIR. (HZ. MEVLANA)

  9. #89
    berson adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-02-2007
    Mesajlar
    542
    Karizma Gücü
    0
    O zikredilen vasıfları buraya niye yazmıyorsun Berson efendi? Zikredilen vasıfları belirtiyor işte Hepsini alma diyor nikahına ancak o zikredilen vasıflara uyanı al diyor
    O vasıfları da sen yaz diye yazmadım.Gizlenecek birşey mi var orda.Ayıp oluyor.Yazı uzamasın,isteyen açıp okur diye,konuya esas manayı alıp geçmişiz.Şimdi kim kurnazlık ve oyunbazlık yapıyor?İşte ayetin tamamı,
    Maide 5.
    Bugün size iyi ve temiz şeyler helal kılındı. Kendilerine kitap verilenlerin yiyecekleri size helal olduğu gibi, sizin yiyeceğiniz de onlara helâldir. Ve müminlerden iffetli hür kadınlar ve sizden önce kendilerine kitap verilenlerden namuslu hür kadınlar, zina etmeksizin, gizli dost tutmaksızın, namuslu bir şekilde mehirlerini ödediğiniz takdirde, size helâldir. Her kim imanı inkâr ederse, ameli boşa gitmiş olur ve o, ahirette zarara uğrayanlardandır.
    Mümtehinne 10.
    Ey iman edenler! Mümin kadınlar hicret ederek size geldiği zaman, onları, imtihan edin. Allah onların imanlarını daha iyi bilir. Eğer siz de onların inanmış kadınlar olduklarını öğrenirseniz onları kafirlere geri göndermeyin. Bunlar onlara helal değildir. Onlar da bunlara helal olmazlar. Onların sarfettiklerini geri verin. Mehirlerini kendilerine verdiğiniz zaman onlarla evlenmenizde size bir günah yoktur.Kafir kadınları nikahınızda tutmayın, sarfettiğinizi isteyin. Onlar da sarfettiklerini istesinler. Allah'ın hükmü budur. Aranızda O hükmeder. Allah bilendir, hikmet sahibidir.
    ben olduğu gibi tamamını yazdım.Mana değişti mi?Onlar kafirdir mi diyor şimdi.Konuyla alakalı olsun olmasın her fırsatı hakaret için vesile sayıyorsun fakat çok ta önemsemiyorum.Kişi kendini bilir.Allah ta herşeyi ve herkesi daha iyi bilir.
    Göster bakalım neresinde,nasıl kafirmiş ehl-i kitab?.Evlenmek için Allahın Ehl-i kitabın kadınlarında arayın dediği vasıfları, Muhammedi bir hanım olunca aramazmısın,Önüne gelenle evlenirmisin?
    Hitap " Kendilerine Kitap verilenlerden" diye başlıyor. Şimdi kitap verilenler Allah'tan ve Kitaptan haberdar olan güruhtur. Bu Ehl-i Kitabın Bazıları veya bir kısmı diye ayrımmı varda Sen Ehl-i Kitabın hepsinimi kastediyor diye söylüyorsun? Buradaki Temelin nedir.
    Eğer bunu kasıtlı yazmıyorsan senin Türkçe okuma ve anlamanda bir sorunun var demektir.Kitap ehlinin tümü kastedilseydi,"kitap verilenler" denirdi ve biterdi.Oysa "kitap verilenlerden" dedikten sonra bir tanımlama ve ayırma var.
    Aynen şöyle; "Yolda gidenlerden,ayağı topal olanlar,beli bükük olanlar yolu bitirip menzile varamazlar." dense bu o yolda gidenlerin tümünün de o menzile varamayacağını mı gösterir?..Halen anlaşılmıyor mu?.
    Maden Yahudisin ve madem İslamın peygamberine inanmıyorsun niye gelip Hakem olmasını istiyorsun? Madem İslam olmadın elinde Tevrat'a göre hükmetmelisin Hz. Peygamberi hakem seçmene ne gerek var? Peygamberimizi hakem seçmelerindeki mana aslında.
    Bak ne kadar ilaveler yaparak manayı çarpıtıyorsun.Nerde "madem islam peygamberine tabi olmuyorsun",nerde "Madem İslam olmadın" sözleri?.Allah tevrata göre hükmedilceğini söylemiyor mu?."İçinde Allahın hükmü olan TEVRAT" demiyor mu?
    Hatta onlar kendi kitaplarına göre hüküm versinler buyurmuyor mu?.Nasıl apaçık manayı bu kadar değiştirebiliyorsunuz?.
    Şimdi bunların hakeme başvurmaları fikri doğruluktan ve iyi niyetten doğmayıp, sırf arzularına bir çare aramak maksadıyla olduğunu beyan etmek içindir.
    Evet ehi kitab olmak,hepsinin her şeyi doğru yapıyor olması demek değil ki.Sapığı da var,kafiri de var,imansızı da var,mümini de var,müttakisi de var.Böyle samimiyetsizlik göstermeleri onların kafir olduğunu nasıl gösteriyor?.Allah " İçinde Allahın hükmü olan TEVRAT" yanlarındayken demiyormu?Daha nasıl açıklnır bilemiyorum ki?."İçinde benim hükümlerim bulunan Tevrat varken seni nasıl hakem yapıyorlar!."demiyor mu Allah?Bu cümlenin neresi yorumalanır ki?.Yahu herşey apaçık değil mi?.
    Bazı Muhammedi kardeşlerimizde bu türlü davranış yok mu ?.İlla yahudi veya hrıstiyan mı olmak lazım bu türlü olmak için?.
    Sende bildiğini bir başkasından ediniyorsun. Temelinde sana öğretenin haline güvendiğin için bu doğrudur diyorsun. Bu doğrudur dediğin içinde diğerleri otomatikman yanlış oluyor sana göre. İşte bu durum bilgi literatüründe " DOĞMATİZM" olarak adlandırılıyor.
    Evet ben de bildiğimi bir başkasından alıyorum.Amma bu dediğin ZAHİRİ İLİMLER dediğimiz,diğer bir ifade ile SATIRDAN okuyarak öğrenilenler,diğer bir ifade ile de AKLİ İLİMLER dediklerimiz için geçerlidir.
    MANEVİ İLİMLER,Nefsini bilme ilmi,LEDÜNNİ İLİM,Diğer bir ifade ile NAKLİ İLİMLER ise SADIRDAN OKUNAN İLİMLER olup Allahın bu hususta vesilelerine riayet etmekle elde edilen ilimlerdir.
    Ankebut 49. Hayır, o , kendilerine ilim verilenlerin sinelerinde (SADRINA YAZDIĞIMIZ) apaçık âyetlerdir. Ayetlerimizi ancak ve ancak zalimler bile bile inkâr eder.
    Bu ayette buyrulduğu gibi.Allahın bu ayetindeki ilim sahiplerine itimat etmek te Allahın emridir.
    Peygamberler,Evliyaullah,veli,müttaki kulların Allahı bilişi böyledir.Allahın vesilelerine tabi olup samimiyet gösterenler de Bu ilimden istifade ederler.Onların da sadırlarına manalar yazılır,samimiyetleri ve sadakatları nisbetinde.
    Bu mesaj en son " 25.10.07 " tarihinde saat 17:15 itibariyle berson tarafından düzenlenmiştir...
    Sahte mürşitlerin gizlemeye güçleri işte buna yetmez.
    Onlar; enâniyet, ulûhiyet iddiâlarını
    ne kadar gizlemeye çalışsalar da,
    mü’min kullardan gizleyemezler.
    “Siz mü’minin firâsetinden kaçının.
    Onlar ALLÂH’ın nûru ile bakar”

    hitâbını iyi anla!..

    PİR H.GALİP HASAN KUŞÇUOĞLU

  10. #90
    student adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-09-2005
    Mesajlar
    5,219
    Karizma Gücü
    8
    HAMZA kardeşim boşver biz tartışmayalım Galibilerle , aylardır birşey farketmedi ,

    Biz Ehl-i Kitap ile ilgili ayetleri alıntılayalım , sırayla 10 ar ayet halinde , okuyanlar karar versinler ,

    MÂİDE SÛRESİ

    Bismillahirrahmânirrahîm

    1. Ey iman edenler! Akitlerinizi yerine getirin. İhramlı iken avlanmayı helâl saymamanız kaydıyla okunacak (bildirilecek) olanlardan başka hayvanlar, size helal kılındı. Şüphesiz Allah istediği hükmü verir.

    2. Ey iman edenler! Allah’ın (koyduğu din) nişanelerine, haram aya, hac kurbanına, (bu kurbanlıklara takılı) gerdanlıklara ve de Rab’lerinden bol nimet ve hoşnutluk isteyerek Kâ’be’ye gelenlere sakın saygısızlık etmeyin. İhramdan çıktığınızda (isterseniz) avlanın. Sizi Mescid-i Haram’dan alıkoydular diye bir takımlarına beslediğiniz kin, sakın ha sizi, haddi aşmaya sürüklemesin. İyilik ve takva (Allah’a karşı gelmekten sakınma) üzere yardımlaşın. Ama günah ve düşmanlık üzere yardımlaşmayın. Allah'a karşı gelmekten sakının. Çünkü Allah’ın cezası çok şiddetlidir.

    3. Ölmüş hayvan, kan, domuz eti, Allah’tan başkası adına boğazlanan, (henüz canı çıkmamış iken) kestikleriniz hariç; boğulmuş, darbe sonucu ölmüş, yüksekten düşerek ölmüş, boynuzlanarak ölmüş ve yırtıcı hayvan tarafından parçalanmış hayvanlar ile dikili taşlar üzerinde boğazlanan hayvanlar, bir de fal oklarıyla kısmet aramanız size haram kılındı. İşte bütün bunlar fısk (Allah’a itaatten kopmak)tır. Bugün kâfirler dininizden (onu yok etmekten) ümitlerini kestiler. Artık onlardan korkmayın, benden korkun. Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim. Size nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâm’ı seçtim. Kim şiddetli açlık durumunda zorda kalır, günaha meyletmeksizin (haram etlerden) yerse şüphesiz ki Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

    4. (Ey Muhammed!) Sana, kendilerine nelerin helâl kılındığını soruyorlar. De ki: “Size temiz ve hoş olan şeyler, bir de Allah’ın size verdiği yeteneklerle eğitip alıştırdığınız avcı hayvanların tuttuğu (avlar) helâl kılındı. Onların sizin için tuttuklarından yiyin. Onu (av için) salarken üzerine Allah’ın adını anın (besmele çekin). Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz, Allah hesabı çabuk görendir.

    5. Bu gün size temiz ve hoş şeyler helâl kılındı. Kendilerine kitap verilenlerin yiyecekleri size helâl, sizin yiyecekleriniz de onlara helâldir. Mü’min kadınlardan iffetli olanlarla, daha önce kendilerine kitap verilenlerden olan iffetli kadınlar da, mehirlerini vermeniz kaydıyla; evlenmek, zina etmemek ve gizli dost tutmamak üzere size helâldir. Her kim de inanılması gerekenleri inkâr ederse bütün işlediği boşa gider. Ahirette de o, ziyana uğrayanlardandır.

    6. Ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi ve -başlarınıza mesh edip- her iki topuğa kadar da ayaklarınızı yıkayın. Eğer cünüp iseniz iyice yıkanarak temizlenin. Hasta olursanız veya seferde bulunursanız veya biriniz abdest bozmaktan (def-i hacetten) gelir veya kadınlara dokunur (cinsel ilişkide bulunur) da su bulamazsanız, o zaman temiz bir toprağa yönelin. Onunla yüzlerinizi ve ellerinizi meshedin (Teyemmüm edin). Allah size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez. Fakat o sizi tertemiz yapmak ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak ister ki şükredesiniz.

    7. Allah’ın üzerinizdeki nimetini ve “işittik, itaat ettik” dediğinizde ona verdiğiniz ve sizi kendisiyle bağladığı sağlam sözü hatırlayın. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir.

    8. Ey iman edenler! Allah için hakkı titizlikle ayakta tutan, adalet ile şahitlik eden kimseler olun. Bir topluma olan kininiz sizi adaletsizliğe itmesin. Adil olun. Bu, Allah’a karşı gelmekten sakınmaya daha yakındır. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.

    9. Allah, iman edip salih ameller işleyenler hakkında, "Onlar için bir bağışlama ve büyük bir mükâfat vardır" diye vaatte bulunmuştur

    10. İnkâr edip âyetlerimizi yalanlayanlar var ya; işte onlar cehennemliklerdir.


    selam ve dua ile,
    En-am Suresi 68.Ayet;

    Ayetlerimiz konusunda 'alaylı tartışmalara dalanlar:' -onlar bir başka söze geçinceye kadar- onlardan yüz çevir. Şeytan sana unutturacak olursa, bu durumda hatırlamadan sonra, artık zulmeden toplulukla beraber oturma.

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •