• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
Sayfa: 1 | Toplam: 5 12345 SonSon
43 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    ahsenul_kasas adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-09-2007
    Mesajlar
    284
    Karizma Gücü
    0

    Düş ve Gerçek üzerine paradigmalar.(kalemi olmayan gelmesin) :)

    belkide yaşamımız boyunca, farkında olarak yada olmayarak en çok dilimize yer eden ifadelerden biridir düş-gerçek kavramları..

    bilindiği üzere her tanım herkes tarafından aynı algılanmadığı gibi, ifade ediş şekilleride bir o kadar çeşitlenir dilimizde..

    bu başlığı açma amacıma gelince.. türlü konular için yapabileceğimiz paradigmayı, gerçek-düş üzerine yapalım istedim bu sayfada..

    biryerlerden copy past yaparak değilde.. dilinizden basit, yada karışık, duygusal yada gerçekçi, her nasılsa işte.. bu kavramları kendi iç dünyanızda şekillendirip onu resmedelim yazılarla...

    biraz karışık mı oldu

















    birileri diyorum...
    sesini açsın şu dünyanın...



    menüde ; "ayvalı kuzu incik" varmış..
    oysa ben; zeytinyağlı madımakla büyümüş bir dağlıyım...


  2. #2
    ahsenul_kasas adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-09-2007
    Mesajlar
    284
    Karizma Gücü
    0
    her uyanış.. bu kadar mı benzer birbirine..

    mahsuscuktan açtığımız gözlerimiz..hangi gerçeklere kapanır..?

    dışımın düşü orda işte..
    ya içim.. nerde saklıdır.









    birileri diyorum...
    sesini açsın şu dünyanın...



    menüde ; "ayvalı kuzu incik" varmış..
    oysa ben; zeytinyağlı madımakla büyümüş bir dağlıyım...


  3. #3
    K|a|r|B|e|y|a|Z adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-06-2007
    Mesajlar
    330
    Karizma Gücü
    0
    Bazen dus icinde dus goruruz aslinda dus gordgumuzun farkindayizdir ama yine de duslerine esir olursun cogu zaman birseylerden kacarsin orda iyi karakterli bir ruh olursun kotu ruhlar dan kacar bir agacin yanina yaklasir sirtini dayarsin ama agac birden sarar seni ayni gercek hayata yasadiklarmiz gibi sirtini guvendigin birine dayarsin arkana bakma geregi duymazsin cunku cok guvenirsin ama bir gercek varki en iyi bildgin insanlar birgun ayni o kotu ruhlu agac gibi sarar seni gucsuz birakir o an keske dus olsa bunlar gercek olmasa bu ruya olsa deriz kendimize ne fayda yasadiklarmiz bazen duslerde ruhumuzun ziyaret etigi cehnem o cehnmedeki seytanlar, kotu ruhlar karanlik sisli duslerden daha da korkunc

    Sanirim baya karisik de benim de duygularim Saygilar

  4. #4
    ahsenul_kasas adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-09-2007
    Mesajlar
    284
    Karizma Gücü
    0
    teşekkürler karbeyaz.. karışık gibi görünsede, içten ve samimi bir bakış açısı olmuş...

    acaba diyorum fâniyiz..fâni olanlara mı bağlıyoruz düşlerimizin iplerini.. ki;..koca koca korkular ve kabuslar bırakmıyor peşimizi...

    biliyormusun?
    bence biliniyor mahsustan yaşadığımız ...









    birileri diyorum...
    sesini açsın şu dünyanın...



    menüde ; "ayvalı kuzu incik" varmış..
    oysa ben; zeytinyağlı madımakla büyümüş bir dağlıyım...


  5. #5
    t-o-l-g-a
    Ziyaretçi
    Bir zamanlar bir çocukmuydum gerçekten.?, Hayal meyal hatırladığım herşey; ordalarmıydı? Yoksa kanıksadığım düşler mi gördüm hep? Sanki herzaman çocukluğumun içinde ergenliğim, ergenliğimin içinde de yetişkinliğim vardı, ama saklamak gereği duydum herbirini birbirinden. Gerçekten haykırmak istedim mi ya da haykırabildim mi içimdeki ergene ve içindeki yetişkine; "buradayım" diye... Duyabilmeliydim o zaman umudun sesini aklımın derinlerinde. Masada oturuyorum karşımda bilgisayar, kültablası, kablolar..., dışarıda ise denizin ve gecenin sesi var. Çocukluğumu düşünüyorum, anlamsız kelimelerin, gecenin ve denizin alıp götürdüğü yere kadar...

  6. #6
    ahsenul_kasas adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    11-09-2007
    Mesajlar
    284
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı t-o-l-g-a tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Bir zamanlar bir çocukmuydum gerçekten.?, Hayal meyal hatırladığım herşey; ordalarmıydı? Yoksa kanıksadığım düşler mi gördüm hep? Sanki herzaman çocukluğumun içinde ergenliğim, ergenliğimin içinde de yetişkinliğim vardı, ama saklamak gereği duydum herbirini birbirinden. Gerçekten haykırmak istedim mi ya da haykırabildim mi içimdeki ergene ve içindeki yetişkine; "buradayım" diye... Duyabilmeliydim o zaman umudun sesini aklımın derinlerinde. Masada oturuyorum karşımda bilgisayar, kültablası, kablolar..., dışarıda ise denizin ve gecenin sesi var. Çocukluğumu düşünüyorum, anlamsız kelimelerin, gecenin ve denizin alıp götürdüğü yere kadar...

    hayalle gerçek arasında bir "ara zaman" dır yaşanan..

    çocukuğun;
    o en hınzır düşlerini, bayram şekerli günlerini,
    korkuyla girilip, gururla taşınan aşılı kolların iplerini,
    "çıkamazsın dedikleri zirvelere çıkıp,
    giremezsin dedikleri ummanlara dalma cesaretini",
    ve hayata, anne-babaya-kardeşe, paylaşmaya, oyuncak ata dair hesab edilen ne varsa,
    bir cepkene doldurulup, taşınmıştır ara zamandan, ana mekana...

    siz adım attıkça, bir yıldan öbür yıla,
    cebinizden dökülür düşler.. hayaller..gerçeksiler...gibiler..sankiler..

    benim bu sabah cepkenimden "uçan kaz" düştü..
    aldım yerden ve koydum cepkenime (ara zamanıma)..



    nasıl unuturum?
    pazar sabahları, patetes kızartması ve çayla,
    ömrümün en uzun bekleyişini...

    uçan kaz gelip çekmeseydi aklımın iplerini,
    işitme engelliler haber bülteninin bitmesini kim beklerdi, onca sabır ve nihayetsiz bir heyecanla?

    parmak çocuk nils, kaz martin ve köstebeği en sıkı arkadaşlarım seçmelerimi?,
    siz buna düş mü diyorsunuz?
    belkide gerçek..

    benim içinse farketmez..
    eee..
    bir varmış.. bir yokmuş...
    Bu mesaj en son " 28.10.07 " tarihinde saat 04:55 itibariyle ahsenul_kasas tarafından düzenlenmiştir...









    birileri diyorum...
    sesini açsın şu dünyanın...



    menüde ; "ayvalı kuzu incik" varmış..
    oysa ben; zeytinyağlı madımakla büyümüş bir dağlıyım...


  7. #7
    t-o-l-g-a
    Ziyaretçi

    Davet

    Alıntı ahsenul_kasas tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    parmak çocuk nils, kaz martin ve köstebeği en sıkı arkadaşlarım seçmelerimi?,
    siz buna düş mü diyorsunuz?
    belkide gerçek..

    benim içinse farketmez..
    eee..
    bir varmış.. bir yokmuş...

    Hayalle gerçek arasındaki kelimeler, bekler aşina bir-iki yolcu daha.

    Issız limanın gamlı buğusu
    Eğer yalnızlığa çare değilse
    Azaltamıyorsa fani kaygıları
    Neden durağanlaşalım
    Demir alıp devinebilmek varken
    Riyakar olan herşeyden
    Olanca içtenliğimiz
    Sıyırıp alabilecekken benliğimizi...

    Belki de;

    Koskoca dünyanın
    Ormanlarla dolu güzel ülkesinde
    Meşe olmak zorundadır
    Palamutları olmasa bile
    Eğilmeden erişmekse huzur
    Deryayı kumda eriten
    Asıl mekana ulaşabilmek
    Neden kırmızıyla olmasın ki...


    Farketmelidir.
    Bu mesaj en son " 25.10.07 " tarihinde saat 17:28 itibariyle t-o-l-g-a tarafından düzenlenmiştir... Neden: öylesine....

  8. #8

    Kayıt Tarihi
    23-08-2007
    Mesajlar
    570
    Karizma Gücü
    0
    [QUOTE=t-o-l-g-a;5306009]Hayalle gerçek arasındaki kelimeler, bekler aşina bir-iki yolcu daha.

    Heryer çivit mavisiydi,düşlerim gibi hayallerim gibi ben gibi.
    Sokaklarsa korkunç ve yakıcı kırmızı,alışılamayan gerçekler gibi,saçlarım gibi,ve yine ben gibi...

    Susarak özlüyorum ,zaman zaman değil,artık şimdi...
    susarak özlüyorum hatırlayamadığım günlerimi,

    Nezaman gözlerimi kapatsam,
    İçime yürürdü gerçeklerin ayakları
    ve çivit mavisi laciverte dönerdi
    ağlardım...
    Benim hayal kurmaya pek vaktim olmadı,
    ben hep o ayakların sahibiyle yaşadım...

    Hayalle gerçek arasındaki kelimeler,hadi sizde bir renk seçin kendinize.(mavi-kırmızı ve lacivertin dokunulmazlıkları var)

  9. #9
    t-o-l-g-a
    Ziyaretçi
    Yaşananlar mı daha anlamlı,
    Ya da oralarda biryerlerde olduğunu bildiğim düşlerim mi?

    Hep böyle küçücükmüydü; doğduğum ev, mahallem, ilkokulum ve
    Tozpembe dünyayı kovalayıp, yakalayabildiğim zamanlar da diğer herşey?

    Ya bu koskoca şehirler, hep bu kadar büyükmüydü,
    Her semtinin bir katran karası gölgeye denk düştüğünü görmeden önce?

    Belki de geldiğim herşeyin sonudur farketmeden,
    Ödülsüz bir film şerididir bu gördüklerim zaten.

    Tozpembe başlangıcı ile katran karası sonu arasında,
    Yakut yeşili gözlerinde kalan hayatımdan ibaret...

  10. #10

    Kayıt Tarihi
    23-08-2007
    Mesajlar
    570
    Karizma Gücü
    0

    Hayallerİnİ Yak Evİnİ Isit

    Belki geçmiş zaman karmaşası,belki yok edilmeye çalışılan bir hayal,ve belki de büyük bir rüyaya karşı uyanış çırpınmaları bu yaşananlar.Oysaki gölgede kımıldıyoruz henüz,katranlar bulaşıyor ayaklarımıza...

    Hani o toz pembe olan çiçeğin güneşi,hani her yüzün çiçeği,yakından gelen cevaplar hani,solup giden firuzenin güzelliğini kim görüyor artık,duyan varmı yakutun çatlayarak açışını?

    Gerçekler yaş döküyor...çiseliyor çayırın üzerine...ve bakışlar,sanal ortamın solgun dalı.Ödenmesi gerekn bir haraç gibi,kaygının,endişenin getirdiği mutsuzluğu paylaşıyor herkes...kırmızıyı kuşanıyor yeşile inat,yüreğini çıkarıyor kılıfından, pembeye yol veriyor,ve ortak payda altında katran karası geceye haykırıyor hep bir ağızdan ;

    HAYALLERİNİ YAK EVİNİ ISIT...
    HAYALLERİNİ YAK EVİNİ ISIT...
    HAYALLERİNİ YAK EVİNİ ISIT...


    çok karamsar oldu galiba,bu gün günlerde yine lacivert,ondan olsa gerek...sevgilerle

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •