• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
15 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    alinay adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-08-2005
    Mesajlar
    1,860
    Karizma Gücü
    7

    Aleviler ve Ramazan


    Aleviler; oruç tutmayı yüce Allah’ın bir emri olarak kabul edip bu ibadeti kelimenin tam anlamıyla mümince yerine getirmektedirler.

    Bilindiği üzere Alevi inancında Muharrem ayında 12 gün süreyle oruç tutmak dinsel bir kuraldır. Alevilerin orucu Muharrem orucudur. Ramazan ayı münasebetiyle oruç tutmak Alevi geleneğinde yoktur. Bu durumu yadırgayan Sünni ve Şii misyonerler Alevileri Kur’an’daki Ramazan orucu buyruğuna uymadıkları gerekçesiyle ***** etmektedirler. Oysa Alevilerin Muharrem ayında oruç tutma geleneği, Ramazan orucu ve genel anlamda da İslam’ın oruç tutma buyruğu konusunda geliştirdikleri dinsel bir içtihattır. Bu dinsel içtihat, Alevilerin yaşadıkları kültürel, coğrafi ve tarihsel koşullar sonucu doğmuş olan bir zarurettir. Alevilerin büyük çoğunluk itibariyle göçebe Türkmenler olduğu düşünüldüğünde böylesi bir içtihadın zarureti daha iyi anlaşılacaktır. Sürekli göç eden bir insan topluluğunun yerleşik insanlar gibi bir ay süre ile aralıksız oruç tutmaları son derece zordur. Bu zorluk nefsi terbiye etme sınırlarının ötesine taşan bir eziyeti ifade etmektedir. Bakara Suresi 187. ayette de belirtildiği üzere yüce Allah insanlar için zorluk değil kolaylık istemektedir. Kullarının kendilerine yani nefislerine eziyet etmelerini istememektedir. Yüce Allah sırf kullarına eziyet olmasın diye Ramazan orucunda gece cinsel ilişkiye girme yasağını kaldırmıştır. Bir ay boyunca böylesi bir yasağa dayanabilmek pek çok kimse için elbetteki olanaksız denecek derecede zordur. Nitekim ayetten de anlaşıldığı üzere insanların çoğu bu yasağa uyamamışlardır. Oysa Muharrem orucu 12 gün sürdüğü için böylesi bir yasağa uymak ( yas dönemini oluşturan ilk on günde ) imkan dahilindedir.

    Peki Ramazan’da tutulması istenen orucu Aleviler neden Muharrem’e almışlardır ?

    Muharrem’de oruç tutmak Hazreti Muhammed de dahil hemen hemen tüm peygamberlerin yaptığı bir ibadettir. Nitekim, Ramazan orucunun inananlar üzerine yazılmasından / farz kılınmasından önce Muharrem orucunun tutulduğu bilinmektedir.
    Peygamberimiz Hazreti Muhammed’in döneminde İbrahim peygamberin inanırları olan HANİFLERİN ( Hanefiler değil !) Muharrem’de oruç tuttukları ve peygamberimizin de bu oruca iştirak ettiği İslam teologlarının ittifakla naklettiği bir bilgidir. Peygamberimiz Hicret sonrasına değin yani Ramazan orucu yazılıncaya değin Muharrem’de oruç tutma geleneğini sürdürmüştür. Ayrıca İbni Abbas’tan rivayet edilen bir hadisinde Hazreti Muhammed; Muharrem’de bir gün oruç tutmanın bir ay oruç tutmak kadar sevap olduğunu da dile getirmiştir.

    İşte Aleviler bu nedenlerden ötürü yüce Allah’ın oruç emrini içtihadi olarak Muharrem’de ifa etmektedirler. Bu içtihadı İslami bulmayan Sünni ve Şii kimi misyonerlere oruç konusunda kendi geliştirdikleri içtihatları gözden geçirmelerini tavsiye deriz. Tekraren söyleyelim ki, onların Kur’an’da hiçbir hüküm olmamasına rağmen kutup bölgelerinde yaşayanlar için oruca başlama ve oruç açma vakti hususunda ortaya koydukları içtihat ne derece İslami ise Ramazan ayında oruç tutma emrini Muharrem’de yerine getirme yönündeki içtihat da o derecede İslamidir. Yine Ramazan gecelerinde başlangıçta mevcut olan cinsel ilişkiye girme yasağının sonradan ilahi rahmet sonucu kaldırılması ne denli tanrısal bir merhamet içeriyorsa Muharrem ayında oruç tutmak da o denli isabetli ve doğru bir içtihattır.

    Tüm bunlara rağmen deniliyorsa ki” farz olan orucun vakti Ramazan ayıdır ve bunu değiştirmek hiçbir biçimde dinin ruhuna uygun değildir.” O halde yapılması Bakara Suresi 197. ayetle “ bilinen aylara “ tahsis edilmiş olan hac ibadetini Kurban Bayramı günlerine çekmek dinin ruhuna nasıl uygun oluyor ?

    Haccın zamanı konusunda bir değişiklik yapabilmek dinen mümkün ise Ramazan orucunun yada genel anlamda orucun zamanı konusunda da değişiklik yapabilmek öylece mümkündür ve dinseldir.

    Ramazan ayında tutulması gereken orucun başka aylarda da tutulabileceğinin kesin kanıtlarından biri de Bakara Suresi 184. ayette tüm çıplaklığıyla mevcut olan orucun kaza edilebilmesi hususudur . Bu ayette, Ramazan ayında çeşitli nedenlerle ( yolculuk, hastalık yada dayanamamak gibi ) oruç tutamayanların başka günlerde oruç tutabileceği yada kurtulmalık / fidye vermeleri gerektiği belirtilerek aslında ramazan orucunun başka günlerde de tutulduğunda Ramazan orucu yerine geçeceği ortaya konulmaktadır. Buna rağmen hala başka günlerde oruç tutmak Ramazan orucunun yerini tutmaz diyebilmek ne derece dinsel olabilir ki ?

    Bilindiği üzere Muharrem ayında oruç ve matem tutmanın teolojik nedenlerinden bir de Kerbela katliamıdır. Kerbela şehitleri ve tüm on iki imamlar için gösterilen bir saygının eyleme dökülmesi olarak da önemli bir işleve sahip olan Muharrem orucu ve matemi Alevilerin en ayırt edici vasıflarından biridir. Kerbela şehitlerine ve tüm on iki imamlara gösterilen saygının temelinde yatan en önemli nedenlerden biri mazlumiyettir. Kerbela şehitleri ve tüm on iki imamlar sadece İslam tarihi bağlamında değil tüm insanlık tarihi açısından da mazlumların zulme isyanının simgesel önderlerindendir. Bu nedenle onlar sadece Alevilerin değil hangi din ve inançtan olursa olsun tüm mazlumların saygıyla anmaları gereken önderlerdir.


    Kimi yorumlara göre Fecr Suresi 1. ve 2. ayetlerdeki; “Tan yerine / fecre ve on geceye ant olsun.” İfadelerinde geçen “ on gece “ sözüyle Muharrem’in on gününün kutsallığına ve dolayısıyla Muharrem orucuna işaret edilmektedir. Bu “ on gece “ sözüyle çok daha farklı hususların kastedildiği yönündeki yorumların mevcudiyetini de dile getirmek zorundayız.

    Ramazan ayında dileyenlerin 48 Perşembe oruçları kapsamında oruç tutmaları haricinde Ramazan ayı münasebetiyle oruç tutmak Alevi geleneğinde yoktur. Bu tutum yüzyılların hatta bin yılların getirdiği ve Alevi kimliğinin ayrılmaz bir parçası olan güçlü ve keskin bir özelliktir. Bu özelliğin yitirilmesi Alevi kimliğine vurulan ağır bir darbe olacaktır. Kanaatimizce bu özelliğin terk edilmesi Alevilik ve Aleviler açısından neredeyse intihar derecesinde dayanılmaz neticeler verecektir.

    Tarihte binlerce Alevi önderinin idam edilmesi, sürgün edilmesi, derilerinin yüzülmesi ve hatta ateşe atılıp yakılmasının nedenlerinden biri de Ramazan’da oruç tutmadıkları suçlaması değil midir ?

    Alevi önderleri idama, yakılmaya, sürülmeye, derilerinin yüzülmesine rağmen kimliklerinden vazgeçmemişlerdir. Eğer tarihte gerçekleşmeyen bu vazgeçiş bugün gerçekleşirse, bu durum Alevi kimliği açısından intihar değil de nedir ?

    Bu gerçekler akla getirildiğinde yukarıda telaffuz ettiğimiz “ intihar “ sözcüğünün anlamı daha iyi kavranacaktır.

    Alevilikte Muharrem orucu dışında da oruçlar vardır. Hızır orucu, Masum – u pak orucu, 48 Perşembe oruçları gibi. Ancak bu oruçlar zorunlu değildir. İş durumu ve sağlığı uygun olanların tuttukları oruçlardır. Kaldı ki Muharrem orucu da iş durumu ve sağlığı yerinde olanların tutmakla mükellef oldukları bir oruç olup kişinin nefsini terbiye amacına yöneliktir. Nefsi terbiye sınırlarını aşıp nefse eziyet pahasına oruç tutmak yüce Allah’ın emrinin hilafınadır. İş ve sağlık durumu uygun olmayanlar çalışma günleri dışında ve sağlıkları el verdiği ölçüde oruç ibadetlerini yerine getirebilirler.

    Şimdi Alevi ulularından oruç ile ilgili birkaç örnek deyiş / nefes sunalım:


    “Namazımız dara durmak,
    Orucumuz sabretmek ,
    Biz bir oruç tutarız ki,
    Ramazana benzemez…”

    Seyyid Nesimi


    “Oruç, namaz, zekat, hac
    Cürm ü cinayetdür
    Fakir bundan azaddur,
    Has u havas içinde...”

    “Savm (oruç), Salat, Hac, Zekat;
    Hicaptır aşıklara !
    Aşık, bundan münezzeh,
    Naz u niyaz içinde… “

    Yunus Emre

    Büyük Alevi Türkmen ozanı Pir Sultan Abdal ise Muharrem orucu ile ilgili olarak şöyle demektedir:

    Birini tutan Hakk’ın yeter
    İkisini tutan günahın atar
    Üçünü tutan cennette yatar
    Engür olmuş Hakk ceminde ezilir.

    Dördünü tutana veli dediler
    Beşini tutana ulu dediler
    Altısını tutana dolu dediler
    Engür olmuş Hakk ceminde ezilir.

    Yedisin tutan havada uçar
    Sekizin tutan hülleler biçer
    Dokuzun tutan cennetin açar
    Engür olmuş Hakk ceminde ezilir.

    Pir Sultan Abdal’ım onunda zahmet
    On birini tutana indi rahmet
    On iki tutana nasiptir cennet
    Engür olmuş Hakk ceminde ezilir.


    Sonuç:

    “Akıl Tutulması ve Oruç” başlıklı yazımızı ulaşılan sonuçları maddeler halinde yineleyerek sonlandıralım.


    Oruç tutmak İslam dinine göre yüce Allah’ın bir emridir.


    Oruç, nefsi terbiye etmek ve böylece Allah’ın rızasını kazanmak için tutulur.


    Nefse eziyet etmek nefsi terbiye etmenin dışındadır. Allah nefse eziyeti yasaklamaktadır. Bu durum pek çok ayette olduğu gibi Bakara suresi 187. ayette de net bir biçimde belirtilmiştir.


    Değişen koşullar sonucu ibadetlerin kimi kuralları da değiştirilebilmektedir. Nitekim Bakara Suresi 187. ayette belirtildiği gibi önceden Ramazan orucunun gecelerinde cinsel ilişkiye girmek yasak iken yüce Allah, bunun insanların nefislerine eziyet olduğunu buyurarak söz konusu yasağı kaldırmış, dolayısıyla değişen koşullar gereği ibadetlerdeki kuralların da değişebileceğini kullarına öğretmiştir.


    Kur’an’da, kutup bölgelerinde yaşayanların oruçlarına başlama ve oruç açma vakitleri konusunda her hangi bir bilgi yokken bu hususta içtihadi olarak bir hüküm ortaya konulmuştur. Bu tutum ibadetlerle ilgili olarak çeşitli içtihatların yapılabileceğinin bir diğer kanıtıdır. Benzer bir içtihat da hac konusundadır. Bakara Suresi 197. ayette; “ Hac bilinen aylardadır…” ifadesine rağmen bu ibadet Sünni ve Şii Müslümanlarca üç gün içerisinde yapılmaktadır. Bu da bir içtihattır. Bu içtihadın peygamberin uygulamasına dayandırılmasının, içtihadı, içtihad olmaktan çıkarmayacağını söylemeye gerek bile yoktur. Ayrıca Hacca gidiş vasıtalarının belirtildiği Hac Suresi 27. ayette, “ …yaya yahut yorgunluktan incelmiş develerle derin vadilerden geçerek sana gelsinler” denilmek suretiyle hacca gidiş araçları belirtilmiş fakat günümüzde yeni vasıtalar icat olunduğu için ayette belirtilen vasıtalarla hacca gitme hususu yeni bir yoruma tabi tutularak “ Makaasıt, vesail ile karıştırılmamalıdır. “ anlayışıyla asıl olanın haccetmek olduğu, vasıtaların ise bir öneminin bulunmadığı şeklinde bir hükme varılmaktadır. Görüleceği üzere bu da bir içtihattır. O halde asıl olan oruç tutmak ise bunun da çeşitli zaman dilimlerine bağlanmasının öneminin olmayacağı aşikardır.


    Oruç tutmaktaki amaç nefsi terbiye etmek ise o halde “ Nefis terbiyesi sadece Ramazan ayında olur, başka bir ayda olmaz !” demek yersizdir, yersiz olduğu kadar gülünçtür de…


    Alevilerin oruç ayı içtihadi olarak Muharrem ayıdır. Muharrem ayında oruç tutmak yüce Allah’ın oruç tutma buyruğunu yerine getirmek amacıyla ifa edilen bir ibadettir.


    Muharrem ayında oruç tutmak, Ramazan orucu kadar muteber ve sevaptır. Muharrem orucunu nafile bir ibadet olarak değerlendirip Ramazan orucunun yerini tutmayacağını ileri sürmek boş bir iddiadan başka bir şey değildir. Aleviler için bu iddianın hiçbir bağlayıcılığı ve hiçbir değeri yoktur.


    Dileyenlerin 48 Perşembe oruçları kapsamında Ramazan ayı içerisinde üç gün süreyle oruç tutmaları tümüyle kişisel bir tercih olup Ramazan ayı münasebetiyle tutulan bir oruç hüviyetinde değildir.


    Alevi geleneğinde Ramazan orucu tutmak yoktur. Bu tavır, Alevi kimliğinin en ayırt edici özelliklerinden biridir. Bu özelliğin terk edilmesi, Alevi kimliğinden taviz vermekle eşdeğerdir.


    Tarihte pek çok Alevi önderinin öldürülme, sürgün edilme ve yakılma sebepleri arasında, Ramazan ayında oruç tutmama suçlamasının da bulunduğu gerçeği Aleviler için historik bellek bakımından yaşamsal öneme sahiptir.


    Her inanç için olduğu gibi Alevi inancı için de inanca dair kuralların ve ibadet esaslarının bir kısmını benimseyip bir kısmını benimsememek mümkün değildir. Bir inanca mensup olabilmek için o inancın tüm esaslarını eksiksiz kabul etmek şarttır. Bu bağlamda her Alevi, Aleviliğin diğer hususlarda olduğu gibi oruç konusundaki tutum ve içtihatlarına da bağlı kalarak kimliğine mensubiyetini sürdürmelidir.



    Mustafa Cemil KILIÇ

    İLAHİYATÇI / SOSYOLOG

    03.01.2007 / İstanbul
    "senin kadar görgülü, bilgili, kültürlü, ahlâklı, zeki, akıllı, entelektüel, doğru, düzgün biri değilim...
    sen çok farklısın, kıskanıyorum seni..."

  2. #2
    Ufukalp adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-09-2007
    Mesajlar
    268
    Karizma Gücü
    0

    Dikkat !!! (Bilhassa alevi kardeşlerimiz)

    Elhamdülillah müslümanım diyen bazı kardeşlerimiz babadan,dededen gördüğü yanlış bilgilerle (bazı alevi grupları) Ramazan ayında oruç tutmayıp Muharrem ayında tutmaktadır.
    Muharrem kutsal bir aydır o ayda oruç tutmak da gayet faziletli ve güzel bir ibadettir,Ancak;farz olan Ramazan orucunu tutmak şartıyla...Muharrem'i Ramazan'a alternatif görmemek şartıyla...
    Rabbimiz Kur'an-ı Kerim'de sadece senede bir ay oruç farz kılındı buyurmuyor,bu ayın ismini belirtiyor.Bunu bilerek reddedip farklı alternatifler aramak haşa Kur'an'ı inkardır,küfürdür. Rabbimiz Bakara Suresi 185. ayetinde şöyle buyurmaktadır;
    ''Ramazan ayı, ki onda Kuran, insanlara yol gösterici ve doğruyu yanlıştan ayırıcı belgeler olarak indirildi. Sizden bu ayı idrak eden, onda oruç tutsun; hasta veya yolculukta olan, tutamadığı günlerin sayısınca diğer günlerde tutsun. Allah size kolaylık ister, zorluk istemez. Bu kolaylıkları, sayıyı tamamlamanız ve size yol gösterdiğine karşılık O'nu ululamanız için meşru kılmıştır; ola ki şükredersiniz''
    Allah hepimize samimi iman ve layıkıyla kulluk nasib etsin inşaallah.
    Hepinizin mübarek Ramazan ayınızı tebrik eder sağlık ve esenlikler dilerim.


    SÖZ KONUSU VATAN İSE GERİSİ TEFERRUATTIR

  3. #3
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    22-04-2007
    Mesajlar
    548
    Karizma Gücü
    0
    Ama ramazan ALLAH tan farz bir oruçtur

    Muharrem Orucu nedir?

    10 Ekim 680 de Hz. Ali'nin oğlu ve Hz. Muhammet'in torunu Hz. Hüseyin ve sevenleri (toplam 72 kişi) Kerbela'da acımasız bir şekilde katledildiler.
    Aleviler bu acı olayı kınamak için, her yıl Muharrem Ayının onuncu gününden başlamak üzere, 12 gün oruç tutarak yas tutarlar. Aleviler Muharrem orucu ile Hz. Hüseyin`in şahsında Ehlibeyte bağlılıklarını dile getirirler ve ayni zamanda zalimin zulmünü lanetlerler .

    Muharrem orucunun bir diğer özelliği de insanin kendi iç benliğine yönelmesi, yanlışlarını-doğrularını, eksilerini-artılarını hesaplaması ve bütün bunların sonucunda daha iyiye, doğruya, güzele yönelmesidir. Muharrem orucu, bütün bu özellikleriyle önemli bir ibadettir.



    Muharrem Orucu nasıl tutulur?

    Kurban Bayramının 1. gününden başlayarak 20 gün sayılır. 20. günün akşamı Muharrem Orucu için niyet edilir ve oruç başlar. Niyet edildikten sonra gün doğumu ile gün batimi arasındaki sürede hiç bir şey yenilmez ve içilmez. Gün batimi ile iftar açılır.

    Oruc süresince (12 gün boyunca) düğün,nişan,sünnet ve benzer törenler/etkinlikler yapılmaz, kurban kesilmez, et yenilmez, Kerbela Şehitleri'nin çektikleri susuzluğu hissetmek için su içilmez (Su saf olarak içilmemektedir. Vücudun su ihtiyacı yenilen yemeklerden, çay,kahve,meşrubat,meyve suyu,ayran gibi sıvı içeceklerden karşılanır).

    Muharrem orucunun on ikinci günü ise On iki İmamlar 'in anısına on iki çeşit gıdadan oluşan Aşure Çorbası pişirilerek komşulara dağıtılır ve böylece o yılki Muharrem Orucu noktalanır.

    Görüldüğü gibi muharrem orucu kişiye adanmış acısının yasını tutmak için tutulmuş bir oruçtur Gelenek olmuş bir oruçtur

    Ramazan ALLAH ın insanlara farz kıldığı bir oruçtur

  4. #4
    Ufukalp adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-09-2007
    Mesajlar
    268
    Karizma Gücü
    0
    Alinay kardeş,
    Diyorsun ki ;

    Ramazan ayında tutulması gereken orucun başka aylarda da tutulabileceğinin kesin kanıtlarından biri de Bakara Suresi 184. ayette tüm çıplaklığıyla mevcut olan orucun kaza edilebilmesi hususudur . Bu ayette, Ramazan ayında çeşitli nedenlerle ( yolculuk, hastalık yada dayanamamak gibi ) oruç tutamayanların başka günlerde oruç tutabileceği yada kurtulmalık / fidye vermeleri gerektiği belirtilerek aslında ramazan orucunun başka günlerde de tutulduğunda Ramazan orucu yerine geçeceği ortaya konulmaktadır. Buna rağmen hala başka günlerde oruç tutmak Ramazan orucunun yerini tutmaz diyebilmek ne derece dinsel olabilir ki ?

    Burada kendin de belirtmişsin Ramazan orucunun başka günlere kaydırılabilmesi için hastalık,yolculuk gibi mazaretleri olmalıdır,aksi halde cevaz yoktur.Bu mazaretlerden dolayı dahi olsa onun yerine başka aylarda tutarken tutamadığın Ramazan orucunun kazasına niyet etmek şarttır.Görüldüğü üzere örnek verdiğin ayette Ramazan ayının mazaretsiz tehirine ve başka isimler altında tutulmasına müsade verilmemektedir.Ayetleri farklı amaçlarla farklı şekillerde yorumlamak büyük günahtır.

    Yine diyorsun ki;

    Her inanç için olduğu gibi Alevi inancı için de inanca dair kuralların ve ibadet esaslarının bir kısmını benimseyip bir kısmını benimsememek mümkün değildir. Bir inanca mensup olabilmek için o inancın tüm esaslarını eksiksiz kabul etmek şarttır. Bu bağlamda her Alevi, Aleviliğin diğer hususlarda olduğu gibi oruç konusundaki tutum ve içtihatlarına da bağlı kalarak kimliğine mensubiyetini sürdürmelidir.

    Kardeş burada da Alevilik inancından bahsetmişsin ki,bunu İslamiyet çatısı altında bir inanç sistemi olarak görebilmek pek mümkün olmamakta.
    Şöyle ki; İslam dininde zamanla ortaya çıkan çok ufak yorum farkları olagelmiş ve temel prensibi bozmadan birtakım mezhepler oluşmuştur.Tüm İslam alimlerinin ittifak ettiği dört hak mezhep vardır ve aralarında asli konularda bir fark bulunmamaktadır.Bunun dışında İslam dininde Kur'an'la büyük çelişki içerisinde olan böyle bir inanç sistemine yer yoktur.

    Rabbimiz Kur'an-ı Kerim'de apaçık ismiyle Ramazan ayını belirtmişken bunda hiç bir şüphe yokken anlamıyorum derdiniz amacınız ne ki illa da buna uymayıp başka zamanlara meylediyorsunuz.Allah'ın emrettiğine kısmen de olsa karşı gelmeyi İslam'dan saymak pek akıl işi görünmüyor.
    Allah hepimize layıkıyla kul olmayı nasib etsin inşaallah.


    SÖZ KONUSU VATAN İSE GERİSİ TEFERRUATTIR

  5. #5
    attilahun adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-02-2006
    Mesajlar
    2,505
    Karizma Gücü
    7
    Benim alevi bir arkadaşım vardı. Harbi Alevi idi. Ramazan'da orucunu tam tutardı. Hatta ben tutmazdım o zamanlar, bana fırça atardı.

    Yani üzerine oturduğunuz bölgelerinizle yorum yapmanıza gerek yok.
    TARİH, SADECE TARİHTEN DERS ALMASINI BİLMEYEN MİLLETLER İÇİN TEKERRÜR EDER. TARİHTEN DERS ALMASINI BİLMEYEN MİLLETLERİN COĞRAFYALARINI BAŞKALARI ÇİZER!


  6. #6
    adoka adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    17-04-2006
    Mesajlar
    1,453
    Karizma Gücü
    7
    Muharrem orucu

    Kurban Bayramı Hicri Takvim e göre Zilhicce ayının 10. günü başlar.Kurban Bayramının 1. gününden başlayarak 20 gün sayılır.20. günün akşamı Muharrem Orucu için niyet edilir ve oruç başlar. Muharrem Orucundan önce 3 günlük MASUM-U PAK ORUCU tutulur. Bu oruç Küfe den şehit düşen Müslüm Bin Akıyl ile çoçukları İbrahim ve Muhammet için tutulur. Müslüm , İmam Hüseyin in amcasının oğlu ; İbrahim ile Muhammet ise amcasının torunlarıdır. 3 günlük Masum-u Pak ve 12 günlük Muharrem Orucu olmak üzere toplam 15 gün oruç tutulduktan sonra Muharrem Ayının 13. günü kurbanları tığlanır ve AŞURE dağıtılır.Kurban İmam Ali Zeynel Abidinin Kerbela Katliamın dan kurtuluşundan duyulan sevinci belirtir. Muharrem Ayında eğlence yapılmaz; bıçağa ve kesici aletlere el sürülmez; düğün-nişan-sünnet törenleri yapılmaz; karı koca ilişkileri kesilir; kurban kesilmez;et yenilme; Kerbela Şehitleri'nin çektikleri susuzluğu hissetmek için su içilmez; eğlence yerlerine gidilmez; saç ve sakal traşı olunmaz.
    Günümüzde bunların bir bölümü uygulanamamaktadır. Örneğin, sakal traşı olmamak gibi...
    Su saf olarak içilmemektedir. Vücudun su ihtiyacı yenilen yemeklerden , çay-kahve-meşrubat-meyve suyu-ayran gibi sıvı içeceklerden karşılanır.
    Alevi inancı şekilciliğe takılıp kalmayı değil, özü benimser. Aklın ve ilmin yolundan ayrılmaz. Önemli olan İmam Hüseyin'in ve diğer Kerbela Şehitleri'nin çektikleri acıyı ve zorlukları beyninde, kalbinde ve gönlünde duymaktır. Onlar gibi düşünüp, onlar gibi yaşayıp,onlar gibi inanmaktır. Zalime karşı çıkıp, mazlumdan yana olmaktır. Eline-diline-beline sadık olup insanca ve onurluca yaşamaktır. Onlar'a layık olmaktır. Ölmeden önce ölmek, öldükten sonra yaşamaktır. Yaşayan ölü olmamaktır. Yarın onlar'ın huzuruna alnı açık yüzü pak çıkmaktır. Onlar'ın bıraktığı onurlu mirasa sahip çıkmaktır.
    Muharrem Orucu'nun sahuru yoktur. Belirlenmiş bir iftar vakti de yoktur. Oruç tutulmadan önce şöyle niyet edilir.
    "BİSMİ ŞAH. ALLAH ALLAH. ERENLERİN HİKMETİNE. ER HAKK MUHAMMET-ALİ AŞKINA. İMAM HÜSEYİN EFENDİMİZİN SUSUZLUK ORUCU NİYETİNE. KERBELA ŞEHİTLERİ'NİN TEMİZ RUHLARINA MATEM ORUCU NİYETİ İLE HZ. FATMA ANAMIZIN ŞEFAATİNE. 12 İMAM, 14 MASUM-U PAK EFENDİLERİMİZİN ŞEVKİNE, 17 KEMERBESLER HÜRMETİNE HAZIR-GAYİP GE&#199K ERENLERİN YÜCE HÜMMETLERİ ÜZERİMİZDE HAZIR VE NAZIR OLA. YUH MÜNKİRE. LANET YİZİD'E. RHMET MÜMİN'E ALLAH EYVALLAH. HÜ"
    Akşam olup güneş batınca,karanlık gözle görünce oruç açılır.Yatmadan önce niyet edilir.Niyetten sonra Muharrem Orucu başlar.Gece sahura kalkma uygulaması Muharrem Orucu'nda yoktur.
    Çeşitli kaynaklara göre Muharrem Ayı' nın 10. günü birçok olay gerçekleşmiştir. Bunlardan bazıları şunlardır : " İmam Hüseyin' in şehadeti, Adem Peygamber' in bağışlanması ,Nuh Tufanı' nın başlanması, Yunus Peygamber' in balığın karnından çıkması İbrahim Peygamber' in Nemrut' un ateşi yanmaması, İdris Peygamber'in göğe çıkarılışı, Yakup Peygamber' in oğlu Yusuf Peygamber' e kavuşması Yakup Peygamber' in gözlerinin tekrar görmeye başlaması Yusuf Peygamber' in atıldığı kuyudan kurtulması , Eyüp Peygamber' in sağlığına kavuşması Musa Peygamber' in Kızıldeniz' i asası ile delip geçmesi , Firavun' un Kızıldeniz' de boğulması , İsa Peygamber' in doğumu, İsa Peygamber' in göğe alınışı"
    Muharrem Ayı kutsal ayıdır.Muharrem Ayı haram aylardandır.Bu ayda savaşmanın yasak olduğu Kur' an-ı Kerim' de açıkça belirtilmiştir.Muharrem Ayı Hicri ( Kameri ) ayının ilk ayıdır.1 Muharrem Hicri yılbaşıdır.Allah emirleri kesindir.O' nun yasalarında herhangi bir değişiklik bulunmaz.Son Peygamber olan Hz.Muhammet' e ne gönderdi ise önceki peygamberlerin hepsine de aynısını göndermiştir.Bu durum Kur'an-ı Kerim' de defalarca belirtilmiştir.
    AHZAP SURESİ 62. AYET' te " Allah' ın bundan önce gelip geçenler hakkında uyguladığı yasa budur.Allah' ın kanununda/tavrında/davranışında bir değişiklik bulamazsınız." Denilmektedir.FETİH SÜRESİ23. AYET' te " Bu Allah'ın öteden beri işleyip duran yolu /yasasıdır.Allah' ın yolunda ve yasasında hiçbir değişme bulamazsınız" denilmektedir.
    BAKARA SÜRESİ 183. AYET' TE " Ey iman sahipleri!
    Oruç sizden öncekiler üzerine yazıldığı gibi sizin üzerinize de yazılmıştır. Bu sayede korumanız umulmaktadır" denilmektedir.Bu ayetlerin hükmünden de anlaşılır ki diğer peygamberlere de İslam Dini' nin kuralları tebliğ edilmiştir.Aynı kurallar Hz. Muhammet tarafından da uygulanmıştır.Adem Peygamber' den itibaren tüm Peygamberler ibadetlerini GECE yapar.ve yaptırırdı.TÜM PEYGAMBERLER ZAMANINDA ÜÇ GÜNLÜK HIZIR ORUCU VE MUHARREM ORUCU TUTULURDU. İslam Dini' nin oruçla ilgili kuralları bunlardan ibarettir.Bu kurallar İNCİL-TEVRAT ve ZEBUR' da da vardır. Hz. Muhammet' ten sonra iktidarı ele geçiren Emevi ve Abbasi çeteleri bu kurallara uymamışlar; bir sürü yalan - dolanı dinin içine sokarak yeni kurallar oluşturmuşlardır. NİSA SÜRESİ 92. AYET' te " Herhalde bir Müslüman' a layık değil ki haksız olarak bir Müslüman ' ı bile bile öldüre . Meğer ki hataen bir ok veya silah gazası ola . Her kim bir Mümin' in bilmeden ölümüne sebep olsa bile esir düşmüş bir Müslüman kulu veya cariyeyi azad etmek üzerine farz olur.Ayrıca ölenin ailesine diyet vermelidir.Meğer ki ölünün ailesi diyet almayalar ya da bağışlayalar.Eğer ölü sizin düşmanınız olan bir topluluktan olsa bile Mümin 'dir.
    Katilin üzerine kadın ya da erkek bir esiri azad etmek borçtur.O da idama mahkum oluş boynunu zincirden kurtarıp serbest bıraktıra.Aranızda anlaşma olan bir topluluktan olsa bile mirasçılara diyet verilmesi gerekir.Ancak Asker ya da yoksul olup esir,cariye veya idam mahkumu azad etme gücü ve parası olmayan KATİLLERİN HEPSİNİN İKİŞER AY VEYA BİR AY ORUÇ TUTMALARI ÜZERİNE FARZ VE BORÇTUR.BU ORUÇ BORCU VE FARZ EMRİ İNSAN &#214DÜRMEMELERİ İÇİN MÜSLÜMANLARIN ÜZERİNE ALLAH' IN FARZ KILDIĞI BİR KATİLLİK NİŞANIDIR Kİ T&#214BE EDİP KİMSEYİ &#214DÜRMEYELER. ALLAH HERŞEYİ BİLİR." Denilmektedir.
    BAKARA SÜRESİ 185. AYET' te
    " Ramazan Ay' ında eğriyi doğrudan ayırıp doğru yolu gösterici Kur'an-ı bazı ayetleri indi.SİZLERDEN HER KİME Kİ FARZ OLDU BU AYLARDA ORUÇ TUTSUN." denilmektedir.
    İmam Hüseyin' in Kerbela' da şehit edilmesinden sonra 4 kitapta farz ve hak olan Muharrem Orucu YEZİT tarafından yasaklanmış otuz günlük KATİLLİK ORUCU tutturulmuştur.Abbasi' lerde otuz günlük KATİLLİK ORUCU' NU MİZRAKİ İLMİHAL kararı ile ve kılıç zoruyla Türkler' e ve Acem' lerde tutturmuşlardır.
    Yezit, kerbela katliamından kurtulan İmam Ali Zeynel Abidin' i halkın isyan etmesinden korkarak Medine' ye göndermiş İmam Zeynel Abidin' in serbest bırakılması Yezit' e isyanı durdurmuş ancak halkın kerbela katliamını yapan katillere duyduğu kin ve nefret duygularını bastıramamış.Bunun üzerine Yezit askerlerine ve kendisine bağlı bulunanlara NİSA SÜRESİ' nin 92. Ayet' inde emredilen KATİL ORUCU' nu tutmalarını emreden bir ferman dağıtmış ve bu Oruc' u tutmayanları öldürtmüştür.Böylece hem yer yer ayaklanan halkın isyanını önlemiş hem de iktidarını sağlamlaştırmıştır.Yezit' le başlayan bu gelenek günümüzde de devam etmektedir.
    FECR SÜRESİ 1. AYET' te " Ya Muhammet o Muharrem' in on sabahı ve akşamı hakkı için ve çift olup duranlara ve dahi on gecelere and olsun ki akıl sahipleri olanlara itibar edip son amaçlarını onunla inceleme ve araştırma yaparlar" denilmektedir.
    ARAF SÜRESİ 142. AYET' te "Musa' ya kırk gece ve otuz gece ikrarlanma verdik.O otuz on gece ile tamamladık.Musa kardeşi Harun' a sen benim vekilimsin.toplumu yönet , barışçı ol ve emrimi tutmayan fesatçılara uyma." denilmektedir.
    Bu emirlerden ongün ve geceye and içen Allah' ın bugün ve gecelerine oruçla geçirenlerin Allah' a itaat edenler olacağını açıklamasıda MUHARREM ORUCU' NUN ALLAH'IN EMRETTİĞİ VE MÜMİNLERCE TUTULMASI GEREKEN ORUÇ OLDUĞUNUN EN A&#199K KANITIDIR.
    .

    kaynak http://www.karacaahmet.org/makaleler...ext=83&prew=81
    Herkesin Kâbesi Var Benim Kâbem İnsandır.


    Dörtnala gelip Uzak Asya'dan
    Akdenize bir kısrak başı gibi uzanan
    Bu memleket bizim!

  7. #7
    Ufukalp adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-09-2007
    Mesajlar
    268
    Karizma Gücü
    0
    Attilahun kardeş.
    Benim de bahsettiğim o zaten kim ve ne olursa olsun Ramazan orucunu Allah'a inanan herkes tutmalı çünkü farz bir ibadettir.O arkadaşın da dinin bir farzını eda etmiş güzel.
    Ancak yukarda Alinay arkadaşımızın yazısına bakarsan o arkadaşını alevi kabul etmiyor bu düşüncedekiler.
    Bak ne deniyor yazıda ;
    Alevi geleneğinde Ramazan orucu tutmak yoktur. Bu tavır, Alevi kimliğinin en ayırt edici özelliklerinden biridir. Bu özelliğin terk edilmesi, Alevi kimliğinden taviz vermekle eşdeğerdir.

    Durum böyle olunca ve apaçık ayetlerde varken söylenecek başka bir söz kalmıyor.
    Müslüman tebliğ görevini ifa eder gerisi Allah'ın takdiridir.


    SÖZ KONUSU VATAN İSE GERİSİ TEFERRUATTIR

  8. #8
    İsyan Ateşi adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    17-03-2007
    Mesajlar
    870
    Karizma Gücü
    0
    Benim annem de babam da Alevi.
    Annem Elazığlı babam Sivaslı.
    Annemlerin ailesi ramazan ayında oruç tutuyor.
    Lakin babamların ailesi ramazan ayında oruç tutmuyor.
    garip değil mi?
    Büyük Türk Milleti!
    Atatürk için toplanalım!
    -Mustafa Kemal’in Milli Kurtuluş idealini yaşatmak için,
    -Mustafa Kemal devrimine saldıran karanlık güçlere dur demek için,
    -Milletçe yabancı uşaklığına düşmekten kurtulmak için,
    -Tam bağımsız geçekten demokratik Türkiye için,
    -Gazi Mustafa Kemal’in Milli Kurtuluşçu saflarında toplanalım.!
    -Yaşasın Türkiye!
    -Yaşasın yarının bağımsız Türkiyesi için mücadele!

  9. #9
    Ufukalp adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    08-09-2007
    Mesajlar
    268
    Karizma Gücü
    0
    DR-DEATH Kardeşim,
    İlk açıklamam da zaten bak ne demişim
    ''Elhamdülillah müslümanım diyen bazı kardeşlerimiz babadan,dededen gördüğü yanlış bilgilerle (bazı alevi grupları) Ramazan ayında oruç tutmayıp...''
    Aleviler değil,bazı alevi grupları demişim.Elbette Ramazan orucunu tutan,beş vakit namazını kılan alevi kardeşlerimiz de var.Ramazan orucunu tuttuktan sonra Muharrem ayında oruç tutmak çok faziletli bir ibadettir.


    SÖZ KONUSU VATAN İSE GERİSİ TEFERRUATTIR

  10. #10
    <span style='color: #8B0000'>Tek Adam</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    21-09-2007
    Mesajlar
    8,692
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    6
    Kuran_ı Kerim'de Ramazan ayında oruç tutunuz denilmiştir ama bu ay boyunca 30 g&#252;n oruç tutun denilmemiştir. Ve Aleviler de Kadir gecesi dahil olmak &#252;zere 3 g&#252;n oruç tutarlar bu ay içinde.

    Alevilerde Muharrem Orucu vardır.

    Kuran-ı Kerim'de
    Andolsun tan yerinin ağırma vaktine, on geceye” Fecr Suresi, 1, 2

    Bu ayet Muharrem orucuyla ilgilidir ve 10 g&#252;n olduğu aşikar şekilde bellidir..Ama bizler 12 İmamlar adıan bir g&#252;ne tamamlamak için 12 g&#252;n tuttarız hatta bazılarımız Masum-u Paklar içinde 3 g&#252;n daha tutarlar ve 15 g&#252;n olur.

    Yine Kuran’da: “Ey iman sahipleri! Oruç sizden öncekilerin &#252;zerine yazıldığı gibi, sizin &#252;zerinize de yazılmıştır. Bu sayede korunmanız umulmaktadır”Bakara Suresi, 183

    Bu ayetlede Hz. Muhammet'ten öncede bu orucun tutulduğunu söyl&#252;yor.

    Hz. Nuh tufandan kurtulunca 10 g&#252;n oruç tutmuştur.
    Yunus balığın karnından çıkınca 10 g&#252;n oruç tutmuştur.
    Hz. Adem eşiyle buluştuğunda 10 g&#252;n oruç tutmuştur.
    “Dünyaca bilinmektedir ki, bizim devlet yönetimimizdeki ana programımız, Cumhuriyet Halk Partisi programıdır. Bunun kapsadığı prensipler, yönetimde ve politikada bizi aydınlatıcı ana çizgilerdir. Fakat bu prensipleri, gökten indiği sanılan kitapların doğmalarıyla asla bir tutmamalıdır. Biz, ilhamlarımızı, gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya yaşamdan almış bulunuyoruz.”

    Ülke ne zaman darda kalsa bir KEMAL çıkıyor!

 

 
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Bu aleviler Atatürk'e mi secde ediyor ?
    TOPLUM VE İNSAN bölümünde |BenHur| tarafından açılmış
    Yanıt: 9
    Son Mesaj: 15.08.11, 00:45

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •