Düşünüyoruz ve bizler birbirimize değişik sesler çıkarıp,harflerden olusan alfabe dediğimiz sistemle anlaşıyoruz.
Bu olayın böyle olması insana birşey anlatıyor mu ? Anlatıyorsa ne anlatıyor ? Kısaca ne bu yaa ?![]()
Düşünüyoruz ve bizler birbirimize değişik sesler çıkarıp,harflerden olusan alfabe dediğimiz sistemle anlaşıyoruz.
Bu olayın böyle olması insana birşey anlatıyor mu ? Anlatıyorsa ne anlatıyor ? Kısaca ne bu yaa ?![]()
Biz bugün ''canlı''nın nerede yaşadığını,neden ibaret olduğunu,adını sanını bile bilmiyoruz.Bizi tek başımıza bırakın,elimizden kitapları alın o saat şaşkına döner,ne yana gideceğimizi,kimden yana çıkacağımızı,kimi sevip,kimden nefret edeceğimizi bilemeyiz.İnsan olmak,yani gerçek,kendi vücuduna sahip,kanlı canlı bir insan olmak dahi bize güç geliyor ; bundan utanıyor,ayıp sayıyor,bildik,genel anlamda insan olmaya çabalıyoruz hep.Aslında biz ölü doğmuş yaratıklarız ; zaten çoktandır canlı olmayan babalardan dünyaya geliyoruz ve bundan da gittikçe daha çok hoşlanıyoruz.Bundan zevk alıyoruz.Yakında bir kolayını bulup doğrudan doğruya fikir dölleri olarak dünyaya geleceğiz.
Dostoyevski
Konuşmak acaba düşünme eylemini basit hale mi getiriyor?
olmasa idi,sadece yazma eylemi olsa idi,o zaman nasıl olurdu merak etmiyor değilim.
Boş konuşan bu kadar çok ağız,gürültülere malzeme olan onca kalabalık varken bir kusur işlediysem affola ama bunların topu gürültü kirliliğine giriyor şahsıma göre.
Eminim ki hiçbiri bu amaç uğruna varolmak istemezdi?
Ne konuşmak eylemi,ne de harfler..
-kaç yıldır bu sokaktan geçiyorsun, başka yol bulamadın mı ?-demek sen de kaç yıldır bu sokaktasın. hala çıkamadın mı ?...
bize birbirimizi anlatıyor...kendimizi ifade edebiliyoruz en basitinden...
boş veya dolu da olsa herkesin bir şekilde anlaşmasına ya da eksileriyle bakarsak özlemin'de dediği gibi gürültü kirliliği olsa da yine de bizim için bir iletişim amacıdır...
elbet ki o kadar boş lafın içinden tek bir anlamlı cümle kurabileceğiz,duyabileceğiz ya da yazabileceğiz...
En basit yalanları gözümün içine bakarak söyleyen aptallar tanıdım; inandığımı Sandılar...Bense onların kuş kadar akılları ve cahil cesaretlerine hayrandım...
Dedim: Çok yalnızım.
Dedin: ... Ben ki sana çok yakınım. Bakara-186
enteresan .... cok konusan hatta susmayan biri olarak hiç düsünmemistim ..![]()
ben zaten ''sade ve sadece ''geçiyordum buralardan ...
Telepatiyi tercih ederdim![]()
Sözler, sözcükler düşüncenin gölgesi olabilir ancak... Hiçbir ses, hiçbir harf düşünceyi tam olarak karşılayamaz...
Romanın bir yerinde Erkek:
"Hayatta bir takım hedeflere saplanmak, kendine zincire vurmaktır.
Mutluluğun var olmadığını, cennetin var olmadığını, kazanılacak ya da kaybedilecek hiçbir şey olmadığını ve hiçbir şeyin özünün değiştirilemeyeceğini anlamak gerekir.
Ve bundan sonra insana sadece ümitsizliğin kaldığına inanmak, bir kere daha yanılmaktır.
Çünkü ümitsizlik de bir yanılsamadır." der.
Çok ilginç bir bakış açısı.Hakikat düşününce açtığınız konu,elimizin altindaki büyük değerleri hatırlatır cinsten.bende hiç düşünmemiştim
bir de syöle bir knou vraki isnalnar kleimelredeki hrafelr kraşıık osla bile oukybaimltedir..
ytereki ilk ve son hraf dğoru yreidne oslun![]()
.
"ayak alfabesini" dene bir de istersen.![]()
doğada var olanı yargılayamazsın.. konuşmak gerekiyor bu dünya için geçerli tabii.. iyi düşün iyi konuş konuşmayı seversin..