İMAN, bir binektir ki, ona çıkan yüce makamlara,tahayül bile olunamayacak üstün huzurlara varır.
Akıldan uzak duran şeye,kalbin yatmasının sebebi iman'dır.Şu iyi bilinmelidir ki, her ne şey akılla bilinir; o, iman olarak kalbin yattığı şey değildir.Ki böylesi nazari ilimdir,gözle görülerek ispat edilen delillerle elde edilmiştir.Dolayısıyla bu, iman cihetinden sayılmaz.Çünkü iman'da şart olan, kalbin bir şeyi şeksiz, şüphesiz ve delilsiz kabul edip tasdik etmesidir.Bu tasdik de halis olmalıdır.
Bu mana icabıdır ki,akıl kuşu hikmet kanatlarıyla uçar,hikmetse delillerden ibarettir,delillerse, anca eseri belli şeylere götürür.Yani zahir olan şeylere.Batini mevzulara gelince,onlar için,elbette delil bulunamaz,aranmaz da.
İman kuşu ise,kudret kanadı ile uçar.Onun için durup kalkmak yoktur.Bir uçtan öbür uca gider.Hatta alemlerin tümünü dolaşır.
Bir kimse imanla ilk tanıştığı zaman,kendisine haber verilen şeylerin hakikatleri, basiret gözüne gösterilir.Bu görüş, ancak iman nuru ile açılır.
Şu ayeti kerimeler bu manaya delalet eder.
Elif, Lâm, Mîm...Allah kelamı olduğuna şek ve şüphe olmayan bu kitap,gaybe iman eden,namazlarını kılan ve kendilerine rızık eylediğimiz şeylerden infak eden müttakilere yol gösterci rehberdir.
Ve onlar ki hem sana indirilene iman ederler, hem senden önce indirilene. Ahirete de bunlar kesinlikle iman ederler.
Bunlar, Rabblerinden bir hidayet üzerindedirler ve işte bunlar felaha erenlerdir. (Bakara süresi 1-5)
Burada aşikar olan, kitaba karşı şüphe,yalnız müminler için kaldırılıyor.Onlar,kitaba iman ettiler ama delili nazara almadılar.Aklın bağlandığı kayıtlara bağlanıp kalmadılar.
Bir kimsenin imanı,delillere bağlı kalırsa,akıl kaydı ile bağlanıp durursa, o, kitaba şüpheyle bakar.
Yeri gelmişken bildirelim, Kelam ilminin kurulması dinsizler,kafirler ve bidatçılara karşı müdafaa için oldu.Kalplere, imanı yerleştirmek için değildir.
Zira iman,Allah'ın nurlarından bir nurdur.Hz.Allah, bu nurla,kuluna önü ve sonu gösterir.Bu mana iledir ki, Peygamber efendimiz(s.a.s) şöyle buyurdu.'' Müminin ferasetinden sakınınız,çünkü o, Allah'ın nuru ile nazar eder'' Burada müslimin ferasetinden sakınınız demedi.Akıllının da demedi yada başka birşeyde lafz eylemedi.Mümin diyerek, kaydı kesin bağladı.
Ayette anlatılan felahı bulan müminler,Meleklere,Kitaplara,Peygamberlere,Ahiret gününe,Hayrın ve şerrin kaderle Allah'dan olduğuna şeksiz şüphesiz inananlardır.İşte Allah'a iman eden bunlardır.
Onlar,bütün bunlara sadece iman etmiş değillerdir.Ayana ve müşahedeye dayanan ilimle de bilmişlerdir.
Onların katındaki gayb, ancak ZATIN künhüdür.Bunlar,her ne kadar,Allahu Teala'yı açık ve aynen müşahede etmekteyseler de,asıl imanları '' O '' 'nun SONSUZ' luğunadır.
Abdül Kerim Cili'nin İNSANI KAMİL adlı eserinden...


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla




OĞLU