• Reklam
Kapalı Konu
Sayfa: 1 | Toplam: 2 12 SonSon
19 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    Burberry's Touch adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-07-2006
    Mesajlar
    5,526
    Karizma Gücü
    0

    Münazara Odası Açılmıştır-Sonuçlar açıkladandı.Sabit başlıkta yorum yapabilirsiniz

    Merhabalar bir yeni münazara ile tekrar sizlerleyiz..

    Bu haftaki münazaramızın konusundan,kurallardan ve nasıl olacağından bahsedeyim biraz..

    Konumuz
    :
    Çocuk eğitiminde en etkili faktör Aile midir?
    (değilse nedir?)

    Katılan arkadaşlarımız:

    WiCCA , encyclopedia , anti hümanist ,ForumX arkadaşımız en etkili faktör aile değildir teziyle münazaramıza katılacak.

    **

    ß&#251éNT ve umudun_güncesi arkadaşımız ise çocuk
    eğitiminde en etkili faktör AİLE teziyle katılacak.

    Her katılımcı arkadaşımızın 3 söz hakkı olacak

    -açılış
    -açıklama
    -kapanış

    *Münazara esnasında katılımcılar haricinde dışarıdan kimsenin müdahalesi olmayacaktır.
    Yalnız katılımcılar tartışmaya girebileceklerdir
    .

    *Münazara odası gece kilitlenmeyecek katılımcılarımız istedikleri sürece söz haklarını kullanabileceklerdir

    *Sitelerden yazının tamamını kopyala yapıştır yapmak yasaktır( -fikrinizi anlatacak kadar olmalı-hem de kesinlikle kaynağı belli olmalıdır)

    *Konuşmaya ilk olarak
    ß&#251éNT ve umudun_güncesi arkadaşımız ise çocuk
    eğitiminde en etkili faktör AİLE teziyle başlayacaklardır.

    Konuşmaya ilk (
    WiCCA veya encyclopedia,anti hümanist) katılımcımızdan biri başlayacak.sonra söz hakkı tez grubuna geçecek..(ß&#251éNT veya umudun_güncesi)Tez gurubunda da bir konuşması sözünü bitirdikten sonra sıra tekrar antiztez grbuna geçek.Bu sıra her katılımcıya 3 kez konuşma sırası gelinceye kadar devam edecek.

    Herkes 3 kez söz hakkı aldıktan sonra(söz sırası yukarda anlattığım gibidir lütfen dikkat ediniz)

    Odamız kilitlenecektir.Ve oylamaya sunulacaktır.


    Teşekkür ederim

    Saygılarımla.

    Bu mesaj en son " 12.10.07 " tarihinde saat 22:19 itibariyle Burberry's Touch tarafından düzenlenmiştir...

    ...



    Public Relations Management



  2. #2
    ..No Brain, No Pain.. ..NemesiS.. adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-07-2007
    Mesajlar
    11,282
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    25
    bir alimden bir zalim,bir zalimden bir alim doğar...

    her ne kadar konuyla alakasız gözüksede.belkide konuyu en iyi anlatan cümle.
    kişiler doğar büyür ve ölür. bu süreç içerinde çeşitli akımların düşüncelerin etkisine kapılır. ve bunların içinde belkide en önemlisi ailedir. ilk okuldan liseye kadar kişinin hayatının hemen her konusunda söz sahibidir aile. fakat ne olursa olsun kişinin içini değiştiremez.kişinin hayatına sadece dolaylı etkide bulunur.
    kişi kararlarını kendisi verir.herkes kendisinin patronudur.

    bir çok ebeveyn eğitim hayatı boyunca çocuklarına zindan eder hayatı. ders çalış. kitap oku test çöz. pc nin başından kalk top oynama vs vs peki ya sonuç. çocuk kitabı önüne alır ve hayal alemine dalar.

    bütün annelerin hayalidir. kız çocukları öğretmen erkek çocukları doktor olacakdır. eğer eğitim sadece annelerin babaların eline kalsaydı dünyanın yarısı doktordiğer yarısı öğretmen olurdu.

    kısaca özetlemek gerekirse kişinin gelişiminde etkili birçok faktör vardır. gidilen okul, kişinin kapasitesi, zevkleri, aldığı destek,öss,oks, arkadaş çevresi vs vs. aile ise bu birçok faktörden sadece biridir. daha ötesi değil.....
    BİR KURDUN KURT SAYILABİLMESİ İÇİN
    ARDINDAN EN AZ ON KÖPEĞİN HAVLAMASI GEREKİR..





    s.k.s.o

  3. #3
    KUKLALARIN EFENDİSİ (: umudun_guncesi adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-10-2006
    Mesajlar
    10,233
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    bir çocuk dünyaya geldiğinde ona ilk kucak açan ailesidir...
    aile,sadece anne-babadan oluşan küçük bir evden bahsetmiyoruz,içinde her kişiden mutlaka birşeyler öğreneceği,anlayacağı ya da anlamlandıramadığı bir çok şeyi yaşacağı kocaman bir yuvadan bahsediyoruz.eğitim biliyoruz ki sadece okulda olmuyor,ilk olarak eğitim aileden başlıyor çocuk gelişiminde...önem vermek istediğim de budur aslında,deriz ya "ağaç yaş iken eğilir"
    büyüme safhasında ilkleri yaşadığı yer olsun,davranışlarıyla onları taklit etmesi,kendi karakterini belirlemeye başlaması ve kişiliğini tanımaya başlamasıyla olsun ailedir burada önemli olan... iç güdüsel olarak herkes kendi karakteriyle doğar tabii ki ama buna şekil veren bir hamur gibi yoğuran ailedir.genelde örnek alacağı çevresinde tanıdığı ilk kişilerdir,hayatada bu şekilde hazırlanacaktır.
    Ama dersekki aile hep doğrularımı öğretir,hayır...
    kendi yanlışları,kendi doğruları bir çocuğun gelişimi için ne kadar yeterlidir,burada devreye giren önemli şey eğitimdir ve bunun bilincinde olmak gerekir.
    görüyoruz ki zaman zaman kendi ailesinden hiçbirşey görmediği halde kendisini bir şekilde geliştirip çok iyi işlere imzasını atan kişiler var,aslında bunun özünde yatan gerçekte ailedir.çocuğun gelişiminden bahsedecek olursak aile büyük bir önem taşıyor bizler için,ama daha sonraki evrelerde kendi başarıları için kendi karakterini belirleyerek hayatta bir yerlere gelmeyi başaracak kendisidir.onlardan gördüğü sevgiyle,ilgiyle,kendisine göre örnek aldıklarıyla,yanlışlarıyla,doğrularıyla kişisel gelişiminin ardında olsun,hayattaki başarısı ve başarısızlıklarının arkasındaki temel unsur ailedir...

    umudun_guncesi
    En basit yalanları gözümün içine bakarak söyleyen aptallar tanıdım; inandığımı Sandılar...Bense onların kuş kadar akılları ve cahil cesaretlerine hayrandım...

    Dedim: Çok yalnızım.
    Dedin: ... Ben ki sana çok yakınım. Bakara-186


  4. #4
    encyclopedia adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-04-2006
    Mesajlar
    2,529
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    Çocuk eğitiminde en etkili faktör nedir ?

    Bu soruyu yanıtlamadan önce çocuk gelişiminde en etkili faktör nedir ? sorusunun cevabını vermek istiyorum...

    Çocuğun iki yaşından itibaren günde ortalama sekiz saat uyuduğunu düşünelim ve yedi yaşına gelmiş bu çocuk her yıl ailesiyle günde onaltı saat geçirmiş olacaktır değil mi ?

    Bu demek oluyor ki çocuk dış dünyaya açılacağı okul dönemine yani eğitimine başlayacağı yıla kadar %70 gibi yüksek bir yüzdeyle aile'nin etkisinde olacaktır. İnsan beyni gelişim aşamasının en önemli bölümünü de bu yaşlarda tamamlıyor ise çocuğun gelişimi için en önemli etken AİLEDİR... Bu da demek oluyor ki eğitim zamanı gelmiş bir çocuk gelişim aşamasında geçirdiği aile yaşantısının etkisinde olacaktır. Bu bölümü kadar ki kısmı tek cümleyle özetlersek;

    "Aile çocuğun gelişiminde ve eğitime başlayacağı yaşa yani hayatı kendi zekasıyla keşfetmeye başlayacağı o zamana dek en önemli etkendir"...

    Şimdi sorumuza tekrar dönecek olursak :

    Çocuk eğitiminde en etkili faktör Aile midir?

    Öncelikle altı çizili olan kelimelerin tanımlarını yapmamız gerektiğini düşünüyorum...


    Eğitim nedir ?


    Türk dil kurumuna göre eğitim şöyle tanımlanıyor ;

    Çocukların ve gençlerin toplum yaşayışında yerlerini almaları için gerekli bilgi, beceri ve anlayışları elde etmelerine, kişiliklerini geliştirmelerine yardım etme ve terbiye
    ve hemen ardından H. Taner'in şu sözüne yer veriliyor :

    "Eğitim, bizim istediğimiz kalıplara göre adam yetiştirmek değildir."

    Gerek TDK'nın gerek ise H. Taner'in sözünü dikkatlice okumamız bile yetiyor eğitimin tanımını kavrayabilmemize. Eğitim insanın kendini bulacağı yöne doğru kendi iradesiyle ulaşabilmesidir. Bir çocuğun aileden alabileceği eğitimler başlıca TDK tanımı içinde yapılmış ancak dikkat edicek olursak eğitim, bir çocuğa oturmasını kalkmasını öğretmek, terbiye vermek, onu bilgilendirmek ve gelişimine yardımcı olacak şekliyle yetiştirmek ile yetinmeyen bir bilimdir.

    Çocuk eğitiminde en etkili faktör aile midir ?

    Eğer evet deseydik şöyle diyecektik dimi...

    Aile bizler hakkında seçimler yapar gelişim aşamasında olan insan için en önemli geçiş döneminde tüm kararlar onların elindedir. Belki içinizdeki yeteneği bulmanıza yardımcı olacak adımı atmanızı belkide sizin yeteneğinizden uzaklaşmanızı sağlayacaktır...

    Peki ama yetenek ya da ailenin çocuğa verdiği davranış eğitimini tek başına eğitim olarak kabul edip bu konuda aileyi destekleyebilir miyiz?

    Destekleyemeyiz çünkü kimsesiz büyümüş bir çocuk içinde aile vardır. Babasız büyümüş bir çocuk için baba kendisine en yakın bulduğu amcasıdır. Annesiz büyümüş bir çocuk sevdiği bir komşusuna anne şevkatiyle yaklaşacaktır. Bir aslanın doğuştan avlanma içgüdüsüne sahip olması gibi insan da doğuştan ailesiyle yaşamak ve onu hissetmek içgüdüsüne sahiptir. Aynı aslanın içgüdüleriyle hareket edip avlanmayı öğrendiği gibi insanda tek başına öğrenir kendini eğitmeyi...

    Bir çocuğu eğitmek için ona bütün kitapları vermek, ona bütün güzel davranışları aşılamak ya da kişiliğini keşfetmesini sağlamak yeterli olamaz. Çünkü çocuğun aileden aldığı en önemli eğitim ilkel olanlarıdır...

    Sözümü bitirirken çocuk eğitimi hakkında en önemli faktör ne olabilir ki ? sorusuna giriş yapmak istiyorum...

    Ailenin tek önemli gibi gözüken ama olmaması halinde sadece çocuğa bir kaç yıl kaybettirecek rolü vardır. Çocuğunu yönlendirebilmeli... İşte aile bunu yapmıyorsa ya da yapamıyorsa çocuk eğitiminde en önemli faktör devreye girmeye başlamalıdır...

    Sevgiler
    Bu mesaj en son " 13.10.07 " tarihinde saat 08:45 itibariyle encyclopedia tarafından düzenlenmiştir...
    Böyle gençliği sömüren ve kültürünü geçmişini unutturan bir misyonerliği üstlenen medyanın terör'den binlerce kat daha tehlikeli olduğunu düşünüyorum.

    Lütfen terörün katlettiği şehitlerimizi düşündüğümüz kadar, televizyonun yok ettiği gençliğimizi de düşünelim..


    Herşeyi benden iyi biliyor olabilirsin ama senin hiç bilmediğin birşeyi biliyorum...

  5. #5
    ßûLéNT adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    12-08-2007
    Mesajlar
    1,877
    Karizma Gücü
    5
    Alıntı encyclopedia tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Bu da demek oluyor ki eğitim zamanı gelmiş bir çocuk gelişim aşamasında geçirdiği aile yaşantısının etkisinde olacaktır.
    Önce şu yanlışı düzeltmekle yazıma başlayayım... "Eğitim zamanı gelmiş çocuk" tabirini kabul etmiyorum... "Okula gitme çağı" gelmiş olabilir ancak, eğitim okulda başlamaz ki... Eğitim, doğumla başlar... Hatta yeni bilimsel veriler anne karnındaki bebeklerin etrafında gelişen olaylardan haberdar olduklarını kanıtladı...

    Demek oluyor ki eğitim okulda başlamıyormuş, hatta okul çağına gelmiş çocuğun o yaşa kadar almış olduğu eğitim (aile eğitimi), çocuğun karakterini büyük ölçüde belirler... İşte aile eğitimi bu kadar önemli ve etki alanı güçlüdür...

    Çocukların ve gençlerin toplum yaşayışında yerlerini almaları için gerekli bilgi, beceri ve anlayışları elde etmelerine, kişiliklerini geliştirmelerine yardım etme ve terbiye
    Ve evet, TDK tanımına göre eğitim, çocukların kişiliklerini geliştirmesine (dışarıdan) yardım edilmesi... Çünkü çocuk kendisini eğitecek donanıma sahip değildir henüz...

    Çocuk ilk defa anne-babasıyla karşılaşır... Onlarla öğrenir, onları örnek alır, taklit eder... Model alarak öğrenme bu dönemin en çok kullanılan öğrenme şeklidir... İşte bu dönemde çocuk, kişiliğinin temellerini atar aile eğitimiyle... Okul döneminde bile ailenin etki faktörü kişi üzerinde 1. sıradadır... Eğitimine yardımcı olan diğer faktörler, ailenin "temel eğitimi" üzerinde yükselir ve şekillenir...

    Temelleri aile atmıştır... Taa ki çocukluk döneminden çıkana kadar aile en etkili 1. faktör olarak kalmaya devam edecektir... Çocukluk döneminden sonra devreye çevre ve kişinin kendi tercihleri girer, ki bu zaten şu anda konumuz değil
    Romanın bir yerinde Erkek:
    "Hayatta bir takım hedeflere saplanmak, kendine zincire vurmaktır.
    Mutluluğun var olmadığını, cennetin var olmadığını, kazanılacak ya da kaybedilecek hiçbir şey olmadığını ve hiçbir şeyin özünün değiştirilemeyeceğini anlamak gerekir.
    Ve bundan sonra insana sadece ümitsizliğin kaldığına inanmak, bir kere daha yanılmaktır.
    Çünkü ümitsizlik de bir yanılsamadır." der.

  6. #6
    o(*_*)o ForumX adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    05-10-2005
    Mesajlar
    14,836
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    9
    Aile ve çocuk konusu sürekli tartışılan ve gündemde olan bir konudur. Özellikle bizim gibi gelişme aşamasındaki ülkelerde bunun önemi git gide artmakda. Türkiye Avrupa'ya göre aile bağları daha güçlü olan bir ülke ancak bu çevre faktörünün önemini azaltmıyor aksine arttırıyor. Çocuk ailesinden göremediği bazı şeyleri çevresinden görebiliyor.

    Örneklerle açıklayalım:

    Eğer sevgisiz bir ailede yetişiyorsa çocuk kendisini kötü amaçlar için kullanmak isteyenlerin sevgisine kanabiliyor. Terör örgütleri, suç çeteleri gibi oluşumlar bu gibi durumlardan beslenirler.

    Hiçbir ailede anne, baba elinde silah gezmiyor ancak televizyondaki mafya dizileri sebebiyle etkilenip arkadaşını vuran birçok çocuk var.

    Ailede herkes küfür etmese bile çocuk dışarda, sokakta duyduğu küfürlerden dolayı küfre ya da kaba konuşmalara başlayabiliyor.

    Bunun tersi durumlar da mevcut.

    Örneğin çok baskıcı bir ailede çocuk sıkılıp evden kaçabiliyor. Bu durum kötü olayların da başlangıcı oluyor.

    Ergenlik çağında aileyle zıtlaşma da olumsuz bir diğer etmen.

    Anne-baba ''ben ne dersem o olur'' düşüncesiyle hareket ettikçe aileden uzaklaşıyor.

    Ailenin sosyokültürel durumu ve çocuğun yaşadığı ortamların kalitesi gelişimde önemli bir faktör.

    Bir diğer önemli nokta ise devletin sağlayabildiği imkanlar ve bunların çeşitliliği. Gelişmiş ülkelerde çocukların yaşam şartları daha iyidir, dolayısıyla aile içi sorunlar olsa da bir süre sonra çocuk aileden ayrılabiliyor ancak Türkiye için henüz böyle bir şey söyleyemeyiz.

    Ülke şartları çevre şartlarını etkiler çevre şartları da çocuğun eğitiminde önemli rol oynar. Özellikle çocuğa iyi bir model olacak kişilerin eksikliği ya da kötü modellerin fazlalığı bir zaman sonra ailenin de üzerine çıkar.

    Ailenin önemi su götürmez ancak bugün aile çoğu zaman 2. planda kalmaktadır.

    Özgün Kaplama

  7. #7
    encyclopedia adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-04-2006
    Mesajlar
    2,529
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    Sevgili Bülent siz en etkili faktörün aile olduğuna dair bir açılış yapmalıydınız. Oysa giriş sözünüzde bana cevap vererek kolaya kaçmışsınız. İşte bir çocuk da eğitimi ailesinden aldığını sanıp kolaya kaçabilir. Aileden aldığı eğitimlerin ilkel dünyasını geliştirmekde olduğunu bir kaç yıl sonra anlıyacaktır zaten...

    Sizin desteklediğiniz görüşü okudum ancak aktardığınız cümlelerinizde aile'yi desteklemekde pek de kararlı olamadığınızı görüyorum. İkinci yazımda öncelikli olarak size cevap verip sonrasında çocuk eğitimi hakkında en önemli faktör ne olabilir ki ? sorusuna giriş yapmak istiyorum...

    Önce şu yanlışı düzeltmekle yazıma başlayayım... "Eğitim zamanı gelmiş çocuk" tabirini kabul etmiyorum...
    Çocuk 2 yaşına kadar beyin gelişiminin en önemli kısmını tamamlamakla meşgul içindedir. İlkel gelişimler bu evrede başlar ve 7-8 yaşlarına kadar ilerler. Dil ve beden gelişimide bu dönemde ilerlemiştir(konuşma, yürüyebilme,sorunlarını düşünebilen). Şimdi tam burada şöyle bir gerçeklik var, çocuk 15'li yaşlara kadar zekasını kendi kontrol etmez. Ancak bu dönemden sonra kendisini ve dünyayı hızlıca sorgulamaya başlar. Yani eğitim tanımına uydurabileceğimiz en önemli kişilik kriterlerini 7-15 yaş arası adım adım içine işleyecektir.

    "Okula gitme çağı" gelmiş olabilir ancak, eğitim okulda başlamaz ki... Eğitim, doğumla başlar... Hatta yeni bilimsel veriler anne karnındaki bebeklerin etrafında gelişen olaylardan haberdar olduklarını kanıtladı...
    Garip bir örnek görüyorum, eğitim doğumla başlar demişsiniz ancak bu bilimsel bir iddea deil sizin iddeanızdır. Hiç bir psikiyatr ya da pedegog size çocuğun eğitimin doğarken başladığını söylemez. Bunlar son yıllarda bazılarının çıkardığı aslı olmayan gerçeklerdir. Kendimizden örnek verelim, bir çok şeyden haberdarız, aynı çocuğun doğarken denizinde yüzdüğü ve doğmadan önce son 1 ayda sesleri algılamaya çalıştığı gibi, ama haberdar olmak eğitimle ilgili değildir, bilgidir...

    Dünya üzerinde yapılan en önemli yanlış eğitimin bilgilenme olduğunun sanılmasıdır. Ancak hepimiz biliriz eğitim ve öğretim de yeni dönem başlandı diye bir tabir vardır. İşte öğretim bilgilenme ile ilgilidir ancak eğitim öğretilerin uygulanabilir hale getirilmesidir bu da tamamiyle aile dışındaki faktörlerle gerçekleşebilir...

    Çocuk ilk defa anne-babasıyla karşılaşır... Onlarla öğrenir, onları örnek alır, taklit eder... Model alarak öğrenme bu dönemin en çok kullanılan öğrenme şeklidir... İşte bu dönemde çocuk, kişiliğinin temellerini atar aile eğitimiyle
    Yazmış olduğunuz eğitim tanımını tekrar okumanızı istiyorum. Az önce söylediğim gibi öğrenimi eğitim ile karıştırılıyor tanımınızda. Çocuğun aile bireylerini örnek alıp onlara benzemesi, hatta ilk olarak aile içinden birilerini sevmesi, annesine babasına bağlanmasının eğitim ile ilgisi yoktur. Bu insana ait içgüdülerin öğrenilme deneyleri yüzündendir. Model olarak öğrenmekten bahsetmişsiniz ancak hala bir sorun var öğrenmek ve eğitim birbirlerine çok uzak olmasada çok ayrı bir tanıma sahiplerdir...


    Çocuk eğitimi hakkında en önemli faktör ne olabilir ki ?

    Bu konuma geçmeden önce şunu kocaman bir şekilde belirtmek istiyorum...

    Öğretim, bilgilerin beyne girmeye başlandığı, verilerin işlendiği ve odacıklara bölündüğü sistematik işlemlerdir.

    Eğitim ise, beynimizin iki önemli bölümüne dağılan bilgilerin duyusal ve ruhsal olarak uygulanabilmesi durumudur.

    " Boğaz içini bitirmiş ama iş bulamıyor,pehh"

    " Sekiz sene üniversite okumuş ama adam olamamış "

    İşte bu gibi sözleri eğitim ve öğretimin bir arada uygulanamamasından dolayı duyarız...

    Peki o zaman çocuk eğitiminde en önemli faktör nedir?

    Aileden aldığı ilkel eğitimini, aileden ve çevresinden aldığı öğretileri ile birleştirmeye başlayan çocuk, yaşamının ilk yıllarında sadece bilgiye önem verir. Bu yüzden çocukluk dönemi bilgiye dayalıdır. Çocuk her gördüğü şeye " anna bu ne, baba bana bu al" gibi tepkiler verir. Yani bu noktayı net anlamamız gerekirki çocuğa eğitim verdiğini düşünen bir aile ona çocukluk yıllarında sadece öğretiler verir. Eğitim aşamasına gelene kadar çocuğa verilen eğitilerden bir temel oluşur.

    Çocuk kendini eğitmeye başlayacağı zamana geldiğinde ailesinden ve çevresinden alıp içinde yorumlamasıyla oluşturduğu temelini devreye sokacaktır. Bu yüzden ergenlik dönemi oldukça karmaşık bir kaç yıl olarak insanın en önemli yaşam dilimi olarak bilinir. Bütün öğretiler bir anda beyne gönderilir ve dünyayı gerçekten algılamaya ve sorgulamaya başladığı o dönemlerde kendisini koca bir temelle eğitmeye çalışır. Kişiliğini ve karakterini arar...

    Bu yüzden şunu diyebiliriz ki çocuk eğitiminde en önemli faktör, çocuğun ta kendisidir...

    Kapanış konuşmam da en etkili eğitim faktörünün neden çocuğun ta kendisi olduğunu netleştirip, arkadaşlarımın yazılarına bazı cevaplar verip, çocuk gelişimi esnasında eğitimin rolüne değineceğim...
    Böyle gençliği sömüren ve kültürünü geçmişini unutturan bir misyonerliği üstlenen medyanın terör'den binlerce kat daha tehlikeli olduğunu düşünüyorum.

    Lütfen terörün katlettiği şehitlerimizi düşündüğümüz kadar, televizyonun yok ettiği gençliğimizi de düşünelim..


    Herşeyi benden iyi biliyor olabilirsin ama senin hiç bilmediğin birşeyi biliyorum...

  8. #8
    ..No Brain, No Pain.. ..NemesiS.. adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    14-07-2007
    Mesajlar
    11,282
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    25
    umudun güncesi demişki

    iç güdüsel olarak herkes kendi karakteriyle doğar tabii ki ama buna şekil veren bir hamur gibi yoğuran ailedir.

    eğer herşey aileye kalırsa bütün
    insanlık aynı tip karakterlerden oluşurdu.herkes başarılı olurdu.
    başarısız olan olmazdı.
    çünkü hiçbir aile çocuğunun başarısız olmasını istemez.
    yada kimse benim cocuğum işsiz eğitimsiz olsun okumasın demez.
    ama çevreye bakınca görüyoruz ki bir çok başarısız insan var.
    bu durumda hamuru yoğuran aile ise buna aile böyle istedi diyebilirmiyiz.
    tabiki hayır...
    etrafımıza baktığımızda işsiz başarısız bir çok insan olduğuna göre umudun güncesinin eğitim eilede başlar hamuru o yoğurur o ne derse o olur teorisi çöker çünkü dünya ve dünyadaki insanlar kusursuz değildir...

    ve bülent de demişki

    Eğitim, doğumla başlar... Hatta yeni bilimsel veriler anne karnındaki bebeklerin etrafında gelişen olaylardan haberdar olduklarını kanıtladı...
    kişinin ana rahminde hissetmeye başlaması onun eğitim almaya başlaması anlamına gelmez. bir yaşındaki çocuğu istediğiniz kadar eğitin bir kaç dakika en fazla bir kaç gün sonra öğrettiğiniz şeyi unutacakdır. bu kişinin bilinci ile ilgilidir. o yüzden kişinin bilinçlenip yaptıklarının sorumluluğunu kavrayabileceği dolayısı ile eğitim zamanının geldiği bir yaş vardır...
    ağaç yaşken eğilebilir ama ağaç değil fidanken eğmeye kalkarsanız kırılır....

    ve yine bülent demişki
    çocuk ilk defa anne-babasıyla karşılaşır... Onlarla öğrenir, onları örnek alır, taklit eder... Model alarak öğrenme bu dönemin en çok kullanılan öğrenme şeklidir... İşte bu dönemde çocuk, kişiliğinin temellerini atar aile eğitimiyle... Okul döneminde bile ailenin etki faktörü kişi üzerinde 1. sıradadır... Eğitimine yardımcı olan diğer faktörler,
    ailenin "temel eğitimi" üzerinde yükselir ve şekillenir...
    evet çocuk ilk olarak ailesi ile karşılaşır. bu doğal bir süreçdir aynı şeker yiyince susamak arada sırada duş yapmak ve üzülünce ağlamak gibi.
    bu süreç sadece aileye mal edilemez. eğitimde zaten belirli bir dönemde başlasada bellirli bir sürede bitmez. ölene kadar devam eder.70 80 yaşında ünivers
    iteye giden insanların haberlerini okuyoruz gazetelerde. aileleri artık hayatta olmayan kimseler. bunların eğitimiyle aileyi bağdaldırmak doğrumudur.
    yada teknolojiye kapılmış bilgisayar kullanmayı öğrenen orta yaş üstü bireyler her yerde var bunalrın aileleri pc görmemişken bunlar kullanıyor. bu durumda nerede kaldı eğitimdeki aile faktörü.

    kişi her davranışında olduğu gibi eğitimindede sadece kendisi söz sahibidir. gelişimini kendi başlatır. kişinin eğitimine ailenin tek katkısı bilinçli olmadığı zmandadır. öğneğin ilkokul çağları
    evet temelleri aile atabilir ama binayı inşa eden bilgi ve deneyimleri ile katları çıkan fikirleriyle balkon yapan duygularıyla pencerelere cam takan kısaca binanın kalanını oluşturan kişinin kendisidir.
    sadece garajla site kurulmaz. sadece aile ilede eğitim sağlanmaz....
    BİR KURDUN KURT SAYILABİLMESİ İÇİN
    ARDINDAN EN AZ ON KÖPEĞİN HAVLAMASI GEREKİR..





    s.k.s.o

  9. #9
    anti hümanist adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-09-2007
    Mesajlar
    232
    Karizma Gücü
    0
    herkesin "eğitim şart" diye diline pelesenk ettiği günümüzde durup "nasıl ve nerde" diyen pek az kişi vardır sanırım...

    Eğitim'i yalnızca okul olarak ele alırsak. bi çocuğun psikolojik açıdan gelişimi 13-18 yaş arasında sürmektedir. ve bu yaşlar okul çağı olmakla birlikte aileden uzak en yoğun dönemlerdir.çocuk kişiliğini bu devirde oturturken aile geri hatta en geri plandadır.çevre,arkadaş,sevgili (ki bu yaşlarda mutlaka olur), dersler,sınav kaygısı,sosyalleşme ve kendini kanıtlama çabaları arasında çocuk değil aileden eğitim almak aldığını da unutur.

    "çocuk ailesinden ne görürse onu yapar" sözü ne kadar dogmatiktir ve elbette ki yanlış.çocuk aile terbiyesi denen davranış yüklemesiyle yalnızca ilkokul ortalarına kadar idare edebilir.fakat dediğim 13-18 yaş arasında en etkili faktör okuldur,çevredir,arkadaştır... ki en asii dönemdir diye aile çocuğuna karışmaz...

    eğer eğitimde tek önemli rol anne ve babaya düşseydi tek düze bir ahlak sistemi oluşurdu.herkes ailesinden aldığı eğitimle devam etseydi kimse yeniliklere açık olamaz hatta yenilik diye bir şey olamazdı.


    çevre ve özellikle ergenlikteki ruhsal başkaldırışlar,çöküşler,yalnızlıklar,isyanlar ve arayışlar çocuğun her açıdan eğitiminde öncüdür. eğitim yalnızca okuldan ibaret olmamakla birlikte aslında tamamen okula aittir diyebiliriz. şöyle ki; okuldan kasıt "ders" ise elbetteki eğitim bu değildir, ama okul her yönüyle, arkadaş ilişkileri,büyüklerin (öğretmenlerin) davranışları,kuralları,okul içindeki entrikalar(!) ele alındığında eğitimdeki tek unsurdur denilebilir.

    aile şöyle önemli değildir. anne ve baba çocuğun her ihtiyacını gideremez. nitekim bir anne sevgili rolü yapamaz ya da bir baba ona kızan otobüs şoförü taklidi yapamaz. çocuğun hayatı öğrenmesi,kendisini aldığı eğitim dışında eğtmesi aile dışı unsurları tanımasıyla mümkündür...

    aile "bir şey" ise hayat (ve doğal olarak eğitim, çünkü eğitim hayatın ta kendisidir) "her şey"dir... ve "her şey" "çok şey"le anlaşılabilme imkanı kazanır... "çok şey" ise aile dışındaki "her şey"dir...
    Bu mesaj en son " 13.10.07 " tarihinde saat 23:02 itibariyle anti hümanist tarafından düzenlenmiştir...




    ZEHİR!
    çocukken haftalar bana asırdı
    derken saat oldu,derken saniye...
    ilk düşünce,beni yokluk ısırdı
    SONUM YOKLUK OLSA BU VARLIK NİYE!!!!!!

    yokluk, sen de yoksun,bir var bir yoksun
    insanoğlu kendi VAR'ından YOKSUN!
    Gelsin beni yokluk akrebi soksun.
    bir zehir ki, hayat ÖZÜ Faniye...

    ÜSTÂD

  10. #10
    ßûLéNT adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    12-08-2007
    Mesajlar
    1,877
    Karizma Gücü
    5
    Alıntı encyclopedia tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Sevgili Bülent siz en etkili faktörün aile olduğuna dair bir açılış yapmalıydınız. Oysa giriş sözünüzde bana cevap vererek kolaya kaçmışsınız. İşte bir çocuk da eğitimi ailesinden aldığını sanıp kolaya kaçabilir. Aileden aldığı eğitimlerin ilkel dünyasını geliştirmekde olduğunu bir kaç yıl sonra anlıyacaktır zaten...
    Girişimi yaptım zaten arkadaşım... Ama hatanızı söylemeden edemedim... Ve bu yaptığımın kolaya kaçmakla hiçbir alakası yok


    Alıntı encyclopedia tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Çocuk 2 yaşına kadar beyin gelişiminin en önemli kısmını tamamlamakla meşgul içindedir. İlkel gelişimler bu evrede başlar ve 7-8 yaşlarına kadar ilerler. Dil ve beden gelişimide bu dönemde ilerlemiştir(konuşma, yürüyebilme,sorunlarını düşünebilen). Şimdi tam burada şöyle bir gerçeklik var, çocuk 15'li yaşlara kadar zekasını kendi kontrol etmez. Ancak bu dönemden sonra kendisini ve dünyayı hızlıca sorgulamaya başlar. Yani eğitim tanımına uydurabileceğimiz en önemli kişilik kriterlerini 7-15 yaş arası adım adım içine işleyecektir.



    Garip bir örnek görüyorum, eğitim doğumla başlar demişsiniz ancak bu bilimsel bir iddea deil sizin iddeanızdır. Hiç bir psikiyatr ya da pedegog size çocuğun eğitimin doğarken başladığını söylemez. Bunlar son yıllarda bazılarının çıkardığı aslı olmayan gerçeklerdir. Kendimizden örnek verelim, bir çok şeyden haberdarız, aynı çocuğun doğarken denizinde yüzdüğü ve doğmadan önce son 1 ayda sesleri algılamaya çalıştığı gibi, ama haberdar olmak eğitimle ilgili değildir, bilgidir...

    Dünya üzerinde yapılan en önemli yanlış eğitimin bilgilenme olduğunun sanılmasıdır. Ancak hepimiz biliriz eğitim ve öğretim de yeni dönem başlandı diye bir tabir vardır. İşte öğretim bilgilenme ile ilgilidir ancak eğitim öğretilerin uygulanabilir hale getirilmesidir bu da tamamiyle aile dışındaki faktörlerle gerçekleşebilir...



    Yazmış olduğunuz eğitim tanımını tekrar okumanızı istiyorum. Az önce söylediğim gibi öğrenimi eğitim ile karıştırılıyor tanımınızda. Çocuğun aile bireylerini örnek alıp onlara benzemesi, hatta ilk olarak aile içinden birilerini sevmesi, annesine babasına bağlanmasının eğitim ile ilgisi yoktur. Bu insana ait içgüdülerin öğrenilme deneyleri yüzündendir. Model olarak öğrenmekten bahsetmişsiniz ancak hala bir sorun var öğrenmek ve eğitim birbirlerine çok uzak olmasada çok ayrı bir tanıma sahiplerdir...
    Çocukların ve gençlerin toplum yaşayışında yerlerini almaları için gerekli bilgi, beceri ve anlayışları elde etmelerine, kişiliklerini geliştirmelerine yardım etme ve terbiye
    TDK'nın tanımı size en iyi şekilde cevap vermekte... Eğitim tanımı içerisinde topluma uyum için bilgi, beceri, anlayış ve kişilik gelişiminden bahsedilmekte... "bilgi" de dahil, dikkatinizi çekmek isterim... Buradan da açıkça anlaşıldığı gibi "eğitim" doğum öncesinden başlar... Bunu kabul edelim ve tartışmamızın seyrini belirleyelim...

    Alıntı WiCCA tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    eğer herşey aileye kalırsa bütün
    insanlık aynı tip karakterlerden oluşurdu.herkes başarılı olurdu.
    başarısız olan olmazdı.
    çünkü hiçbir aile çocuğunun başarısız olmasını istemez.
    yada kimse benim cocuğum işsiz eğitimsiz olsun okumasın demez.
    Çocukluk döneminden bahsettiğimiz için bu sözleriniz geçerliliğini yitiriyor... Yetişkinlik döneminde elbetteki kişi kendi kararlarını alacaktır ve buna göre hayatını devam ettirecektir...

    Alıntı WiCCA tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    kişinin ana rahminde hissetmeye başlaması onun eğitim almaya başlaması anlamına gelmez. bir yaşındaki çocuğu istediğiniz kadar eğitin bir kaç dakika en fazla bir kaç gün sonra öğrettiğiniz şeyi unutacakdır. bu kişinin bilinci ile ilgilidir. o yüzden kişinin bilinçlenip yaptıklarının sorumluluğunu kavrayabileceği dolayısı ile eğitim zamanının geldiği bir yaş vardır...
    ağaç yaşken eğilebilir ama ağaç değil fidanken eğmeye kalkarsanız kırılır....

    Çocukların ve gençlerin toplum yaşayışında yerlerini almaları için gerekli bilgi, beceri ve anlayışları elde etmelerine, kişiliklerini geliştirmelerine yardım etme ve terbiye
    İşte tanım... Ben söylemiyorum, TDK söylüyor... Çocuk, daha doğmaya başlamadan önce bir şekilde kendisini dünyaya adapte etmeye başlar... Bilinçli bir eğitim söz konusu değildir elbette, ama hayata hazırlayan her türlü şey eğitim kapsamına girdiği için öyle değerlendirmemiz gerekiyor...


    Alıntı WiCCA tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    evet çocuk ilk olarak ailesi ile karşılaşır. bu doğal bir süreçdir aynı şeker yiyince susamak arada sırada duş yapmak ve üzülünce ağlamak gibi.
    bu süreç sadece aileye mal edilemez. eğitimde zaten belirli bir dönemde başlasada bellirli bir sürede bitmez. ölene kadar devam eder.70 80 yaşında ünivers
    iteye giden insanların haberlerini okuyoruz gazetelerde. aileleri artık hayatta olmayan kimseler. bunların eğitimiyle aileyi bağdaldırmak doğrumudur.
    yada teknolojiye kapılmış bilgisayar kullanmayı öğrenen orta yaş üstü bireyler her yerde var bunalrın aileleri pc görmemişken bunlar kullanıyor. bu durumda nerede kaldı eğitimdeki aile faktörü.
    Aile faktörünün "çocukluk" dönemindeki etkisinden bahsediyoruz...

    Alıntı WiCCA tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    kişi her davranışında olduğu gibi eğitimindede sadece kendisi söz sahibidir. gelişimini kendi başlatır. kişinin eğitimine ailenin tek katkısı bilinçli olmadığı zmandadır. öğneğin ilkokul çağları
    evet temelleri aile atabilir ama binayı inşa eden bilgi ve deneyimleri ile katları çıkan fikirleriyle balkon yapan duygularıyla pencerelere cam takan kısaca binanın kalanını oluşturan kişinin kendisidir.
    sadece garajla site kurulmaz. sadece aile ilede eğitim sağlanmaz....
    Eğitimin tanımında açıkça belirtildiği gibi eğitim, dışarıdan yapılan yardımdır...

    Alıntı anti hümanist tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    eğer eğitimde tek önemli rol anne ve babaya düşseydi tek düze bir ahlak sistemi oluşurdu.herkes ailesinden aldığı eğitimle devam etseydi kimse yeniliklere açık olamaz hatta yenilik diye bir şey olamazdı.
    Evet, dediğiniz doğru... Zaten çocukluk döneminde tek düzeliğe yakın bir ahlak sisteminden bahsetmek mümkün... Bütün çocuklar birbirine benziyor Yetişkinlik döneminde durum değişiyor tabiki...

    Alıntı anti hümanist tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    aile "bir şey" ise hayat (ve doğal olarak eğitim, çünkü eğitim hayatın ta kendisidir) "her şey"dir... ve "her şey" "çok şey"le anlaşılabilme imkanı kazanır... "çok şey" ise aile dışındaki "her şey"dir...
    Sözleriniz, genel olarak insan hayatı için kullanılmış olsaydı kabul ederdim... Ama insan hayatının çocukluk dönemi olduğu için kasıt, katılamıyorum...

    Aile, insan hayatının temelidir... Temel "bir şey"dir, hele de konu insan hayatının çocukluk dönemiyse rahatlıkla "her şey"dir diyebiliriz...

    Daha önce de belirttiğim gibi çocuk psikolojisi üzerinde yapılan araştırmalar, çocuğun temel kişilik özelliklerinin ilk yıllarda oluştuğunu göstermiştir... Bu sebeple de günümüz eğitimcileri ilkokul öncesi döneme ilgi göstermeye başlamışlardır... İşte bu önemli dönemde çocuğun herşeyi olan aile, yıllar sonrasının temellerini atmaya başlar... Anne-baba sıcaklığını ve etkisini bir çocuğa hiçbir kuvvet veremez

    Anayasamızın 41. maddesine göre “Aile, Türk toplumunun temelidir.” denmektedir. Ailenin önemi anayasamızda bile bu şekilde vurgulanmışken bizim hala bu konuyu tartışıyor olmamız ilginç
    Romanın bir yerinde Erkek:
    "Hayatta bir takım hedeflere saplanmak, kendine zincire vurmaktır.
    Mutluluğun var olmadığını, cennetin var olmadığını, kazanılacak ya da kaybedilecek hiçbir şey olmadığını ve hiçbir şeyin özünün değiştirilemeyeceğini anlamak gerekir.
    Ve bundan sonra insana sadece ümitsizliğin kaldığına inanmak, bir kere daha yanılmaktır.
    Çünkü ümitsizlik de bir yanılsamadır." der.

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •