ALKOL ALMADAN KUR YAPAMAM!



AYŞE ARMAN'IN SORULARINI YANITLAYAN TEOMAN, 'ALKOL ALMASAYDIM HİÇBİR KADINA ASILAMAZDIM, ÇÜNKÜ ÖDLEĞİN TEKİYİMDİR' DEDİ!

Nasıl bir çocukluk? Fırlama, yaramaz, ele avuca sığmaz bir çocuk mu? Yoksa ağırbaşlı, uslu mu?

- Ben ropdöşambrlı çocuktum. Çünkü evimizde pijamayla dolaşmak ayıp karşılanırdı. Muhallebi çocukluğuyla, sokak çocukluğu arasında gidip geldim. Salon erkeği denir ya, ben de salon çocuğuydum. Hep kibar ve ölçülü. Sofrada konuşulmaz. Zaten fazla konuşanlar, yüksek sesle gülenler tasvip edilmez. Yılışık erkekler hiç sevilmez. Şu anda bile mesela bacaklarım açık hiç oturmam koltukta. İlkokula gitmeden, iyi bir erkeğin nasıl giyinmesi gerektiği öğretildi bana, hangi renkler bir araya gelmez filan...

Peki neden bütün bunlar?

- Çünkü annem, teyzem ve anneannemle büyüdüm. Ve onlar Cumhuriyet kadınlarıydı. Zarif ve Avrupai. Kendilerini Batılı hissediyorlar. Estetik duygusuyla gereğinden fazla meşguller. Öyle ki, anneminki stil faşizmine kadar giderdi. Bir adam yanlarına yamuk yumuk oturduysa, özensiz giyinmişse, ayakkabıları boyalı değilse, sakal tıraşını ihmal etmişse... O adamın ne söylediğinin hiçbir önemi yoktur annem için...

Bu sizi nasıl etkiledi?

- Başka çocukların ropdöşambr giymediğini öğrendiğimde çok şaşırmıştım. Bir sürü yönden farklıydım onlardan. Koca ilkokulda annesinin üzüm suyu getirip kendi elleriyle içirdiği tek çocuk bendim.


Bir kadın adım atmazsa, siz atabilir misiniz?

- Alkolsüzken asla! Normal zamanlarda da bir kadın bana aşık olduğunu söylemezse, ben asla söylemem...

O neden?

- Ödleğim de ondan. Gururum kırılır filan. Bir sürü şey. Böyle biri olmaktan memnun değilim, tersini tercih ederim. Ama biri sürü kişilik sorunum var. Hemen gururum kırılır, korkarım, kaçarım, aranmam, bulunmam. Zor adamım. Asıl derdim kendimle...

Ne kadar sürüyor ilişkileriniz?

- En uzunu 7 yıl sürdü. Kadınların hiç katlanamadığım yanları var ama yine de erkeklere tercih ederim. Arkadaşlarımın çoğu kadın. Daha derine ancak bir kadının yardımıyla inersiniz. Onlar didikleyeceklerdir, bir erkekten daha farklı bir perspektifle bakacaklardır. Kadınları dinlemeyi, onlardan öğrenmeyi tercih ederim. Erkekler, kaba ve düz kalıyor kadınların yanında...

Bunları kadınları tavlamak için söylemiyorsunuz değil mi?

- Yok zaten tavlarım onları...

Hiç zorluk çekmediniz mi bu meselede?

- Hayır. Ünlü olmadan da güzel güzel sevgililerim vardı.

İyi bir sevgili misiniz?

- Ona da hayır. Sevgili olduğum kadınlarla iyi geçinemiyoruz. Bu da bana dert oluyor. Ben de istemiyorum tabii birilerini üzen, bencil bir herif olmak. Karşımdakini üzdüğüm zaman, bu bana vicdan azabı olarak geri dönüyor ama gerçek bu. Tabii çok mutlu ettiğim zamanlar da oluyor.

Nerede onlara kök söktürüyorsunuz?

- Birbirinin tersi duygularım, çelişkilerim ve korkularım var. İçinde bulunduğumuz ilişkiyi tanımlamamak, adlandırmamak gibi bir sürü çocukça dertlerim. Özgürlüğümün kısıtlanmasını istemiyorum. Koskoca adam oldum, hálá bunlarla uğraşıyorum...

Kadında tercih ettiğiniz yaş?

- Ben kadında gençlik hayranlığı peşinde değilim. Ağzımın suyunu akıtan 50 yaşında kadınlar da var. Edaları, tavırları nedeniyle...

Kendinizden büyük sevgiliniz oldu mu?

- Oldu. Yaş hiç önemli değil ki.

Sizi arzulayan her kadınla birlikte olur musunuz, centilmenlik gereği...

- Valla eskiden öyleydi. Şimdilerde seçici olmalıyım diyorum. Biraz geç oldu ama...

ALKOL ALMASAYDIM HİÇBİR KADINA ASILAMAZDIM

Alkolle bir sorununuz var mı?

- Bana göre yok, magazincilere göre var.

O nasıl oluyor?

- Dışarı çıkmazsam, evde bir şişe bira bile içmem.

Alkolik değilsiniz yani.

- Değilim tabii. Alkolün, probleme dönüştüğü zamanlar alkolün fazla alındığı zamanlar. Herkes için geçerli bu.

Herkes içiyor ama herkes yerlere düşmüyor. Siz neden düşüyorsunuz?

- Çünkü daha fazla içiyorum.

Neden herkesten daha fazla?

- Eğleniyorum o esnada, o dozu korumaya çalışıyorum. Koruyayım derken abartıyorum. Yoksa ben içkinin boğazımdan geçiş tadını sevmem. Durumum şu: Gece hayatını seviyorum. Gece hayatı da içkisiz işkence.

Yani vazgeçemediğiniz bu...

- Aynen. Çünkü öbür türlü o kadar yalnız yaşıyorum ki. Evde kimseyi görmeden üç gün geçiriyorum, okuyorum, yazıyorum sonra dışarı çıkıyorum. İnsanlarla sosyal olduğum yer gece hayatı. Gündüzleri kimseyle görüşmem. Yemeğe bile zor çıkarım, muhabbet etmeyi istemem, böyle tuhaf bir adamım. Alkol ise süper egoyu törpülüyor, daha rahat ve normal bir adam olabiliyorum. Kimseye tavsiye etmiyorum ama alkol, bende işe yarıyor.

İşe yarıyor derken...

- Alkol almasaydım hiçbir kadına asılamazdım, kur yapamazdım. Orada işe yaradı. Bodrum’da dört ay boyunca müzik mi yapacağım? Alkolsüz onu da yapamam, çile olur. Bir sürü alkolik ya da uyuşturucuyla başını belaya sokan, kişiliğini kaybeden arkadaşım oldu. Ben bunun ayrımındayım.

Utanıyor musunuz ekranda kendi halinizi görünce?

- O kanalları seyretmediğim için hiç görmüyorum. Sarhoş bir insanın niye utanması gerektiğini de anlamıyorum. Ama arkasından koşturmanın, sarhoş bir adama mikrofon tutmanın, o haldeyken belden aşağı vurmanın, insanları olmadıkları gibi sunmanın utanılacak yanı var...
kaynak