• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
Sayfa: 1 | Toplam: 3 123 SonSon
21 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    sardunyam adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-10-2005
    Mesajlar
    147
    Karizma Gücü
    0

    YazıYORUM Bende...

    İhtimal...

    Yıldızların o ihtişamlı parıltılarını seyrederken iç geçirdim elimde olmadan... Hiç birine ulaşma imkanımız olmaması ne kötü... Oysa hep gözümüzün önündelerken... Gözünün önünde ama imkansız... Bakıyorsun ama dokunamıyorsun... Görüyorsun ama hissedemiyorsun...

    Bunları düşünürken bir ihtimal vardı ve o gülümsetti beni... Gözümün değdiği yıldıza, gözünün değmiş olma ihtimali...

    Şimdi gecenin bir yarısı ve ben radyoda çalan parçalardan fal tutuyorum kendime... Tabi malum elimde sigara... Şuan gözümün önündeki en parlak yıldıza bakıyorum... Belki diyorum sende balkonundan aynı yıldıza bakıyorsundur...

    Kimbilir?

    Biliyorum çok düşük bir ihtimal ama beni gülümsetiyor...

    Ulaşamayacağımız o yıldızlar belki bakışları buluşturuyordur...

    Kimbilir?

    Sonsuz saadet diye birşey yokmuş bu dünya da artık çok iyi anladım... Sonsuz iyilik olmadığı gibi... Hepimiz hayatın acılarından nasibimizi alıyoruz... Mutluluklar bir an sürüyor, acılar bir ömür boyu... İyilikler kıymetli madenler gibi hep çok derinler de ve hep az miktar da... Oysa kötülük heryer de... Çöplükler gibi yığınlarca... Pis kokularıyla burnumuzun dibinde... Malesef...

    Mutlu olmayı mutluluğu bulmayı umuyoruz hep... Bugün olmadı belki yarın diyerek... Hep umut ederek ama çoğu kez bu ümidi yitirerek... Dün ellerimin arasından akıp gitti su gibi... Bugünde akıyor ve tutamıyorum... Hep yarınlara kalıyor mutluluk ve ihtimalleri...

    Yarınlara ne çok anlam yüklemişiz ne tuhaf... Ne beklediğimizi bilmeden bizi mutlu edecek o bilinmezi bekliyoruz... Bulursak mutlu olurmuyuz ya da ne kadar sürer bilmeden...

    Sıcak bir Haziran gecesi... Dünleri ve yarınları hangi ruh haliyle değerlendirebilirim ki? Elbette biraz melankolik... Hele hele ruhun yüzmeyi öğrenmeden okyanusa düşmüşse ve sen çırpındıkça batacağını biliyorsan... İşte öyle karmaşık bir düşünce biçimi... Tıpkı beni değerlendirdikleri gibi çelişkili... Hemde çokça...

    Biraz içim acıyarak, biraz korkarak, biraz ümit ederek ve boğulma ihtimalini düşünerek... Düşünüyor ve belkide çok anlamsız şeyler yazıyorum... Hoşgörüye sığınarak...

    Rüzgar esiyor hissediyorum, yıldızlar parlıyor görüyorum... Kaleme dokunuyor, kağıda yazıyorum... Peki yaşıyor muyum? Yoksa hepsi bir rüya mı? Yalan dünyada olabildiğince gerçek mi herşey...?

    Tek kazancımızın "gerçek sevgi" olduğunu biliyorum, bu yüzden soyutluyorum kendimi sevgisizlikten... Kendimi ve herkesi affederek... Yanlışlarımın envanterini çıkararak...

    Koskoca okyanusta küçücük bir damlayım, okyanusunda farkındamıyım? Düşündükçe ufalıyorum...

    "insan suya düştüğü için boğulmaz, çıkamadığı için boğulur..." Gel de çık içinden, çıkabilirsen...?

    Hiç kimseyle kavga etmek istemiyorum, sadece okyanusun ve içinde olmanın tadını çıkartmak istiyorum... Bu ihtimal bile bir küçük mutluluk yaşatıyor, keyfine varıyorum...

    Başkalarının düşüncelerine göre yaşanmıyor... Kendimizi kandırıyoruz... Birini yargılarken yada biri bizi yargılarken elimize hiç birşey geçmediğini anlayamıyoruz... En büyük hakim içimizdeki vicdan... Onun sesine kulak vermeye çalışıyor ve çoğunluğun yorumlarından uzak duruyorum...

    Anladım ki akıntıya karşı kürek çekilmiyor... Bırak nereye kadar akacaksa aksın... Suyun yönünü değiştirmek hiç kolay değil... Razıyım ben vicdanımın yargısına... Ne istediğimi ve ne istemediğimi biliyorum... Ve bundan fazlasını da bilmiyorum... Bu nehirde karşılaşacaklarım benim kaderimdir... Buradan başka bir yerde akamam, damlamarıma karışanlarla büyümek işte en büyük kazanç... Benden çok şey alıp götürdü bir çok damla ama bende bıraktıkları daha fazla...

    Su gibi şeffaf olmaya çalıştım... Ve onun kadar kirlenmeye müsait... Temizlerken kirlenip, kirlendikçe temizlenip o son noktaya varana kadar gidiyorum... Gidiyorum damlalarımla beraber...

    Benimle beraber akan aynı nehrin bütün damlalarına selam olsun...

    22,06,2007

    SARDUNYAM
    YUM GÖZLERİNİ BÜTÜN KİRLİLİĞE, GÖZLERİN KAPALIYKEN HA KARARMIŞ DÜNYA HA KARARMAMIŞ... YUM GÖZLERİNİ VE UMUT ET... YUM GÖZLERİNİ VE HAYAL ET... YUM GÖZLERİNİ...... ?



    www.bizkackisiyiz.com



    “İnsanlıkta dine ilişkin duygular bilim ve tekniğin ışıklarıyla dupduru olup yücelmedikçe, din oyunbazlarına her yerde rastlanacaktır"

  2. #2
    eNigMaTr adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-10-2005
    Mesajlar
    2,621
    Karizma Gücü
    0
    Ne istediğimi ve ne istemediğimi biliyorum...
    Hocam sen ne yazmışsın böyLe ?

    Yani Seni anLamak için deLi oLmak gerekir ki bu değişim yanLış anLaşıLmasın Çok Derin yazı yazmandan ibarettir...

    Kendimi bir an beyin fırtınasında buldum
    _______________
    ____________
    _________
    ____
    __



    ||BDP||

    TürkForum
    Bağımsız Demokrat Parti



    Yiğit isen uslandır beni,
    itirazlarımın altında kalayım,
    huzurla geri alayım söylediğim her itirazı !..

    _______________
    ____________
    _________
    ____
    __

  3. #3
    sardunyam adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-10-2005
    Mesajlar
    147
    Karizma Gücü
    0
    benimde çok akıllı olduğum söylenemez...
    beyin fırtınası yapayım derken dikkat et köpekbalıkları yemesin seni...
    teşekkür ederim sözlerin için... yine bekleriz...


    sitem...
    sen bir selamı bile çok gördün ,
    oysa ben sana kocaman bir AŞK vermiştim.

    kendimi nasıl hissetmeliyim?
    bütün duygularım kirletilmiş gibi mi?
    hayatımın en ağır hakaretine uğramış gibi mi?
    yalan söylenmiş gibi mi?
    ha nasıl?...

    söylesene aldıklarına karşılık, sen bana ne verdin?
    adil olmadı bu maç hakemden şikayetçiyim.

    benimle konuşan o alaycı adam sen misin?

    yok sayıyorsun, görmezden geliyorsun,
    arkadaşın bile olamamışım bunu anlamaksa en zoruydu.

    tut ellerimi düşüyorum desem öylece bakacaksın,
    bişey olmaz diyeceksin.

    bende açtığın bu kaçıncı yara saymaya yetişemedim
    en çok sevdiğim sendin kapanmaz açtığın yaralar.
    seni affetsemde, affetmeyeceğim.
    hiç dostum olmamışsın!
    canım derdin, canımın canı derdin ne canı kedin bile olmamışım...

    ben *****ın tekiyim şimdi desen ihtiyacım var gel...
    koşup gelmezsem insan değilim...

    bütün onurumu kaybetmiş gibiyim
    kaybedeceğim bir onurumda kalmadı!
    uğrunda son limitine kadar tükettim sermayemi.

    sana verdiğim aşkı geri alıyorum.
    görgü kurallarına uymayacak ama beş paraya harcatmam sana...

    aşk bu aşk!

    yok yok,

    belkide ben bunları hakettim ne dersin?

    Sardunyam


    bilmiyorum!

    Sanatta, Edebiyatta, İnsani değerler de, hoşgörü de, bilim de yani Medeniyete uzanan yollar da neredeyiz?

    Ne kadar hazin sanatın içine tüküren adamlar makam koltuklarında ahkam kesiyorlar... Bütün sanat dalların da tüm dünya da olduğu gibi ülkemiz de kirlenme ve bayağılaşmadan nasibini aldı... üstelik hat safhada...

    Sanatsal içeriği ve değeri olmayan gündelik modaya uygun ve tüketime yatkın garip filmler izliyor, garip müzikler dinliyoruz. Mimarimiz bayağılaştı... Artık lüks ve konforlu binalar inşa ediliyor ama sanatsal yanları yok ve ruhsuz...

    Eski evlerden eski yapılardan eser kalmadı elimizde kalanlarıda yok etmeye çalışıyoruz eski duvar süslemeleri, tavan süslemeleri, pencereleri ancak fotoğraflarda görüyoruz.

    Birbirine benzeyen filmler izliyoruz, konular birbirinin aynı... Tv''de dönen yerli ve yabancı kliplerde ortaya konan hep erotizm... Hayvani duygular kontrolsüzce yaygınlaşıyor... Neredeyse po*no denecek türden ve bunlara alıştırılıyoruz... Vahşi hayvanlar gibi içgüdülerimizi aklımızın, duygularımızın, düşüncelerimizin önüne geçiriyoruz... İnsanlık yemek için yaşıyor, lüks içinde tüketiyor ve cinselliği dahi hayvanca yaşıyor... Üretimden daha çok tüketiyoruz...

    Herşeyi... Bizde tükeniyoruz içinde farkında olmadan...

    Şarkılar dinliyoruz çoğunda sözden besteden söz edilemez tekerleme gibi duygudan yoksun içinde küfür geçen anormal sözcükler... Bu kültürsüzleşme ile kurulacak bir gelecekten söz edilebilir mi?

    Konuşma kültürümüzü ise çoktan kaybettik artık kelimeleri yuvarlıyor ve kendimizi ifade edemediğimizde karşımızdakine hakaret ediyoruz... Sokakta, vapurda, otobüste birbirinden nefret eden kaba insanlarla yolculuk ediyoruz... Herkes sıranın önüne geçme çabasında, herkes bir yerlere yetişme çabasında... Koşuyoruz, koşturuyoruz, nereye gittiğimizi bilmeden... Durup bakmıyoruz kendimize nereye gidiyorum, kiminle gidiyorum demeden... Kaç yıl daha yaşayacağımız aklımıza gelmiyor, yaşadığımız sürece kendimize manevi anlamda ne kattığımızı ya da ne kaybettiğimizi sormuyoruz... Düşünce üretmiyoruz düşünce tüketiyoruz... Hazır düşünce kalıplarını alıp üzerimize giyiyoruz... Kaç beden büyük gelmiş, kaç beden küçük gelmiş fark etmiyoruz...

    Nefret etmeyi öğrendik, sevmeyi öğrenemedik... Kavgayı öğrendik affetmeyi öğrenemedik...

    Fast Foot oldu yaşantımız... Ayak üstü yaşıyor, ayak üstü tükeniyoruz... Artıdan çok eksi ile dolu etrafımız...

    Doğayı tüketiyoruz, bize pozitif enerji veren en önemli olayı yok ediyoruz... Ormanları yakıyor, denizleri kirletiyor, soluduğumuz oksijeni tüketiyoruz...

    Biz nereye gidiyoruz?
    Bu mesaj en son " 09.11.07 " tarihinde saat 07:37 itibariyle Mertcan tarafından düzenlenmiştir... Neden: flood yasaktır..
    YUM GÖZLERİNİ BÜTÜN KİRLİLİĞE, GÖZLERİN KAPALIYKEN HA KARARMIŞ DÜNYA HA KARARMAMIŞ... YUM GÖZLERİNİ VE UMUT ET... YUM GÖZLERİNİ VE HAYAL ET... YUM GÖZLERİNİ...... ?



    www.bizkackisiyiz.com



    “İnsanlıkta dine ilişkin duygular bilim ve tekniğin ışıklarıyla dupduru olup yücelmedikçe, din oyunbazlarına her yerde rastlanacaktır"

  4. #4
    sardunyam adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-10-2005
    Mesajlar
    147
    Karizma Gücü
    0
    Türkiyem Türkiyem Cennetim...

    Bu güzel ülkenin güzel ama akılsız insanlarıyız biz... Aklımız başımıza hep sonradan gelir bizim... Hep sonradan gelir... Sonradan...

    57. Hükümet mi şuanda başta, valla sayısından emin değilim zaten ne önemi var ki kaçıncı olduğunun... hükümet işte...

    Dört başı mauhmur bir hükümet bu sayısından emin olmadığım hükümet... Sayın başbakanı ve onun değerli kabinesi, kendi kafalarına göre işler yaparlar... Hoş onlardan öncekilerde farklı değildi...

    Ne yaptığından çok nasıl konuştuğuna, nasıl kabadayı olduğuna hatta Bush'un karşısında bacak bacak atışına hayran olan kitleler takılır bu hükümetin peşine...

    Biz böyle adamlara itibar verir olduklarından büyük görür imkansız olanı talep ederiz bunlardan... Oysa gerçek gerçektir ve ortadadır... Bu adamlar Türkiye'nin yükünü kaldıramaz zaten kaldırmak içinde gelmediler, kaldırmak istedikleri başka şeylerdi... 80 yıldır dedeleri ve işbirlikçileri ile Mustafa Kemal'in ilkelerinin peşindeydiler... Şimdi o ilkeleri ve Cumhuriyetin bütün değerlerini lime lime edecek güce, hakimiyete ve ortaklıklara sahipler...

    Arab şeyhleri ile yakın temas kuruyorlar... Zaten bu adamlar Arabları çok seviyorlar... Arablarda onları seviyor canım... Karşılıklı sevişiyorlar... Nede olsa ortak düşmanları var... Nedir o, Kemalizm, nedir o onun ilke ve devrimleri... Bize ne lazım bağımsızlık, ne lazım kalkınma, ne lazım bilim...

    Arablar gibi yaşamak varken haremler içinde... Kadınları örtüler altına saklayıp onları paketlenmiş şekilde kenarda bekletmek varken ne gerek var kadının eğitilmesine... Mustafa Kemal ve onun ilkeleri bunlara engel... Daha ne çok şeye engel siz bilemezsiniz... O yüzden yolda ki inek olan bizleri ve bizim temsil ettiğimiz ideolojiyi yıkmaktır tek gayeleri...

    Kürt sorunu benim meselem diyen pek sayın başbakan teröristlerin yıllarca propagandasını yaptığı şeyleri bizzat dile getirirken, bu vatanın şehitlerine kelle diye hitap edecek kadar dili sürçen (!), askerine yan gelip yatma diyecek kadar küstahlaşan, ancak kendi oğulcuklarını askere göndermeyecek kadar çok seven bir adamdır bu başbakan... Nede olsa ordu Kemalin ordusudur... Onlarsa başka şeylerin savaşını vermekteler...

    Türkiyem Türkiyem Cennetim...

    Uyan artık, uyanmazsan sonsuza kadar uyutacaklar... Senide Pakistan gibi, Afganistan gibi, Irak gibi ezilmişlerin, güdülmüşlerin, sindirilmişlerin ve cahil bırakılmışların insanı yapacaklar... Şeyhler ve müritler yönetiyor bu ülkeyi uyan, onun bunun dinine imanına bakana kadar satılan vatan topraklarına bak, dindar sandığın adamların servetine bak... Açlıktan ölen insanların ülkesine komşu olan Arab şeyhinin ülkesi zenginlikle saltanat sürerken fukara insana dönüp bakmaz bile nerde bu müslüman?

    Aklını başına alma zamanıdır aslında geç kaldın ya neyse... Bak orman arazileri, kamu arazileri, kamu şirketleri birbir satılıyor vatan elden gidiyor, satılan malların hiç birinin yerine yenisi gelmeyecek... Satılanlardan alınan paralar bir işe yaramayacak... Önce ekonomini ele geçirdiler parası olmayanın imanıda yoktur hesabı seni aç ve muhtaç bırakacaklar... Ne oluyor demeye kalksan borsa çöker, istikrar bozulur enflasyon artar diye korkutacaklar... Sende susmaya devam edeceksin herşeye rağmen... Yeter ki, istikrar bozulmasın gerekirse toptan satsınlar... Öyle mi?

    Medyası, gazetecisi, aydını satın alınmış bir ülkede gerçekleri bilmek o kadar kolay olmuyor aç gözünü uyan Türkiye, yoksa ebediyen uyuyacaksın...
    YUM GÖZLERİNİ BÜTÜN KİRLİLİĞE, GÖZLERİN KAPALIYKEN HA KARARMIŞ DÜNYA HA KARARMAMIŞ... YUM GÖZLERİNİ VE UMUT ET... YUM GÖZLERİNİ VE HAYAL ET... YUM GÖZLERİNİ...... ?



    www.bizkackisiyiz.com



    “İnsanlıkta dine ilişkin duygular bilim ve tekniğin ışıklarıyla dupduru olup yücelmedikçe, din oyunbazlarına her yerde rastlanacaktır"

  5. #5
    Enkarnasyon
    Ziyaretçi
    Bazen cennet de cehennem olabiliyor

  6. #6
    black hawk adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    19-06-2007
    Mesajlar
    761
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı sardunyam tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Türkiyem Türkiyem Cennetim...

    Bu güzel ülkenin güzel ama akılsız insanlarıyız biz... Aklımız başımıza hep sonradan gelir bizim... Hep sonradan gelir... Sonradan...

    57. Hükümet mi şuanda başta, valla sayısından emin değilim zaten ne önemi var ki kaçıncı olduğunun... hükümet işte...

    Dört başı mauhmur bir hükümet bu sayısından emin olmadığım hükümet... Sayın başbakanı ve onun değerli kabinesi, kendi kafalarına göre işler yaparlar... Hoş onlardan öncekilerde farklı değildi...

    Ne yaptığından çok nasıl konuştuğuna, nasıl kabadayı olduğuna hatta Bush'un karşısında bacak bacak atışına hayran olan kitleler takılır bu hükümetin peşine...

    Biz böyle adamlara itibar verir olduklarından büyük görür imkansız olanı talep ederiz bunlardan... Oysa gerçek gerçektir ve ortadadır... Bu adamlar Türkiye'nin yükünü kaldıramaz zaten kaldırmak içinde gelmediler, kaldırmak istedikleri başka şeylerdi... 80 yıldır dedeleri ve işbirlikçileri ile Mustafa Kemal'in ilkelerinin peşindeydiler... Şimdi o ilkeleri ve Cumhuriyetin bütün değerlerini lime lime edecek güce, hakimiyete ve ortaklıklara sahipler...

    Arab şeyhleri ile yakın temas kuruyorlar... Zaten bu adamlar Arabları çok seviyorlar... Arablarda onları seviyor canım... Karşılıklı sevişiyorlar... Nede olsa ortak düşmanları var... Nedir o, Kemalizm, nedir o onun ilke ve devrimleri... Bize ne lazım bağımsızlık, ne lazım kalkınma, ne lazım bilim...

    Arablar gibi yaşamak varken haremler içinde... Kadınları örtüler altına saklayıp onları paketlenmiş şekilde kenarda bekletmek varken ne gerek var kadının eğitilmesine... Mustafa Kemal ve onun ilkeleri bunlara engel... Daha ne çok şeye engel siz bilemezsiniz... O yüzden yolda ki inek olan bizleri ve bizim temsil ettiğimiz ideolojiyi yıkmaktır tek gayeleri...

    Kürt sorunu benim meselem diyen pek sayın başbakan teröristlerin yıllarca propagandasını yaptığı şeyleri bizzat dile getirirken, bu vatanın şehitlerine kelle diye hitap edecek kadar dili sürçen (!), askerine yan gelip yatma diyecek kadar küstahlaşan, ancak kendi oğulcuklarını askere göndermeyecek kadar çok seven bir adamdır bu başbakan... Nede olsa ordu Kemalin ordusudur... Onlarsa başka şeylerin savaşını vermekteler...

    Türkiyem Türkiyem Cennetim...

    Uyan artık, uyanmazsan sonsuza kadar uyutacaklar... Senide Pakistan gibi, Afganistan gibi, Irak gibi ezilmişlerin, güdülmüşlerin, sindirilmişlerin ve cahil bırakılmışların insanı yapacaklar... Şeyhler ve müritler yönetiyor bu ülkeyi uyan, onun bunun dinine imanına bakana kadar satılan vatan topraklarına bak, dindar sandığın adamların servetine bak... Açlıktan ölen insanların ülkesine komşu olan Arab şeyhinin ülkesi zenginlikle saltanat sürerken fukara insana dönüp bakmaz bile nerde bu müslüman?

    Aklını başına alma zamanıdır aslında geç kaldın ya neyse... Bak orman arazileri, kamu arazileri, kamu şirketleri birbir satılıyor vatan elden gidiyor, satılan malların hiç birinin yerine yenisi gelmeyecek... Satılanlardan alınan paralar bir işe yaramayacak... Önce ekonomini ele geçirdiler parası olmayanın imanıda yoktur hesabı seni aç ve muhtaç bırakacaklar... Ne oluyor demeye kalksan borsa çöker, istikrar bozulur enflasyon artar diye korkutacaklar... Sende susmaya devam edeceksin herşeye rağmen... Yeter ki, istikrar bozulmasın gerekirse toptan satsınlar... Öyle mi?

    Medyası, gazetecisi, aydını satın alınmış bir ülkede gerçekleri bilmek o kadar kolay olmuyor aç gözünü uyan Türkiye, yoksa ebediyen uyuyacaksın...

    bu iftiraların modası gecmiş gibiydi ama sen herhalde iftira atacak yeni seyler bulamamıssın

  7. #7
    Mertcan adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    20-02-2005
    Mesajlar
    14,338
    Karizma Gücü
    10
    Sardundam güzel düşünmüşsünüz devam eder inşallah böyle ....

  8. #8
    sardunyam adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-10-2005
    Mesajlar
    147
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı black hawk tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    bu iftiraların modası gecmiş gibiydi ama sen herhalde iftira atacak yeni seyler bulamamıssın
    öylemi modası geçti mi, tüh bak ben modayı hiç takip edemiyorum zaten... yalnız iftira dediklerin gerçeğin ta kendisidir hoş, gerçeklerle ilgilenenler ayrı istikamette zaten...

    hoşça kal...

    2B arazilerini sattırmamak için Tema verin bana 1 milyon imza sattırmayayım diyor... http://www.tema.org.tr/Tıklayıp okuyun... Ve imzalayın arkadaşlar...

    Ağacın, suyun kıymetini bilmeyen ormanınkini nereden bilsin... Gözünü para hırsı bürüdüğünde insan için satılamayacak değer yoktur...

    Değer nedir bilmeyen için insanın anlamı yoktur... Önemli olan başka şeylerdir onlar için...

    Bir ağaç kadar hükmü ve yararı olmayanların dünyasında yaşamak günden güne zorlaşıyor... Nerden geldik nereye gitmekteyiz?
    YUM GÖZLERİNİ BÜTÜN KİRLİLİĞE, GÖZLERİN KAPALIYKEN HA KARARMIŞ DÜNYA HA KARARMAMIŞ... YUM GÖZLERİNİ VE UMUT ET... YUM GÖZLERİNİ VE HAYAL ET... YUM GÖZLERİNİ...... ?



    www.bizkackisiyiz.com



    “İnsanlıkta dine ilişkin duygular bilim ve tekniğin ışıklarıyla dupduru olup yücelmedikçe, din oyunbazlarına her yerde rastlanacaktır"

  9. #9
    sardunyam adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-10-2005
    Mesajlar
    147
    Karizma Gücü
    0
    dünyanın hangi ülkesinde teröristlerin demokratik hakkı söz konusudur?

    bizi o hale getirdiler ki, ülkenin başbakanı çıkıyor terörist oldukları gün gibi ortada olan ama büyük bir ayıpla, yüz karasıyla TBMM'de vekil olan insanların bütün yapıp ettiklerine rağmen onların demokratik anlayışında ifade özgürlüğünden yana olduklarını söyleyebiliyor...

    ama aynı başbakan... kendi aleyhine birşey söyleyen herkesi azarlıyor, cezalandırıyor ya da cezalandırılmasını sağlıyor... hedef gösteriyor...

    öyle bir demokrasi anlayışları var ki, o anlayışta ülkenin bölünmesinden yana konuşanlara, tek bayrak, tek dil, tek millet, tek vatan olmasın diyenlere söz hakkı tanınıyor... ama laik, demokratik, hukuk devletinden yana olan, tek bayrak, tek dil, tek millet ve tek vatan diyenlere söz hakkı tanınmıyor... onlar cezalandırılıyor olmadı, faşizmle itham ediliyor...

    dünyanın neresinde bunlar olabilir? hangi ülke kendi bağımsızlığına, bütünlüğüne, barışına, kardeşliğine, ülküsüne sövenleri hatta kurşun sıkanları bu kadar tölare eder? bunun adı nasıl demokrasi olabilir? akılla izahı varsa buyurup etsinler...

    ülkemiz son 5 yıldır öylesine köşeye sıkıştırılıyor ki, tarihinde tanıklık etmediği kadar çok acz içine sokuluyor... bu ülkenin başındaki adamlar, peygamberimizin sakalı şerifini başbakan eliyle gizlice kaçırıp havaalanlarında Dubai şeyhlerine sunmayı görev biliyor... şehit olan askerlerin haberlerini yasaklamak istiyor... sınır ötesi harekat için olası değil amacımız silah bıraktırmak diyebiliyor... teröre ve teröriste her türlü yardım ve yataklığı yaptığı aşikar olan Barzani gibi adamlarla muhattab olunuyor... onlarla bu işin çözüleceği ima ediliyor... peki adama sormazlar mı, pkk'ya ne vaad edeceksiniz ne vereceksiniz de silah bırakacaklar...

    istedikleri olmadan neden silah bıraksınlar eğer bırakacaklarda neye karşılık?

    hilkat garibeleri Kuzey Irak'ta devlet başında, terörist başı ve bebek katili Abdullah Öcalan ile sağlam bağlantıları olduğunu sağır sultan bile duydu... başbakanın damadı ise Barzani ile ortak... ve hala neyin yolunda gideceği nelerin gözden çıkarıldığı anlaşılmadı mı? vekil olarak seçilen dün ki teröristler mecliste yemin etmelerine rağmen hizmet ettikleri şey ülkenin bölünmesidir buna rağmen bu ülkede hala demokrasiden söz ediliyor...

    ortada demokrasi var mı, kaldı mı, bunun arkası nasıl gelecek?

    sineye çektiklerimiz yenilir yutulur cinsten değil... Avrupa Birliği müzakereleri durdurur korkusuyla bu vekiller meclisimizde besleniyor, propagandalarını yapmalarına izin veriliyor, askerimizin, polisimizin eli kolu bağlanıyor... bizi düşmana aczden de aşağı durumda teslim etmek istiyorlar... savunmasız, çaresiz, umutsuz ve teslim olmuş şekilde döğüşmeden Amerikanın ve İsrailin Bop projesini hayata geçiriyorlar... ortadoğuda hakimiyet kimlerin elinde...?

    olana bitene ne akıl yeter, ne vicdan!
    YUM GÖZLERİNİ BÜTÜN KİRLİLİĞE, GÖZLERİN KAPALIYKEN HA KARARMIŞ DÜNYA HA KARARMAMIŞ... YUM GÖZLERİNİ VE UMUT ET... YUM GÖZLERİNİ VE HAYAL ET... YUM GÖZLERİNİ...... ?



    www.bizkackisiyiz.com



    “İnsanlıkta dine ilişkin duygular bilim ve tekniğin ışıklarıyla dupduru olup yücelmedikçe, din oyunbazlarına her yerde rastlanacaktır"

  10. #10
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    15-11-2007
    Mesajlar
    566
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı sardunyam tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    İhtimal...

    Yıldızların o ihtişamlı parıltılarını seyrederken iç geçirdim elimde olmadan... Hiç birine ulaşma imkanımız olmaması ne kötü... Oysa hep gözümüzün önündelerken... Gözünün önünde ama imkansız... Bakıyorsun ama dokunamıyorsun... Görüyorsun ama hissedemiyorsun...

    Bunları düşünürken bir ihtimal vardı ve o gülümsetti beni... Gözümün değdiği yıldıza, gözünün değmiş olma ihtimali...

    Sonsuz saadet diye birşey yokmuş bu dünya da artık çok iyi anladım... Sonsuz iyilik olmadığı gibi... Hepimiz hayatın acılarından nasibimizi alıyoruz... Mutluluklar bir an sürüyor, acılar bir ömür boyu...

    Koskoca okyanusta küçücük bir damlayım, okyanusunda farkındamıyım? Düşündükçe ufalıyorum...

    Hiç kimseyle kavga etmek istemiyorum, sadece okyanusun ve içinde olmanın tadını çıkartmak istiyorum... Bu ihtimal bile bir küçük mutluluk yaşatıyor, keyfine varıyorum...

    Başkalarının düşüncelerine göre yaşanmıyor... Kendimizi kandırıyoruz... Birini yargılarken yada biri bizi yargılarken elimize hiç birşey geçmediğini anlayamıyoruz... En büyük hakim içimizdeki vicdan... Onun sesine kulak vermeye çalışıyor ve çoğunluğun yorumlarından uzak duruyorum...

    Su gibi şeffaf olmaya çalıştım... Ve onun kadar kirlenmeye müsait... Temizlerken kirlenip, kirlendikçe temizlenip o son noktaya varana kadar gidiyorum... Gidiyorum damlalarımla beraber...

    Benimle beraber akan aynı nehrin bütün damlalarına selam olsun...
    benzer düşüncelere sahibiz.
    çok güzel... çok...

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •