• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
Sayfa: 1 | Toplam: 4 1234 SonSon
39 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    CL0N3_L4M3R adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    28-03-2005
    Mesajlar
    41
    Karizma Gücü
    0

    Hayatlarini Kaybeden Ermenİlerİn Sayisi 1.5 Mİlyon Mudur?

    HAYATLARINI KAYBEDEN ERMENİLERİN SAYISI 1.5 MİLYON MUDUR?
    Ermeni iddialarına göre, 1915 yer değiştirme uygulaması sırasında 1.5 milyon Ermeni "soykırım"a tabi tutulmuştur.
    Ermeniler bu olaylarda önce 600 bin, sonra 800 bin Ermeni’nin öldüğünü ileri sürmüşler, bu sayı daha sonra sürekli olarak artırılmış ve 1,5 milyona varılmıştır. Bu açık artırmanın devam etmesine ve Ermeni çevrelerinin yarın, öbür gün ölü sayını 2, hatta 3 milyona çıkarmalarına da şaşmamak gerekecektir.
    Bu açık arttırmaya ne yazık ki ciddiyetleriyle tanınan bazı yayın organları da katılmaktadır. Örneğin Encyclopedia Britannica'nın 1918 baskısında ölen Ermenilerin sayısı 600 bin olarak kayıtlı iken, bu sayı 1968 baskısında 1,5 milyon olarak belirtilmiştir.
    Gerçek Ermeni kaybı nedir? Bunu kesin olarak tespit etmeye elbette imkân yoktur. Ancak, ortada esas olarak alınabilecek temel bir veri vardır, bu da Osmanlı Devletinde o dönemdeki Ermeni nüfusudur.
    Ermeniler ve Diğer Yabancı Kaynaklara Göre Osmanlı Devleti'nde Ermeni Nüfusu:
    • 1917 İngiliz Salnamesine göre; 1.056.000 (1)
    • Patrik Ormanyan’a göre;1.579.000 (2)
    • Kevork Aslan'ın "Ermenistan ve Ermeniler isimli kitabında Anadolu’da 920.000, Kilikya (Adana, Sis, Maraş Bölgesi) 180.000, Osmanlıların diğer bölgelerinde 700.000, olmak üzere toplam 1.800.000 (3)
    • Alman Papas Johannes Lepsius’a göre; 1.600.000 (4)
    • Cuinet'e göre; 1.045.018 (5)
    • Fransız Sarı Kitabına göre; 1.475.011
    • Basmacıyan’a göre: 2.280.000 (7)
    • Patrik Nerses Varjabedyan’a göre; 1.150.000 (8)
    Osmanlı Devleti Resmi Belgelerine Göre Ermeni Nüfusu:
    Yabancılar Osmanlı belgelerini görmezden gelmeye çalışmaktadır. Ancak, bu konudaki en güvenilir rakamların resmi belgelerde olduğu kesindir. Son zamanlarda olduğu gibi tehcir öncesi Ermeni nüfusun olduğundan 4, hatta 5 kat fazla gösterildiği olmuştur. Örneğin 1878 Berlin Kongresi'nde Bağımsız Ermenistan isteyen Ermeniler, Doğu Anadolu illerinde 3.000.000 Ermeni olduğunu savunmuşlar ancak Berlin Anlaşmasında Hıristiyanlardan vergi alınması hükme bağlanınca, bu sayıyı Osmanlı Hükümetinin belirlediği sayının altına indirmişlerdir.
    Osmanlı Devletinde İstatistik Genel Müdürlüğü 1892 yılında kurulmuştur. Genel Müdürlük görevini 1892 yılında Nuri Bey, 1892-1897 yılları arasında Fethi FRANCO adlı bir Musevi, 1897-1903 yılları arasında Mıgırdıç ŞINABYAN isimli bir Ermeni, 1903-1908 yılları arasında Robert isimli bir Amerikalı, 1908-1914 yılları arasında Mehmet BEHİÇ Bey yapmıştır(9).
    Görüldüğü gibi Ermeni meselesini siyasi alana taşıyan önemli olayların cereyan ettiği dönemde, Osmanlı nüfus bilgileri yabancıların kontrolü altındadır. Buradan hareketle, bugüne kadar aksi bir belge ve kanaat olmadığına göre Osmanlı nüfus bilgilerine itibar edilmesi gerekmektedir.
    • 1893 Nüfus sayımına göre Ermeni nüfusu 1.001.465'tir.
    • 1906 Nüfus sayımına göre Ermeni nüfusu 1.120.748'dir.
    • 1914 Nüfus istatistiğine göre Ermeni nüfusu 1.221.850'dir(10).
    Her üç grup veri kaynağı değerlendirildiğinde, gerek Osmanlı, gerek Ermeni ve yabancı istatistikler, I. Dünya Savaşı döneminde yaşayan Ermenilerin nüfusunun 1.250.000 civarında olduğunu ortaya koymaktadır.
    Yer değiştirme uygulaması sırasında yeni yerleşim bölgelerine sevk edilen nüfus toplam 438.758, Halep’tekilerle birlikte iskan sahasına varan nüfus ise 382.148’dir(11). Görüldüğü gibi, ikisi arasında 56.610 kişilik bir fark bulunmaktadır.
    Göç ettirilenlerle, yeni yerleşim bölgelerine varanlar arasındaki bu 56.610 kişilik fark, belgelerden elde edilen bilgiye göre, şu şekilde ortaya çıkmıştır: 500 kişi Erzurum-Erzincan arasında; 2.000 kişi Urfa Halep arasındaki Meskene’de; 2.000 kişi Mardin civarında eşkıya ve Arap aşiretlerinin saldırısı sonucu katledilmiş, ayrıca bir o kadar, yani yaklaşık 5.000 ve belki de biraz daha fazla kişi de Dersim bölgesinden geçen kafilelere yapılan saldırılar sonucu öldürülmüştür(12). Bu bilgiler ışığında toplam 9-10 bin kişinin yer değiştirme uygulaması sırasında katledildiği tespit edilmektedir. Ayrıca yollarda açlıktan da ölümler olduğu belgelerden anlaşılmaktadır(13).
    Bunun dışında tifo, dizanteri gibi hastalıklar ve iklim koşulları sebebiyle de yaklaşık 25-30 bin kişinin öldüğü tahmin edilmektedir ki(14), bu şekilde 40 bine yakın kişi yollarda kaybedilmiştir.
    Kalan 10-16 bin kişinin bir kısmı, yola çıkarılmış olmakla birlikte, henüz iskan bölgesine varmadan yer değiştirmenin durdurulması sebebiyle, bulundukları vilayetlerde alıkonulmuştur. Mesela 26 Nisan 1916’da Konya iline, ilde henüz yollarda olan Ermenilerin sevk edilmeyerek il dahilinde iskan edilmeleri için yazı gönderilmiştir(15). Öte yandan yer değiştirme kapsamında bulunan Ermenilerden bir bölümünün Rusya’ya, Batı ülkelerine ve Amerika’ya kaçırıldıkları da tahmin edilmektedir.
    Nitekim belgelerde, Osmanlı ordusunda silah altında bulunan Ermenilerden 50.000’inin Rus ordusuna katıldığı, yine Türklerle savaşmak üzere 50.000 Ermeni’nin de Amerikan ordusunda üç-dört yıldır eğitim gördüğü gibi kayıtlar yer almaktadır. Gerçekten de, Amerika’da yaşayan bir Ermeni’nin Elazığ’da dava vekili olan Murad Muradyan’a yazdığı mektupta bu türden bilgiler bulunmaktadır(16).
    Mektupta, bir kısım Ermeni’nin Rusya’ya ve Amerika’ya kaçırıldıkları ve Amerika’da eğitilen 50.000 askerin Kafkasya’ya hareket etmekte olduğu açıkça ifade edilmektedir. Bütün bu belgelerden de anlaşılacağı gibi, Osmanlı tebaası pek çok Ermeni, harpten önce ve harp içinde Amerika ve Rusya başta olmak üzere çeşitli ülkeler dağılmışlardır. Mesela ticaret maksadıyla Amerika’da bulunan Artin Hotomyan adlı bir Ermeni’nin 19 Ocak 1915’te Emniyet Genel Müdürlüğü’ne gönderdiği bir mektupta çeşitli yollarla binlerce Ermeni’nin Amerika’ya kaçırıldığı ve bunların aç ve perişan bir halde yaşadıkları ifade edilmektedir(17).
    Bu bilgiler, Anadolu ve Rumeli’nin çeşitli bölgelerinden yer değiştirmeye tabi tutulan Ermenilerin sayıları ile, yeni iskan merkezlerine ulaşanların sayılarının birbirini tuttuğunu göstermekte ve dolayısıyla sevk ve iskan sırasında herhangi bir katliam olayının olmadığını ortaya koymaktadır.

    KAYNAK:
    Halaçoğlu, Prof. Dr. Yusuf-; Ermeni Tehcirine Dair Gerçekler (1915), TTK Yayını, Ankara 2001.

    DİPNOTLAR
    1) 1917 Britannica Yıllığı
    2) Uras, Esat, Tarihte Ermeniler ve Ermeni Meselesi, İstanbul 1987
    3) Aslan, Kevork, Ermenistan ve Ermeniler, İstanbul 1914.
    4) Uras, Esat, a.g.e.
    5) Uras, Esat, a.g.e.
    6) 1893-1897 Ermeni İşleri, Paris, 1897 nakleden Uras, Esat, a.g.e.
    7) Uras, Esat, a.g.e.
    8) Uras, Esat, a.g.e.
    9) Mazıcı, Nurşen, Belgelerle Uluslar arası Rekabette Ermeni Sorunu, İstanbul 1987.
    10) Daha geniş bilgi için bkz. Karpat, Kemal, H. Ottoman Population 1830-1914 Demographic and Social Charsetistic, The University Of Winsconcin Press, 1985 London.
    11) Yer değiştirmeye tabi tutulan edilen ve yeni yerleşim bölgesine varan nüfus ile ilgili olarak belgelerde kesin rakamlar verilmekle beraber, bazı yerlerden net sayılar verilmemesi sebebiyle her ikisi için de artı-eksi % 10 oynama söz konusu olabilir.
    12) Mesela Trabzon, Erzurum, Sivas, Diyarbakır, Elazığ, Bitlis illeriyle Maraş ve Canik mutasarrıflarına 26 Temmuz 1915 tarihli şifre telgrafta, savaş başlanıcından beri hastalık ve isyan sebebiyle ne kadar Ermeni’nin öldüğünün bildirilmesi istenmiştir (ŞFR., nr. 54-A/112). Ayrıca Ereğli ve Musul’da Ermeni göçmenler arasında tifüs, dizanteri, sıtma gibi bulaşıcı hastalıkların yaygın olarak görüldüğü anlaşılmaktadır (Konya iline 8 Temmuz 1915 tarihli telgraf, ŞFR., nr.57/337; Zor Mutasarrıflığına 3 Şubat 1916, ŞFR., nr.60/219).
    13) ŞFR., nr.57/110.
    14) Bkz. DH. EUM. 2. Şube, nr.68/81; Ayr. Bkz. ŞFR., nr. 57/51.
    15) ŞFR., nr. 63/119.
    16) DH. EUM. 2. Şube, nr.2F/14.
    17) Bkz. DH. EUM. 2. Şube, nr.2F/94.
    biz tanrı dağında KÜRŞAD,romada ATİLLA,malazgirtte ALPARSLAN,istanbulda FATİH,çanakalede ATATÜRK gibi kahramanları olan yüce bi milletiz

    NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!



  2. #2

    Kayıt Tarihi
    31-10-2007
    Mesajlar
    220
    Karizma Gücü
    0
    Gazoz kapağından değil "insandan" bahsediyoruz.

    Devletin en asli görevi vatandaşının can güvenliğini sağlamaktır. Değil can güvenliğini sağlamak, Osmanlı yönetimi Tehcir uygulamasıyla masum vatandaşlarının ölümüne neden olacak yolu hazırlamıştır. Yani tehcir, yüzbinlerce masum insanın ölümüne yol açmıştır. En vahim olan nokta burası zaten. Devlet eliyle uygulanan bir eylem sonucu, sırf "Ermeni" oldukları için sürülen yüzbinlerce insanın "telef" olması.

    Biz burda 5 yaşındaki kız çocuğundan 30 yaşındaki ermeni kadınına, 70lik ihtiyarından yeni doğmuş bir erkek çocuğuna kadar yüzbinlerc masum ermeniyi yargılamadan "suçlu" ilan edilmesinden bahsediyoruz.

    Suç ise "Ermeni" olmaları. Devletin uyguladığı bu eylem sonucunda ise yüzbinlerce masum insan hayatını kaybetmiştir. Hiç değilse Türkiye Devleti bu yüzden bir "üzüntü" belirtebilirdi zamanında, yapmadılar. Şimdi uğraşıyoruz.

  3. #3
    CL0N3_L4M3R adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    28-03-2005
    Mesajlar
    41
    Karizma Gücü
    0
    Alıntı yurttaş tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Gazoz kapağından değil "insandan" bahsediyoruz.

    Devletin en asli görevi vatandaşının can güvenliğini sağlamaktır. Değil can güvenliğini sağlamak, Osmanlı yönetimi Tehcir uygulamasıyla masum vatandaşlarının ölümüne neden olacak yolu hazırlamıştır. Yani tehcir, yüzbinlerce masum insanın ölümüne yol açmıştır. En vahim olan nokta burası zaten. Devlet eliyle uygulanan bir eylem sonucu, sırf "Ermeni" oldukları için sürülen yüzbinlerce insanın "telef" olması.

    Biz burda 5 yaşındaki kız çocuğundan 30 yaşındaki ermeni kadınına, 70lik ihtiyarından yeni doğmuş bir erkek çocuğuna kadar yüzbinlerc masum ermeniyi yargılamadan "suçlu" ilan edilmesinden bahsediyoruz.

    Suç ise "Ermeni" olmaları. Devletin uyguladığı bu eylem sonucunda ise yüzbinlerce masum insan hayatını kaybetmiştir. Hiç değilse Türkiye Devleti bu yüzden bir "üzüntü" belirtebilirdi zamanında, yapmadılar. Şimdi uğraşıyoruz.

    Okuda Biraz Gercek Öğren Toplumu Orhan Pamuk Beyinlilerden Kurtarmak Lazım..

    Ermenilerin binlerce Türk'ün canına mâl olan isyan ve katliamları karşısında bile, Osmanlı Hükümeti'nin ortaya koyduğu sakin ve sağduyulu tavır, belgeleriyle sabittir. Ancak, tedhiş hareketleri bir türlü durmak bilmeyince hükümet, ülkenin çeşitli bölgelerinde yaşayan Ermenileri, savaş bölgelerinden uzak yeni yerleşim merkezlerine götürmek zorunda kalmıştır. Kafkas, İran ve Sina cephelerinin güvenlik hattını oluşturan bölgelerdeki Ermenilerin yerlerinin değiştirilmesi, onları imha etmek değil, devlet güvenliğini sağlamak, onları korumak amacını gütmüştür ve dünyanın en başarılı yer değiştirme uygulamasıdır.

    Her şeyden önce, yer değiştirme kararı bütün Ermenilere uygulanmamıştır. Katolik ve Protestan mezhebinde bulunan Ermenilerin yanı sıra, Osmanlı ordusunda subay ve sıhhiye sınıflarında hizmet gören Ermeniler ile Osmanlı Bankası şubelerinde ve bazı konsolosluklarda çalışan Ermeniler devlete sadık kaldıkları sürece göçe tabi tutulmamışlardır. Öte yandan, hasta, özürlü, sakat ve yaşlılar ile yetim çocuklar ve dul kadınlar da sevke tabi tutulmamış, yetimhaneler ve köylerde koruma altına alınarak ihtiyaçları devletçe, Göçmen Ödeneği'nden karşılanmıştır. Bu tablo, Osmanlı'nın yer değiştirme konusundaki iyi niyetini göstermesi açısından önemlidir.

    27 Mayıs 1915 tarihli yer değiştirme kanunu ve bu kanuna dayalı olarak çıkarılan emirler çerçevesinde; Erzurum, Van ve Bitlis vilâyetlerinden çıkarılan Ermeniler, Musul'un güney kısmı, Zor ve Urfa sancağına; Adana, Halep, Maraş civarından çıkarılan Ermeniler ise Suriye'nin doğu kısmı ile Halep'in doğu ve güneydoğusuna nakledilmişlerdir.
    biz tanrı dağında KÜRŞAD,romada ATİLLA,malazgirtte ALPARSLAN,istanbulda FATİH,çanakalede ATATÜRK gibi kahramanları olan yüce bi milletiz

    NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!



  4. #4

    Kayıt Tarihi
    31-10-2007
    Mesajlar
    220
    Karizma Gücü
    0
    Kayseri, Yozgat, İzmit, Bursa, Eskişehir vs...

    I. Dünya Savaşı sırasında savaş bölgesiydi demek ki. Haritayı aç bak, Ermenilerin sürüldüğü çöller mi düşmana(İngilizlere) yakındaı, yaşadıkları yer mi Ruslara yakındı?

    Senden bugünkü protrestan ve katolik ermenilerin nüfusunu istiyorum. Ne oldu yübinlerce katolik ve protestan ermeni.

  5. #5

    Kayıt Tarihi
    31-10-2007
    Mesajlar
    220
    Karizma Gücü
    0
    Kayseri, Yozgat, İzmit, Bursa, Eskişehir vs...

    I. Dünya Savaşı sırasında savaş bölgesiydi demek ki. Haritayı aç bak, Ermenilerin sürüldüğü çöller mi düşmana(İngilizlere) yakındı, yaşadıkları yer mi Ruslara yakındı?

    Senden bugünkü protrestan ve katolik ermenilerin nüfusunu istiyorum. Ne oldu yübinlerce katolik ve protestan ermeni.

  6. #6
    CL0N3_L4M3R adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    28-03-2005
    Mesajlar
    41
    Karizma Gücü
    0
    sayıları hakkında bi bilgi yok biz bugünkü ermenileri tartışmıyoruz dikkat ederseniz katolik yada protestan ermeniler benim ilgi alanım değil. ben sadece tezim var ermeni sorununu araştırıyorum elimde öyle bilgiler belgeler varki osmanlı arşivinden yazsak 100sayfa cıkar heralde..
    biz tanrı dağında KÜRŞAD,romada ATİLLA,malazgirtte ALPARSLAN,istanbulda FATİH,çanakalede ATATÜRK gibi kahramanları olan yüce bi milletiz

    NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!



  7. #7
    CL0N3_L4M3R adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    28-03-2005
    Mesajlar
    41
    Karizma Gücü
    0
    ve hemen şunuda eklemek isterim..

    Ermeniler; Pers, Makedon, Selefkit, Roma, Part, Sasani, Bizans, Arap ve Türklerin hakimiyeti altında yaşamışlardır. Ermenileri Bizans'ın zulüm idaresinden kurtaran ve onlara insanca yaşama hakkını bahşeden, Selçuklu Türkleri olmuştur. Fatih döneminde ise, Ermenilere din ve vicdan hürriyeti en üst düzeyde verilmiş, Ermeni cemaati için dini ve sosyal faaliyetlerini yönetmek üzere Ermeni Patrikliği kurulmuştur.

    Tarih boyunca Romalılar, Persler ve Bizanslılar tarafından Anadolu'nun bir yerinden diğerine sürülen, savaşlara itilen ve çoğu kez üçüncü sınıf vatandaş muamelesi gören Ermeniler, Türklerin Anadolu'ya girişlerinden sonra; Türklüğün adil, insani, hoşgörülü, birleştirici töre ve inancından yararlanmışlardır. Bu ilişkilerin gelişme ve doruğa ulaşma çağı olan 19. Yüzyıl sonlarına kadar süren devir, "Ermenilerin altın çağı" olmuştur.

    Osmanlı Devleti'nin çalışan, liyakatli, dürüst ve üretken her teb'asına sağladığı imkanlardan Gayr-i Müslimler içinde en çok faydalananlar; Ermeniler olmuştur. Askerlikten, kısmen de vergiden muaf tutulurken, ticarette, zanaatta, çiftçilikte ve idari işlerde yükselme fırsatını elde etmişler ve devlete bağlı, milletle kaynaşmış ve anlaşmış olduklarından dolayı "millet-i sadıka" olarak kabul edilmişlerdir.

    İstanbul Ermeni Patrikliği'nin kuruluşu tarihte eşine zor rastlanır bir olaydır: Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'u fethinden sekiz yıl sonra, 1461'de Batı Anadolu'daki Ermeni episkoposluğunu, çıkardığı bir fermanla İstanbul Patrikliği'ne dönüştürmesi, Fatih'in ve Osmanlı Sultanlarının gelecek vizyonu ve diğer dinlere gösterdiği hoşgörünün çok açık bir örneğidir. Tarihte bir dine mensup bir hükümdarın, başka bir dinin üyeleri için ruhani riyaset makamı tesis etmesi, ne Fatih'ten önce, ne de sonra görülmüştür.

    "Yeni bir bin yıla girerken dünyada yaşanan gerginlikleri, özellikle yakın çevremizdeki savaş ortamını göz önünde bulunduracak olursak, 538 yıl önce gerçekleşen bu olayın değerini, dinler ve kültürler arası hoşgörünün önemini, sanıyorum daha iyi kavrayabiliriz." diyen günümüzün Ermeni Patriği II. Mesrob'un sözleri de bu olayın önemini doğrulmaktadır.

    Nitekim, Türkçe konuşan, ayinlerini bile Türkçe yapan bu topluluktan devlet kademelerinde önemli görevlere yükselenler, Bayındırlık, Bahriye, Hariciye, Maliye, Hazine, Posta-Telgraf, Darphane Bakanlıkları, Müsteşarlıkları yapanlar ve hatta Osmanlı Devleti'nin meseleleri üzerinde Türkçe ve yabancı dillerde eserler yazanlar bile olmuştur.

    Ancak Osmanlı Devleti'nin zayıflamaya başladığı dönemlerde, bazı devletlerin vaatlerine kanan Ermeniler, on binlerce Türk ve Ermeni'nin ölümüyle sonuçlanan isyan ve katliamlara başlamışlardır ve bin yıl refah içinde yaşadıkları ülkeyi parçalamaya çalışmışlardır.


    Daha Eklemem Gerekenler Varmı Bilmiyorum..
    biz tanrı dağında KÜRŞAD,romada ATİLLA,malazgirtte ALPARSLAN,istanbulda FATİH,çanakalede ATATÜRK gibi kahramanları olan yüce bi milletiz

    NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!



  8. #8

    Kayıt Tarihi
    31-10-2007
    Mesajlar
    220
    Karizma Gücü
    0
    Ben sadece soruma cevap istiyorum, bir şey ekleme. Protestan ve Katolik Ermeniler sürülmedi diyorsunuz.

    Ben de diyorum ki madem Katolik ve Protestan Ermeniler sürülmediler, o zaman sayıları ne kadardı, bugun sayıları nedir. Akıbetleri ne oldu? Neden?

  9. #9
    CengizHann adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-09-2007
    Mesajlar
    3,027
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    5
    ABD Ermeni tasarısını kabul edince tepki veriyoruz, asıl hainler içerde baksanıza ... Dünyaya adalet ören Osmanlı İmparatorluğu'nun soykırım yaptıĞını söyleyen cahiller var! Osmanlı'nın son sayımına göre 1.5milyon bile olmayan Ermenileri; biz katletmişiz gibi lanse ediliyor! Bu adamlar bizim topraklarımızda hiçbir zaman 1.500.000 nüfusa sahip olmadı ki.. Bu arada yurttaş sen gökten zembille mi indin ? Veya soyunu inkar eden haramzadedir, sende onlardan mısın ?
    Sene 2010 Mayıs 16
    Bitirdik biz saltanatı !

    BursAnkara

  10. #10
    Turuncu adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-10-2005
    Mesajlar
    8,147
    Karizma Gücü
    8
    Alıntı yurttaş tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Ben sadece soruma cevap istiyorum, bir şey ekleme. Protestan ve Katolik Ermeniler sürülmedi diyorsunuz.

    Ben de diyorum ki madem Katolik ve Protestan Ermeniler sürülmediler, o zaman sayıları ne kadardı, bugun sayıları nedir. Akıbetleri ne oldu? Neden?
    TSK zamaninda göc ettirilen ermeni vatandaslarin listesini sitesinde yayinlamisti, oradan ara bul.

    Soru soruyu dogururmus bende merak ettim bu güya ölen 1,5 milyon insanin kemiklerine noldu? yalayip yutmadigimiza göre cok büyük bir alana yayilmis olmalari lazim.

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •