• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
4 sonuçtan 1 --- 4 arası gösteriliyor
  1. #1
    lastlegant adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    04-01-2005
    Mesajlar
    466
    Karizma Gücü
    0

    Filozofların Tutarsızlığı

    Filozofların Tutarsızlığı - Dördüncü Mukaddime

    İmam Gazzali’nin Filozofların Tutarsızlığı üzerine adlı yapıtı İslam Felsefesi tarihinde önemli bir yapıttır. 1095 ‘te tamamlandığı sanılan yapıtta Gazali antik felsefeden etkilenmiş Farabi ve İbn-i Sina gibi islam felsefecilerine yönelik eleştirilerini bir araya getiriyordu. O dönemde tartışılan konuları göstermesi açısından eserin bir bölümünden alıntıyı aktarıyoruz. Felsefe Ekibi

    Filozofların, delil, getirmede zorlandıkları bir problemle `karşılaşınca aldatarak ikna etmek üzere baş vurdukları hilelerden biri şudur: Derler ki "metafizik ilmi, keskin zekâ sahiplerinin bile anlayamayacağı kadar karmaşık, kapalı ve içinden çıkılmaz bir ilimdir. Bu problemlere cevap verecek bilgiye, ancak öncelikle matematik ve mantık ilimlerini öğrenmekle ulaşılır." onlara iyimser yaklaşıp küfürlerini taklit eden bir kimse de onların doktrinleriyle ilgili,bir problemle karşılaşınca der ki "filozofların bilgilerinin bunun çözümünü kapsadığında şüphe yoktur fakat ben, matematik ilimlerini tahsil etmediğim ve mantığı iyi bilmediğim için onu anlamak bana zor gelmektedir."
    Biz deriz ki: Kesintili nicelikleri konu alan matematik''îlminin -aritmetik böyledir- metafizikle,bir ilgisi yoktur: Birinin kalkıp "metafiziği anlamak için matematik;gereklidir" demesi, bir başkasının "tıp, gramer ve lügat için matematik gereklidir" veya "aritmetik için tıp gereklidir" şeklinde bir iddiada bulunması gibi budalalıktır. Kesintisiz nicelikleri konu alan ge- ometri ilimlerine (astronomi dahil) gelince mahiyeti itibariyle ve göklerin ve merkeze kadar altındakilerin küre şeklinde olduğunu, tabakalarının ve gökteki gezegenlerin sayısını, hareketlerinin miktarını açıklamaktan ibarettir. Biz bütün bu filozofların hesabına tartışma sonucu veya inanç konusu olarak kabullensek bile -o zaman bu konuda delil getirmelerine de ihtiyaç kalmaz- bu durum, metafizik açısından bir eksiklik meydana getirmez. Bu, tıpkı birinin "bu evin, bilen, irade sahibi, güçlü ve diri bir ustanın eseri olarak meydana geldiğinin bilinmesi, evin altı veya sekiz köşeli olduğunun, kolon ve kerpiç sayısının bilinmesine bağlıdır" demesi gibi, yanlışlığı gizlenemeyecek bir saçmalıktan ibarettir. Yine bu, birinin "soğanın katmanlarının ve narın tanelerinin sayısı bilinmedikçe yaratılmış oldukları aşılmaz" şeklindeki iddiası gibi, aklı başında hiç kimsenin değer vermeyeceği çirkin bir iddiadır.
    Evet, onların "mantığı iyi bilmek gerekir" tarzındaki görüşleri doğrudur
    ancak mantık filozoflara özgü birşey değildir. O sadece bizim kelâm ilminde "kitâbu'n-nazar" adını verdiğimiz bir yöntemdir. Fakat onlar bu lâfzı abartarak "mantık" şeklinde değiştirdiler. Bazen biz onu "kitâbu'1-cedel", bazen da "medâriku'1-ukul" adıyla anarız.vKıt akıllı olduğu halde zekî görünmek isteyen biri, mantık adını duydugu zaman, onun sadece filozofla- rın bilip kelâmcıların ise bilmediği ilginç bir ilim olduğunu sanır. Biz bu kavram kargaşasını ortadan kaldırmak ve bıi saptırıcı`hileyi kökünden kazımak için, bu kitapta "medâriku'I--ukul-aklın'işleyişi" konusunu ele almak, kelâmcı ve usulcülerin terimlerini değil, mantıkçıların terimlerini kendi kalıplan içinde kullanmak, terim terim onların izinden giderek bu kapta onların diliyle yani mantıkçıların ifadeleriyle tartışmak istiyoruz..Filozofların mantığın Burhan (II. Analitikler) bölümünde, kıyasın maddesinin. doğruluğuna ilişkin iIeri sürdükleri ve Kıyas Kitabı'nda (I. Analitikler) kıyas şekilleriyle ilgili olarak ortaya koydukları şarttan; Kategoriler ve lsâgücî de -ki bunlar mantığa giriş ve onun bölümlerinden ibarettir- koydukları ~kurallarla metafiziğe ilişkin bilgilerinde bunlara uymadıklarını izah edeceğiz.
    Fakat biz medariku'1-ukulü kitabın sonunda anlatmayı düşünüyoruz. Çünkü o, bu kitabın amacını anlamak için'bir âlet durumundadır; şu var ki ona ihtiyaç duymadan anlayanlar da çıkabilir. Bu yüzden ona ihtiyaç duymayanların bu külfetten kurtulması için onu erteliyoruz Filozoflar reddettiğimiz meselelerden herhangi birine ilişkin ifadelerinizi anlamayan kimsenin öncelikle filozofların mantık adını verdiği ~Mi`yârul-`ilm kit~bını ez- berlemeye başlaması gerekir.
    İmdi, bu kitapta onların doktrinlerinin çelişik olduğunu ortaya koyduğumuz meseleleri saymaya başlayalım. Bunlar yirmi meseledir.
    Birinci Mes`ele: Filozofların'Âlemin Ezeliliği Hakkındaki.,Doktrinlerinin Geçersiz Kılınmasi Üzerine
    İkinci Mes'ele: Onların Âlemin Ebediliği Hakkındaki Doktrinlerinin Geçersiz Kılınması Üzerine
    Üçüncü Mes'ele: Onların, Allah'ın Âlemin Yaratıcısı ve Âlemiıı de O'nun eseri Olduğu Yolundaki Görüşlerinin Aldatmaca Olduğunun Açıklanması Üzerine
    Dördüncü Mes'ele: Onların Allah'ın Varlığını İspattan Âciz Oldukları Üzerine
    Beşinci Mes'eİe: İki ilâhın İmkansızlığını Kanıtlamaktan Âciz Oldukları Üzerine
    Altıncı Mes'ele: Onların Sıfatları İnkâr Konusundaki Doktrinlerinin Geçersiz Kılınması Üzerine
    Yedinci Mes'ele: Onların ilk Varlığın (Allah) Zâtının Cins ve Fasla Bölünemeyeceği Yolundaki Görüşlerinin Geçersiz Kılınması Üzerine
    Sekizinci Mes'ele: Onların İlk Varlığın Mâhiyetsiz Basît Bir Varlık Olduğu Şeklindeki Görüşlerinin Geçersiz Kılınması Üzerine
    Dokuzuncu Mes'ele:ilk Varlığın Cisim Olmadığını Açıklamaktan Âciz oldukları Üzerine
    Onuncu Mes'ele: Sonsuz Bir Zamanın Varlığını Kabu1 Etmenin Yaratıcı'nın Varlığını İnkâr Gerektirdiğinin Açıklanması Üzerine
    Onbirinci Mes'ele: Onların ilk Varlığın Başkasını Bileceği Hakkındaki Görüşlerini İspattan Âciz Oldukları Üzerine
    Onikinci Mes'ele: Onların hiç Varlığın Kendi Zâtını Bileceği Yolundaki Görüşlerini İspattan Âciz Oldukları Üzerine
    Onüçüncü Mes'ele: Onların ilk Varlığın Cüz'iyâtı Bilemeyeceği Şeklindeki Görüşlerinin Geçersiz Kılınması Üzerine
    Ondördüncü Mes'ele: Göğün İrâdeyle Hareket Eden Bir Canlı Olduğu Şeklindeki Görüşler-i Üzerine
    Onbeşinci Mes'ele: Onların Göğü Hareket Ettiren Amaçla ilgili Olarak Anlattıklarının Geçersiz Kılınması Üzerine
    Onaltıncı Mes'ele: Onların Göklerin Nefsinin Bütün Cüz’ileri Bileceği Yolundaki Görüşlerinin Geçersiz Kılınması Üzerine
    Onyedinci Mes'ele: Onların Olağanüstülüklerin (Mu'cizeler) İmkânsız Olduğu Yolundaki Görüşlerinin Geçersiz Kılınması Üzerine
    Onsekizinci Mes'ele: Onların İnsan Nefsinin Cisim ve Araz(belirti) Olmayıp Kendi Kendine Varolan Cevher Olduğu Yolundaki Görüşleri Üzerine
    Ondokuzuncu Mes'ele: İnsanın Nefıslerin Yokolmasının İmkânsız Olduğu Hakkındaki Görüşleri Üzerine
    Yirminci Mes'ele: Onların Cennet ve Cehennemdeki Cisme İlişkin Haz ve Elemleri Kabul Etmekle Birlikte Cesetlerin Yeniden Dirilişini İnkâr Etmelerinin Geçersiz Kılınması Üzerine'
    İşte fılozofların metafizik ve fiziğe ilişkin bir kısım çelişik bilgilerinden anlatmak istedigimiz bunlardır! Matematik ilimlerine gelince, ona karşı çıkmak ve reddetmek anlamsızdır: Zira o ilimler aritmetik ve geometriden ibarettir. Mantık ilimleri ise, kavramlar üzerinde düşünmenin âleti durumundadır; dolayısıyla bu konuda önemsenecek aykırı bir görüşe rastlanmaz. İnşallah bu kitabın muhtevasını anlamak için gerekli olan mantıkî bilgileri biz Mi`yîaru'I-'i1m kitabında anlâtacağız
    ______________________
    Çeviren: Mahmut KAYA
    Bana Neden Sormayın Sevginin Nedeni Olmaz


    Arkadaş Olduğun Kimse İle Arkadaşlığında Çok Fazla İleri Gitme, Olur ki Günün Birinde Düşmanın Olur.

    Karadenizliler Birliği
    Rize-Samsun-Kocaeli



    ut: KraftWageN TeaM ut:

  2. #2

    Kayıt Tarihi
    24-02-2005
    Mesajlar
    57
    Karizma Gücü
    0

    Filozoflar üç'e ayrılır...

    Gelmiş geçmiş bütün filozoflar, îmân bakımından üç sınıfta toplanır. Birincisi Dehriyyûn olup, Allahü teâlânın varlığına inanmayanlardır. Bunlar, bu âlem böyle kendiliğinden gelmiş ve böyle gidecektir. Bunu yaratan yoktur. Canlılar da böyle birbirlerinden üreyip sonsuz olarak sürecektir, diyorlar. İkinci kısımdakiler, Tabîiyyeciler olup, canlılarda ve cansızlardaki akıllara hayret veren intizâmı (düzeni) ve incelikleri görerek,Allahü teâlânın varlığını söylemişlerse de, tekrar dirilmeyi, âhireti, Cennet’i, Cehennem’i inkâr etmişlerdir.Üçüncü kısımdan olanlara İlâhiyyûn adı verilmiş olup, bunlar ilk ikisinin görüşlerini reddederek, yanlışlarını ve eksiklerini çok açık ve ağır şekilde bildirdiler. Fakat, peygamberlere ve peygamberlerin bildirdiklerine inanmadılar. Her üç kısımdakiler de gerçek ilim adamlarının inanacakları şekilde inanamadılar. Ebedî saâdetten mahrûm kaldılar.
    Bu mesaj en son " 01.03.05 " tarihinde saat 09:59 itibariyle fincan tarafından düzenlenmiştir... Neden: başlık...

  3. #3
    haha... chesss adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-10-2005
    Mesajlar
    5,467
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    8
    Alıntı lastlegant tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    Filozofların Tutarsızlığı - Dördüncü Mukaddime

    İmam Gazzali’nin Filozofların Tutarsızlığı üzerine adlı yapıtı İslam Felsefesi tarihinde önemli bir yapıttır. 1095 ‘te tamamlandığı sanılan yapıtta Gazali antik felsefeden etkilenmiş Farabi ve İbn-i Sina gibi islam felsefecilerine yönelik eleştirilerini bir araya getiriyordu. O dönemde tartışılan konuları göstermesi açısından eserin bir bölümünden alıntıyı aktarıyoruz. Felsefe Ekibi

    Filozofların, delil, getirmede zorlandıkları bir problemle `karşılaşınca aldatarak ikna etmek üzere baş vurdukları hilelerden biri şudur: Derler ki "metafizik ilmi, keskin zekâ sahiplerinin bile anlayamayacağı kadar karmaşık, kapalı ve içinden çıkılmaz bir ilimdir. Bu problemlere cevap verecek bilgiye, ancak öncelikle matematik ve mantık ilimlerini öğrenmekle ulaşılır." onlara iyimser yaklaşıp küfürlerini taklit eden bir kimse de onların doktrinleriyle ilgili,bir problemle karşılaşınca der ki "filozofların bilgilerinin bunun çözümünü kapsadığında şüphe yoktur fakat ben, matematik ilimlerini tahsil etmediğim ve mantığı iyi bilmediğim için onu anlamak bana zor gelmektedir."
    Biz deriz ki: Kesintili nicelikleri konu alan matematik''îlminin -aritmetik böyledir- metafizikle,bir ilgisi yoktur: Birinin kalkıp "metafiziği anlamak için matematik;gereklidir" demesi, bir başkasının "tıp, gramer ve lügat için matematik gereklidir" veya "aritmetik için tıp gereklidir" şeklinde bir iddiada bulunması gibi budalalıktır. Kesintisiz nicelikleri konu alan ge- ometri ilimlerine (astronomi dahil) gelince mahiyeti itibariyle ve göklerin ve merkeze kadar altındakilerin küre şeklinde olduğunu, tabakalarının ve gökteki gezegenlerin sayısını, hareketlerinin miktarını açıklamaktan ibarettir. Biz bütün bu filozofların hesabına tartışma sonucu veya inanç konusu olarak kabullensek bile -o zaman bu konuda delil getirmelerine de ihtiyaç kalmaz- bu durum, metafizik açısından bir eksiklik meydana getirmez. Bu, tıpkı birinin "bu evin, bilen, irade sahibi, güçlü ve diri bir ustanın eseri olarak meydana geldiğinin bilinmesi, evin altı veya sekiz köşeli olduğunun, kolon ve kerpiç sayısının bilinmesine bağlıdır" demesi gibi, yanlışlığı gizlenemeyecek bir saçmalıktan ibarettir. Yine bu, birinin "soğanın katmanlarının ve narın tanelerinin sayısı bilinmedikçe yaratılmış oldukları aşılmaz" şeklindeki iddiası gibi, aklı başında hiç kimsenin değer vermeyeceği çirkin bir iddiadır.
    Evet, onların "mantığı iyi bilmek gerekir" tarzındaki görüşleri doğrudur
    ancak mantık filozoflara özgü birşey değildir. O sadece bizim kelâm ilminde "kitâbu'n-nazar" adını verdiğimiz bir yöntemdir. Fakat onlar bu lâfzı abartarak "mantık" şeklinde değiştirdiler. Bazen biz onu "kitâbu'1-cedel", bazen da "medâriku'1-ukul" adıyla anarız.vKıt akıllı olduğu halde zekî görünmek isteyen biri, mantık adını duydugu zaman, onun sadece filozofla- rın bilip kelâmcıların ise bilmediği ilginç bir ilim olduğunu sanır. Biz bu kavram kargaşasını ortadan kaldırmak ve bıi saptırıcı`hileyi kökünden kazımak için, bu kitapta "medâriku'I--ukul-aklın'işleyişi" konusunu ele almak, kelâmcı ve usulcülerin terimlerini değil, mantıkçıların terimlerini kendi kalıplan içinde kullanmak, terim terim onların izinden giderek bu kapta onların diliyle yani mantıkçıların ifadeleriyle tartışmak istiyoruz..Filozofların mantığın Burhan (II. Analitikler) bölümünde, kıyasın maddesinin. doğruluğuna ilişkin iIeri sürdükleri ve Kıyas Kitabı'nda (I. Analitikler) kıyas şekilleriyle ilgili olarak ortaya koydukları şarttan; Kategoriler ve lsâgücî de -ki bunlar mantığa giriş ve onun bölümlerinden ibarettir- koydukları ~kurallarla metafiziğe ilişkin bilgilerinde bunlara uymadıklarını izah edeceğiz.
    Fakat biz medariku'1-ukulü kitabın sonunda anlatmayı düşünüyoruz. Çünkü o, bu kitabın amacını anlamak için'bir âlet durumundadır; şu var ki ona ihtiyaç duymadan anlayanlar da çıkabilir. Bu yüzden ona ihtiyaç duymayanların bu külfetten kurtulması için onu erteliyoruz Filozoflar reddettiğimiz meselelerden herhangi birine ilişkin ifadelerinizi anlamayan kimsenin öncelikle filozofların mantık adını verdiği ~Mi`yârul-`ilm kit~bını ez- berlemeye başlaması gerekir.
    İmdi, bu kitapta onların doktrinlerinin çelişik olduğunu ortaya koyduğumuz meseleleri saymaya başlayalım. Bunlar yirmi meseledir.
    Birinci Mes`ele: Filozofların'Âlemin Ezeliliği Hakkındaki.,Doktrinlerinin Geçersiz Kılınmasi Üzerine
    İkinci Mes'ele: Onların Âlemin Ebediliği Hakkındaki Doktrinlerinin Geçersiz Kılınması Üzerine
    Üçüncü Mes'ele: Onların, Allah'ın Âlemin Yaratıcısı ve Âlemiıı de O'nun eseri Olduğu Yolundaki Görüşlerinin Aldatmaca Olduğunun Açıklanması Üzerine
    Dördüncü Mes'ele: Onların Allah'ın Varlığını İspattan Âciz Oldukları Üzerine
    Beşinci Mes'eİe: İki ilâhın İmkansızlığını Kanıtlamaktan Âciz Oldukları Üzerine
    Altıncı Mes'ele: Onların Sıfatları İnkâr Konusundaki Doktrinlerinin Geçersiz Kılınması Üzerine
    Yedinci Mes'ele: Onların ilk Varlığın (Allah) Zâtının Cins ve Fasla Bölünemeyeceği Yolundaki Görüşlerinin Geçersiz Kılınması Üzerine
    Sekizinci Mes'ele: Onların İlk Varlığın Mâhiyetsiz Basît Bir Varlık Olduğu Şeklindeki Görüşlerinin Geçersiz Kılınması Üzerine
    Dokuzuncu Mes'ele:ilk Varlığın Cisim Olmadığını Açıklamaktan Âciz oldukları Üzerine
    Onuncu Mes'ele: Sonsuz Bir Zamanın Varlığını Kabu1 Etmenin Yaratıcı'nın Varlığını İnkâr Gerektirdiğinin Açıklanması Üzerine
    Onbirinci Mes'ele: Onların ilk Varlığın Başkasını Bileceği Hakkındaki Görüşlerini İspattan Âciz Oldukları Üzerine
    Onikinci Mes'ele: Onların hiç Varlığın Kendi Zâtını Bileceği Yolundaki Görüşlerini İspattan Âciz Oldukları Üzerine
    Onüçüncü Mes'ele: Onların ilk Varlığın Cüz'iyâtı Bilemeyeceği Şeklindeki Görüşlerinin Geçersiz Kılınması Üzerine
    Ondördüncü Mes'ele: Göğün İrâdeyle Hareket Eden Bir Canlı Olduğu Şeklindeki Görüşler-i Üzerine
    Onbeşinci Mes'ele: Onların Göğü Hareket Ettiren Amaçla ilgili Olarak Anlattıklarının Geçersiz Kılınması Üzerine
    Onaltıncı Mes'ele: Onların Göklerin Nefsinin Bütün Cüz’ileri Bileceği Yolundaki Görüşlerinin Geçersiz Kılınması Üzerine
    Onyedinci Mes'ele: Onların Olağanüstülüklerin (Mu'cizeler) İmkânsız Olduğu Yolundaki Görüşlerinin Geçersiz Kılınması Üzerine
    Onsekizinci Mes'ele: Onların İnsan Nefsinin Cisim ve Araz(belirti) Olmayıp Kendi Kendine Varolan Cevher Olduğu Yolundaki Görüşleri Üzerine
    Ondokuzuncu Mes'ele: İnsanın Nefıslerin Yokolmasının İmkânsız Olduğu Hakkındaki Görüşleri Üzerine
    Yirminci Mes'ele: Onların Cennet ve Cehennemdeki Cisme İlişkin Haz ve Elemleri Kabul Etmekle Birlikte Cesetlerin Yeniden Dirilişini İnkâr Etmelerinin Geçersiz Kılınması Üzerine'
    İşte fılozofların metafizik ve fiziğe ilişkin bir kısım çelişik bilgilerinden anlatmak istedigimiz bunlardır! Matematik ilimlerine gelince, ona karşı çıkmak ve reddetmek anlamsızdır: Zira o ilimler aritmetik ve geometriden ibarettir. Mantık ilimleri ise, kavramlar üzerinde düşünmenin âleti durumundadır; dolayısıyla bu konuda önemsenecek aykırı bir görüşe rastlanmaz. İnşallah bu kitabın muhtevasını anlamak için gerekli olan mantıkî bilgileri biz Mi`yîaru'I-'i1m kitabında anlâtacağız
    ______________________
    Çeviren: Mahmut KAYA
    Filozofların Birbirleriyle Tutarlılık Göstermeleri Neyin Açıklaması veya Cevabı Olabilir Sizce ?

    Tutarlılık Ve Tutarsızlık Herkes İçin Farklı İken ?
    &

    Hamlet: Yaptığı işin farkında değil mi bu adam ? Türkü söulüyor mezar kazarken.
    Horatio: Alışmış, umursamıyor artık!


    Shakespeare

  4. #4
    HAMZA... adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    09-02-2007
    Mesajlar
    5,134
    Karizma Gücü
    7
    Gazali'nin Felsefe ile ilişkisi " Metafizik" alanında olmuştur. Daha doğrusu Platon ve dolayısı ile Sokrates'ten etkilenen İbn-i Sina ve Farabi İslam metosları ile Felsefe metodlarını enteğre etmeye çalışmışlar ve "Yeni Platon'culuk" adı ile bir İslami akım oluşturmuşlardır. Bu fikirden esinlenen Gazali İbn-i Sina ve Farabi'den ayrı olarak Metafizik anlatımları Felsefenin doktrinini kullanarak kavramaya çalıştı. Ancak Sokrates ve Platon Mutlak bir yaratıcının olması gerekliliğini savunmalarına rağmen Çok tanrılı (Politeist) bir inancın mensuplarıydı. Onların metafizik anlayışı ile İslam'ın Metafizik anlayışı temelde farklıydı. O yüzden Bilgiye ve Ahlak anlayışına özen gösteren ilk çağ Filozaflarının bu ilgi çekici tarzlarını bir sonuç ve bir fikir olarak kullanmak Gazali'ye pahalıya mal olmuştur. Oysa Felsefe sonuçlar bilimi olmayıp konular ilmiydi. O yüzden Filozofları tutarsız gördü. Ancak asıl sorun Politesit bir dinin Metafiziği ile İslamı anlatmaktı Gazali bu yanlışı yaptı. O yüzden bilgi bazlı bir bilimi tutarsızlıkla suçladı ama ne kendi kurtulmak istedi nede Felsefe Gazali'yi bıraktı.
    HAMZA...


    Son Ağaç yıkıldığında, Son Nehir kuruduğunda, Son Balık öldüğünde,son Çiçek solduğunda paranın yenmeyeceğini öğreneceksiniz (Kızılderili Atasözü)



    TÜRKYAŞAM
    FENERBAHÇELİLE

    Hep DESTEK
    Tam DESTEK!!




    NE KADAR BİLİRSEN BİL, SÖYLEDİKLERİN KARŞINDAKİ KİŞİNİN ANLADIĞI KADARDIR. (HZ. MEVLANA)

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. Deniz Gezmiş ve Nazım Hikmet Tutarsızlığı
    2006 Konuları bölümünde orkunpusat tarafından açılmış
    Yanıt: 1
    Son Mesaj: 07.01.06, 11:47

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •