babaorhan tarafından gönderildi.
Çelik: ''ÖSS'de genel ve meslek liselerine eşit katsayı uygulanacak''
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, meslek lisesi mezunları ile genel lise mezunlarına üniversiteye girişte eşit katsayı uygulanmasını da içeren yükseköğretim yasa tasarısının 6 Mayıs Perşembe günü TBMM Milli Eğitim Komisyonu'nda görüşüleceğini bildirdi.
Çelik, dün Bakanlar Kurulu'nca TBMM'ye sevkedilen 11 maddelik yükseköğretim yasa taslağına ilişkin bilgi vermek amacıyla MEB Başöğretmen Salonu'nda basın toplantısı düzenledi.
Çelik, tasarının 6 Mayıs Perşembe günü TBMM Milli Eğitim Komisyonu'nda görüşüleceğini, ondan sonraki hafta da TBMM Genel Kurulu'nda ele alınacağını bildirdi.
Üniversiteye giriş sınavında, genel lise ve mesleki-teknik lise öğrencilerine eşit katsayı uygulanmasını öngören tasarıya göre, kanun yürürlüğe girdiğinde YÖK Başkanı ve üyelerinin görev süresi sona erecek. Ancak şu andaki Başkan ve üyeler, yeni üyeler seçilinceye kadar görevlerine devam edecek.
• Baykal: ''Hükümetin gerçek zihniyeti yavaş yavaş şekilleniyor''
• YÖK Tasarısı TBMM'de...
• Çelik: ''Mesleki ve teknik eğitim can çekişiyor''
YENİ YÖK TASARISI...
TBMM'ye sevk edilen 11 maddelik Yükseköğretim Yasa Tasarısı'nda, meslek lisesi mezunları ile genel lise mezunlarına uygulanacak katsayının eşit olması öngörülüyor.
Ancak, okul türü gözetilmeksizin, adayların kendi alanlarıyla ilgili bir bölümü tercih etmeleri halinde ortaöğretim başarı puanları yine en yüksek katsayıyla çarpılacak.
Tasarıda, Yükseköğretim Kurulu da (YÖK) yeniden yapılandırılıyor.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ve Yükseköğretim Personel Kanunu'nda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı'nda, üniversiteye giriş sistemi, YÖK, öğretim üyeliğine yükselme ve atama, öğrenci örgütleri yeniden düzenlendi.
KATSAYILAR
Tasarıya göre, meslek ve genel lise mezunlarına eşit katsayı uygulanacak. Adayların ortaöğretim başarı puanlarının hangi katsayılarla çarpılacağı, alanlara göre şöyle belirlendi:
SÖZEL
kendi alanı 0.80
eşit ağırlıklı alan 0.60
sayısal 0.45
EŞİT AĞIRLIKLI
kendi alanı 0.80
sözel 0.60
sayısal 0.60
SAYISAL
kendi alanı 0.80
eşit ağırlıklı 0.60
sözel 0.45
Adayların ortaöğretimdeki başarıları, ÖSYM'ce geliştirilecek bir yöntemle ortaöğretim başarı puanı olarak hesaplanacak ve ÖSS puanına eklenecek
• ÖSYM yeni düzenlemeyi çelişkili buldu
Tasarıda, yabancı dil ile ilgili alanda katsayı öngörülmedi. Yabancı dil sınavı ve puan türüne ilişkin esaslar, YÖK tarafından belirlenecek.
ÖSS soruları, genel ortaöğretimin tüm müfredatı gözetilerek hazırlanacak.
KATSAYI DÜZENLEMESİ
Üniversiteye girişle ilgili sistemdeki düzenlemeye göre, yüksek Öğretim programları sözel, sayısal ve eşit ağırlık olmak üzere 3 puan türünde toplanacak.
Tasarıda, öğrencilerin, üniversiteye girişte puan hesaplama yöntemi şöyle anlatıldı:
''Herhangi bir genel veya mesleki orta öğretim kurumu mezunu, ÖSS'de ortaöğretimdeki kendi program alan ve bölümünü tercih ederse hesaplanacak ortaöğretim başarı puanı 0.8 katsayısı ile çarpılır.
Ortaöğretim program-alan/kol-bölümü sözel olan öğrenciler eşit ağırlığa dayalı bir yükseköğretim programını tercih ederlerse ortaöğretim başarı puanı 0.6 katsayı ile sayısala dayalı bir yükseköğretim programını tercih ederse 0.45 katsayısı ile çarpılır.
Eşit ağırlık öğrencileri, sözel ya da sayısala dayalı bir yüksek öğretim programını tercih ederse orta öğretim başarı puanı 0.6 ile çarpılır.
Sayısal öğrenciler eşit ağırlığa dayalı bir yükseköğretim programını tercih ederse, ortaöğretim başarı puanı 0.6, sözele dayalı bir yükseköğretim programını tercih ederse 0.45 ile çarpılır.'' Sınav soruları yüksek öğretime girişteki puan türleri dikkate alınmak suretiyle, genel orta öğretimin tüm müfredatı gözetilerek hazırlanacak.
YÖK ÜYE SAYISI 15 OLACAK
Tasarıda, YÖK'ün üyesi sayısı da yeniden düzenleniyor. YÖK'ün Genel Kurul ve Yürütme Kurulu'ndan oluşan yapısı, tek kurula indirilecek. Üye sayısı 22'den 16'ya düşürülecek. Kurulda, 5 Üniversitelerarası Kurul, 5 Cumhurbaşkanlığı, 5 Bakanlar Kurulu ve 1 Genelkurmay temsilcisi yer alacak.
Kurul, toplantısını en yaşlı üyenin başkanlığında yapacak. Üyeler, kendi aralarından başkan seçecek. Başkan ve kurul üyelerinin görev süresi, 4 yıl olacak.
Kurul, üyelerinin en az 3'te 2'sinin katılımıyla toplanacak. Katılanların salt çoğunluğuyla karar alınacak. Milli Eğitim Bakanı, YÖK toplantılarına katılabilecek.
GÖREV SÜRELERİNE SON
Tasarıya konulan geçici maddeye göre, kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, YÖK Başkanı ve üyelerinin görevleri sona erecek. Üyeler, yeni YÖK Başkanı ve üyeleri göreve başlayıncaya kadar görevlerine devam edecek.
Bir başka geçici maddede de, öğretim üyelerinin idari görevlerine ilişkin düzenleme şöyle yer aldı:
''Üniversitelerden görevlendirilen öğretim elemanlarının bölüm ve anabilim dalı başkanlıkları dışındaki idari görevleri ile dekanlık yapmakta oldukları fakültenin kadrosunda bulunmayan veya o fakültenin bilim dallarından olmayan dekanların görevleri, bu kanun yürürlüğe girdiği tarihte sona erecek.''
REKTÖRLERİN DİSİPLİN SORUŞTURMALARI
YÖK'ün görevleri arasında yer alan ''Rektörlerin disiplin işlemlerini kovuşturmak ve karara bağlamak, öğretim elemanlarından bu kanunda öngörülen görevleri yerine getirmekte yetersizliği görülenler ile bu kanunda belirlenen yükseköğretimin amaç, ana ilkeleri ve öngördüğü düzene aykırı harekette bulunanları, rektörün önerisi üzerine veya doğrudan, normal usulüne göre, yükseköğretim kurumları ile ilişiklerini kesmek veya denenmek üzere başka bir yükseköğretim kurumuna atamak'' maddesi, ''Rektörlerin disiplin işlerini yürütmek ve karara bağlamak'' şeklinde değiştirildi. YÖK'ün bu konudaki yetkisi sınırlandı.
AKADEMİK KADRODA İLERLEME
Tasarıda, yardımcı doçentlik ile ilgili esaslar da yeniden düzenlendi. Doçentlik ve profesörlüğe yükselme esasları da belirlendi.
Buna göre, yardımcı doçentler birinci derecenin son kademesine kadar ilerleyebilecek.
Bir üniversitede açık bulunan doçentlik kadroları, ilgili birimin talebi üzerine üniversitenin yönetim kurulu tarafından karara bağlanıp, internetten yayınlanacak.
''ARAŞTIRMACI ÖĞRETİM ELEMANI''
Üniversitelerde, masrafların tamamı gerçek ya da yükseköğretim kurumları dışındaki tüzel kişilerce karşılanmak üzere sözleşme ile araştırma öğretim elemanı istihdam edilebilecek. Öğretim elemanında aranacak nitelikler, YÖK tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek.
ÖĞRENCİ KONSEYİ KURULACAK
Bölüm ve programlara kayıtlı öğrenciler kendi aralarından sınıf temsilcilerini; sınıf temsilcileri bölüm ya da program temsilcilerini; bölüm ya da program temsilcileri fakülte ya da yüksekokul temsilcilerini; fakülte ve yüksekokul temsilcileri de kendi aralarından biri başkan olmak üzere 5 kişilik üniversite öğrenci konseyi yürütme kurulunu seçecek.
Üniversitelerin öğrenci konseyi başkanları, Üniversitelerarası Öğrenci Konseyi Genel Kurulu'nu oluşturacak.
Öğrenci örgütlerinin görevleri şöyle:
- Öğrencilerin sorunları ile görüş ve önerilerini yükseköğretim üst kuruluşları ve yükseköğretim kurumlarının yöneticilerine iletmek, - Üniversite öğrencilerini ulusal ve uluslararası platformlarda temsil etmek, - Üniversite içinde ve üniversiteler arasında sosyal ve kültürel etkinlikler düzenlemek - Yükseköğretim üst kuruluşları ve yükseköğretim kurumlarının çalışmalarına ait bilgileri öğrencilerle paylaşmak.
Tasarıya göre ayrıca, yükseköğretim kurumlarında yürütülen akademik programların akreditasyonu ile bu kurumların performans ve kurumsal değerlendirmelerini yapmak üzere, Üniversitelerarası Kurul tarafından Ulusal Akademik Değerlendirme ve Akreditasyon Kurulu kurulacak.
ÜNİVERSİTELERDE SOSYAL KONSEY
Üniversitelerarası Kurul'ca ''etik komisyonlar'' oluşturulacak. Komisyonlar, öğretim elemanlarını, ''esere temel ve karakteristik özelliğini kazandıran esaslara ilişkin yazara ait olmadığı sonucunu doğuran ve eserin orijinal niteliğini kaybettirdiğine karar verilen intihal halleri dışında'' kazanmış olduğu akademik unvanlardan yoksun bırakamayacak.
Üniversitelerde ayrıca, ''sosyal konsey'' oluşturulacak.
Sosyal konsey, ''ülke kalkınma planları çerçevesinde üniversitede bilimsel çalışma ve projelerin önceliklerini belirleme, ülkenin ihtiyaç duyduğu insan gücünün yetiştirilmesi, üniversiteyle çeşitli sektörler arasında bilim-eğitim-istihdam-üretim ilişkilerinin geliştirilmesi, öğretim elemanları ve öğrencilerin çeşitli sorunlarına çözüm üretilmesi'' konularında rektörlüğe tavsiyelerde bulunacak.
İkili uluslararası anlaşmalarla kurulan özel statülü devlet üniversitelerinin mütevelli heyet başkan ve üyeleri ile denetleme kurulu üyeleri, Milli Eğitim Bakanlığı'nın önerisi üzerine müşterek kararname ile atanacak.
Öğretim üyelerinin kamu kuruluşları ve vakıflarda görevlendirilmelerine ilişkin esaslar da tasarıyla belirlendi.
Çelik'in açıklamaları...
Bakan Çelik, Anayasa'nın yükseköğretime ilişkin maddelerinin değiştirilmesinin uygun bir zamanda TBMM gündemine getirileceğini ve ''köklü reformun ondan sonra gerçekleştireceklerini'' kaydetti.
Çelik, dekanlık, rektörlük seçimleri gibi ''tartışmalı'' konuların bu tasarıda yer almadığını, onlara ilişkin kapsamlı düzenlemenin daha sonra yapılacağını bildirdi.
Çelik, Anayasa'nın 130 ve 131. maddelerinde değişiklik yapılmadan ''üniversitelerde köklü bir reform sağlamanın'' mümkün olmadığını dile getirdi. Anayasa değişikliklerinin ancak toplumsal konsensüs ve geniş mutabakatla gerçekleştirilebileceğini ifade eden Çelik, şöyle konuştu:
''130 ve 131. maddenin mutlaka değiştirilmesi gerekli ve bu hükümetimizin hedefleri arasındadır. Bu anayasa değişikliğini gerçekleştirerek gerçekten çağdaş, idari ve mali özerkliğe sahip ve tek tip, tek standardı olmayan değişken olabilen, mahalline, bulunduğu bölgeye imkanlar ve şartlara göre farklılıklar arz edebilen, akademik özerklik ve özgürlüğe tam anlamıyla sahip bir üniversiteyi gerçekleştirmek hedefimizdir. Bunun için mutlaka anayasa değişikliği gereklidir.'' YÖK'ün merkeziyetçi bir yapısı olduğunu kaydeden Çelik, ''Üniversitelerin planlamadan denetime her meselesini merkezden yöneten bir Yükseköğretim Kurulu'nun varlığı, dünya standartlarında bir üniversite gerçekleşmesine mani bir durum olmaya devam ediyor'' diye konuştu.
KARARDA, REKTÖRLERİN ZİYARETİ ETKİLİ OLDU
Yasa taslağı hazırlığı sırasında YÖK ve Üniversitelerarası Kurul (ÜAK) ile ortak çalışmalar yürütüldüğüne işaret eden Çelik, bu süreçte ÜAK Başkanı Prof. Dr. Ayhan Alkış ve bazı rektörlerin geçen hafta Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı ziyaret ettiğini anımsattı.
Çelik, bu görüşmeden sonra ''daha kapsamlı bir taslağın hazırlanmasının daha uygun olacağı'' görüşüne varıldığını kaydederek, bu yüzden yalnız 11 maddede değişiklik öngören tasarının Meclis'e sunulduğunu bildirdi.
Çelik, bu taslakta rektörlük, dekanlık seçimleri gibi ''tartışmaların odağında bulunan'' konulara yer verilmediğini ifade ederek, ''Onlar bilahare yapılacak değişikliklerdir. Yükseköğretim Yasası'nda yapılması gereken bir çok değişiklik vardır biz bunları daha sonra kapsamlı bir şekilde yapmak üzere erteliyoruz'' diye konuştu.
HEDEF YÖK, TEZİÇ'İN GÖREVİ ONA ERİYOR
Çelik daha sonra Meclis'e sevkedilen tasarının içeriğine ilişkin bilgi verdi.
Buna göre, YÖK'ün yapısı değiştirilecek. Genel kurul ve yürütme kurulundan oluşan yapı, tek kurula indirgenecek.
Mevcut üye sayısı da 22'den 16'ye düşürülecek.
Yükseköğretim Kurulu, şu anda 7 ÜAK, 7 Cumhurbaşkanlığı, 7 Bakanlar Kurulu ve 1 Genelkurmay üyesi olmak üzere 22 üyeden oluşuyor. Tasarının yasalaşması halinde kurulda, 6 ÜAK, 6 Cumhurbaşkanlığı, 6 Bakanlar Kurulu ve 1 Genelkurmay temsilcisi yer alacak.
Çelik, tasarıda Genelkurmay temsilcisine yer verildiğini, ancak Anayasa değişiklikleri yapıldıktan sonra bu üyenin çıkarılacağını ve YÖK üye sayısının 15 ineceğini bildirdi.
Çelik, söz konusu değişikliğin, ''etkinliği ve verimliği'' artıracağını dile getirdi.
Tasarıda bulunan geçici maddede, ''Yükseköğretim Genel Kurulu ve Yükseköğretim Yürütme Kurulu Başkan ve üyelerinin görevleri, bu kanun yürürlüğe girdiği tarihte sona erer, ancak bu kişiler yeni YÖK Başkanı ve üyeleri göreve başlayınca kadar görevlerine devam eder'' ifadesi yer aldı.
Çelik, YÖK Yasası'nın görev alanlarına ilişkin 7. maddesinin de, ''öğretim üyelerinin sorgusuz, sualsiz sürgün edilmelerini önlemek amacıyla'' değiştirileceğini kaydetti.
''İMAM HATİP TASARISI OLARAK ELE ALMAK YANLIŞ''
Çelik, tasarının bazı kesimlerce, ''İmam Hatip Yasa Tasarısı'' olarak lanse edildiğini kaydederek, ''bunu son derece haksız bulduğunu'' söyledi.
Çelik, tasarı ile amaçlarının Türkiye'deki mesleki ve teknik ortaöğretimi ''bir bütün olarak ayağa kaldırmak'', sanayinin ve iş dünyasının aradığı nitelikte insan yetiştirmek olduğunu kaydetti.
Çelik, imam hatip lisesi mezunlarının meslek liseleri içinde oranının yüzde 7, genel ortaöğretimdeki oranının ise yüzde 1 olduğunu belirterek, şöyle konuştu:
''Meseleyi imam hatip ekseninde ele almak, Türkiye'de çatışmaları, kavgaları körüklemektir, kızıştırmaktır ve tahrikçilik yapmaktır. Bunu kınıyorum.
Bunu imam hatip düzleminde ele alan biz olmadık. Ama birileri kendileri çalıp kendileri oynamaktan hoşlanıyor. Biz Türkiye'ye, insanımıza iyilik yapmak istiyoruz.'' Bakan Çelik, Sekizinci 5 yıllık kalkınma planında meslek liselerinin geliştirilmesinin öngörüldüğünü ifade ederek, konuya ilişkin maddeyi okudu.
Çelik, ''Kimse dananın altında buzağı aramasın'' dedi.
DÜZENLEME, ÖSS'YE YETİŞEBİLİR
Çelik, daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Yükseköğretim Yasası'nda öngörülen diğer değişikliklere ilişkin bir takvim oluşturulup oluşturulmadığına ilişkin soru üzerine Çelik, şu yanıtı verdi:
''Önce Anayasa değişikliği yapılması gerekiyor. Anayasa değişikliğinin ne zaman gündeme geleceği MEB'in görevi değildir. Meclis'te böyle bir hava yakalandığı zaman, bu değişiklik yapılacak ve köklü reform ondan sonra gerçekleştirilecektir.'' Düzenlemenin, 2004-ÖSS'de geçirli olup olmayacağı sorusuna Çelik, ''Önümüzdeki hafta TBMM'den bu tasarı çıktığı zaman, Cumhurbaşkanı'na gönderilecek. Sınav, Haziran'da. Takvim olarak yetişmemesi için bir sebep yok'' karşılığını verdi.
Çelik, ''Bilimsel olarak bir aksama yaratabilir mi?'' şeklindeki soruyu ''Bir problem olacağını sanmıyorum'' diye yanıtladı. Çelik, ÖSS Kılavuzu'nda da yapılacak yasal değişikliklerin sınava yansıtılabileceğine ilişkin uyarı bulunduğuna dikkati çekti.
''TASFİYE YASASI MI?''
Bir gazetecinin, ''Çelik'in, tasarının, kamuoyunda 'imam hatip tasarısı' olarak adlandırılmasını'' eleştiren sözlerine ilişkin, ''Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın da seçim meydanlarında benzer ifadeleri bulunduğunu'' kaydederek, ''1,5-2 senedir bu taslak bekleniyor. Ancak YÖK ve meslek liselerinin öne çıktığı 11 maddelik bir sonuç çıktı. Sizce bu Yükseköğretimi tasfiye yasası mı? YÖK üyelerinin görevinden alınması da öngörülüyor'' diye sorması üzerine Çelik şöyle konuştu:
''Takdir kamuoyuna aittir, yorum da size aittir. Başbakan hiçbir zaman seçim meydanlarında meseleyi imam hatip ekseninde tartışmadı. Asla tasfiye yasası değildir. Burada tasfiye olan birşey yok. ÜAK ve Cumhurbaşkanlığı kontenjanındaki üyeler yeniden seçilebilir. Burada eski üyelere yasak koyma mahiyetinde herhangi bir düzenleme getirilmemiştir.''
Erdoğan: "Bu konuda ülkeyi germeyin"
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, TBMM'ye sevkedilen YÖK Yasa Tasarısı'nı yönelik eleştirileri yanıtlarken, ''Lütfen kimse, bu konuda ülkeyi germenin gayreti içine girmesin. Hükümetimiz, sadece sorunlara çözüm üreten hükümettir'' dedi.
Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda, YÖK Yasa Tasarısı'nı değerlendirdi. Başbakan Erdoğan, bu konuda iki etaplı bir çalışma içinde olduklarını bildirerek, şöyle konuştu:
''Devamlı toplumsal mutabakatı kendimize hep gerekli şart gördük. Hep bu anlayışla hareket ettik, yine bu anlayışla hareket ediyoruz. Asla ülkemizde, toplumun talepleri dışında hareket etme gibi bir lüksümüz yok. Bu talepler istikametinde dünya gerçeklerini de gözönüne alarak ve toplumumuzda, bakın bazı kuruluşlar arasında, sivil toplum kuruluşları arasında demiyoruz, milletimizin gönül dünyasında herhangi bir gerilime sebep olmadan, sadece o sorunun çözümüne yönelik olarak meslek liselerinde bir mutlak eşitliğe değil, tamamiyle o mutabakata yönelik ve burada talebe cevap verme arzusu, niyeti içinde birinci etapta şöyle mini bir paketi Genel Kurulumuzun önüne hükümetimiz getirecektir.
Bununla ilgili de bütün samimiyetimizle bütün ilgili çevrelerin düşüncelerini, kanaatlerini almak suretiyle Genel Kurulumuzun önüne getirilecek olan mini pakette, herhangi bir şey arama gayreti içinde olanlara ufak bir şey söylüyorum:
Lütfen kimse, bu konuda ülkeyi germenin gayreti içine girmesin. Hükümetimiz, sadece sorunlara çözüm üreten hükümettir. Meslek liselerinin bu ülkede, mağduriyetini gidermeye yönelik adımlar atarken, yine ülkemizde istiyoruz ki ülkemize hizmet etme gayreti içinde olan bu yavrularımızın bu noktada kendi gayretlerinin karşılığını bulmalarının zemini hazırlansın.''
ÜNİVERSİTELERDEN İLK TEPKİLER
Üniversitelerarası Kurul Başkanı ve Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Ayhan Alkış, hükümetin hazırladığı Yüksek Öğretim Yasa tasarısını değerlendirirken "Keşke bu düzenlemeleri YÖK yapsaydı" dedi.
Prof. Dr. Alkış, ANKA'nın sorularını yanıtlarken, YÖK sisteminde yapılan düzenlemeyi metin olarak bilmediklerini, üniversitelere giriş sınavı ve katsayı ile ilgili değişikliklerde, kurul olarak hazırladıkları YÖK Yasa Taslağı'nda yer alan 45'inci madde düzenlemesiyle bir benzerlik gördüğünü söyledi. Alkış, mutlak eşitliği sağlayan, hedefleyen bir yaklaşımdan vazgeçilmiş olmasının olumlu olduğunu belirterek, "Keşke bu düzenlemeleri YÖK yapsaydı ve YÖK'te kalsaydı. Bütün bu düzenlemeleri YÖK yapma yetkisine sahip, keşke bu yetkiyi YÖK kullanmış olsaydı" değerlendirmesinde bulundu.
İTÜ Rektörü Prof.Dr. Gülsun Sağlamer ise henüz değişiklik maddelerini okumadığını belirtirken, kesin bir yargıya varmak istememekle beraber, söz konusu değişikliklerin dünyayla yarışan üniversitelerin yapmak istediği atılımların gerçekleşmesini içermediğini söyledi.
Prof. Dr. Sağlamer, "Doğrusu üniversiteler dünyada hangi işlerle uğraşıyor, biz YÖK organizasyonu, meslek liselerine giriş ile uğraşıyor" dedi. Bu konudaki görüşlerini Başbakan ve Milli Eğitim Bakanı'na ilettiğini söyleyen Prof.Dr.
Sağlamer, değişikliklerin yarışta üniversitelere herhangi bir katkı sağlamayacağını belirtti. Sağlamer, "Sadece politik gündemi ilgilendiren konularla 1.5 yıldır uğraşmaktayız. Bu değişiklikler Türk Yüksek Öğretimini dünyada yarışmasını sağlayacak önlemleri içermiyor" diye konuştu.
"KARGAŞAYA YOLAÇAR"
Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ferit Bernay, meslek lisesi mezunlarına üniversiteye girişte genel lise mezunlarıyla aynı katsayı uygulamasını da içeren yükseköğretim yasa tasarısının mevcut haliyle yasalaşması halinde, hukuksal sorunlara yol açacağını söyledi.
Prof. Dr. Bernay, TBMM'ye sevk edilen 11 maddelik yükseköğretim yasa taslağına ilişkin AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, ellerine ulaşmadığı için henüz taslağın detaylarını inceleyemediklerini söyledi.
Öğrencilerin kısa süre sonra hayatlarını önemli ölçüde etkileyecek, ÖSS sınavına gireceklerini hatırlatan Bernay, bu nedenle bugünlerde böylesi bir değişiklik hazırlıklarını doğru bulmadıklarını ifade ederek, şunları kaydetti:
''Sınava 1,5 ay kala aceleyle getirilen bu değişikler, içinden çıkılmaz hukuki kargaşalar yaratacaktır. Binlerce gencimizi ve ailesini mağdur edebilecektir. Bu değişikliklerin bir sonraki yıl için hazırlanması sağduyunun gereğidir. Şu anda bu konuda yapılmak istenenler bir mağduriyeti gidermeyecek, tam aksine yeni mağdurlar yaratacaktır.'' Duygusal davranışlardan kaçınılması gerektiğini de belirten Prof. Dr. Bernay, bu konuda gerçek rakamların ortaya konulduğu kapsamlı bir çalışmanın ardından yeni düzenlemelere gidilebileceğini sözlerine ekledi.