8 asker nasıl iade edildi? Başbakan Yardımcısı Çiçek Basın Kulübü'nde konuştu
Habertürk program yapımcısı Metehan Demir, Star Gazetesi Ankara Temsilcisi Şamil Tayyar, Hürriyet Gazetesi yazarı Şükrü Küçükşahin, Akşam Gazetesi Ankara Temsilcisi İsmail Küçükkaya, Habertürk Ankara Temsilcisi Taki Doğan ve Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay sordu Hükümet Sözcüsü ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Melih Meriç'le Basın Kulübü'nde yanıtladı.
TEZKERENİN KULLANILMAMASI İÇİN TÜRKİYE NE BEKLİYOR?
"Tezkereyi Meclis'e gönderirken "Hedefimiz PKK terör örgütü ve ona destek verenler" diye belirttik. Bizim maksadımız budur ve bununla sınırlıdır. Bunu iyi anlatmış olmalıyız ki herkes niyetimizi anladı ve dış çevrelerden bir sıkıntı yaşamadık. Herkes bizi anladı ve hak verdi. Biz tezkereyi kullanmayacağız diye bir şey demedik. Biz bu tezkereyi dolapta tutmak için alamadık. Bizim üzerinde durduğuz şu, "Hangi önlemi alırsak amacımıza daha iyi hizmet etmiş oluruz".
Irak halkıyla ve Irak hükümetiyle bir sorunumuz yok. Irak'ın kuzeyindeki insanların dedeleriyle tarihin bir kısmını birlikte paylaşmışız üzüntüyü de sevinciyi de. En zor günlerde onalara biz destek çıktık. Saddam döneminde onlara kapısını açan gönlünü açan yine biziz. Bizden başka kimse açmadı. Bizi tuzağa düşürmek istiyorlar o tuzağa düşmemeliyiz. Böyle ilişkilerimiz olan insanlardan dostluk bekliyoruz, en azından hasmane tavır beklemiyoruz. Irak'ın huzuru için en zaruri ihtiyaçları için en çok desteği Türkiye vermiştir.
Biz bunu kardeşliğimiz için yapıyoruz. Neler istediğimiz belli, kampların dağıtılması, uluslararası hukuktan doğan gerekçelerle bir suçlu varsa iadesini istiyoruz. Başka ülkelerden de istiyoruz, hepsi Irak'ta değil ki! "
KAYBOLAN 8 ASKER
"Sabahleyin erken saatte irtibat kesilen askerlerin geleceğini biliyorduk. O üç kişinin hiçbir katkısı olmamıştır. ABD'nin ve Türkiye'nin Irak makamları ile yaptığı temaslarını sonucudur 8 askerin geri gelmesi. Biz resmi kanallarla yürüttük ilişkilerimizi. Muhatabımız ABD ve Merkezi Irak hükümetidir. Diğer insanlar bu işten kendilerine pay çıkarmak isteyen insanlardır. Ben o gün İstanbul'daydım. Yolda saat 5 haberlerinde o üç parlementerin oraya gittiğini öğrendim.
VİDEO İÇİN TIKLAYIN
Biz bu olay vuku bulur bulmaz ne temas yaptıysak resmi kanallar vasıtasıyla yaptık. Onun dışındaki işler bizim dışımızdaki işlerdir. Miletvekillerinin verdiği o fotoğraf insanların üzerinde farklı duygular yaratıyor. Biz bir gün evvelden yapılan temaslar sonucu askerlerin teslim edileceğini biliyoruz ve onun gereklerini yerine getirmekle uğraşıyoruz o sırada. "
BAYIK VE KARAYILAN
"İstedik ama şu ana kadar bir netice yok. Bu terörist örgütün sözde yöneticiler Bayık ve Karayılan'ın teslim edildiği yönündeki haberler bizden kaynaklanan haberler değil. Yazılıyor işte. Bu ve benzeri insanları istedik ve teslim edilirlerse sürpriz olmaz. İstedik zaten, oradaki herkesi istiyoruz. Biz istiyoruz ama o ülkeden, ama bu ülkeden. Teslim edilirlerse hukukun gereği yapılmış olur. "
VİDEO İÇİN TIKLAYIN
AKP VE MEDYA"Bugüne kadar her doğruyu söylemedim ama ne söylüyorsam doğru söylüyorum. Her sorunun sorulacak yeri var. Hayat sadece haber almaktan ve bilgi vermekten ibaret değil. Bilgi verirken biraz daha dikkatli olmak gerekir. Neticede 8 askerden haber alınanmaması ve terör konusunda medyada sorumluluk duygusu içerisinde bu haberler veriliyorsa kendi adıma teşekkür etmem gerekiyorsa teşekkür ederim. Benden 5 dakika sonra olayın arkasında kim var kim yok bu isteniyor. Benim vazifem üzücü bir olaysa üzüntümüzü sunmaktır.
VİDEO İÇİN TIKLAYIN
Milli Savunma Bakanı 8 askerin kaybolduğu sırada Ukrayna'da gezideydi. O sırada bilgi edinmesi gereken konularda bilgi sahibi oldu. Bizim siyasetçi olarak karşılaştığıız zorluklar var, ya konuşmamanız gerekiyor ya da farklı şeyler söylemenişz gerekiyor. O zaman "Bu hükümet ayrı telden çalıyor" denilebiliyor. Milli Savunma Bakanı yurtdışı gezisindeyken burada vekili vardı ve bu olay gerçekleşti. Her soruyu herkese bakana sormamak gerekir bu nedenle."
SINIR ÖTESİ OPERASYON RAFA MI KALKTI?
"Tezkere 1 yıl daha uzatılır diye bir şey söylemedi Başbakan benim bildiğim. Öyle bir yanlışlığa meydan vermeyelim. Tezkerenin süresinin dolmasına daha 1 yıl var. İşte sorun burada. Siz bazı şeyler yazıyorsunuz biz onları düzeltmekle uğraşıyoruz.
Tezkere 17 Ekim'de çıktı. Öncesine ve sonrasına bakalım terör olayıyla ilgili hepimiz acılar yaşadık, yaşıyoruz. Bu teör denen bela ile ilgili basın ilk defa bu kadar bilgi aldı. Bu olayın arkasında kim var bu çok komplike bir durum. En çok bu dönemde bilgi verildi bu konularla ilgili. Sonra tezkereyi aldık ertesi gün hadi şuraya, buraya!.. Biz insanların hayatlarıyla ilgili karar veriyoruz 9 defa düşünüp bir kere karar vermeliyiz. Türk tarihinde verilen yanlış kararların ne kadara kayıplara neden olduğu görülür. Şu anda çok soğukkanlıyız. Birçok davamız haklı ama en haklı olduğumuz konulardan birisi Kıbrıs, bugün Rumlar haklı, biz haksız durumundayız. Haklı olduğumuz durumda kamuoyuna doğru bilgi aktarımı yapamadığımız için bu olayları yaşıyoruz. Böyle bir olayda dünya kamuoyunu bilgilendirilmesi gerkir. Terör konusunda ne yaptık biz? Dış kamuyounun Türkiye'nin kararlılığı gösterildi. Bu konunun istismarı sözkonusu. Yanlış anlamalara fitne, fesat verecek haberler başladı hemen zaten... Bizim amacımız Irak'ın petrolleri değil, bizim hedefimiz terör örgütü ve işbirlikçileridir bunun dünya kamuoyunda iyi anlaşılması gerekiyordu. Şimdi İslam dümnyasından Irak'a komşu ülkelere kadar herkes bize hak veriyor.
VİDEO İÇİN TIKLAYIN
PKK'nın terör örgütü olarak kabul edilmesi Avrupa'da ne kadar sürdü? Bunları 10 sene 15 sene anlatmanız gerekir ısrarla. ABD ilk defa terör örgütünü düşman kabul ettiğine dair bir açıklama yapmıştır. BM de Tükiye'nin haklı olduğuna dair bir açıklama yapmıştır. Türkiye diplomatik ve siyasi çabaları sonucu haklı olduğunu kabul ettirmiştir."
Irak'ta bir hükümet var bizim tanıdığımız ve onun K.Irak'ta askeri yok. Ve o bölgede hakim olan bir güç var ABD... Bu ve benzeri konular Bush ile konuşuldu. Çok önemli bir dönemeçti. Bütün dünya o görüşmeyi takip etti. Ne kadar etkili oldu? O görüşmeden sonra gelen heyetlerin sayısına bakın. Bir çalışma var bir niyet var...
VİDEO İÇİN TIKLAYIN
1 MART TEZKERESİNİN TERÖR SORUNUNA ETKİSİ
"1 Mart tezkeresinden sonra Irak'ta ABD himayesi başladı. Irak bir kaosun içerisine girdi bunu herkes görüyor. Çok uluslu güçten bile bazı ülkeler askerlerini çekiyor. "1 Mart tezkeresi olumsuz çıksın" diyenler şimdi başka tarafa dönmeye başladılar. Ben şahsen 1 Mart tezkeresine "evet" diyenlerden yanaydım.
Türkiye esas hatayı bana göre 1. Körfez Savaşı sırasında yaptı. Gidilmesi gerekiyordu, gidilmedi o zaman. Muhalefet geçmesin diye her şeyi yaptı. Gidilseydi 36'ncı parelel sözkonusu olmayacaktı. Kuzeydeki fiili oluşum Irak hükümetinin 36'ncı pareleldeki hakimiyetini sürdürememesi onunla alakalıdır. "
BAYKAL'IN AÇILIMLARI
"Günümüz dünyasında "şu bölgeye ya da bu bölgeye" diye özel bi şey yapmaya gerek yok. Yayın yaptığınız zaman herkes izleyebiliyor, dinleyebiliyor. Siz yasakladığınızda sınırın diğer tarafında izlenebiliyor. Teknoloji bazı yasakları kaldırdı. Ben inanıyorum ki demokrasi Türkiye'de kökleştikçe terör örgütünün buna yönelik istismarları kalar. Anayasa çalışmamaı bu açıdan çok önemli. Birllik ve beraberlik dediğimiz şeyler böyle sağlanıyor demokrasilerde. Yıllarca sıkı yönetim uyguladık. Bunlar bu sorunlar için çözüm değil. Anayasa çalışması çok önemli. Hak ve özgürliklerin belli bir bölgeye yönlendirilmesini doğru bulmuyorum."
KUZEY IRAK'TAKİ OLUŞUM
"Türkiye'nin bütün gayreti bütün siyasi girişimleri Irak'ta merkezi oteritenin sağlanması yönünde. Kuzey Irak'ta bir statüko oluşuyorsa buna karşı sizin tek başınıza yapacağınız bir şey varsa ona göre girişimler yaparsınız. Bu oluşum bizim hükümetimiz döneminde mi oldu? Devlet olarak gerekli girişimleri yapıyoruz, çalışıyoruz.
VİDEO İÇİN TIKLAYIN
Bu işi olduğundan fazla gündemde tuttuğumuz taktirde Türkiye'ye iyilik yapmıyoruz. Yatırım yapmak isteyen işadamları, "Bu işi siz çok fazla gündemede tutuyorsunuz" diyor. Yatırımcılar tedirgin oluyor. "
DİN, SİYASET VE AKP
"Sayın Başbakan'ın ve bizlerin müteakip zananlar sorularınıza çok net yanıtları olmuştur. Benim tasvip etmediğim bir konferans da 70 milyonluk Türkiye'de gerçekleşebiliyor. Benim memnun olmadığım toplantı ve konferanslar da düzenlendi. Din eksenli bir politika yapmadık. Bunun başta dine zarar verceğiniz biliyoruz. Tabii çeşitli yanlışlıklar yapılmıştır. Belli çevrelerin AK Parti'yi iktidara getirmemek, geldiyse göndermek ve şu an için ise iktidarını engellemek için yapılan şeylerdir. Rahmetli Menderes için söylendi, Demirel için söylendi, rahmetli Özal için neler söylenmedi! Bu siyasi oalrak bütün sağ iktidarlara söylenmiştir. Bizim din eksenli siyaset yapmak gibi bir niyetimiz yok. Bunlar seçim öncesi söylendi ve seçim sonrası millet buna bir cevap verdi. Bu çifte standardı görmemiz lazım. Aynı yetkiyi senin düşüncende birisi kullandığında kimsenin gıkı çıkmıyor. Misal istiyorsanız vereyim: Yıllaca hakim ve savcılar aynı usülle alınmış. O zamana kadar yargı şöyle, olmuyo böyle olmuyor denmedi şimdi AKP gelince değişti... Bu çifte standarttan kurtulun. "
YENİ ANAYASA VE TÜRBAN
Maalasef bu Anayasa tartışmalarını iyi niyetle gündeme getirdik. Herkes köklü reformlardan bahsediyor ama bu Anayasa'da olmadan bunların yapılması mümkün değil. Bu Anayasa'nın elden geçmesi lazım. 1'nci 2'nci 3'ncü ve 174'ncü maddede yazım hataları var. Bir de bunların değiştirilemeyeceği ile ilgili 4'ncü madde. Bunların yazım hatalarını değiştirmemiz sözkonusu değil bunları aynen alıyoruz. Diğerlerinin değiştirilmesine zaten anayasa açısından engel yok. Bu anaysanın dar geldiğine ilişkin işçi kesiminden işveren kesimine kadar herkes hemfikir. Bir fikri hazılık yapılması adıana 6 tane değerli öğretim üyesini bu konuda görevlendirdik. Bu çalışma gelince biz bunu bir inceleyeceğiz dedik. 6 arkadaşımız içinde de farklı görüşler ve alternatif maddeler vardı. Daha sonra kamuoyunun tartışmasına açacağız dedik. Başbakan sadece bu konuyla ilgili basın toplantısı yaptı. Sonra bize, "Kapalı kapılar ardında anayasa değişikliği hazılıyorlar" dediler. "Yanlışsa siz önerinizi getirin" dedik, şimdi meslek örgütleri bir taslak hazırlıyor onları bekliyoruz. Birbirimizi suçlamadan çalışırsak aşamayacağımız sorun olacağını sanmıyorum. Önyargılar olmadan birbirimizin laikliğini, cumhuriyete bağlılığnı sorgulamadan yapmalıyız. Bu programı burada yapabiliyorsak bu cumhuriyetin kazanımıdır. Bir fidan dikmişiz 84 sene olmuş çınar olmuş ama hergün bu çınar sökülecek gibi davranıyoruz.
Başörtüsü konusudna samimi olmamız lazım. Biz kimsenin başörtüsüne karışmıyoruz, insanlar açık da gezelebilir kapalı da gezebilir kim neye inanıyorsa inanır bu bireyin hakkıdır. Bu noktada deniyor ki "Biz başörtüsüne karşı değliz. Benim annem de başörtülü ablam da başörtülü." samimiyetine yönelik örnek gösteriyor. "Ama türban bir simge" diyorlar. O zaman bir kıyafet tarzı tarif edin herkes onu giysin. Anayasa meselesi bir aritmetk çoğunlu meselesi değildir. Bir uzlaşma meselesidir. Toplumun olabildiğince bu mutabakata varması lazım. Bir taslak ortaya çıkacak başkaları da hazılıyor başka partiler de hazılrlayacak. Ama ülkemiz hak ve özgürlüklerden istifade etsin enerjimizi içe tüketiyoruz. Bu ve benzer konularla ilgili tartıştık bir 50 sene daha tartışsak yine çözemeyiz. Bizim bakış açımız bu. Biz türban meselesini çözelim diye olaya yaklaşmıyourz. Temel hak ve özgürlüler açısından bakıyoruz belli bir ideoloji için yapmıyoruz.
İRAN VE ABD
İran bizim komşumuz önemli ilişkilerimiz var siyasi ve ekonomik olarak. Türkiye'ye enerji ithal eden bir ülke. Şu an elektrik yanıyorsa bunu temin etmek zorundayız. Başka ülkeler gibi tuzu kuru değiliz. Biz bunu başkasına kötülük olun diye yapmıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti kadar politkaları net ve açık bir ülke yoktur. İran'la ilişkilerimizi kendi menfaatimiz için yapıyourz sadece. Onlara destek olamak ya da başkasına köstek olmak için yapmıyoruz. Bizim ister İran'la ister Irak'la... Kimsenin işine çomak sokmak için yapmıyoruz biz ülkemizin menfaatlerini korumak için yapıyoruz soranlara da bunu açık şekilde söylüyoruz. Avrupa ülkeleri bile kendi aralarında İran'daki nükleer gelişmelerle ilgili net bir tavır geliştirimediler. Biz barışçıl yönden yapacağımız bir şey varsa yapmaya gayret ediyoruz.
301. MADDE KONUSUNDAKİ ELEŞTİRİLER
Biz kendi adımıza kararlar almıyoruz bir açıklama veya da beyanat verirken parti politikamızın gerekli kurullarımızın görüşünü alarak fikir beyan ediyoruz. Beni eleştiren, AB üyeliğini savunan liberal çevreler unutuyor, ben kaç tane yasa çıkardım Meclis çatısı altında. Ben cumartesi, pazar demeden çalıştım. Çocuğumun düğünü unuttum. Evet! Oğlumun düğünü vardı evden çıkarken eşime dedim ki, "Bana haber verin hatırlatın, unuturum düğün olduğunu". Tam eve gidiyordum, tam o sırada Sayın Anadol telefon etmiş "Acilen bir görüşme yapmamız gerekiyor" diye. Sizin de haberiniz olmadı arka kapıdan girdim. Düğün saatine 3 dakika beş dakika kala gittim.
301 konusunda hata yapılmış olabilir ama yargıyı suçlamanın alemi yok. Şimdi düzenlemeler yapılır ama o zaman da yasayı hatalı kullanım olabilir.
Yorum : Dün akşam bu programa aralıklarla baktım .. iyi yanlarıda var kötü yanlarıda .. Okumanızı tavsiye ederim ..
Kaynak


LinkBack URL
About LinkBacks

Alıntı Yaparak Cevapla