• Reklam
3 sonuçtan 1 --- 3 arası gösteriliyor
  1. #1
    Mertcan adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    20-02-2005
    Mesajlar
    14,338
    Karizma Gücü
    10

    Erdoğan'dan medya eleştirisi

    AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, uzun vadeli düşünmek, ortak aklı harekete geçirmek, duygularla değil, akılla hareket etmek, parçayla değil, bütünle uğraşmak mecburiyetinde olduklarını ifade ederek, ''Türk siyasetinin her unsurunun, Türkiye'nin geleceğini düşünerek, bu ülkenin asırlardır bozulmamış ahengini düşünerek hareket etmesi lazım'' dedi.
    AK Parti'nin Kızılcahamam Asya Termal Tesisleri'nde gerçekleştirilen İstişare ve Değerlendirme Toplantısı sona erdi.
    Erdoğan, toplantının kapanışında yaptığı konuşmada, kendilerine yapıcı eleştirilerde ve anlamlı katkılarda bulunan arkadaşlarına teşekkür etti. Toplantıda özgür bir ortamda dile getirilen görüşlerin, AK Parti'nin bir Türkiye partisi olduğunu, Türkiye'yi kucakladığını bir kez daha ortaya koyduğunu söyleyen Erdoğan, bu görüşlerin, Türkiye'yi bir bütün olarak kucaklayan yeni dönemde yollarının ne kadar aydınlık olacağını göstermesi bakımından önemli olduğuna işaret etti.
    Bütünlüğe çok önem verdiklerini, hiç bir ülke sorununu bir tek noktaya odaklanarak çözemeyeceklerini ifade eden Erdoğan, güvenlik meselelerinin dış politikayla, enerji meselelerinin ulusal ve uluslararası ekonomiyle, eğitim meselesinin bölgesel kalkınmayla ve sosyal adaletle doğrudan ilgili olduğunu anlattı.
    İstişare toplantısında ortaya konulan birikim ve katkıların bu bütünlüklü siyasetlerini bir kez daha teyit ettiğini kaydeden Erdoğan, ''Bir kez daha görülmüştür ki AK Parti, bugün milletimizin emanetini sadakatle taşıyarak her gün milletimizin yüzünü ağartmaktadır'' dedi.
    İlk günden beri millete hizmet davasının gönüllü bir ferdi olarak, kendisi için en büyük onurun, AK Parti siyasetinin milletin yüreğinde yankı bulması olduğunu söyleyen Erdoğan, toplantıda da yüreklerindeki umut ve heyecanın tazelendiğini, azim ve şevklerinin arttığını dile getirdi.
    Başbakan Erdoğan, ''Şunu iyi biliyoruz ki, AK Parti, Türkiye'nin mutlu ve müreffeh yarınlara açılan kapısının yegane anahtarıdır. Umutlar yeşerdikçe, Türkiye gücüne güç kattıkça bu gerçek her geçen gün biraz daha iyi anlaşılıyor'' şeklinde konuştu.

    -''TOPLUMUN SİNİR UÇLARIYLA OYNAYANLAR...''-


    Erdoğan, özellikle de iç ve dış konjonktürün sıkıntılı olduğu, Türkiye'nin önüne çeşitli zorlukların çıktığı dönemlerde, AK Parti'nin sağduyulu ve onurlu duruşunun, demokrasiye sadakatinin, milletin bekası için büyük önem arz ettiğini anlattı.

    AK Parti'nin, bu ülkenin temel değerlerinin, birlik ve beraberliğinin, 70 milyon insanın dostluk ve kardeşliğinin en güçlü temsilcisi olduğunu vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:
    ''İnanıyorum ki, bugünlerde bu gerçek, çok daha önem arz ediyordur. Zira AK Parti, Türkiye üzerinde oynanan oyunlara karşı bu milleti asırlar boyunca sımsıkı birbirine bağlamış, ortak duygunun, ortak aklın, ortak hissiyatın da sahibidir.
    Maalesef Türk siyasetinde çok uzun yıllardır toplumun sinir uçlarıyla oynayarak siyaset yapmak gibi çok kötü bir alışkanlık var. Devlet ile milleti birlikte düşünemeyen, ikisi için ortak bir cümle kuramayan hizipçi siyasetçiler, geçmişte devlet-toplum ilişkilerine büyük zararlar vermişlerdir. Türkiye'yi yönetemeyenler yüzünden vatandaşın vicdanını yaralayan, ülkesine aidiyetini zedeleyen büyük yanlışlar yapılmıştır. Allah'a şükür ki, o vesayetçi siyaset de devleti toplumdan ayıran o tefrikacı ve hizipçi siyaset de milletin eliyle tasfiye olmuş, ülkemiz sağlam bir siyasi iradeye kavuşmuştur. O irade AK Parti'dir, o iradenin öncü kadroları sizlersiniz.''

    -''AK PARTİ TEK BAŞINA DA KALSA...''-


    Türkiye'nin şu dönemde her zamankinden çok aklı selime, sağduyuya, sorumluluk taşıyan siyasi duruşlara ihtiyacı olduğuna işaret eden Erdoğan, şunları kaydetti:

    ''Uzun vadeli düşünmek, ortak aklı harekete geçirmek, duygularımızla değil, aklımızla hareket etmek, parçayla değil, bütünle uğraşmak mecburiyetimiz var. Türk siyasetinin her unsurunun, Türkiye'nin geleceğini düşünerek, bu ülkenin asırlardır bozulmamış ahengini düşünerek hareket etmesi lazım. Şunu açıkça ifade edeyim ki, AK Parti bu yolda tek başına da kalsa Türkiye'nin sadece fiziki ve idari bütünlüğünü değil, insani ve duygusal bütünlüğünü de bütün gücü ve enerjisiyle savunmaya devam edecektir.''
    ''Hiç bir zaman popülist olmadıklarını, bundan sonra da popülizmden asla siyasi menfaat devşirmek ucuzluğuna başvurmayacaklarını'' söyleyen Erdoğan, bunu asla kendilerine ve siyasetlerine yakıştırmadıklarını vurguladı.
    Erdoğan, ''İnsanlarımızın hassasiyetleriyle oynayarak, onların duygularını sömürerek, duyarlılıklarını kışkırtarak gelecek için tek bir oyu bile istemiyoruz. Biz her zaman, şunu söylüyoruz; Sonucunda Türkiye kazanacaksa biz asla kaybetme korkusu taşımayız. Bu, böyle bilinmeli'' dedi.

    -''YÜZDE 100'ÜN GÖNLÜNÜ KAZANMAK İSTİYORUZ''-


    Türk milletinin sarsılmaz bir hakikat iradesi bulunduğunu belirten Erdoğan, bugüne kadar hakikatin yanında duran, hakikatten şaşmayan, hakikate sahip çıkan hiç kimsenin, bu milletin gönlünde yerini, değerini kaybetmediğini söyledi.

    Sandıktan başarıyla çıkmanın tüm siyasi partiler için önemli olduğunu ifade eden Erdoğan, kendilerinin de bunu çok önemli bir başarı olarak değerlendirdiklerini ve önemsediklerini anlattı. Erdoğan, şöyle devam etti:
    ''Ancak bizim için daha önemli bir hedef var; o da milletimizin gönlünü kazanmaktır, rızasını, duasını kazanmaktır. Biz, yüzde 47'nin oyunu aldık ama yüzde 100'ün gönlünü kazanmak istiyoruz. Asıl hedefimiz bu. Bunun için milletimizin bütün renklerini kucaklamayı, bütün renkleriyle bütünleşmeyi siyasetimizin ana ekseni kabul ediyoruz.''

    -''ULVİ YOLDAKİ YOLDAŞLIK VE KARDEŞLİK''-


    AK Parti iktidarının, ikinci döneminde de milletin iradesinden, vicdanından, gündeminden ayrılmayacağını, hizmet yolculuğunda aynı azim ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceğini anlatan Erdoğan, bu ulvi yoldaki yoldaşlık ve kardeşliğin çok önemli olduğunu söyledi. Başbakan Erdoğan, ''Bu ülkenin 7'den 70'e bütün insanlarının Türkiye'nin geleceğine sımsıkı sahip çıkmaları, umudumuzu daha da artırıyor'' dedi.

    Bu ülkeye inanmanın, güvenmenin, Türkiye aşkını 70 milyon insanla paylaşmanın verdiği büyük güçle çok daha büyük hedeflere doğru gittiklerini belirten Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:
    ''Her meselede ortak aklı arayan, demokraside ısrarlı, adalete bağlı, kendisi için istediğini 70 milyon için de isteyen insanlarımızla aydınlık Türkiye'yi imar etmeye çok yaklaştığımızı biliyoruz, hissediyoruz.
    Bu irade, çökmüş bir siyasi ve ekonomik yapının enkazı altından çok kısa bir zamanda kalkabilen bir milletin varoluş iradesidir. Artık biliyoruz ki, bu yolun sonu aydınlığa çıkıyor. Tarihe şanlı medeniyetler armağan etmiş bir millet, bir daha eğilmemek üzere dimdik ayağa kalkıyor. Nice badirelere rağmen yüzlerce yıl coşkuyla akan ırmak yatağına geri dönüyor. Türkiye yeniden büyüklüğünün farkına varıyor.''

    "DOĞRULATILMAMIŞ SENARYOLARIN HABER YAPILDIĞINI GÖRÜYORUZ''


    AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, terörle mücadele gibi hassas meseleler başta olmak üzere, medyada ''kaynağından doğrulatılmamış uydurma ve hayal senaryoların'' haber yapıldığını gördüklerini ifade ederek, ''Bunu yapan basın mensubu arkadaşlara söylüyorum: Kusura bakmayın ama eğer kötü niyetli değilseniz ya sizi işletiyorlar ya da bu rivayetleri işlerine geldiği gibi size fısıldayanlara alet oluyorsunuz demektir'' dedi.

    Erdoğan, partisinin Kızılcahamam'daki istişare ve değerlendirme toplantısının kapanışında yaptığı konuşmada, Türkiye'nin yeniden büyüklüğünün farkına vardığını söyledi.
    Türkiye derken, bu toprakların her bir santimetre karesini kastettiklerini belirten Erdoğan, millet derken de 70 milyonluk toplumun her ferdini belirttiklerini dile getirdi. Erdoğan, şöyle devam etti:
    ''Adalet derken, tek bir vicdanın bile sızlamadığı bir hakkaniyet ölçüsünü kastediyoruz. Demokrasi derken, ülke yönetiminde kayıtsız ve şartsız millet iradesinin söz sahibi olmasını kastediyoruz. Özgürlük derken, insan onuruna yakışan bir hayat zeminini kastediyoruz. Kalkınma derken, temiz kazançtan, hakça paylaşmaktan söz ediyoruz. Bizim tariflerimiz açıktır, nettir, berraktır. Bizim hassasiyetlerimiz, milletimizin hassasiyetleridir.
    Biz, milletimizin karşısına gönlündeki başka, zihnindeki başka insanlar olarak çıkmıyoruz, çıkmayacağız da. Biz, milletimizin karşısına gönlündeki başka, dilindeki başka insanlar olarak çıkmıyoruz. Biz, hesap duygusuyla hayatı anlamlandıran ve hesap kavramını hayatının merkezine alan bir anlayışa sahibiz. Yani, hesaba çekilmeden kendimizi hesaba çekeriz.
    Hayatın hepimize bir emanet olduğunu, zerre kadar iyiliğin de zerre kadar kötülüğün de karşılıksız olmadığına inanıyoruz. Hayatımızın gayesi ile siyasetimizin gayesi birbirinden farklı olamaz. Bu sebeple bizim asıl gayemiz, milletimizin oyunu almak değil, gönül rızasını, hayır duasını almaktır. Bu sebeple milletimize hizmet de her şeyin üstündedir. Bu yüzden, muhaliflerimizin çekmek istediği mindere gelmeyiz. Ayrıştırıcı temalar üzerinde siyaset yapmıyoruz. Israrla, 70 milyonun kardeşliğini güçlendirmeye çalışıyoruz.''
    Gönül rezervlerinin çok zengin olduğunu, buralara millete inanarak, güvenerek, severek, sayarak, sadece vatandaş olarak değil, dost, kardeş ve yoldaş olarak geldiklerini anlatan Başbakan Erdoğan, ''Asırlar boyu, bu ülkenin insanları arasına girememiş düşmanlıkları, kini, nefreti, yine asırlar boyu yaşattığımız kardeşlik hukukumuzla bu topraklardan uzak tutmaya devam edeceğiz'' diye konuştu.
    ''Birbirimizin halinden anlayacağız, derdini bileceğiz, birbirimizin sofrasına, masasına oturacağız, birbirimizin türküsünü söyleyeceğiz'' diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
    ''Aşı olmayana aşımızdan, gücü olmayana gücümüzden, neşesi olmayana neşemizden vereceğiz. Bu milletin büyük serveti olan gönül bereketinden besleneceğiz. İstanbul'da olanı Artvin'e, Ankara'da olanı Şırnak'a, İzmir'de olanı Kırşehir'e, Bursa'da olanı Ardahan'a taşımak, nimeti de külfeti de adaletle paylaşmak için çalışacağız. Bu ülkeyi kendi malı zannedenlere asla pabuç bırakmayacağız. Bu ülkede 70 milyona, ayrımsız 70 milyon insanına refahı, mutluluğu, huzuru ve istikrarı çok görenlere asla meydanı bırakmayacağız. Bu ülkeyi vehimlere mahkum etmek isteyenlere asla kulak vermeyeceğiz. Bu ülkeyi kendi kifayetsizliklerinin esiri yapabileceklerini zannedenlere Türkiye'nin artık o eski Türkiye olmadığını hep birlikte göstereceğiz. Millet olarak yolumuz budur, kararımız budur, istikametimiz budur.''

    -MEDYAYA ELEŞTİRİ-


    Erdoğan, konuşmasında, son günlerde basında çıkan bazı haberlerle ilgili konulara açıklık getirmek istediğini ifade ederek, terörle mücadele gibi hassas konular başta olmak üzere medyada ''kaynağından doğrulatılmamış uydurma ve hayal senaryoların'' haber yapıldığını gördüklerini söyledi.

    Merkez Karar ve Yönetim Kurulu ve istişare toplantıları gibi bazı kapalı toplantılar sonrasında kendilere atfen yapılan haberlerin bile buna dahil olduğunu kaydeden Erdoğan, şunları kaydetti:
    ''Bunu yapan basın mensubu arkadaşlarıma söylüyorum: Kusura bakmayın ama eğer kötü niyetli değilseniz ya sizi işletiyorlar ya da bu rivayetleri işlerine geldiği gibi size fısıldayanlara alet oluyorsunuz demektir. İş işten geçtikten sonra da 'doğrulandı' ya da 'doğrulanmadı' gibi ifadelere başvurarak, meseleyi bizim üstümüze yıkıp, sıyrılmaya çalışıyorsunuz. Biz, burada evet-hayır oyunu oynamıyoruz. Ben, tüm medyayı özellikle ciddiyete ve sorumlu davranmaya davet ediyorum.
    Gerek partimizi, gerekse hükümetimizi ilgilendiren konularda yetkili muhataplarınız bellidir. Partimizde medya tanıtım başkanlığı var, Hükümette basın müşavirliği var. Lütfen, doğrulatma mekanizmalarına haberi yayınlandıktan sonra değil, önce başvurunuz.
    Ayrıca bugün, bu tür yanlışları biz gazetelerde okuyunca doğrusu ülkemiz adına üzülüyoruz, şok oluyoruz. Bizim adımıza ne pazarlıklar yapılıyormuş, aman Yarabbi... Peki, halkımız bu yalan haberlere inanırsa kim kazanır, kim kaybeder, yani siz daha fazla satacağınızı mı zannediyorsunuz veya daha fazla izleyici bulabileceğinizi mi zannediyorsunuz? Hayır, hep kaybediyorsunuz. 70 milyonluk Türkiye'de bugün eğer, 3 milyon yazılı medya satıyorsa, burada bir yanlışınız var, bu yanlışın üzerinde durun. Burada ciddi bir su kaçağı var, bunun üzerinde durun. Yoksa bugün bir gazetenin 15-20 milyon satması lazım. Bunun örnekleri dünyada var. Niye? Güven telkin edersen. Eğer güven telkin etmezsen yok. Bugün Türkiye'de 1 milyonu bulan gazete yok, en fazla satan 600-700 bin satıyor. 70-80, yeri geliyor 120 sayfa gazete çıkarıyorlar. Böyle çalışıyorlar ve böyle bir gazetecilik anlayışı da yok. Temenni ederim ki, bu noktada birbirimizi daha iyi anlarız ve temenni ediyorum ki, ülkemize dayanışma içerisinde çok daha farklı bir anlayışla hizmet veririz.''

    -KADINA KARŞI ŞİDDETİ ÖNLEME-


    Erdoğan, konuşmasında bugünün Dünya Kadına Şiddeti Önleme Günü olduğunu da anımsatarak, bu konuya çok önem veren ve bu alanda bir çok somut adım atan bir hükümetin iş başında olduğunu, kadına karşı şiddeti de ayrımcılığı da reddettiklerini söyledi.

    Yaptıkları toplantıda, Türkiye'nin ve siyasetin meselelerini konuşma imkanı bulduklarını aktaran Erdoğan, ülke adına çok umutlandığını kaydetti.
    Ak Parti'nin Türkiye için taşıdığı büyük sorumluluğu, her arkadaşının da en az kendileri kadar hissettiğini belirten Erdoğan, ''Her arkadaşımızın, milletimizin derdiyle dertlendiğini, insanımızın beklentilerini sahiplendiğini, Türkiye için çok güzel, çok yapıcı, aydınlatıcı, yararlı fikirler kurduğunu gördüm'' dedi.
    Erdoğan, toplantıda dile getirilen her düşünce, kaygı, öneri ve uyarının dikkate alınacağını da ifade etti.
    Başbakan Erdoğan, konuşmasının sonunda katılımcılara teşekkür ederek, altı ay sonra, tekrar bu tür bir toplantıyla bir araya geleceklerini söyledi.



    Yorum : Konu onlara gelince ne çabuk el-insaf diyor dimi ..


    Kaynak

  2. #2
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    15-11-2007
    Mesajlar
    566
    Karizma Gücü
    0
    iğreniyorum artık.

  3. #3

    Kayıt Tarihi
    30-12-2006
    Mesajlar
    6,412
    Karizma Gücü
    7
    Alıntı H.Hopess tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle
    iğreniyorum artık.
    bende artik konusmasina bile tahammul edemeyecek hale geldim....

    Zaten medya onun yalakasi daha ne istiyorsa?....
    Layik oldugumuz sekilde yonetiliyoruz sikayet etmeye kimsenin hakki yok.

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. ''Cici'' medya ve ''kaka'' medya
    2005 Konuları bölümünde TYPHUS tarafından açılmış
    Yanıt: 9
    Son Mesaj: 11.11.05, 00:27

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •