Skandal cinayette karartmanın belgesi
Misyoner cinayetinin bir numaralı tanığının hastane görüntüleri nedeniyle Malatya Emniyeti'nde çatlak oluştu. Müdür 'Kayıtlar silinmedi' derken, yardımcısı savcılığa 'imha ettik' yazısı gönderdi
MALATYA'DA Zirve Yayınevi'nde 3 kişinin misyoner oldukları iddiasıyla öldürülmesiyle ilgili dava süreci deliller karartılıyor iddialarına sahne oluyor. Davanın bir numaralı sanığı Emre Günaydın'ın, tedavi gördüğü İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi'ndeki görüntülerinin mahkemeye teslim edilmediği iddiaları Malatya Emniyeti'ni ikiye böldü.
Star gazetesinin haberine göre dava dosyasına giren belgelerde Emre Günaydın'ın görüntülerinin kaydedilmesiyle ilgili süreç şöyle gelişti:
SAVCI KAYIT SİSTEMİ İSTEDİ
SORUŞTURMAYI yürüten Malatya Cumhuriyet Savcısı Hüseyin Sarıömeroğlu, 27 Nisan 2007'de Malatya Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi'ne gönderdiği yazıda, şüpheli Günaydın'ın tedavi gördüğü odadaki görüntü sisteminin ses kaydetme özelliği olmadığından, ses ve görüntü kaydı yapan bir sistemin hemen şüphelinin odasına kurulmasını istedi. Odadaki hastaneye ait güvenlik kamerası görüntülerinin de kopyalanarak sistemden silinmesini talep etti.
KOM: KOPYALAMADAN SİLİNDİ
KAÇKÇ
LIK ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi (KOM), savcılığa gönderdiği resmi yazıda, görüntülerin imha edildiğini bildirdi. KOM Şube Müdürü Orhan Çağlıyan 6 Haziran 2007'de Cumhuriyet Başsavcılığı'na yazdığı yazıda şunları kaydetti: Şüpheli Emre Günaydın'ın yattığı odada kurulu güvenlik kamera kayıtlarının, mevcut teknik imkanlarla media formatına kopyalamadığından kayıtların bulunduğu HDD'lerin içerisinde bulunan görüntüler imha edilmiş, HDD'ler fabrika ayarlarına çevrilerek tekrar hastane görevlilerine teslim edilmiştir.
MÜDÜR: KAYITLAR SİLİNMEDİ
EMRE Günaydın'ın görüntülerinin silindiği şeklindeki iddiaların ardından Malatya Emniyet Müdürü Ali Osman Kahya dün bir açıklama yaparak haberleri yalanladı. Kahya 'Görüntü kayıtlarının silindiğine dair bir şey yoktur. Tüm tutanaklarımız mevcuttur. Emre Günaydın uzun süre hastanede yattı, şuuru kapalıydı. Sürekli uyutulmuştur. Onlar hep kayıt altındadır. Silindiğine dair bir şey yoktur. Konuşması kayıtlı değil zaten. Görüntüleri var. Kayıtlar silinmiş değil, hepsi adliyede' diye konuştu.
KARARTMA MI YAPILIYOR?
MALATYA Emniyeti'nden gelen bu iki farklı açıklama kafaları karıştırdı. Polisin resmi belgeleri ile ildeki en üst düzey yöneticisinin açıklamalarının birbirini yalanlaması 'karartma mı yapılıyor' sorularını daha da güçlendirdi.
KASETLERDE ÖNEMLİ BİLGİ VAR
KASETLER silinmiş olsada hastane odasında görevli olan Terörle Mücadele Şubesi'nde görevli polis memuru B.Ç'nin notları, kasetlerde önemli itirafların olduğunu gösteriyor. Polis memuru 10 Mayıs 2007'de yazdığı bilgi notunda şunları söylüyor: '50. kasette Emre Günaydın'ın rezillik çıkarttığı, Zirve yayıncılıkla alakalı konuşmaya çalıştığı, görevlisinin konuyu kapatmaya çalıştığı şeklinde bilgilerin olduğunu bilgilerinize arz ederim. 232 541 TEM Görevlisi' HABER MERKEZİ
Emre Bey'le kardeş gibiydik
MALATYA katliamanın zanlılarından Emre Günaydın ile 15 Mart-12 Nisan 2007 tarihleri arasında telefonla 18 kez mesajlaştığı iddia edilen Ruhi Polat 'Telefon benim adıma, ama kullanan ben değilim. Kızım kullanıyor. Emre'nin babasının işlettiği spor salonunda çalıştık'' dedi. Polat, ''Emre ile mesajlaştınız mı'' sorusuna 'Benim ailevi sorunlarım vardı. O sıra Emre Bey ile bir ağabey kardeş ilişkisi içinde destek amacıyla konuştuğumuz şeyler. Bunun dokümanı herkesin elinde, merak etmeyin'' yanıtını verdi. MALATYA
Ağabeyleri kim koruyor?
MALATYA'DAKİ katliamda azmettirici olduğu iddia edilen zanlının olaydan bir süre önce kaleşnikofla yakalandığı, ancak savcılık tarafından takipsizlik kararı verildiği bildirildi. Dosyanın bir numaralı sanığı Emre Günaydın'ın ifadesinde 'fikirlerinden etkilendim' dediği 31 yaşındaki 'ağabey' Varol Bülent A.'nın olaydan bir süre önce Adıyaman'da bulunan Morpetrus Süryani Kilisesi yakınlarında kaleşnikof marka uzun namlulu silah ve 17 adet mermiyle yakalandığı ve Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın takipsizlik kararı verdiği ortaya çıktı.
İFADESİNDE Varol Bülent A'yı 2006 yılı içinde Birlik gazetesi çalışanı olarak tanıdığına değinen Emre Günaydın, Bülent A'nın kendisine 'Sana devlet desteği sağlayabilirim' dediğini ileri sürdü. Günaydın ifadesinde 'Hıristiyanlık ve misyonerliğin kötü olduğunu, PKK ile bağlantısı olduğunu söylüyordu. Kendisi ile bir eve gittik. Bekár eviydi. Misyonerlerin vatanı yıkmayı amaçladığını anlattı. 'Birilerinin buna 'dur' demesi gerekmez mi' dedim. 'O zaman sen çık, dur de' dedi. 'Nasıl olacak' dediğimde, 'Devlet desteği sağlarız' dedi' şeklinde konuştu.
http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=621774
katiller ortada.


LinkBack URL
About LinkBacks

KÇ
LIK ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi (KOM), savcılığa gönderdiği resmi yazıda, görüntülerin imha edildiğini bildirdi. KOM Şube Müdürü Orhan Çağlıyan 6 Haziran 2007'de Cumhuriyet Başsavcılığı'na yazdığı yazıda şunları kaydetti: Şüpheli Emre Günaydın'ın yattığı odada kurulu güvenlik kamera kayıtlarının, mevcut teknik imkanlarla media formatına kopyalamadığından kayıtların bulunduğu HDD'lerin içerisinde bulunan görüntüler imha edilmiş, HDD'ler fabrika ayarlarına çevrilerek tekrar hastane görevlilerine teslim edilmiştir.
Alıntı Yaparak Cevapla



