* *Ernst Glaeser'in "Küçük David" adlı öyküsüne adını veren David, Nazilerin soykırımından kurtulabilmesi için, çıldırtıcı kalabalıkların ötesinde, Ren Nehri üzerindeki bir adada, yaşamayı seçmiş bir Alman'a annesi tarafından emanet edilmiş bir Yahudi çocuktur.
Adada neden hapis kalmak zorunda olduğunu bir türlü anlamamakta ve durumunu sürekli sorgulamaktadır. Neden karşı kıyıya gidemediğini sorduğunda hamisi, karşı kıyıdakilerin tehlikeli olduğunu söyler. Kötü insanlar değildir onlar sadece hastadırlar. O "hasta" insanlar küçük David'e kızabilir, dövebilir ve belki de öldürebilir de... Küçük David'in sorusu içinde bulunduğumuz günlerde hepimizi düşündürecek bir sorudur: "Beni öldürürlerse iyileşirler mi?"
**Türkiye İnsan Hakları Vakfı
"Özgür, Demokratik ve Eşitlikçi bir Türkiye" mitingi için yapılan basın açıklamasından bir kısım.
Daha zayıf olanı yok ettiğimiz zaman,sistemin çarkları istediğimiz şekilde,lehimize mi dönecektir her daim?
Peki ya gün gelir de,biz de o çarkın zayıf bacaklarından biri halinde gelirsek,ya da -bunu aklınız dahi almak istemiyorsa-,sizden daha güçlü bir bacak tarafından kıstırılırsanız (bir de bunu hayal edin) o zaman ne olacak?
Doğa,kendine özgü faşist karakteristik mizacı içinde durmadan kendisini yenileyerek ayakta kalabilme yetisine sahip.
Bunu , gerek yaradılış olarak gerekse sonradan bu hale sevkedilmiş bir sistem olarak görebilirsiniz.
Ama bu yine de bizim bir aslanın kafesine girmenize sebep olamaz değil mi?
Öyle ise bizi doğadan,ekolojiden veya hayvandan ayıran özellikleri milyonlarca artı defa söylemenin lüzumu yok.
Daha hasta,daha yaşlı,daha zayıf,daha aciz bir insan için,bireysel olarak,sizin yapabilecekleriniz ne olmalıdır?
Zarar,her şartta kötü olma eylemini mi doğurur?
Ve siz,onları yok etiğinizde daha mı iyi hissedeceksiniz?
Ütopik bir dünya kurduğumuz bur başlık altında,ütopik bir soruya,gerçek yanıtlar almak temennisi ile..


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla


