• Reklam
Sayfa: 1 | Toplam: 3 123 SonSon
25 sonuçtan 1 --- 10 arası gösteriliyor
  1. #1
    HİCAZ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    21-11-2005
    Mesajlar
    166
    Karizma Gücü
    0

    Kanaltürk’ü yok etme kampanyasında son perde…

    RTÜK yeni bir ilke daha imza atarak Kanaltürk tv ye reklam yayınlamama cezası verdi.Kanaltürk'ten yapılan açıklamayı veriyorum sizlere.Dilerim tepkisiz kalmazsınız.




    Kanaltürk’ü yok etme kampanyasında son perde…






    Türk televizyon tarihinde RTÜK ilk kez Kanaltürk'e reklam yayınlamama cezası verdi…

    31 10 2006 tarihinde yayınlanan Yolsuzluk ve Yoksulluk programı ile ilgili Ülker Grubu'nun cevap ve düzeltme metni teknik bir aksaklık nedeniyle programın jeneriğinden sonra girmiştir. Yani Ülker Grubu'nun gönderdiği tekzip metni yalnızca "20 saniyelik" bir farkla jenerjik sonrasında yayınlanmıştır. Kanaltürk bu beşeri hatayı bir sonraki yayında uyarı almamasına rağmen düzeltmiş ve cevap ve düzeltme hakkının gereğini yapmıştır. Buna rağmen Radyo Televizyon Üst Kurulu, Türk medya tarihinde ilk kez Kanaltürk'e çok ağır bir ceza vermiştir.

    RTÜK'ün verdiği cezaya göre Kanaltürk üç gün boyunca gelir getirici faaliyetlerden men edilmiştir. Yani Kanaltürk televizyonu üç gün boyunca reklam gelirlerinden mahrum bırakılmıştır.

    Bu sadece reklam gelirleriyle ayakta kalabilen bir medya kuruluşu için çok ağır bir cezadır.
    RTÜK Kanaltürk'ü siyasi olarak yok etmek isteyenlere haksız ekonomik yaptırımla destek olmaktadır.

    Kanaltürk'e verilen ceza son derece orantısızdır… Cevap metni teknik ve beşeri bir hata sonucu 20 saniyelik bir farkla yayınlanmış olmasına, bir sonraki programda bu küçük hatanın derhal düzeltilmiş ve metnin tekrar yayınlanmış olmasına rağmen RTÜK bilinçli ve maksatlı olarak bu ağır cezada ısrar etmiştir.

    Cevap ve düzeltme metninde sadece şekilsel bir eksiklik olmuştur. İhtar alınmadığı halde bir sonraki programda cevap ve düzeltme metni tekrar yayınlanmıştır. Yani Kanaltürk yayıncı olarak etik ve hukuki sorumluluğunu sonuna kadar, fazlasıyla yerine getirmiştir.

    RTÜK'ün verdiği bu ağır para cezasını ne yayıncılık ilkeleri ne de RTÜK'ün görevleri açısından açıklamak mümkün değildir. RTÜK görevini kötüye kullanmıştır. Kanaltürk'ü yok etmek, kapatmak için daha önce yaptığı ağır ve hukuk dışı uygulamalara bir yenisini daha eklemiştir.

    Kanaltürk'te 10.12.2007 tarihinin gecesinden itibaren üç gün süreyle reklam yayınlanmayacaktır.

    Kanaltürk'ün arkasında yoksullar için toplanan yardım paraları ile televizyon kuran yağmacı zihniyet yok.
    Kanaltürk camilerde toplanan paralarla kurulmadı.
    Kanaltürk'te gurbetçi vatandaşlarımızın hiç edilen, hortumlanan birikimleri yok!
    Kanaltürk'ün arkasında ne enerji şirketleri, ne inşaat firmaları, ne özelleştirme vurguncuları, ne hazine soyguncuları var!
    Kanaltürk halktan aldığı güç ve güvenle, yalnızca gerçeğin peşinde, reklam gelirleriyle ayakta kalmak için direnen bir yayın kuruluşudur.

    AKP hükümetinin RTÜK'ü ve denetim elemanlarını faşist bir yaklaşımla Kanaltürk'ü yok etmek için kullanması bizleri yıldırmayacaktır. Kanaltürk'le ilgili basın tarihinde ilk kez alınan bu karara imza atanlar, yaptıkları zulmün yaftasını ömür boyu boyunlarından çıkaramayacaklardır.


    2007-12-10 |

    http://www.kanalturk.com.tr/haber.php?haber_id=29163
    Bu mesaj en son " 11.12.07 " tarihinde saat 14:18 itibariyle Alajandro tarafından düzenlenmiştir...
    Ey milletim,
    Ben, Mustafa Kemal'im...
    Çağın gerisinde kaldıysa düşüncelerim,
    Hâlâ en hakiki mürşit, değilse ilim,
    Kurusun damağım, dilim.
    Özür dilerim...
    Unutun tüm dediklerimi.
    Yıkın, diktiğiniz heykellerimi...

    °••[Bye Bye Türkçe Birliği]••° ®


    Turkiye Soykırım Yapmıştır Diyenleri Kınıyorum!
    Ben de! Kınıyorum Diyorsan TIKLA!!!

  2. #2
    _OlguN_ adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    23-09-2005
    Mesajlar
    18,827
    Karizma Gücü
    10
    Sanırım kanaltürk kapatılırsa Daha Atanın ölümü ve Cumhuriyet bayramında Türk bayrağı koymaya üşenen Hilal tv ile Dost tvde muhalifler tarafından kapatılır ?

    Ne mantık ama
    TÜRKİYE CUMHURİYETİ
    1923

    İLALABET !




    Kemalin Askerleri


    1919 Ruhu İle ...



    Bağımsız vekilim Kamer Genç ...




    Mes rêves guident mes pas

  3. #3
    birgünahgibi <span style='color: #006400'><span class='glow_FFFFFF'>anlamıyorsun</span></span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    26-10-2005
    Mesajlar
    29,054
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    12
    Boşver kanaltürk vs izlemeyi.
    Forza stv
    O zamanlar hâla bir umudum vardı. Bedeli karşılığında mutlu
    olabileceğimi düşünüyordum. Ancak büyüdüm artık. Dünya'yı versem
    Tanrı'ya, damlasını vermez bana mutluluğun

  4. #4
    5 dakika bekle git... <span style='color: #FFA500'>Baytar.</span> adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    07-02-2007
    Mesajlar
    6,606
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    kanalt&#252;rk neymiş bea
    adamı memleketinden soğutmak için çabalıyor.

    Bekleyişler anna.
    Köylü çocukların parasız yatılı sonuçları mesela.
    Nişanlısı askerde kızlar, kızı ölüm orucundaki baba,babası tersanede oğul, oğlu şizofren anne.


  5. #5
    Atilla adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    17-02-2004
    Mesajlar
    1,051
    Karizma Gücü
    0
    bir yandan ozgurluklerden, coksesliliklerden yasaklarin olmamasindan bahsediliyor ama bir yandan da muhalif olan, karsit goruste olan, yalakalik yapip cikar pesinde olmayan medya, yazar, dergi, kurum , gazeteci kim varsa usta operasyonlarla susturulmaya yok edilmeye kenara itilmeye calisiliyor !

    en son atv kanalida AKP yanlisi olan grubun kontrolune gecti.
    bunun gibi sayisiz kanal, gazete, kurum var hergecen gun de sayilari artiyor...

    demokrasi katlediliyor bu Turkiye'yi kargasaya goturmekten baska hicbir ise yaramaz.

  6. #6
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    15-11-2007
    Mesajlar
    566
    Karizma Gücü
    0
    Adamlar iyice padişah kesilmeye başladı. Sıktılar artık!
    Anamızı öpen kadı olduğu için kimseye şikayet de edemiyoruz!

    Ulan bari vurdurun Tuncay Özkan'ı, Kerimcan Kamal'ı, Kanaltürk programcılarını, iş tamamen bitsin!

    T.Erdoğan "ben Menderes gibi olacam" demekte ısrarlı anlaşılan!
    O da döneminde muhalif gazetecileri hapse attırmış.
    Benzer yolda ilerliyor!

  7. #7
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    15-11-2007
    Mesajlar
    566
    Karizma Gücü
    0

    Uyarı 3 yazı da bence birer ibret belgesidir...

    TÜRKİYE bir süredir "özel operasyonlar" yöntemiyle yönetilmek isteniyor.

    AKP
    iktidarı arkasına devlet gücünü almış, hoşlanmadığı kişi ve kurumları bu yolla tasfiye etmeye yelteniyor.Ama kolay değil!Kolay olmuyor.

    Baltayı çoğu zaman taşa vuruyorlar.

    Bu özel operasyonlara kısaca göz atalım:

    1- Van 100. Yıl Üniversitesi Rektörü Yücel Aşkın'ı tasfiye etmek için harekete geçtiler. Rektörün evi yurtdışında iken basıldı, arandı. Van adliyesi ayarlanmıştı, hemen ardından tutuklandı. Üniversitenin Genel Sekreteri cezaevinde intihar etti.

    2- Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ı tasfiye etmek için düğmeye bastılar. Adına Şemdinli iddinamesi denilen düzmece bir iddianameyi yine Van adliyesinden bir savcıya hazırlatıp Büyükanıt'a saldırdılar. Amaç Büyükanıt'ı lekeleyip Genelkurmay Başkanı olmasını önlemekti. Düzmece iddianameyi düzenleyen şahıs daha sonra meslekten atıldı.

    3- Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Rektörü Ferit Bernay'ı tasfiye etmek için Meclis'te komisyon kurdular, hiçbir şey bulamadılar.

    4- Vakit gazetesinin hedef gösterdiği Danıştay baskınını askerlere ihale etmek için yoğun çaba harcadılar.

    5- Gazetecilerin ve siyasetçilerin banka hesaplarına yasadışı ve korsan yöntemlerle girdiler. Bu olayı 1 Haziran 2006 tarihli yazımda açıkça yazdım, ihbar ettim, uyardım. Umursamadılar. Hesapların bazılarını bire bin katarak abartılı rakamlarla yayınlattılar. Benim olayımda kıyamet kopunca ötesini kendilerine sakladılar. Onları halen ellerinde şantaj malzemesi (!) olarak tutuyorlar. Maliye Bakanı, destekçileri Yeni Şafak gazetesinde Baykal'ın banka hesaplarında yüklü miktarda para olduğunu söyledi. Nereden öğrenmişti?!

    6- Kendilerinden olmayan her kurumun üzerine gittiler. Örneğin TESK ve başkanı Derviş Günday'ı yok etmek için yasa çıkardılar.

    7- Futbol Federasyonu yönetimini devirmek için hükümet eliyle girişim başlattılar. Çok yakında amaca ulaşıp oraya da kendi adamlarını getirecekler.

    8- Kanaltürk'te görevli gazetecilerin banka hesaplarına girdiler. Bu rakamları bankalardan resmen, Maliye yazısıyla istediler. Bunu 'vergi incelemesi' adı altında yaptılar! Bunun sonucu henüz belli değil!

    (HH notu: bu belge, Emin abinin kovuluşunu anlattığı kitabında var.)

    * * *

    Bu liste elbette çok eksik. Kendilerinden olmayan, hoşlanmadıkları, laik, yurtsever, ulusalcı, Atatürkçü kişi ve kurumları susturmak için devlet gücünü, yargıyı, Maliye Bakanlığını, teftiş kurullarını açıkça kullanıyorlar.

    Bu listede kadrolaşma, kamuda ve özellikle belediyelerde, belediye şirketlerinde yapılan büyük hırsızlık, yolsuzluk, vurgun ve hortumlar yok.

    İktidar partisi bunları görmüyor, görmek işine gelmiyor. "Benim hırsızım iyidir" anlayışı egemen kılındı.

    Şimdi Kanaltürk'ün başına gelen olaya bakalım. Dikkat ediniz, medya bu işin üzerine gitmedi. Birkaç köşe yazarı dışında haberi 'gören' olmadı.

    CHP
    Grup Başkanvekili Haluk Koç pazartesi günü bu konuda basın toplantısı yapmıştı. İlginçtir, dün Hürriyet dışında hiçbir gazetede bu haberi göremedim.

    Hükümeti eleştiren bir yayın kuruluşunun ve orada program yapan gazetecilerin, yöneticilerin üzerine bu yolla gidiliyor, susturulmak isteniyor.

    Önemli, ciddi ve her açıdan ürkütücü, vahim bir olaydır.

    Medyamız bu olayı görmedi, görmek istemedi!
    Bu korku neden, niçin?!

    Burada bir şey daha sorayım! Kanaltürk'e düzenlenen bu yıldırma, sindirme ve yok etme operasyonu, acaba başka televizyon kanalları için yapılıyor mu? Hayır!

    Hükümeti destekleyen medya kuruluşlarında acaba 'araştırılması gereken' hiç mi konu yok?

    * * *

    Ya her gün "fikir ve ifade özgürlüğü, demokratlık" palavraları sıkan entellerimiz?.. AB'cilerimiz?.. Onların tek derdi, Türklüğe hakarete ceza öngören 301. maddenin kaldırılması!

    Karşılarında iktidar gücü olunca suspus olurlar!

    Kanaltürk'
    ün ve gazetecilerin üzerine bu yöntemle gidilmesine seyirci kalan sadece bizimkiler değil. Nefes verince mangalda kül bırakmayan, ifade özgürlüğü falan palavraları atan uluslararası basın kuruluşları nerede? Özgürlükçü olduğunu iddia eden AB nerede? Ankara'da ve Avrupa'da her konuda ahkam kesen, iç işlerimize karışan, her şeye maydanoz olan AB ülkeleri ve temsilcileri uykuya mı yattı?

    Pazar gününden beri bunlardan bir ses bekliyorum, tepki bekliyorum, tık yok.

    Ülkemizde her şey "adamına göre" uygulanıyor. En tehlikeli olay budur. AKP'nin sevmediği insanlar ve kurumlar, devlet gücü kullanılarak yıpratılmaya, tasfiye edilmeye çalışılıyor. İşlerine gelince "özgürlükçü" kesilenler ise bu olayı üzülerek, kınayarak değil, belki de mutlulukla ve ellerini ovuşturarak izlemeyi sürdürüyor. Bir atasözünü unutuyorlar!

    "Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner."


    Emin Çölaşan (Şubat 2007)


    ****

    Rezaleti haber veriyorum, uyarıyorum!

    Bugünkü yazımda size korkunç bir rezaleti açıklayacağım. Sorumlusu tümüyle hükümettir. Olanların ve olacakların hesabını Başbakan ve Maliye Bakanı vermekle yükümlüdür.


    Bireylerin ve kurumların banka hesapları gizlidir. Bu gizlilik devlet güvencesi ve yasaların teminatı altındadır.

    Banka hesaplarına sadece üç kurum ve onların elemanları girebilir. O da, belli bir soruşturma yapılıyorsa. Rastgele bir Maliye, BDDK veya TMSF mensubu bankalara gidip "verin bakalım falancanın hesaplarını" diyemez.Ancak resmi yoldan araştırma yapabilir. Elde edilen bu bilgileri de hiç kimse özel veya siyasi amaçlarla kullanamaz, yayamaz, basamaz ve dağıtamaz.

    Bundan bir süre önce Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'ın bu türde bilgileri Deniz Baykal için verdiği, "bankada çok parası var" dediği, iktidara en yakın bir gazetede yazılmış ve kıyamet kopmuştu. Çok zor durumda kalan Unakıtan bunları söylemediğini belirtmişti. Mahkemeler devam ediyor.

    ***

    Şimdi gelelim olayımızın özüne. Bir süredir hükümetin belli görevlileri, belli kişilerin banka hesaplarına dadanmış durumda. Ellerindeki yetkiyi yasaları hiçe sayarak kullanıyorlar, sonra bunları yayınlanması için el altından birilerine veriyorlar.

    Banka hesaplarına girdikleri kişiler kim?

    Hükümet karşıtı siyasetçiler, parti başkanları ve gazeteciler.

    Bugüne kadar 11 gazetecinin ve 14 siyasetçinin banka hesaplarına girildi. Bunlar benim bildiğim rakamlar. Eksiği yok ama fazlası mutlaka vardır.

    Banka fareleri tarafından dökümler çıkarıldı. Nereden bildiğimi sorarsanız, buna ilişkin veriler bir aydan beri elimde.

    Uçuk, abartılı, yanlış rakamlarla dolu banka dekontları, maaşlar, öteki gelirler... Bu yanlışları belki bilerek yaptılar. Belki rakamları özellikle şişirdiler. İşin bu yönünü bilemiyorum.

    Çeşitli kişiler hakkında yasadışı yollarla elde ettikleri devlet güvencesi altındaki verileri birilerine -yazılması için- dağıttılar.

    Bunları açıklamak başta TCK olmak üzere bütün ilgili yasalar uyarınca ağır suç. Altı yıla kadar hapis ve ağır para cezaları öngörülüyor.

    Bunları yayınlaması beklenen, ancak korkan bazı kişilere büyük paralar verildi. Ayrıca "Para cezanızı biz ödeyeceğiz" denildi.

    İşin içerisinde bir belediye başkanı, ona bağlı yayın yapan bir televizyon kuruluşu ve bazı ismini cismini hiç duymadığınız yayın organları var.

    Tezgah kuruldu, şebeke çalıştı.

    Evet!.. Hükümet karşıtı gazetecilerin ve siyasetçilerin banka dekontları ellerinde. Şimdi bunları sırayla yayınlamaya başlayacaklarmış.

    Bu uçuk ve abartılı belgeler önce Zaman Gazetesi'ne gitti. Onlar işin büyük suç olduğu bilinciyle yer vermedi.

    Sonra belgeler başkalarına götürüldü. Götüren kişi bir Zaman muhabiri. (Gazetenin bu olanlardan haberi olup olmadığını bilmiyorum.) Ekipte halen veya geçmişte Zaman, İhlas Holding'e bağlı Türkiye gibi gazetelerde çalışan birileri var. Bazıları da yine İhlas'a bağlı TGRT, İHA gibi kuruluşlarda görev yapmıştı veya halen yapıyor.

    Ayrıca ekibin içerisinde Fethullah Gülen grubuyla ilişkili Fatih Üniversitesi'nde öğretim üyesi olan, geçmişte bu grubun Samanyolu televizyonunda çalışmış bir kişi var.

    İsimlerini şimdilik yazmıyorum.

    ***Önemli bölümü düzmece-abartılı-yanlış olan bu belgeleri şebekeye kim sızdırdı? Türkiye'de bunu yapabilecek üç kuruluş var:

    Maliye Bakanlığı, BDDK, TMSF...

    AKP'li bazı büyükşehir belediye başkanlarına bu belgeler nasıl ulaştı?

    Bunlar nerede yayınlanacak?

    Yayınlayacak olanlara katkıda bulunan eski bir bakanın üniversite öğretim üyesi, hukukçu oğlu kim?

    Zaman Gazetesi'nin muhabiri bu bilgileri kimlere, hangi amaçla servis yaptı? Siyasetçi ve gazetecilerin banka hesapları kimlere nasıl verildi?

    TMSF'yi şimdilik bu olayın dışında tutuyorum. Geriye kalıyor Maliye Bakanlığı ve BDDK.

    Bu soruların yanıtını ben kendi açımdan biliyorum.

    Bu iş için kimlere nasıl büyük paralar dağıtıldığını da!

    Ortada korkunç bir rezalet, skandal var. Banka hesaplarına giriliyor. İktidar karşıtı gazetecilerin ve siyasetçilerin hesap dökümleri -hem de bazı yanlış, abartılı, uçuk rakamlarla- iktidar mensupları tarafından kendi yandaşlarına, yayınlanması için sızdırılıyor. Üstelik dökümlerin kapak sayfasında "aileyi anlatan" bir not bile yer alıyor.

    Bu yazdıklarımı kanıtlayacak belgeler elimde.

    Şimdiden uyarıyorum, ihbar ediyorum ve soruyorum:

    Bu rezaletin hesabını kim verecek? Başbakan mı, Maliye Bakanı mı, başkaları mı?

    (1 haziran 2006)


    ****

    İşte böyle!

    GÜNLERDEN beri burada boşuna yırtınmıyorum.


    Birileri -devlet gücü ve yetkisiyle- vatandaşların banka hesaplarına girdi. Elde edilen bilgi ve belgeler Ankara'da Zaman Gazetesi muhabiri Selim Kuvel ve Türkiye Gazetesi muhabiri Sinan Çetin'e verildi. (Türkiye Gazetesi bu olay açığa çıkınca, muhabirinin görevine dün son vermiş.)

    Bu ikisi ellerine insanların banka hesap dökümlerini geçirdiler ve nereye gittiler dersiniz!

    BDDK Başkanı Tevfik Bilgin'in makamına!

    Konuyu (!) önceden bildirip randevu aldılar. Yasadışı yollarla elde edilmiş belgeleri Bilgin'e gösterip bunları açıklayacaklarını söylediler. Bütün banka hesaplarına resmi yoldan girme yetkisi olan BDDK'nın başkanı bu durumu hiç kimseye duyurmadı, haber vermedi, kendine sakladı!.

    Bu nasıl iştir? Varsayalım sahte para basan birileri Emniyet Müdürü'ne gidip paraları gösteriyor ve devletin görevlisi de onları yakalatmayıp "Bu suçtur" demekle yetiniyor!

    Evet, bir bankacılık rezaleti BDDK Başkanı'na gösterildi. Zaman ve Türkiye gazetesi muhabirlerinin elinde yasadışı yollarla elde edilmiş banka hesap dökümleri vardı. Tevfik Bilgin ne yazık ki hiçbir şey yapmadı, hiçbir girişimde bulunmadı.Sadece "Bunları açıklamak çok ağır suçtur" dedi! Hepsi bu.

    Bu acı, tuhaf ve yakışıksız olayı işte şimdi açıklıyorum... Çünkü bu konuyu dün Bilgin'e sordum ve doğrulamak zorunda kaldı.

    ***

    BDDK
    Başkanı Bilgin'in bu rezalet konusundaki öteki sözlerini de aynen yazıyorum:

    "Biz BDDK olarak kişilerin banka hesaplarına merkezimizden ulaşamayız. Gerektiğinde belli kişiler için banka bazında hesap incelemesi yapılır. Ancak bu konuda resmi görev yazısı olması gerekir. İnceleme yapan uzmanlar başkalarının hesaplarına bakamaz. Bu işi biz yaptırmadık, bizden kaynaklanmadı. Sizin olayınızda en sert tedbirlerin alınması gerekiyor. Derhal soruşturma başlatıyorum. İnanın, olanları benim aklım almıyor."

    Kendisine sordum: "Benim adıma bugüne kadar yapılmış bir ihbar, inceleme var mı?" Yanıtı: "Yok!"

    Kabahati gelin etmişler, kimse almamış. Bizim bu rezalet aynen öyle!

    Bu belgeleri, bilgileri resmi görevliler sızdırdı. BDDK yaptırmadığını söylüyor ama Başkan bu şahıslarla konuşuyor, olayı biliyor, belgeleri görüyor!

    Geriye kalıyor, bu güç ve yetkiye sahip kuruluş olan Maliye Bakanlığı.

    Aradan iki gün geçti, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'dan tık yok.

    ***

    Dün sabah ismini hepimizin çok iyi bildiği bir büyük işadamı aradı ve şunları söyledi:

    "Açıkladığınız bu olaydan sonra ben Türkiye'de banka hesabı tutmam. Önümüzdeki hafta bütün hesaplarımı yurtdışına aktaracağım."

    Dün gazetemizin Ankara Temsilci Yardımcısı ve köşe yazarı Şükrü Küçükşahin anlattı. Bir AKP milletvekili dün kendisini arayıp şöyle diyor:

    "Benim Emin Bey'le bir tanışıklığım olmadığı için kendisini aramadım. Bunlar parti yönetimine karşıt olan bütün milletvekillerinin ve onlarla yakınlığı bulunan işadamlarının da banka hesaplarına girdiler. El altından incelemeye tabi tuttular, dökümleri çıkardılar."

    Sevgili okuyucularım, ortada korkunç bir rezalet var. Bu konuyu günlerdir, ısrarla yazıyorum. Birilerinden yanıt bekliyorum.

    Daha önce Deniz Baykal'ın banka hesaplarını gündeme getiren Maliye Bakanı suspus olmuş durumda. BDDK "Bizden kaynaklanmadı" diyor.

    Bu rezaletin, bu skandalın sorumlusu kim?

    İşin ardından sakın Genelkurmay çıkmasın!

    Başka bir ülkede olsa parlamento ve siyasi arenada kıyametler kopar, Maliye Bakanı ve BDDK Başkanı konuşmaya zorlanır, araştırma yapılır, bu işin hesabı sorulur, hatta hükümetler istifa ederdi.

    Yabancılara banka satıyoruz. Banka farelerinin ortalıkta cirit attığı bu güvensizlik ortamı bir süre sonra onları da tedirgin etmeyecek mi, rahatsız etmeyecek mi?

    ***

    Türkiye'yi içinden kemiren, yıpratan, yaralayan büyük hastalık şu:

    "Benim teröristim iyidir. Benim hırsızım iyidir."

    Eğer ibre iktidarın tiksindiği birilerine yönelmişse, harika!

    Birileri yasadışı yollarla iktidar karşıtlarının hesaplarına dalmış, onları uçuk-abartılı rakamlarla açıklamaya kalkışıyor ve iktidarın başındakiler olup biteni sessizce, fakat büyük bir zevkle, mutlulukla izliyor!

    "Ohhh, bizi eleştirenler yıpranıyor!"

    Yalanlarla, düzmece rakamlarla, pislik ve şantajla hiç kimse yıpranmaz.

    Yarın iktidar değişir, aynı pislik, aynı şantaj bugünkülere yönelir... Ve biz yine karşı çıkarız. Onları savunmak yine bize düşer.


    (3 haziran 2006)

  8. #8
    Kenan adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    18-11-2006
    Mesajlar
    5,086
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    7
    Ciddiye alınacak bir kanal değil. Haketmiş cezayı.
    “Nefsinin aczini bilen insan, varlığın ALLAH’a mahsus olduğunu bilen insan, ilim sahibi demektir.
    Çünkü ilim ALLAH’ı bilmektir”

  9. #9
    Misafir
    Kayıt Tarihi
    29-12-2006
    Mesajlar
    2,782
    Karizma Gücü
    0
    Bu yolsuzluk ve yoksulluk programi cok komik
    Valla cem yilmaz'i aratmiyor katilimcilar.
    Birde her program sonunda yayinlamasi gereken tekzipler icin "cevap hakki" diyen sunucu yok mu beni guldure guldure olduruyor

  10. #10

    Kayıt Tarihi
    12-12-2007
    Mesajlar
    1
    Karizma Gücü
    0
    ahhh arkadaslar!turkiye kurulali beri boyle zor donemece girmedi.hersey planli.bizi parcalamayi amac edinmis mason zihniyetler hedeflerine cok yaklasti.hersey bu kadar tesaduf edemez bu gunlerde.youtube daki masonlukla ilgili videolari lutfen izleyin.bakin neler oluyor.o zaman burada bos tartisma yapmanin bir anlami olmadigini goreceksiniz.bu gunler birlik olacagimiz gunler.sadece bizi uyutmaya calismalarina musade etmeyelim.bir osmanli imparatorlugunu yiktilar.sira turkiye cumhuriyetine geldi.olaylara biraz ters acidan bakarsaniz herseyi net gorursunuz.uyu turkiyem uyu modunu bir an once birakmaliyiz.allah sonumuzu hayretsin!youtube taki videolari inceleyin lutfen!

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. İstanbul’a Gökdelen, Türkiye’ye Bela, Dubai’ye Para…
    2005 Konuları bölümünde 1qazxsw2 tarafından açılmış
    Yanıt: 23
    Son Mesaj: 01.11.05, 18:31
  2. ‘Aptal tartışma’da ikinci perde başladı
    2005 Konuları bölümünde ESHQUIA tarafından açılmış
    Yanıt: 1
    Son Mesaj: 26.07.05, 12:28
  3. TÜRK'üm çalışkanım zekiyim………
    2005 Konuları bölümünde zahizahi tarafından açılmış
    Yanıt: 14
    Son Mesaj: 29.03.05, 23:07

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •