• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
5 sonuçtan 1 --- 5 arası gösteriliyor
  1. #1
    MeDiD adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    03-01-2006
    Mesajlar
    33,295
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    13

    Mutsuz Garip Bir Sevda bizimkisi




    İlişkiler içinde en çok hastalıklı olanları severim, ateşimin yükselmesini, sayıklamalarımı, kabuslarımla hayallerimin birbirine karışmasını, en dokunulmaz yerlerimde hissettiğim sızıları.
    Hastalığının bütün kıvrımları, hastalığımın bütün kıvrımlarıyla öpüşen bir kadınla denizaltıma binip çıktığım yolculukları. Solgun bir sabah vakti insanların arasından ayrılışımı. Hiçbir yere gitmeyen bir denizaltının içinde, hiçkimsenin gitmediği yerlere gitmeyi. Birçoğumuz çıktık bu yolculuğa.Evet, sevdiğimiz hasta biri. Evet, bu ilişki hastalıklı. Ama bunu ne önemi var. Hastalıklarımız birbirini tutuyorsa,öpüşen dudaklar gibi değiyorsa hastalıklarımız birbirine...
    Benim de o kristal denizaltıya binmişliğim var.
    Süt buğusu gibi solgun maviliğin yayıldığı ıssız bir sabah vakti, dönüp dönmeyeceğini bimediğin bir yolculuğa çıkmak için ürpertilerle binip, kapaklarını kapatırsın.
    Eğer dönersen başka biri olarak döneceksindir yolculuğundan.
    O denizaltı bir yere gitmez.
    Giden sensindir.
    O denizaltının içinde tuhaf bir yolculuğa çıkarsın, o yolculukta gördüklerini, duyduklarını, hissettiklerini hiçkimseye anlatamazsın, senin anlattığını kimse anlamaz çünkü.
    Onlar da vaktinde o yolculuğa çıkmış olsalar bile, kimse kimsenin yolculuk hikâyesini kavrayamaz.
    Kristal denizaltının çevresinden geçip de senin içerde yaptıklarını görenler şaşarlar sana, şaşılacak şeyler yaparsın gerçekten.
    O denizaltıya binenler kendilerini bile şaşırtacak davranışlarda bulunurlar.
    Bir orospuya aşık olmaktır o denizaltıya binmek.
    Bir serseriye tutulmak.
    Bir çılgının peşinden gitmek.
    Bütün hayatını bir bencilin yanında geçirmek istemektir.
    Geleceğini, bir dakikasını bile kendine ayırmadan, verdiğin armağanın değerini belki de hiç bilmeyecek birine vermeye hazırlanmaktır.
    Seni seyredenler hastalığını düşünürler.
    'Hastalıklı ilişkiler' tanımlamasının içindesindir artık.
    Denizaltının dışındakiler, seni iyileştirmek için sana bağırırlar, nasihatler verirler, yardım etmeye çabalarlar.
    Seslerini duyar ama yalnızca gülümsersin.
    Fuzuli'nin şiiridir artık senin duyduğun:
    'El çek ilacımdan tabib...'
    İyileşmek istemezsin.
    Yalnızca, seni hastalıklı insanların arasına atanı değil hastalığı da sevdiğini kim bilebilir ki seni seyredenler arasında.
    Sen artık Zelda'ya tutulan Fitzgerald, Wagner'e tutulan Cosima'sındır.
    Kulağına sesler gelir.
    - Senin sevdiğin çirkin bir kadın, o adam bencil, güvenilmez biri senin güvendiğin, hastalıklı bir ilişki bu.
    Gülümsersin.
    Onlara şöyle demek istersin:
    - İlişkinin hastalıklı olması önemli değil ki, önemli olan iki kişinin hastalığının birbirine, biribiri için yaratılmış iki parça gibi uyması.
    Zaten hastalıklı bir ilişkinin olabilmesi, insanın o kristal denizaltıya binip bilinmez yolculuklara çıkması için, birbirine tutulan iki kişinin değil, onların hastalıklarının birbirine değmesi, o hastalıkların kıvrımlarının denk gelmesi gerekir.
    Seyredenler, hastalıkların uyduğunu görmezler.
    Onların gördüğü birbirine uymayan iki kişidir.
    Çirkin bir erkek ve güzel bir kadın gibi, fedakâr bir kadın ve çıkarcı bir erkek gibi, sevecen bir erkek ve sinirli bir kadın gibi iki benzemeyen insanın aynı denizaltının içinde acılarıyla ve mutluluklarıyla tuhaf bir seyahate çıkmasına şaşar insanlar.
    Sorarlar kendi kendilerine:
    - Neden bu iki insan aynı kristal denizaltının içinde.
    Cevap çok basittir aslında:
    - Çünkü onların hastalıkları birbirine uyuyor.
    O kristal denizaltıya binmişliğim var.
    Hastalıkları hastalıklarımın kıvrımlarına uyanlara rastlamışlığım var.
    Fuzuli'nin mısraını mırıldanmışlığım var:
    - El çek ilacımdan tabib...
    İtiraf edeyim ki, ilişkiler içinde en çok hastalıklı olanları severim, ateşimin yükselmesini, sayıklamalarımı, kabuslarımla hayallerimin birbirine karışmasını, en dokunulmaz yerlerimde hissettiğim sızıları.
    Hastalığının bütün kıvrımları, hastalığımın bütün kıvrımlarıyla öpüşen bir kadınla denizaltıma binip çıktığım yolculukları.
    Solgun bir sabah vakti insanların arasından ayrılışımı.
    Hiçbir yere gitmeyen bir denizaltının içinde, hiçkimsenin gitmediği yerlere gitmeyi.
    Birçoğumuz çıktık bu yolculuğa.
    Evet, sevdiğimiz hasta biri.
    Evet, bu ilişki hastalıklı.
    Ama bunu ne önemi var.
    Hastalıklarımız birbirini tutuyorsa,öpüşen dudaklar gibi değiyorsa hastalıklarımız birbirine.
    Hangi sağlıklı ilişki böyle ateşler içinde yanabilir ki, hangi sağlıklı ilişki benim gördüğüm rüyaları görebilir ki, hangi sağlıklı ilişki böyle sancıyabilir ki.
    Ateşlerle yanarak, sancılarla kavrularak, çılgın rüyaların içinde kıvranarak, kristal denizaltımda hastalıklı ilişkilerin içinde seyahatlere çıktım.
    Gezdiğim sıcak sahillerin büyücüleri bana hep aynı şeyi söyledi.
    - Önemli olan onun sana uyması değil,önemli olan onun hastalığının senin hastalığına uyması.
    Dolaştığım tarih sayfaları, aşk bölümlerinde hep 'hastalıklı' ilişkileri anlatıyordu, kayda geçmeye değer olarak yalnızca onları bulmuştu.
    Brahms Clara Schuman'a böyle tutulmuş, Yesenin İsodora Duncan'a hayatını böyle armağan etmişti.
    Onlar birbirlerine uymuyordu.
    Uyan, hastalıklarıydı.
    Solgun bir sabah vakti kristal bir denizlatıya biner hayatın derinliklerine gidersiniz.
    Dönüp dönmeyeceğinizi bilmeden.
    Dönerseniz başka biri olarak dönersiniz.
    Kristal bir denizaltıya binmişliğim var.
    Ateşler içinde kıvrandığım.
    Ve sizin ateşler içinde kıvrandığınız.
    Hiç iyileşmek istemediniz.
    En iyileşmek istediğiniz, iyileşmek için yalvardığınız zamanlarda bile istemediniz iyileşmeyi.
    Bir kristal denizlatıya binip gittim bir gün.
    Garip rüyalar gördüm.



    alıntı

    ...Kuyruguna basilMAdikca, tirmalaMAyan KeDiGiL...


  2. #2
    cmutlu71 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    20-02-2006
    Mesajlar
    2,275
    Karizma Gücü
    0
    Yazanın yüreğine aktaranın emeğine sağlık...
    Bugün geriye kalan hayatın ilk günüdür


    Sabır ve zaman; ani öfke ve şiddetin yapabileceğinden çok daha fazla iş başarır.

    Susmak, dayanılması çok güç bir yanıttır.

    Geçmiş bir dert için yakınmak, yeni dertler edinmektir.

    Sevginin ilk görevi dinlemektir.

    Keyifler değildir yaşamı değerli yapan.
    Yaşamdır,keyif almayı değerli kılan.



    :gsbayrak::fbbayrak::bjk1:
    :turk: Şimdi Birlik Zamanı :turk:

  3. #3
    MeDiD adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    03-01-2006
    Mesajlar
    33,295
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    13
    mümkünse, emeğine sağlık falan yazmayın...

    yazıyla ilgili yorum yapın...benim için daha mutlu edici bir yorum olur....

    en azında okunduğunu bilirim.....

    ...Kuyruguna basilMAdikca, tirmalaMAyan KeDiGiL...


  4. #4
    luckytr adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    01-12-2007
    Mesajlar
    78
    Karizma Gücü
    0
    Bazen kristal denizaltı ile yolculuklar kendimizi tanımamızda bize yardımcı olurlar.Tüm insanlar doğuştan kaçarak doğarlar aslında,düşünsene doğumda bile aslında bir kaçış ve ilk nefes isteği var.Ancak hayatın bazı evrelerindede bu hortlamakta bunu nedenide kaldıramayacağımız ağır yükler altında ezilmemiz yada o zaman dilimi içinde geçirdiğimiz travmalar..
    Kristal denizaltı ile deniz dibinden kaçanlar su yüzüne döndüklerinde o boğazdan geçen büyük yelkenliler gibi geri döneceklerdir suyun üzerinde yaşadıkları mutlulukları gördüklerinde bir daha denizin dibine denizaltılarına dönmek istemeyeceklerdir.

  5. #5
    MeDiD adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    03-01-2006
    Mesajlar
    33,295
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    13
    bazen dipten, su yüzüne bakmak daha mutlu ediyor olabilir...yinede su yüzünde kalmak en güzeli...herşeye rağmen..

    ...Kuyruguna basilMAdikca, tirmalaMAyan KeDiGiL...


 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •