“Dünyayı döndüren, güneşi ışılda*tan ve hepsini yerinde tutan tek bir kuv*vet vardır o da aşktır!” diye aşkı yüceltirken ve insan bedeninden çı*kartırken Dante, bir çoğumuz için sa*yılardan ibarettir aşk; hayatımıza girip çıkan kız*ların sayısı, oğlanların sa*yısı..
Carmen için aşk bir çingene ço*cuktur, söz dinlemez ama emi*nim ki ve diyebilirim ki hepimiz için mutlaka yaşanası bir duygudur aşk! Aşk yü*rek işi*dir! Dünyada belki de başımıza ge*len ve ders almadığımız ya da almak is*temediği*miz tek acı, aşk acısı değil midir? Bir ölümün ardından duyduğu acıyla hangi in*san hayata daha sıkı bağlanmaz ki, hangimiz çok çok acı bir şeyi yedik*ten sonra tekrar tekrar onu yemeyi is*teyebilir ki? Oysa sevgi*linizden ayrıldıktan sonra bir daha hiç sevmemeyi dü*şündünüz mü, veya sizi aşk acınızdan uzaklaş*tıran yalnız*lığı*nıza geri dön*meyi? İki ayrı uçta gö*rünmesine rağmen aşk ve yalnızlık o kadar aynıdır ki, aşk aslında insanın hiç bilmediği bir bedenle yalnızlığı de*ğil midir? Hiç duymadığı bir kokunun, hiç anlamadığı bir dilin, hiç hissetme*diği bir korkunun bir anda ona doğu*mundan tanıdık gelmesi değil midir? Benliğimizi kirli bir gömlek gibi çıkarıp atmak, korteximizi bulamayacağımız bir yere saklamak değil midir? Tek bir kalple iki kişiye hayat vermek, bir çift gözle onun gördüklerini de görebil*mek, onun kulaklarıyla duyabilmek, iki kişilik yaşamak, kimi zaman sa*dece onun için yaşa*mak, o öksürünce zatürree olmak değil midir aşk?


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla