"SUS" DEDİ BANA
"Sus" dedi bana.
"Kanatma günümü.Önüme serme acıyan çocuklukları."
Oysa bilmedi.Gündüz gözü ölümlerden dönüyorduk.Kanardı aslında her günümüz.
"Sus"dedi bana.
"Esirlik değil ki bu! Aksine küçük geliyor o prangalar artık bize. Çoktan kurtulduk."
Oysa bilmedi.Bir numara büyüktü o prangalar. Seneye de takabilsinler diye...
"Sus" dedi bana.
"Gerçek değil bunlar. İyileşecek yaralarımız. Yeter ki kabukları rahat bırak."
Oysa bilmedi.Cüzzam iyileşmez ki.O yaraların altındaydı aslımız.Kabuk kalkmadan, kanamadan doğamayız ki.
"Sus" dedi bana.
"Dinle, anla.Anladıkların el verecek sana."
Oysa bilmedi.Büyük büyük laflar edildi.Bir şehir kökünden dinamitlendi. Yaşayan son parçalar kucağımızda can verdi. Bir şehrin ölümü bize izlettirildi.
"Sus" dedi bana.
"Sev şehri.Okşa saçlarını.Bak nasıl güneşli olacak günlerin."
Oysa bilmedi.Bu şehri sevmemeliydik.Sokaklarında kedilere bile yer yoktu.Ah ne düşler kurulurdu o sokaklara dair.
"Sus" dedi bana.
"Biliyorsun her şeyi.Farklıyız biz.Bunu yaşa.Boğma kendini."
Oysa bilmedi.Olması gerektiği gibiydi her şey.Öğretildiği gibi...Ne eksik ne fazla...Yaşasın! İyi insandık yani.Oysa sokaklarda kedi olmaması kanımıza dokunmalıydı.
"Sus" dedi bana.
"Çık sokağa.Derin derin nefes al.İçine çek havayı,insanı, hayatı...Yaşa be yaşa!"
Oysa bilmedi.Derin derin nefes alırdık sokaklarda.Sokağı içimize doldurmak için mi yoksa içimizden atıp boğulmamak için mi yapardık bunu, anlayamazdım.
"Sus" dedi bana.
"Mutlu ol.Neşeni bul."
Oysa bilmedi. Bir mutluluk gezinirdi görmeyi bilmeyen gözlerimizde.O sokakların kederini taşımak, bir dağı sırtlanmaktan daha zordu...
"Sus" dedi bana.
"Önce bil, öğren, oku bilinçlen..."
Oysa bilmedi.Ne dediğini kimsenin anlamadığı kitapların adları dilimizden düşmedi.Kendi zaaflarımızla ait olmak istediğimizin düşünceleri arasında sıkışıp kalmaktı en büyük med-cezirimiz.
"Sus" dedi bana.
Ne dediğimi bilmedi...Ne dediğini bilmedim...Beklemedim..Sustum...


LinkBack URL
About LinkBacks
Alıntı Yaparak Cevapla

