• Reklam
2 sonuçtan 1 --- 2 arası gösteriliyor
  1. #1
    Gazi Paşa adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    27-01-2007
    Mesajlar
    4,435
    Karizma Gücü
    0

    Yetenek Nasil Geliştirilir?

    Yeteneği geliştirmek

    Ben iş dünyasında yönetimlerin ve yöneticilerin, çalışanların yetenekleri ve güçlü yanlarına odaklanmaları gerektiği üzerine yazdıkça, annelerden çocukları ile ilgili ne yapmaları gerektiğine dair mektuplar alırım. "Sen şimdi iş dünyasını filan bırak, çocuğumla ne yapacağım, onu söyle" der gibilerdir her seferinde. Herkesin birbirinin eteğinden çekiştirdiği bir dünyada bunun bir hayal olduğunu filan mı düşünüyorlar bilmiyorum.

    Neyse biz gelelim çocuklara, annelere ve de bir kısım babalara. Temelde şu sorular sorulur:

    1. Yetenek doğuştan mıdır?
    2. Olmayan bir yetenek geliştirilebilir mi?
    3. Sahip olduğumuz bir yeteneği ne zamana kadar geliştirebiliriz?
    4. Geliştirmek için ne yapabiliriz? Bu soruların tam hakkını vermek burada olanaksız. Bir özet yapıp, "çocuğumuzun sahip olduğu yeteneği geliştirmek için ne yapabiliriz" sorusuna en yetkin cevabı veren kaynaklara yönelebiliriz.
    1. Evet yeteneklerin genetik mirasla yakın ilişkisi olduğuna dair çok güçlü deliller var. Özellikle ikizlerle yapılan araştırmalar bunu gösteriyor.
    2. Olmayan bir yeteneği geliştirmek için uğraş vermek, zamanı pek de verimli kullanmıyoruz anlamını taşır. Hepimiz uğraşırsak piyanoda birkaç parça çalmayı öğrenebiliriz. Ama Royal Philarmony’de konser piyanisti olarak çalacaksak, bu yetenek ister.

    3. Bildiğimiz şunlar: Her yeni bir şey öğrendiğimizde beyin hücrelerinde yeni bağlar oluşur. Çocukların beyninde bu bağların sayısı yetişkinlerden çok daha fazladır. Çocuk sahip olduğu yeteneklerle ilgili deneyim fırsatı bulduğunda yani egzersiz yaptığında bu bağlar güçlenir ve adeta beyinde birer "anayol" oluştururlar. Bunlar çocuğun geliştirdiği yetenekleridir. Çocuğun kullanmadığı, egzersiz yapmadığı yeteneklerle ilgili bağlantılar zamanla budanır.

    Aynı, bir ağacın güçlü dallar oluşturmasını sağlamak için bir kısım dallarını budamamız gibi. Yeteneğin gelişmesi; başka potansiyel yeteneklerin yok edilmesiyle sağlanır. Çocuğun hangi yeteneklerle doğduğunu bilmek çoğu zaman imkansızdır. Bu nedenle daha bebekken çocuğun değişik uyarıcılara maruz kalması ve bunun gelişim dönemlerinde sürdürülmesi önerilir. Çocuğun yetenekleri belirgin hale gelmeye başladıkça, yeteneklerini geliştirmek için kullandığımız araçları da ona göre seçmeye başlayabiliriz. Çocuğumuz 15 yaşına geldiğinde artık yeni bir yetenek geliştirmesi, ne kadar uğraşırsa uğraşsın artık mümkün değildir.

    Daha doğrusu son araştırmalar böyle diyor. Eskiden bunu hangi araçları kullanarak yapacağımızı bilemezdik. Ama artık çok iyi eğitim almış, deneyimli "Gelişim Psikologlarımız" var. Türkçe’ye her gün çevrilen kitaplar var. Zihinsel gelişimi hedefleyerek tasarlanmış, her yaş için, hatta yetişkinler için bile oyuncaklar var. Çocuğumuzu Budamak Eğitim sistemi, ne yazık ki çocuğun yeteneklerini budamak için tasarlanmıştır. Çocuğun sahip olduğu yeteneği keşfedip ona odaklanmak yerine, olmayan yeteneği geliştirmeğe çalışır. Yalnızca geliştirmeğe çalışsa neyse, üst düzeyde performans hedeflenir.

    Bir-iki dersten zayıf giden öğrencinin yaşamı karartılır. Bir çocuğun sayabileceğimiz tüm yeteneklerin, becerilerin ve ilgi alanlarının tamamına sahip olmasını ve üstün performans göstermesini beklemek; çocuğun ruhuna da, beynine de, zihnine de, tabiatına da aykırıdır. Bu şekliyle okul sistemi olgunlaşarak değil budanarak çıkılan bir çilehanedir. Çocuklarımızı okulların verdiği "zararlardan" korumak için elimizden geleni yapalım.

    Dilimin sivriliği konunun öneminden kaynaklanmaktadır. İyi haber şu: Son 10-15 yılda eğitim sisteminin üzerine oturduğu varsayımları sorgulama ve bu doğrultuda yeni uygulamalar hızla sistemin içine sızıyor. Bu eğilimin işaretlerini ülkemizde de sevinerek gözlemliyoruz. Haftaya, çocuğumuzun öne çıkan, belirgin yetenekleri varsa nasıl bir tavır alacağız?


    KAYNAK
    Bu mesaj en son " 22.12.07 " tarihinde saat 17:54 itibariyle Gazi Paşa tarafından düzenlenmiştir...










    Tanrı, iradesini hâkim kılmak için yeryüzündeki iyi insanları kullanır; yeryüzündeki kötü insanlar ise kendi iradelerini hâkim kılmak için Allah’ı kullanırlar.”
    Giordano Bruno



    Minik

  2. #2
    Th3MonsteR adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    21-11-2007
    Mesajlar
    2,593
    Karizma Gücü
    0
    bilgiler için çok teşekkürler
    ♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥
    Tüketmek için bunca acele ettiğiniz takvim yapraklarına onca hızla çevirdiğiniz akreplere yelkovanlara ,içine gönüllü daldığınız o insafsız rutin çarkına şöyle bir uzaktan baktığınızda ne hissediyorsunuz? "Ne kadarı benim hayatım" diye soruyor musunuz? Ne adarını başkaları yaşamış benim yerime.... Ya da ben başkalarının?.. "Aynadakinin ne kadarı ben'im, ne kadarı oynadıklarım? Sevgiyi koydum kum saatinin dolu dizgin akıp giden kumlarının her bir zerresine.... Çünkü bir tek sevgi var elimizde; bunca yıldan damıtılıp gelen.. Yine bir tek o kalacak, yaşanacak yıllarından geriye... Bir tek sevgi olacak bunca telaştan artakalan ötesi yalan......

    ♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥♥
    EURO 2008
    Austria-Switzerland

 

 

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Konuya cevap yazmak için giriş yapmalısınz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •