• Reklam
+ Konuyu Yanıtla
4 sonuçtan 1 --- 4 arası gösteriliyor
  1. #1
    voyvoda01 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    23-11-2005
    Mesajlar
    11,531
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    9

    Ege Biracılık ve Malt Sanayii(biraz vaktiniz varsa mutlak okuyun)

    "dünyanın bütün
    teflon tavalarına..
    ve kızlarına"

    biriktirdiğim son parayı da kuruşu kuruşuna kiraya yatırdım.. en
    azından sekiz ay evsahipsiz çiçekler gibim rahattım.. yemem, içmem gereksizdi.
    hem hayli de bollucaydım. eşyasız, insansız cıscıbıldak evimde bir yatak, bir
    yorgan, bir de top'um vardı.. sıkıldı mı açıp çük'ümle oynuyordum.

    bunca âdilik üstüste gelemezdi.. kesin deneniyordum.. mutlak
    sınanıyordum.. öyle saçma sapan acılar yaşıyor ve öyle kurgusu bazuka hüzünler
    tadıyordum ki, bu dönemi altlattıktan sonra kesin ya hazreti isa olacaktım ya
    da çarmıhı.

    üç haftadır dışarı çıkmıyordum.. habire bira içiyor, habire bira
    işiyor, habire biraz üşüyordum.. birgün zart diye derya geldi. L salona
    dizdiğim bira şişelerini toparlayıp, poşetleyip bakkalda ticaretlendirdik.
    (tam 58 şişeydi.. hüzünlü günün kârı.)

    sonra cennet bahçesi'ne gittik.. bira ve çay içtik.. cennet
    bahçesi'nin tuvalete bakan cüce çocuğu: "zkiim böyle cenneti.. zıçıp
    bırakıyorlar." diyordu. işte bu dedim.. şu sıra yaşadıklarımın konu başlığı
    bu: "zkimm böyle cenneti.. zıçıp bırakıyorlar"

    sonra bir üç hafta daha dışarı çıkmadım.. kapıcı içerde canlı var mı
    gibisinden gelip gelip kapımda teftiş ossurukları savuruyordu.. kapının
    altından apartman masraf makbuzlar iteliyor fakat ben ödemiyordum.. camdan ses
    ediyordum, bakkal bira getiriyordu.

    sonra birgün kapı çalındı.. baktım oosturuk, mosturuk kokusu yok..
    yumuşak ve parfüm.. açtım baktım, bir kız.. herhangi bir kız kadar, güzel bir
    kız.. elinde avucunda tencere, tava numunelik.. öylesine duralıyor.. bir süre
    öyle bakıştık.. "ben pazarlamacıyım" dedi. kafam iyiydi. "ne güzel" dedim.
    "ben daha ne bok olduğumu bilmiyorum." şaşırdı. "insanın kendisini bilmesi ve
    adlandırması enteresan birşey olsa gerek." diye devam ettim.. yüzüme baktı, o
    perişan hallerime.. gözleri herhangi bir kızın gözleri kadar güzeldi.. "bu ilk
    günüm.." dedi. "ben daha tecrübeliyim." dedim.. "geçen sene yirmi altıncı
    üçyüz altmış beş günü mü bitirdim.." herhangi bir genç kızın çok şaşırması
    kadar çok şaşırdı.. "tam ümit yok bu hıyardan, en iyisi ben zikter olup
    gideyim" diye düşünürken içinden, herhalde.. içimden hakim olamadığım
    jülyetini kaybetmiş romeolu cümleler döküldü.. boru mu.. kaç zamandır, bırak
    karşı cins.. bir insanla bile konuşmamıştım..

    - "bana tencerelerden, tavalardan, teflonun faydalarından bahseder misin
    lütfen.. n'oluur.. çok ihtiyacım var.." dedim.

    herhangi bir kızın sinirlerinin aniden bozulması kadar sinirleri
    aniden bozuldu.. tencere ve tavaları bana uzatıp öylesine güldü ki kendimi çok
    iyi hissettim.. parasız, pulsuz dilekçe.

    sonra içeri geçtik.. kalan biralarımdan ikram ettim.. eşyasız,
    telefonsuz evimde yerlere tüneyip lafızlamaya başladık.. ona kötü geçen
    çocukluğumdan, mercidabık savaşından, almanların polonya'ya saldırısından
    bahsettim.. herhangi bir kızın beni sevindirik olarak dinlemesi kadar
    sevindirik dinledi.. yüzündeki o ağzı, bir ay biçiminde hep yukarı kıvrıldı..
    bir ara: "şu mına kodumun yuvarlak dünyasında yirmi altı yıldır var olduğumu,
    ve hala kendime gelemediğimi" söyledim.. herhangi bir kızın annelik güdüleri
    kadar annemlik yanlarımı güdüledi.

    (hayır.. hemen yatmadık) bir hafta boyunca beni besledi.. yumurta ve
    domates aldı, teflon tavasında yakışıklı menemenler yaptı.. menemenleri
    herhangi bir kızın yaptığı menemenler kadar çok güzeldi.. (hayır.. sonra da
    yatmadık.. hayır.. hiç yatmadık.) yatmayışı herhangi bir kızın yatmayışı kadar
    çok güzeldi.. yani sonraya kadar..

    sonra birgün bir adam vurdu kapımı.. o geldi hissiyatıyla açtım tabii
    ki.. adam dedi: "elektriğinizi kesecem" dedi.. "elektrik kesme krizine mi
    girdiniz" dedim. belki onun da sinirlerini bozarsam bir hafta da o besler diye
    mi düşündüm acaba.. adam: "vazifemiz bu.. parasını ödememişsiniz..
    elektriğinizi kesicem.." dedi. ben: "thomas edison, elektriğimi kesesiniz diye
    mi elektriği icad etti" dedim.. yemedi.. "kes bakalım tomas'ı.. ben de artık
    ölürüm" dedim. kesti ve gitti.. herhangi bir celladın kesişi kadar, güzel
    kesti elektriğimi. mına koyamadığım hep içimde sakladığım tahsildarı.

    dedim: "herhalde ölüyorum.. vaktim buraya kadar.. vadem yetti.. (hani
    dostlarınız vardır, tüm mutluluklarını sizin kendinizi kötü olmanız varsayımı
    üzerlerine kurmuşlardır ya.. işte öyle dostluklarım bile yoktu, şu anda.
    fişimi kesmişlerdi dünyadan ve karanlıkta ölmeyi bekliyordum.. fakat ölmek
    gelmiyordu.. kapıcı koymuyordu belki de yukarı, yabancı, ecnebi diye.)

    bir gündüz teflon hanım yine çaldı kapımı.. herhangi bir teflon hanım
    kadar çok ilaç gibi gelmişti bana.. "içeri gir, yere otur.. bana ses, bana
    seda.. ışığımı kestiler.. beni kör kuyularda merdivensiz bıraktılar" dedim.
    "kekre bana lezzetler kükre." dedim. "beni de kovdular.. şimdi ben de parasız
    ve senin gibiyim." dedi. herhangi bir adam gibi herhangi bir çok sarıldım..
    herhangi bir son kalan paralarımız kadar herhangi bir çok biralar aldık.

    (evet.. sabah uyandığımda onun olmuştum.) o ise herhangi bir kız kadar
    çok benim olmuştu.. herhangi bir adamın onun olması kadar onun olmuştum..
    sonra, sonra hiç gelmedi.. ben de hiç dışarı çıkmadım.. geceyi, gündüzü ışık
    hesabıyla anlıyordum.. ömrüm örümceklendi.

    birgün ince, zayıf bir kadın geldi.. birlikte bir çocuk yaptığımızı ve
    o çocuğun çok güzel olduğunu, şimdiye kadar annemlerde kaldığını ve boş boş
    ona değil de aşağıya doğru bakarsam onu görebileceğimi söyledi.. baktım..
    fırlama, fırlama gülüyordu.. ohhhlum..

    kendimi kendimden kısıp, geri kalan kısmımı o çocuğa ekledim..

    "haziran 1992"
    Metin Üstündağ

  2. #2

    Kayıt Tarihi
    01-09-2007
    Mesajlar
    2,082
    Karizma Gücü
    0
    Yahu varya bir hikaye mukemmel olurda bu kadarmı mükemmel olur. Her satırında muthiş keyf aldım açıkcası.
    Klasik taksim yada beyoglunun arka sokaklarındaki izbe evlerinde cekilmiş bir film setinde hissettim kendimi..

    Bir insanın paranoyası hayal gücü bunları söylemeye hatta anlatmaya bu kadarmı vasıf olur.

    Kazıklı voyvo kutlarım seni mukemmel bir alıntı yapmışsın.
    İzninle çalıp arşivime ekliyorum

  3. #3
    voyvoda01 adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    23-11-2005
    Mesajlar
    11,531
    Hediyelerim
    Karizma Gücü
    9
    Alıntı ( Not Found ) tarafından gönderildi. Mesajı Görüntüle


    Kazıklı voyvo kutlarım seni mukemmel bir alıntı yapmışsın.
    İzninle çalıp arşivime ekliyorum

    şu yazıları okudukça ben bir acaip oluyorum izin istemene ne hacet amaç zaten paylasım
    Ben çok beğendim tekrar tekrar okudum bu yazıyı gözüm ya


  4. #4
    ' Woi adlı üyenin avatarı
    Kayıt Tarihi
    28-07-2006
    Mesajlar
    2,324
    Karizma Gücü
    0
    Bu adamın yazılarına bitiyorum ya, yine patlatmış güzel bir hikaye. Leman da döktürüyordu adam. Kitapları da var okumadım ama okumak isterim. Ayrıca şairmiş. Yani öyle böyle değil bu adam. Tek kelimeyle mükemmel bir insan.
    Bu mesaj en son " 23.12.07 " tarihinde saat 01:54 itibariyle ' Woi tarafından düzenlenmiştir...

 

 

Bu konuya benzer diğer konular

  1. SATIN ALDIĞINIZ BİR MAL ve HİZMETTEN ŞİKAYETİNİZ VARSA OKUYUN...
    2005 Konuları bölümünde biggestX tarafından açılmış
    Yanıt: 6
    Son Mesaj: 26.10.05, 22:00

Bölüm Açıklaması

  • Yeni konu açmak için giriş yapmalısınız.
  • Bu bölümde konulara mesaj yazabilirsiniz.
  • Eklenti yükleyebilmek için giriş yapmalısınız.
  • Mesajlarınızı düzenlemek için giriş yapmalısınız.
  •